Türkiye Maarif Vakfının Merkez birimlerinde görevlendirilmek üzere 20 Maarif Uzman Yardımcısı alımı yapılacaktır. Başvuru Şartları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya Mavi Kart sahibi olmak, Kamu haklarından mahrum bulunmamak, Türk Ceza Kanunu’nun 53.maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak,Üniversitelerin örgün eğitim veren ve aşağıda belirtilen yahut muadil dört yıllık bölümlerin birinden mezun olmak;İktisat, İşletme, Siyaset Bilimi, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Ticaret, Maliye, Finans, Muhasebe, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Endüstri Mühendisliği, İşletme Mühendisliği, Ekonometri, Yönetim Bilişim Sistemleri ve Hukuk 01/01/1996 tarihinde veya sonrasında doğmuş olmak, İngilizce, Fransızca, Arapça, Çince, İspanyolca, Rusça ve Portekizce dillerinden; son beş yıl içerisinde Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan sınavlardan (YDS, e-YDS ve YÖKDİL) en az 70 (C) puan ya da ÖSYM tarafından geçerliliği kabul edilen (Cambridge C2 Proficiency, Cambridge C1 Advanced, Cambridge Linguaskill General, TOEFL iBT, PTE Academic, Oxford Test of English Advanced, Oxford Test of English, DELF & DALF, DELE, TORFL) sınavlardan en az ÖSYM Denklik Tablosunda belirtilen 70 (C) eşdeğer puana sahip olmak veya yurtdışında ilgili dillerde (İngilizce, Fransızca, Arapça, Çince, İspanyolca, Rusça ve Portekizce) eğitim veren üniversitelerin lisans bölümlerinden mezun olmak. Başvuru İşlemleri Başvurular 30/12/2025 – 25/01/2026 tarihleri arasında alınacaktır. *Başvurular yalnızca turkiyemaarif.org web sitesi üzerinden yapılacak olup şahsen veya posta yoluyla gerçekleştirilecek müracaatlar kabul edilmeyecektir. *Eksik belge, bilgi ve koşulları uymadığı halde yapılan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır. İstenen Belgeler: E-Devlet üzerinden alınan Mezun Belgesi, yoksa diploma aslı yahut onaylı örneği Yabancı dil belgesi Yurt dışı mezuniyetlerde denklik belgesi Fotoğraflı Özgeçmiş (PDF) Sınav Genel Kültür, Genel Yetenek ve Alan Bilgisini ölçen çoktan seçmeli sorular ile Türkçe ve yabancı dil bilgisini ölçen açık uçlu sorulardan oluşan yazılı sınava dair detaylı bilgiler ön değerlendirme neticesinde ilan şartlarını sağlayan adaylara bildirilecektir. Başvuru sürecinde dil belgesi olmayan adaylar belgelerini 6 Şubat 2026 tarihine kadar basvuru@turkiyemaarif.org adresi üzerinden iletebilirler. Belgelerini bu tarihe kadar da iletmeyen adayların başvuruları geçersiz sayılacaktır. Mülakat Mülakata davet edilecek adayların sıralaması, yazılı sınav puanı esas alınarak yapılacaktır. Yazılı sınav puanı 70 ve üzerinde olan adaylar yüksek puandan başlamak üzere sıralanacak ve istihdam edilecek personel sayısının 4 (dört) katı kadar aday mülakata davet edilecektir. Yazılı sınav notu 70’in altında olan adaylar mülakata katılma hakkını kaybedeceklerdir. Sınav ve Mülakat Tarihi Sınav ve mülakat İstanbul’da gerçekleştirilecektir. Tarih ve diğer bilgileri içeren detaylar adaylara daha sonradan e-posta yolu ile gönderilecektir. Diğer Hususlar Başvurular ile ilgili gerekli şartların sağlanması ve geçerliliği konusunda Değerlendirme Komisyonunun görüşleri esas alınır. Tüm çağrı ve sonuçlar adaylara e-posta ile bildirilir. Göreve başlayan Maarif Uzman Yardımcıları, Vakıf tarafından hazırlanan Maarif Uzman Yardımcısı Yetiştirme Programı kapsamında eğitim sürecine tabi tutulurlar. Bilgi Alma *Adayların, Türkiye Maarif Vakfı İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının basvuru@turkiyemaarif.org adresinden e-posta ile bilgi almaları mümkündür....
Batı Afrika’nın önemli ülkelerinden biri olan Togo’da Maarif Vakfı iki büyük kampüsüyle eğitim hizmeti sunmaya başladı. Ülkemizin yurt dışına açılan penceresi Türkiye Maarif Vakfının Togo’daki kampüslerinden biri olan Caisse Kampüsünün açılışı, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin katıldığı törenle gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üç ülkeyi kapsayan Afrika seyahatine eşlik eden Emine Erdoğan’ı Togo’daki okul ziyaretinde, Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Mahmut Özdil ve Yönetim Kurulu Üyesi İpek Coşkun ile Ülke Temsilcisi Hüseyin Sami Gök karşıladı. Togo Meclis Başkanı Sayın Yawa Djigbodi Tsegan’ın eşlik ettiği Erdoğan’a; Caisse Uluslararası Maarif Okulları Kampüsü bahçesinde düzenlenen törende, saksıda boabap fidanı ve kız öğrenciler tarafından hazırlanan mektup hediye edildi. Ardından okul bahçesine katılımcılar tarafından fidan dikimi gerçekleştirildi. Heyet daha sonra okulu gezerek öğretmen ve öğrencilerle sohbet etti, okullarla ilgili bilgi aldı. Programın açılış konuşmasını yapan Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Mahmut Özdil, Maarif ailesi olarak, beş yıl içerisinde dünyanın 67 ülkesinde 397 eğitim kurumu ile saygın ve güvenilir eğitimin adresi haline geldiklerini belirterek, “Bu kadar kısa zamanda yol almamızda bize en büyük desteği veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Hanımefendi Sayın Emine Erdoğan’a okullarımızda eğitim gören yaklaşık 45 bin öğrencimiz adına ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi. Türkiye’nin yurt dışındaki en değerli sosyal ve beşeri yatırımı olan Maarif Okullarının hedefinin çağın ekonomik, bilimsel ve teknolojik ihtiyaçlarına uygun yetkinliklere sahip erdemli insanlar yetiştirmek olduğuna dikkat çeken Özdil, şöyle devam etti: “En önemli ve özel gündemimiz ‘çocuklar’. Bu gündemimiz doğrultusunda gerek eğitim modelimizle gerek eğitimcilerimizle gerek çağdaş eğitim materyallerimizle standartlarımızın yüksek olmasına özen gösteriyoruz. Çünkü çocuklarımızın çok kıymetli emanetler olduklarını Maarif Ailesi olarak iyi biliyoruz ve tüm çalışmalarımızı bu farkındalık ile sürdürüyoruz.” Türkiye Maarif Vakfının bütün kıtalarda eğitim hizmeti verirken dünyanın ihtiyaçlarına ve önceliklerine uygun hareket etmek için çabaladığını aktaran Özdil, “Afrika’da da attığımız tüm adımlarda Afrika’nın ihtiyaçlarını ve önceliklerini dikkate aldığımızı belirtmek isteriz. 25 Afrika ülkesinde 129 okulla Maarif Vakfı eğitim hizmetini sürdürüyor. Togo’da bugün sizlerin şahitliğinde açtığımız iki kampüsümüzde de, okul öncesi eğitimden liseye kadar her yaştan çocuklarımızı ve gençlerimizi Togo’nun ve dünyanın ihtiyaçlarına uygun şekilde iyi insanlar olarak yetiştireceğimizin sözünü hem çocuklarımıza hem ailelerimize veriyoruz. Togo ve Türkiye arasındaki stratejik iş birliğine büyük katkı sunacak okullarımızla küresel salgın sonucunda dünyada eğitimde yaşanan derin krizlere de çözüm sunacak modeller oluşturmayı hedefliyoruz. Hâlihazırda uluslararası okul ağı ile dünya eğitim liginde Türkiye olarak Almanya, Fransa, İngiltere ve Çin’le birlikte ilk beş ülke arasına girmiş durumdayız. Nitekim son yıllarda okullarımızda yüksek derecelerle ve ulusal sınavlarda önemli başarılarla öğrencilerimizi mezun ettiğimizi belirtmek isteriz.” diye konuştu. Meclis Başkanı Yawa Djigbodi Tsegan ise, Türkiye Maarif Vakfına Togo’da açtığı okullardan dolayı teşekkür ettiğini belirterek, bugün Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Hanımefendi Emine Erdoğan’ın Togo ziyaretinin Türkiye ile Togo arasındaki ilişkiler açısından memnuniyetle karşılandığını vurguladı. Emine Erdoğan ise yaptığı konuşmada, Türkiye Maarif Vakfının Togo’da iki ayrı kampüste eğitim faaliyetlerine başladığını söyleyerek, Togo Makamlarına sağladıkları kolaylık için teşekkür ettiğini ifade etti. “Eğitim, ülkelerin gelişmişlik kriterleri arasında en önemli maddedir. Eğitimin kalitesi ve yaygınlığı, kalkınmanın öncü kuvvetidir.” diyen Erdoğan şöyle devam etti: “Dünya hepimizin gözleri önünde hızlı bir değişim sürecinden geçiyor. Teknoloji hayatlarımızda hâkim güç haline geldi. Aslına bakarsanız, esas yarış bu alanda sürdürülüyor. Haliyle, gelişmelere ayak uydurmak ve geleceğe hazırlıklı olmak da ancak güçlü bir eğitimle mümkün olabilir. Bu noktada ülkemiz, Afrika’ya yönelik önemli katkılar sunuyor. Bildiğiniz gibi, Türkiye Burslarıyla Afrika ülkelerindeki başarılı öğrencilere eğitim desteği veriyoruz. Son 10 yılda, 54 Afrika ülkesinden 314 binden fazla öğrenci, burslarımıza başvurdu. Bu öğrencilerden 13 bin 982’si burs imkânından faydalandı. Bu rakam bize, Afrika’yla dostluğumuzun günden güne pekiştiğini gösteriyor. Hâlihazırda 4 bin 403 Afrikalı öğrenci Türkiye’de lisans, yüksek lisans ve doktora gibi farklı seviyelerde öğrenimlerini sürdürüyor. Bununla beraber, 51 farklı Afrika ülkesinden toplamda 8 bin 786 Türkiye mezunumuz var. 2005’ten bu yana 95 Togolu öğrenciye Türkiye’de burslu okuma imkânı verildi. Bu öğrencilerimizden 30’u mezun oldu. Ülkemizin, Afrikalı öğrenciler arasında popüler olması bizim için son derece sevindirici.” İşin yalnızca diploma almakla sınırlı kalmadığını ve mezunlarla irtibatı koparmayarak sektörel ve bölgesel mezun buluşmalarıyla, Türk iş insanları ve Türkiye mezunlarının bir araya gelmeye devam ettiğini ifade eden Erdoğan, “Bu buluşmalarda, yazılım, sağlık, lojistik, enerji ve madencilik gibi birçok alanda somut adımlar atılıyor. Bu çabanın, Afrika’nın gelecek güzel günlerine fayda sağlamasını temenni ediyorum.” dedi. Türkiye’nin 2005 Afrika açılımının ardından, 16 yıl içinde, birçok Afrika ülkesine seyahat etme imkânı bulduğuna dikkat çeken Erdoğan, doğudan batıya, kuzeyden güneye, her adımda kendisini büyüleyen bir kıta ile karşılaştığını belirtti. Afrika ülkelerine yaptığı yolculuklarda, bilhassa Afrikalı kadınların mücadelesinden çok etkilendiğine vurgu yapan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu nedenle kadınların kalkınmasını desteklemek için çeşitli projelere destek oluyorum. 2016 yılında, Ankara’da kurduğumuz Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi, bu çabanın bir örneğidir. Afrikalı kadınların el emeği ürünlerini, çeşitli ülkelerden alıyor, bu adil pazarda satışını yapıyoruz. Elde edilen gelir, olduğu gibi yine Afrikalı kadınlara dönüyor. Bununla birlikte, 2020’de Afrika Yemek Kültürü kitabının tanıtımını yaptık. Bu kitap sayesinde, sofralardan gönüllere uzanan bir eser ortaya çıktı. 2021’de çıkardığımız Afrika Atasözleri Seçkisi kitabının ise, somut olmayan kültürel miras alanında değerli bir katkı olduğuna inanıyorum. Her yıl, 25 Mayıs’ta Afrika Günü’ne özel düzenlediğimiz etkinliklerle, Afrika’nın büyüyen önemine dikkat çekiyoruz. Bir Afrika atasözü ‘Bugün yaptığımız her şey tarihe kazılı kalır’ der. Dayanışmamızın tarihe, önemli bir örneklik olarak kalacağına inanıyorum. Sözlerime son vermeden önce, geçtiğimiz günlerde yayınlanan, Afrika Seyahatlerim kitabının, Afrika’nın kalbimdeki yerine işaret ettiğini paylaşmak istiyorum. Bu hatırat Afrika’ya olan sevgimin, ilgimin ifadesidir. Satışından elde edilecek tüm gelir, Afrikalı kadınlara dönmek üzere, Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi’ne bağışlanacak. Yüzyılın yükselen değeri Afrika’nın yıldızının her daim parlamasını diliyorum. Öğrencilerimize başarılı bir eğitim öğretim yılı temenni ediyorum.” Ardından protokol üyeleriyle birlikte açılış kurdelesi kesildi, öğrencilere hediyeler dağıtıldı. İki Yeni Kampüste Kaliteli Eğitim İki farklı kampüs içerisindeki Togo Uluslararası Maarif Okullarında, öğrencilerin kaliteli eğitim alması için her detay düşünülerek tadilat çalışmaları yapıldı. Ülkenin en saygın eğitim kurumları arasında yer alan okullarda, 20 öğrenci ile sınırlandırılmış sınıflarda eğitim verilecek. Öğrencilerin bilgisayar kullanmayı öğrenecekleri ve online kitap dinleyebilecekleri bilgisayar sınıfları ile bilim laboratuvarı bulunan Togo Uluslararası Maarif Okullarında; ayrıca konferans salonu ve tiyatro etkinliklerinin gerçekleştirildiği amfitiyatro salonu, ilk yardımın yapılacağı hemşire odası, zenginleştirilmiş kütüphane, yemekhane ve görsel sanatlar sınıfları yer alıyor. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik hizmeti de okulların sunduğu hizmetler arasında öne çıkıyor. Bunlarla birlikte, öğrencilerin stratejik düşünme yeteneklerinin geliştirilmesine dönük düşünme becerileri atölyelerinde dersler verilecek. Başkent Lomé’deki iki farklı kampüste, anaokulundan liseye kadar sekiz ayrı okul bulunuyor. ...
Doğu Afrika’nın en büyük nüfusuna sahip ülkesi; Afrika Birliği’ne ev sahipliği yapan ve Türkiye ile tarihi, kültürel, ekonomik olarak çok derin bağları bulunan Etiyopya’da Türkiye Maarif Vakfına bağlı 18 okulda yeni eğitim öğretim yılı eş zamanlı düzenlenen törenle başladı. Törene öğrenci, öğretmen ve veliler yoğun ilgi gösterdi. Harar, Sebeta ve başkent Addis Ababa’da yaklaşık 2 bin öğrenciyle eğitim öğretim faaliyetlerine devam eden Maarif Okulları, yeni devraldığı 5 kampüste bu yıl ilk kez eğitime başlayacak. Ağustos ayında Etiyopya Mahkemelerinin verdiği kararla Türkiye Maarif Vakfına devredilen okulların eğitim öğretim sürecine hazırlanması için hummalı çalışma yapılmıştı. Okullar modernize edilerek, gerekli teknolojik alt yapı çalışmaları gerçekleştirilmişti. Devir işleminin gerçekleşmesinde, ülkede daha önce alınan ve Maarif Vakfınca işletilen okulların sürdürdüğü başarılı eğitim süreçleri önemli rol almıştı. Ülkedeki son FETÖ Okullarının Vakfa devredilmesinde, başta Addis Ababa Büyükelçiliği olmak üzere Türkiye’nin resmi yetkilileriyle Türkiye Maarif Vakfı yöneticilerinin, öğrenci velileri ve Etiyopya resmi makamlarıyla kurdukları yakın ilişkilerin etkili olduğu belirtiliyor. Etiyopya ile birlikte halen 25 Afrika ülkesinde eğitim faaliyetlerini başarıyla yürüten Türkiye Maarif Vakfının ülkedeki 6 kampüste anaokulu, orta ve ilk okul ile liselerden oluşan 18 okulu bulunuyor. ...
Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Başkanı Prof. Birol Akgün, uluslararası geçerliliğe sahip olacak Uluslararası Maarif Programı (IMP) ve IMP-Maarif Okul Öncesi Eğitim Programı’nı hazırladıklarını bildirdi. TMV’nin eğitim felsefesinin, 21. yüzyılın gerektirdiği becerilerle donatılmış, aynı zamanda insani erdemlere sahip iyi insanların yetiştirilmesi olduğunu belirten Akgün, bu hedef doğrultusunda merkez eğitim öğretim biriminde çok ciddi AR-GE çalışmalarının yürütüldüğünü kaydetti. Maarif Okullarında Beş Şey Öğretiliyor Akgün, uzun bir çalışmanın ardından gelinen noktada eğitim müfredatlarının beş aşamalı yapıdan oluşan bir temele oturtulduğunu aktararak, bu aşamaların öncelikle iyi bir fen bilimleri eğitimi vermek, gelecek nesli teknoloji bakımından donanımlı yetiştirmek ve kritik analitik düşünme yapılarını zenginleştirmek için onlara derin bir sosyal bilimler perspektifi kazandırmak olduğunu söyledi. Eğitim müfredatları kapsamında öğrencilere iyi bir dil eğitimi vermeye çalıştıklarına işaret eden Akgün, bu çerçevede öğrencilerin önce kendi ana dilini öğrenmelerini desteklediklerini, mutlaka Türkçeyi en iyi şekilde öğrettiklerini ve uluslararası bir dili de öğrenmelerini sağladıklarını bildirdi. Akgün, müfredatın beşinci bileşenin öğrencilere insan ve doğa sevgisinin öğretilmesi olduğunu ifade ederek, “İklim değişikliğinden çevre sorunlarına kadar herkesi ilgilendiren derin bir sorunlar dizisi var. Çocukların bununla yüzleşmesi ve çözüm üretme yolunda inisiyatif almayı öğrenmesi gerekiyor.” diye konuştu. “Türkçe öğretimi ile Türkiye’nin geleceğine yatırım yapıyoruz.” Akgün, Türkçe öğretimi ile Türkiye'nin geleceğine yatırım yaptıklarını ve Türkçe öğretmeyi önemli bir vazife edindiklerini dile getirerek, “Tabii ki Türkçeyi gelişigüzel öğretmiyoruz. Öğrencilerimizin okullarımızdan mezun olurken en az B2 düzeyinde Türkçe öğrenmelerini hedefliyoruz. Bunun için de okul öncesinden başlamak üzere K12’nin her kademesinde modern dil öğretimi araçlarıyla ve sistemli bir şekilde Türkçe öğretiyoruz.” ifadelerini kullandı. Bu konuda da güçlü bir AR-GE altyapısı oluşturduklarına dikkati çeken Akgün, şunları kaydetti: “İlk defa Türkçenin belli bir müfredata göre öğretilmesi konusunda örgün ve yaygın eğitim süreçlerinde kullanılmak üzere anaokulundan üniversiteye kadar her kademeye ve seviyeye uygun bir biçimde yapılandırılmış Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı’nı akademik ve uzman bir kadroyla iki yıllık bir çalışmanın sonucunda hazırladık. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca da onaylanan Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı, ilgili kurumlar, dil öğreticileri ve sınav uygulayıcıları için alanda çok önemli bir eksikliği de gidermiştir. Avrupa Konseyi Modern Diller Bölümü tarafından yayımlanan Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni esas alınarak hazırlanan bu programla, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine standart getirildiğini söyleyebilirim.” Türkçenin öğretimine çok büyük önem veren Vakfın bu hususta öncülük etmesini iftiharla paylaştıklarını vurgulayan Akgün, şöyle devam etti: “Program esas alınarak kademelere göre ders kitap setleri yazım çalışmalarımız da devam etmektedir. Modern dil öğretimi yöntem ve teknikleri esas alınarak hazırlanan bu kitap setlerini merkezimizde bu işler için ihdas ettiğimiz Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Dairesi hazırlıyor. Bununla birlikte Türkçe ders kitap setlerini tıpkı müfredatın hazırlanmasında olduğu gibi zengin bir akademik kadronun editörlüğünde hazırlıyoruz. Böylece ilk defa örgün eğitim kapsamında K12 düzeyinde her kademe için Türkçe ders kitapları yazılmış olacak. İnşallah kitap setlerimizin yazımı bu yılın sonuna kadar tamamlanacak. Bu kitap setlerini bir set halinde hem isteyen kurumlara sunmuş olacağız hem de kendi okullarımızda kullanacağız.” “Yardımcı okuma kitap setleri hazırlıyoruz.” Akgün, Türkiye’de uluslararası imam hatip okullarının hazırlık sınıflarında olduğu gibi MEB tarafından yürütülen Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi (PİKTES) projesi kapsamında da bu kitap setlerinden istifade edilebileceğine işaret ederek, şu ifadeleri kullandı: “Halihazırda kendi okullarımızda pilot uygulamaları da yapılmaktadır. Ders kitaplarımızı aynı zamanda dijital uygulamalara yönelik içeriklerle zenginleştireceğiz. Böylece küresel salgınla birlikte eğitimde başlayan hibrit sistemin eğitim öğretim içeriklerini de hazırlıyoruz. Diğer taraftan ders kitap setlerini destekleyici yine müfredat esas alınarak yardımcı okuma kitap setleri de hazırlıyoruz. Bu kitap setlerini de çok kısa süre içinde ilgili kurum ve isteyen herkesle paylaşacağız.” “Maarif mezunları Türkiye’de yükseköğretimi tercih ediyor.” Maarif okullarından mezun olan öğrencilerin önemli bir kısmının yüksek öğretimlerine Türkiye’deki üniversitelerde devam ettiğini bildiren Akgün, “Bugüne kadar toplam 5 bin 700 mezun verdik. Her yıl ortalama 1000’e yakın Maarif mezunu öğrenci Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarına yerleşiyor. Bunların hepsi de burslu değil, çok büyük bir çoğunluğu kendi paralarıyla Türkiye’ye geliyorlar.” bilgisini paylaştı. Akgün, böylece hükümet programları ve Türkiye’nin son yıllarda ısrarla vurguladığı “eğitimde uluslararasılaşma” politikalarına da önemli katkı sunduklarının altını çizerek, şu bilgiyi paylaştı: “Sadece Maarif öğrencileri değil, Maarif okulları dışındaki okullardan da Türkiye’ye öğrenci hareketini organize etmek için Maarif Ajansı birimini kurduk. Uluslararası öğrencilerin Türkiye’deki üniversitelere yerleştirme konusunda ciddi bir çabamız var. Türkiye Maarif Vakfının, Türkiye’deki kamu ve özel üniversitelerden olmak üzere 85 üniversiteyle iş birliği protokolleri bulunuyor. Bulunduğumuz ülkelerdeki Maarif Okullarında bunların çoğunluğuyla ortaklaşa Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı (YÖS) yapıyoruz. Böylece o sınava girenler, Türkiye’ye daha kolay geliyorlar ve açılan kontenjanlara nitelikli öğrencilerin seçilmesi hususunda da önemli bir katkıda bulunuyoruz.” TMV’nin Yeni Uluslararası Maarif Programı “Şu ana kadar öğrenim gören 45 bine yakın öğrencimiz bulunuyor, 5 bin 700 öğrenci de bu zamana kadar mezun oldu. Onlarla beraber toplamda 50 bin öğrenciyi buluyor.” açıklamasını yapan Akgün, Vakfın yeni hazırladığı Uluslararası Maarif Programı’na (IMP) ilişkin bilgileri paylaştı. Akgün, amaçlarını uluslararası alanda tanınırlığı olan bir programa sahip olmak şeklinde tanımlarken bu kapsamda iki program geliştirdiklerini anlatarak, şunları söyledi: “Bu doğrultuda ilk olarak uluslararası geçerliliği olan Uluslararası Maarif Programı’nı (IMP) hazırladık. Bu çok orijinal ve özgün bir çalışma. Sahada pilot çalışmalarını yaparak uygulanabilir bir müfredata dönüştürmeye çalışıyoruz. Zira bu çok zor bir konu. Her ülkeye uygun bir müfredat yapmak kolay değil, ancak geliştirilen uluslararası standartlara sahip programın ülkelerin ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda bölgelere entegrasyonu üzerine çalışmalarımızı yürütüyoruz. Belli metodolojileri ve içerikleri seçerek ve bunun güncel programlarla, güncel hayatla ilişkisini koparmadan gelişme, kalkınma ve ilerleme anlamında uygulanabilir, kabul edilebilir program haline getirilmesi gerekiyor. Başlangıçta daha çok yerel müfredat ve uluslararası birtakım sertifikasyonlarla ilerledik. Örneğin bazı okullarımızda, Fransızca eğitim yapılan yerlerde bile aileler İngilizce takviye istiyor. Gerektiğinde Cambridge sertifikasını kullanıyoruz, bundan da gocunmuyoruz. Çünkü orada bir birikim var, bizim kullanabileceğiniz sıfırdan kendimize ait bir yabancı dil programımız yok. Bu anlamda dünyadaki farklı ülkelerin birikimlerini almada, öğrenmede ve bunlara ilave olarak kendi değerlerimizde harmanlanmış olarak kendi özgün Maarif Programımızı geliştirme konusunda gerçekten çalışıyoruz ve bu konuda şimdiye kadar önemli mesafeler kat ettik.” “Türkiye’nin eğitim alanında da farklı ve öncü bir ülke olması gerekiyor.” IMP’nin uluslararası geçerliliğinin olacağını duyuran Akgün, “Bulunduğumuz noktada bu aşamaya geldik. Bundan sonra okullarımızın hepsinin kapılarında, ‘Bu okulda IMP Programı uygulanmaktadır’ diye kendi markamızı asacağız. Dikkat ederseniz pek çok okulda ‘Burada IB programı uygulanmaktadır.’ ya da ‘Cambridge Sertifikasyonu kullanılmaktadır.’ yazar. Bunda yanlış olan bir şey yok.” değerlendirmesini yaptı. Türkiye’nin eğitim alanında da farklı ve öncü bir ülke olması, eğitim hizmeti verdiği ülkelerde kendi farkını hissettirmesi gerekiyorsa bunun için orijinal, özgün, kendi çalışmalarının ürünü olan bir müfredatı geliştirmesi gerektiğinin altını çizen Akgün, şu ifadeleri kullandı: “Emin olun beş yıldır buna kafa yoruyoruz. Şu anda programın çerçeve belgesi çıktı. Çıktılarına ilişkin ön çalışma bitti. Bunun uygulamasına ilişkin programlar olgunlaşacak ve Türkçenin eğitim programı nasıl hazırlanmışsa, Maarif’in uluslararası kalitede bir eğitim müfredatı ve arkasında eğitimde kullanılacak kendi materyalleri olacak. Şu an basılı ve dijital materyaller konusunda da çalışıyoruz. Yani büyük bir AR-GE çalışması içerisindeyiz.” Akgün, IMP’nin ilk basamağını oluşturan okul öncesi eğitim müfredatın ise akademisyenlerden oluşan geniş bir ekiple yine uluslararası standartlara sahip bir çalışma olarak yapıldığını bildirerek, şunları söyledi: “Maarif Okul Öncesi Eğitim Programı çalışması büyük ölçüde tamamlandı. Şimdi hazırlanan programı Talim Terbiye Kuruluna da sunacağız. Balkanlar, Asya ve Afrika’dan 10 ülke seçerek 3 farklı kıtada Okul Öncesi Eğitim Programı’nın pilot çalışmalarına başladık. Program Mali, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Avustralya gibi ülke eğitim bakanlıklarına sunuldu ve uluslararası bir program olarak ön kabuller alınmaya başlandı. Eş zamanlı olarak materyal geliştirme çalışmalarına ve öğretmen eğitimlerine de devam ediyoruz. Şu ana kadar Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Mali, Cibuti ve Tanzanya’da okul öncesi öğretmen eğitim programları düzenlendi. Bir yandan uzaktan öğretmen eğitim çalışmaları da devam ediyor. Buralardan elde edilen dönütlere göre bu program iyileştirilecek.”...
Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, Maarif Vakfının 387 okulu ve 50 bine yakın öğrencisiyle uluslararası okullar ağıyla Türkiye’nin Fransa, Almanya, İngiltere ve Çin ile dünyada ilk beş ülke arasına girdiğini bildirdi. Prof. Dr. Birol Akgün, gazetecilere yaptığı açıklamada, Asya’dan Afrika’ya, Kuzey Amerika’dan Avrupa’ya, Güney Amerika’dan Avustralya’ya 6 kıtada 46 ülkede kapsamlı eğitim faaliyetleri yürüten Maarif Vakfının kuruluşunun üzerinden geçen beş yılı değerlendirdi ve yeni dönem projelerini açıkladı. 15 Temmuz darbe girişiminden bir ay önce, Haziran 2016’da kurulduklarını ve bu süreçte daha çok FETÖ iltisaklı yurt dışındaki okulların Türkiye’ye yeniden kazandırılması meselesine odaklandıklarını anlatan Akgün; bu kapsamda Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlarla yakın temas kurarak FETÖ okullarının bulunduğu ülkelerin tamamında görüşmeler yapıldığını, diyaloglar geliştirildiğini, bu okulların önemli bir kısmının zaman içerisinde TMV’ye devredildiğini; bazı ülkelerin bu okulları kapattığını, bazı ülkelerin ise bu okulları güvenlik ve terör nedeniyle devletleştirdiğini, bir kısmını da güvenilir üçüncü taraflara devrettiğini aktardı. “Vakfımız, 19 ülkede FETÖ iltisaklı 230 okulu devralmıştır.” diyen Akgün, bu konudaki çalışmaların sürdüğünü belirtti. Birol Akgün, “TMV olarak beş yıl içerisinde 104 ülke ile resmi temas gerçekleştirdik. 104 ülkenin 89’u ile TMV’nin varlığını tanıyan iş birliği protokollerimiz var. Bunların içerisinde 46 ülkede okullarımız bulunuyor. Buralarda halen eğitim görmekte olan 50 bin öğrencimiz bulunuyor ve bu sayı giderek artıyor. Liseden mezun ettiğimiz öğrenci sayısı 5 bin 700 dolayında. Yılda ortalama 1000 mezun veriyoruz.” bilgisini verdi. 6 Kıtada 46 Ülkede 50 Bin Öğrenci TMV eğitim kurumlarının bulunduğu 46 ülkenin 24’ünün Afrika’da olduğuna işaret eden Akgün, “Bu bizim açımızdan önemli. Balkan ülkelerinin hemen hepsinde okulumuz var. Şimdi Sırbistan’da satın alma yoluyla bir okul açacağız, Karadağ’a giriş yapacağız. Ayrıca Tunus’ta, Irak’ta, Gürcistan’da, Kırgızistan’da okullarımız var. ABD’de New Jersey’de, Avustralya Sydney’de okullarımız var. Avrupa Birliği içerisinde söylersek Macaristan ve Romanya’da okullarımız bulunuyor. Avusturya, Almanya, Fransa ve Belçika’daki eğitim merkezlerimiz ile oradaki Türk ailelerin çocuklarına destek eğitimleri veriyoruz. 6 kıtada 46 ülkede 50 bin öğrenci ile faaliyet yapan küresel bir kurumuz.” ifadelerini kullandı. Çok kısa süre önce Etiyopya’daki 4 okulun 2 bin öğrencisi ile TMV’ye devrildiğini aktaran Akgün, bu süreçte ismini henüz açıklamanın doğru olmadığı başka ülkelerin de sırada olduğunu kaydetti. Türkiye Maarif Vakfının sadece FETÖ ile mücadele etmek için kurulmadığının altını çizen Akgün, Almanya ve Fransa örneklerini göstererek, hemen her ülkenin yurt dışına yönelik yaygın eğitim faaliyetlerinde bulunduğuna dikkati çekti. Bu ülkelerin dünyanın farklı ülkelerinde okul açarak kendilerine dost ve müzahir yeni nesiller yetişmesi konusunda gayret sarf ettiğine değinen Akgün, şöyle devam etti: “Türkiye Maarif Vakfı, bu bağlamda çok daha önceleri kurulması gereken, belki bu anlamda kuruluşu gecikmiş olan bir kurumdur. TİKA ve Yunus Emre Enstitüsünün ardından yurt dışı kurumlar ailesine en son katılan TMV, büyüyen ve tarih sahnesindeki yerini alan Büyük Türkiye’nin küresel anlamda bir eğitim markası olma vizyonuyla hareket etmektedir. Maarif Okulları uluslararası geçerlilikte ve kalitede, yerel ve uluslararası akreditasyon standartlarını haiz müfredat programlarıyla eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürürken, okulların tamamında büyük hassasiyetle yürütülen Türkçe dil eğitim programlarıyla da Türkçenin dünyada yaygınlaşmasına hizmet etmektedir. Bu yönüyle Türkiye Maarif Vakfı kapsayıcı ve kaliteli bir eğitim vizyonuyla Büyük Türkiye için çalışmaktadır. Geçtiğimiz beş yıl içinde Türkiye, gerek Maarif Vakfının 25 ülkede yeni açtığı okulları, gerek 19 ülkede devraldığı okullarla birlikte toplamda 46 ülkedeki 387 okulu ve 50 bine yakın öğrencisiyle uluslararası okullar ağı bakımından Fransa, Almanya, İngiltere ve Çin ile birlikte ilk beş ülke arasına girmiştir.” TMV Güney Afrika’da Güçleniyor Birol Akgün, Güney Afrika’da Vakfa ait ilk okulun açılışını yapmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Bu ülkedeki eğitim faaliyetlerine birkaç yıl önce başladıklarını anlatan Akgün, “Güney Afrika Cumhuriyeti ile Türkiye ilişkileri her geçen gün, çok yönlü olarak gelişiyor. Bu ülkede FETÖ iltisaklı okulların devam ettiğini biliyoruz. Güney Afrika’da bulunmamız bizim için stratejik bir tercihtir. İlk defa bu sene hazır bir eğitim kurumunu satın alarak ülkenin en büyük kenti Johannesburg’da eğitime başladık. Ülkenin diğer büyük şehri olan ve Osmanlı döneminde bu ülkeye ilim öğretmek için giden Ebubekir Efendi’nin mezarının bulunduğu Cape Town’da da okul açmak için çalışmalarımız devam ediyor.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Maarif Vakfına 193 ülkede faaliyette bulunmayı hedef olarak gösterdiğini hatırlatan Akgün, “Bu hedefe adım adım, tedrici olarak ve stratejik öncelikleri gözeterek ulaşmak için çalışıyoruz. Bizim için okul açmak kadar bu okulları sürdürülebilir kılmak da önemli.” dedi. Orta Asya’daki İlk Okula Büyük Talep Var Akgün, “2020 yılının Kasım ayında Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te çok güzel bir bina satın aldık. 1200 öğrenci kapasiteli bu okul, çevrenin en güzel fiziki ve teknolojik donanıma sahip okulu haline geldi. Şu anda 550 öğrencimizin kayıtlı olduğu okula daha fazla kayıt alamıyoruz. Çok büyük talep var. Maarif Vakfının Orta Asya’da açtığı ilk okulu Bişkek’te açılan Maarif Uluslararası Okuludur. Kırgızistan’ın başka şehirlerinde okul açmamız konusunda hükümetten hem talep hem de teşvik var. Bu anlamda mevcut Kırgız hükümetine ve Cumhurbaşkanı Caparov’a teşekkür ederim.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Akgün, Azerbaycan ile de yeni anlaşmalar imzaladıklarına işaret ederek, “Şu anda bina konusunda belli aşamaya geldik. Bu sene yetişemedik ama inşallah 2022 yılı içinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de de kendi okulumuzu açmış olacağız.” dedi. TMV Okulları, Afganistan’daki Geçiş Sürecinden Hasar Almadan Çıktı Birol Akgün, Afganistan'daki Maarif okullarına ilişkin de bilgi verdi. Ülkenin çok zor günlerden geçtiğini anımsatan Akgün, Afganistan’daki okulları üç yıl önce devraldıklarını ve işletmeye devam ettiklerini anlattı. O günden bugüne hem öğrenci sayısının arttığını hem de farklı şehirlerde de okul açma taleplerini karşılamak için yeni okullar açtıklarını dile getiren Akgün, şunları kaydetti: “Bugün Kabil, Herat, Celalabad, Mezar-ı Şerif, Kandahar, Meydan Vardak, Akça ve Şibirgan olmak üzere farklı şehirlerde geniş bir okul ağımız ve 6 bin 500 öğrencimiz var. Son gelişen siyasi olaylar çerçevesinde zaman zaman tedirginlik oluştu. Ama Türkiye’nin Kabil Büyükelçiliğinin ve ilgili kurumların desteğiyle bu geçiş sürecinden hasar almadan çıktığımızı söyleyebilirim. Şu an itibarıyla okullarımız resmi olarak açık, tüm kademelerde eğitim öğretim devam ediyor. Ülke normalleşiyor. Yeni Afgan yönetimi, kız öğrencilerin ilkokullarda eğitime devam etmesinde bir sakınca görmedi, bu kademede kız öğrenciler okula devam ediyor. Ama özellikle ortaokul ve liselerdeki kız öğrencilerin eğitimi konusunda nihai bir karar verilmesini bekliyoruz. Ortaokul ve lise için ya tamamen kız okulları kurulacak ya da başka çözümler önerecekler. Biz bu konuda Büyükelçiliğimiz vasıtasıyla yeni yönetim ile dolaylı şekilde görüşmeye devam ediyoruz. Umarız ki kayıtlı tüm öğrencilerimiz eskiden olduğu gibi Maarif Okullarımızda verilen nitelikli eğitimi almaya devam ederler.” TMV’de Öğretmen ve Çalışan Maaşları Nasıl Belirleniyor? Birol Akgün, yurt dışında görevlendirilen öğretmenlere yüksek maaş ödendiği iddialarına ilişkin, Türkiye Maarif Vakfının kamu vakfı olarak yurt dışına gönderdiği personeline geçimlerini sağlayacak bir ücret takdir ettiğini belirterek, “Bu ücretler, iddia edildiği gibi keyfi değil, Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonu tarafından belirlenen ücretlere paralel bir şekilde belirleniyor. Ücretler, devletimizin yurt dışı bütün faaliyetlerinin icrasında görev alan eğitim, kültür, güvenlik, basın, televizyon, ajans veya idari kadrolar için belirlenmiş olan sınırlar çerçevesinde satın alma gücü, sağlık, konut, güvenlik ve asgari geçim koşulları gibi kriterler esas alınarak tespit ediliyor.” diye konuştu. TMV’nin 387 okulunda öğretmen ve destek personeli olarak 7 bin dolayında çalışanının bulunduğunu aktaran Akgün, “Bunların çoğunluğu yerel personel. Okullarımıza bir müdür, müdür yardımcısı, muhasebeci ve yeteri kadar Türkçe ve kültür öğretmeni ile ülke temsilcilerini Türkiye’den gönderiyoruz. Bunların dışında yerel personel istihdam ediyoruz. Türkiye’den her düzeyde görevlendirilen personel sayısı 440 civarındadır.” bilgisini paylaştı. “Arkadaşlarımız Türkiye'yi, Türkçeyi, Türk kültürünü fedakârca temsil ediyor.” Maarif Vakfının bulunduğu okulların bir kısmının dünyanın en zor coğrafyalarında olduğuna dikkati çeken Akgün, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gönderdiğiniz Türk personelin insanca yaşayabileceği konut imkânını, elektriğini ve güvenliğini sağlayacak bir ücret vermek durumundasınız. Dünyanın bu zorlu coğrafyalarında Türkiye’yi Maarif Okullarında temsil ederek, Türkçeyi, Türk insanını ve insan sevgisine dayanan Türk kültürünü oralara götürmek için büyük fedakârlık yapan tüm çalışanlarımıza teşekkür ederim. Bu büyük bir özveridir. Bunlar sadece orada ücret karşılığı yapılabilecek işler değildir, insani fedakârlıklardır. Dünyanın çok farklı coğrafyalarındaki en zor koşullarda Türk bayrağını gururla dalgalandıran bir kurumuz. Bunun için arkadaşlarımız ülke adına, millet adına bu fedakârlığa katlanıyorlar. Onlara minnettarız.” Somali’de iç savaşın sürdüğünü, Sudan’da da karışıklıkların devam ettiğini hatırlatan Akgün, “Biz gerek güvenlik gerek geçim standartları gerekse diğer şartları dikkate alarak öğretmenlere verilen ücretleri de farklılaştırıyoruz. Örneğin Bosna Hersek’te herhangi bir güvenlik tehdidi yok, son derece makul bir ortamda görev yapan öğretmene belli bir ücret verirken güvenlik sorunu bulunan ülkelerdeki ücretler doğal olarak daha yüksek oluyor.” ifadelerini kullandı....
Pakistan’daki Pak-Türk Maarif Uluslararası Okulları öğrencisi Moiza Zahid, ülke genelinde yapılan üniversiteye giriş sınavlarında Pakistan ikincisi oldu. Başkent İslamabad’daki H-8 Kız Kampüsü Direktörü Şükran Özcan yaptığı açıklamada; Zahid’in 200 milyonu aşkın nüfusu olan ülkede düzenlenen üniversiteye giriş sınavlarında derece yaptığını, bundan onur ve gurur duyduklarını belirtti. Zahid de Pak-Türk Maarif Uluslararası Okullarının parçası olmayı ayrıcalık olarak tanımlayarak hayallerinin gerçeğe dönüşmesine TMV’nin yardımcı olduğunu söyledi. COVID-19 salgını boyunca karşılaştıkları zorluklarda Pak-Türk Maarif Uluslararası Okullarının yanlarında olduğuna işaret eden Zahid, gerek yönetimin iş birliği içerisinde olması gerekse öğretmenlerinin hedeflerine ulaşmasında yardımcı olmasının memnuniyet verici olduğunu vurguladı. Bu süreçte birçok okulun eğitimlerini askıya aldığını, Pak-Türk Maarif Uluslararası Okullarının ise çevrim içi ders vermeye devam ettiğini dile getiren Zahid, öğretmenlerine her an ulaşabildiklerini ve karşılaştıkları sorunların ise yönetim tarafından çözüldüğünü aktardı. Moiza Zahid, Pak-Türk Maarif Uluslararası Okullarında geçirdiği 2 senede oldukça önemli kazanımlar elde ettiğinin altını çizerek burada okumayı seçtiği için çok mutlu olduğunu kaydetti. Emeği Geçenlere Teşekkür Zahid’in babası Prof. Dr. Zahid Aşgar da Pak-Türk Maarif Uluslararası Okullarının, kızının bu başarıya ulaşmasında gösterdiği tüm çabalar için çok memnun olduğunu dile getirdi. Bir diğer çocuğunu da Pak-Türk Maarif Uluslararası Okullarına naklettiğini anımsatan Aşgar, burada öğrencilerle ilgilenme biçiminin inanılmaz olduğunu belirterek kızının elde ettiği başarı sebebiyle Pak-Türk Maarif Uluslararası Okullarına teşekkür etti. Haziranda Pak-Türk Maarif Uluslararası Okullarında okuyan iki öğrenci, dünya genelinde yapılan “Cambridge A-Level” sınavlarında biyoloji ve sosyoloji alanında Pakistan birincisi olmuştu....
Çok dillilik ve çok kültürlülüğün bir zenginlik olarak kabul edildiği günümüz dünyasında Türkiye Maarif Vakfı faaliyet yürüttüğü okullarda yabancı dil öğretimine büyük önem vermekte, bilhassa Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi konusuna ayrıca eğilmektedir. Türkiye Maarif Vakfının eğitim politikasında Türkçeye yapılan yatırım Türkiye’nin geleceğine yönelik yapılan bir yatırım olarak değerlendirilmekte, bu minvalde Türkçe öğretimi faaliyetleri sistemli ve etkin bir şekilde yürütülmektedir. Liseden mezun olan öğrencilerinin B2 seviyesinde Türkçe kullanmalarını hedefleyen Vakıf, okul öncesi kademesinden ortaöğretim kademesine kadar halihazırda 43.000 öğrenciye Türkçe eğitimi sunmaktadır. Türkiye Maarif Vakfı Türkçe öğretimi faaliyetlerini; Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR), 21. Yüzyıl Becerileri (P21), Türkçe Yeterlikler Çerçevesi (TYÇ) ve Maarif Öğrenen Profili’ni esas alarak düzenlemektedir. Vakfımız Türkçe öğretimi faaliyetlerinin özellikleri süreç odaklı, işlevsel, görev temelli, keşfetmeye dayalı, problem çözme ve eleştirel düşünme, iş birliği ve iletişim, yaratıcılık ve yenilenme becerilerini esas alan, gerçek hayatla bağlantılı, kültürlerarası etkileşime dayalı, oyun ve drama temelli şeklinde öğretilmektedir. Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı Program Türkçe öğretimi, yabancı dil öğretimi, eğitim psikolojisi, program geliştirme, okul öncesi eğitimi, sınıf öğretmenliği, ölçme ve değerlendirme alan uzmanlarının katılımıyla modern dil öğretimi yaklaşımları esas alınarak 2018-2019 yıllarında geliştirilmiş, MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanmıştır. Türkiye’de ve yurtdışında uygulanan programın Türkçe ve İngilizce hazırlanmış baskısı, 2020 yılında yenilenerek web sitemizde sahada çalışanların kullanımına sunulmuştur. Program Temelli Ders Kitap Setlerinin Hazırlanması Program esas alınarak hazırlanan ders kitapları örgün eğitimin her kademesinde kullanılmak üzere tasarlanmıştır. A1, A2, B1, B2 ve C1 dil seviyelerinde eylem odaklı yaklaşımla hazırlanan ders kitapları ile Türkçenin sistematik bir şekilde öğretilmesi sağlanmaktadır. Böylelikle öğrencilerimizin en az B2 dil seviyesinde Türkçeyi kullanmaları hedeflenmektedir. Program Temelli Yardımcı Okuma Kitaplarının Hazırlanması Türkiye Maarif Vakfı Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı temel alınarak öğrencilerin yaş seviyesi ve dil düzeylerine göre yapılandırılan K12 düzeyinde okuma kitap setlerinin hazırlanmasına yönelik çalışmalarını sürdürmektedir. Ders kitaplarına ek olarak hazırlanan okuma kitapları ile öğrencilerin dil gelişimini desteklemek, söz varlığını zenginleştirmek, Türkçeye aşinalık kazanmalarını sağlamak ve Türk kültürüne ilgilerini artırmak hedeflenmektedir. İki Dillilere Yönelik Oyun ve Drama ile Etkili İletişim Becerileri Müfredatı ve Materyali Avrupa’da ve dünyanın çeşitli yerlerindeki Türk ailelerin çocukları için hazırlanan eğitim içerikleri ile iki dilli Türk çocuklarının dil gelişimlerine katkı sağlanmaktadır. Oyun ve drama tekniğiyle Türkçenin etkin bir şekilde kullanımı konusunda destek sağlayacak eğitim içeriklerinden Avrupa’ki eğitim merkezlerimizde yararlanılmaktadır. Türk Kültür ve Medeniyeti Müfredatı Toplumların kültürel, sosyal ve ekonomik gelişimine katkıda bulunacak nitelikli insanlar yetiştirmeyi amaçlayan Türkiye Maarif Vakfı, insanlığın ortak birikimini ve Anadolu’nun kadim irfan geleneğini esas alarak bilgi, beceri ve değerlerle donatılmış; kültürlere duyarlı, evrensel, millî ve yerel/mahalli zenginliklerin farkında ve bunları önemseyen, çağın ihtiyaçlarına uygun yenilikçi bir eğitim anlayışını benimsemektedir. Türkiye Maarif Vakfı öğrencilerin, kendi kültürlerinin yanı sıra farklı kültürleri bilen kültürlerarası duygudaşlık becerisi gelişmiş kişiler olarak yetişmelerine önem vermektedir. Ortaöğretim kurumlarında seçmeli ders olarak okutulacak Türk Kültürü ve Medeniyeti/Türkiye ve Türk Kültürü dersi vasıtasıyla kültür ve medeniyetimizin yapı taşlarının kültürel ve kültürlerarası duyarlılık temelinde nesnel ve objektif bir anlayışla uluslararası öğrencilere tanıtılması, Türklerin kültürel zenginliklerinin kültürlerarası bir zeminde paylaşımının sağlanması, kültür ve medeniyet bağlamında Türklerin insanlığın ortak değerlerine ve mirasına katkılarının anlatılması hedeflenmektedir. Hizmet içi Eğitim Faaliyetleri ve Öğretmen Yetiştirme Programları Türkiye Maarif Vakfı Türkçenin yurtdışında öğretimine yönelik faaliyetlerini sürdürürken öğretmen eğitimlerine önem vermekte, her yıl Türkiye’de gerçekleştirdiği iki haftalık uygulamalı programlarla öğretmenlerinin meslekî becerilerinin gelişimini takip etmektedir. Öğretmenlerin modern dil öğretim yöntem ve teknikleriyle tanışması, öğretim sürecini coğrafî bölgelerin mevcut durum ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirebilmesi, etkileşimli bir öğretim süreci için oyun, şarkı ve drama kullanımına yönelik uygulamalarda bulunabilmesi için tasarlanan eğitimler alan uzmanlarının rehberliğinde yürütülmektedir. Vakfımız farklı ülkelerde görev alan öğretmenlerinin gelişimine katkıda bulunurken aynı zamanda Türkçe öğretmeni istihdam etmek üzere Türkçe Öğretmeni Uyum ve Geliştirme Sertifika Programları düzenlemektedir. 4 ay süren bu programı başarıyla tamamlayan adaylar Türkçe öğretmeni olarak istihdam edilmektedir. Ders Dışı Sosyal Kültürel Faaliyetlerle Türkçe Öğretimi Dil öğretiminde ekolojik öğrenme kuramını önemseyen Vakfımız, öğretim sürecini okul ortamının dışına taşıyarak sürece sosyal çevreyi ve aile katılımını dahil etmekte böylece çocukların gerçek hayatla ilişki kurarak öğrenmelerini sağlamaktadır. Kişisel alan, kamusal alan, mesleki alan ve eğitim alanında kullanılması beklenen dilin ancak oyun parkı, bahçe, ev, orman, kütüphane, müze gibi alanlarda sürdürülecek etkinliklerle işlevsellik kazanmasını mümkün görülmekte, öğretim süreci ders dışı tasarlanan etkinliklerle yapılandırılmaktadır. Yükseköğretimde Türkçe Öğretimi Faaliyetleri Vakfımızın 2023 Stratejileri doğrultusunda faaliyette bulunduğu ülkelerin üniversitelerinde Türkçenin seçmeli ders olarak okutulması için girişimlerde bulunulmaktadır. Bu bağlamda 5 yıllık süreç içerisinde Arnavutluk (Universiteti New York Tirana), Çad (Université de N’Djaména), Endonezya (Universitas Indonesia), Fildişi Sahili (L’Universite Félix Houphouët-Boigny), Kamerun (University of Yaunde II), Kolombiya (Universidad Externado de Colombia), Pakistan (NED University of Engineering and Technology) ve Umman (Sultan Qaboos University) olmak üzere farklı coğrafyalarda bulunan 8 üniversitede Türkçe dersleri verilmeye başlanmıştır. ...