Haber Sayfası Banner Görseli

Haberler

  • Şubat 10, 2026 Türkçe Öğretmeni Alım İlanı

    Türkiye Maarif Vakfı tarafından yurt içi ve yurt dışı istihdam planlamaları kapsamında Türkçe Öğretmeni Uyum ve Geliştirme Programı düzenlenecektir. Eğitim Programına en fazla 50 katılımcı alınacaktır. Program Bilgileri Gerçekleştirilecek eğitim programı; kurumsal oryantasyon, teorik eğitim ve atölye çalışmalarından oluşacaktır. Programa dair yükümlülükleri yerine getiren katılımcılara “Başarı Belgesi” verilecektir. Verilecek olan Başarı Belgesi, istihdam için bir hak teşkil etmeyecektir. Başarı Belgesi alan katılımcılar, Türkiye Maarif Vakfı bünyesinde istihdam aday havuzuna alınacak ve ihtiyaçlar çerçevesinde istihdam edilebileceklerdir. Başvuru Şartları                                                                                                           Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya Mavi Kart sahibi olmak, Kamu haklarından mahrum bulunmamak, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak,Üniversitelerin örgün eğitim veren; Türkçe Öğretmenliği, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği, Türk Dili ve Edebiyatı, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları, Türk Halkbilimi, Dil Bilimi, Sınıf Öğretmenliği, Okul Öncesi Öğretmenliği ve Türkoloji bölümleri ile İngilizce, Fransızca, Arapça, Rusça, İspanyolca ve diğer dillerdeki Filoloji bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olmak,                                      01/01/1986 tarihinde veya sonrasında doğmuş olmak, Tercihen Formasyon Eğitimi almış olmak. İstenen Belgeler Adayların, E-Devlet üzerinden alınmış mezuniyet belgelerini; temin edilemiyorsa diplomalarının aslını veya onaylı örneğini (Lisans, yüksek lisans ve doktora mezunları için her bir dereceye ilişkin belgeyi),Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun iseler, okul tanıma belgelerini ve varsa denklik belgelerini,Özgeçmiş belgelerini PDF formatında sisteme yüklemeleri gerekmektedir. Başvuru İşlemleri Başvurular, 10/02/2026 – 08/03/2026 tarihleri arasında yalnızca turkiyemaarif.org websitesi üzerinden yapılacak olup şahsen veya posta yoluyla gerçekleştirilecek müracaatlar kabul edilmeyecektir. Belgelerinde eksik veya hatalı bilgi bulunan yahut başvuru koşullarını sağlamayan adayların başvuruları değerlendirmeye alınmayacaktır. Yazılı Sınav Yazılı sınav ile ilgili bilgilendirme, başvuru şartlarını taşıyan ve sınava katılmaya hak kazanan adaylara daha sonra e-posta yoluyla bildirilecektir. Mülakat Programa alınacak kişi sayısının 4 (dört) katı kadar aday, yazılı sınav sonuçlarındaki puan sıralamasına göre mülakata davet edilecektir. Mülakat tarihi ve saati ile bilgiler, adayların e-posta adreslerine gönderilecektir. Diğer Hususlar Değerlendirme sonuçları münhasıran bu program için geçerli olup daha sonraki programlar için bir hak teşkil etmeyecektir. Programa katılabilmek için adayların programla ilgili Türkiye Maarif Vakfı tarafından hazırlanan taahhütnameyi kabul ederek imzalaması gerekecektir. Bilgi Alma Adayların, Türkiye Maarif Vakfı İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının basvuru@turkiyemaarif.org adresinden e-posta ile bilgi almaları mümkündür. Sık Sorulan Sorular Eğitim programı dili nedir? • Programın dili Türkçedir. Program nerede ve ne zaman gerçekleştirilecek? • Program Türkiye Maarif Vakfının İstanbul’daki Merkezinde gerçekleştirilecektir. Programın başlama tarihi ve detayları daha sonra programa kabul alan katılımcılara iletilecektir. Program sırasında ulaşım, yemek ve konaklama desteği sağlanacak mı? • Programa kabul alan her bir katılımcıya program süresince destek bursu verilecek ve öğle yemeği hizmeti sunulacaktır. Ulaşım ve konaklama desteği verilmemektedir. Ulaşım ve konaklama ihtiyaçlarının karşılanması, katılımcıların kendi sorumluluğundadır. ...

  • Aralık 02, 2022 Afgan-Türk Maarif Okulları Yeni Dönem Öğrencilerini Seçmek İçin Sınav Düzenledi

    Afganistan’da uluslararası standartlarda eğitim veren okulları ve eğitim merkezleriyle faaliyet gösteren Türkiye Maarif Vakfı Afgan-Türk Maarif Okulları, yeni eğitim öğretim dönemindeki öğrencilerini seçmek amacıyla Maarife Giriş Sınavı (MAGİS) düzenledi. Ağırlıklı Afganistan’ın kuzey vilayetleri olmak üzere toplam 19 vilayetteki 28 sınav merkezinde gerçekleştirilen MAGİS’e, 2 bin 600’den fazla Afgan öğrenci katıldı. Sınavda en yüksek puanı alan 550 öğrenci, Afgan-Türk Maarif Okullarında okumaya hak kazanacak. Bu öğrenciler arasından 86’sına yüzde 100, 75, 50 ve 25 oranlarında burs verilecek. MAGİS’te başarılı olan öğrenciler, 1 Şubat 2023’te başlayacak yeni eğitim öğretim döneminde Afgan-Türk Maarif Okullarında eğitimlerine başlayacak. “Maarif Okulları, ülkenin en büyük özel eğitim organizasyonu” Okul yöneticileri, veliler ve sınava giren öğrenciler, Afgan-Türk Maarif Okullarının ülkede sunduğu kaliteli eğitimin önemine dair değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Maarif Vakfı Afganistan Ülke Temsilcisi Salih Sağır, Vakfın eğitim kurumlarıyla Afganistan’ın en büyük özel eğitim organizasyonu olduğunu belirterek okulların Afganistan’ın gelecek nesillerini yetiştirmede önemli bir sorumluluğu üstlendiğini söyledi. Taliban sonrası Afganistan’da özellikle eğitim ve ekonomi alanında ciddi sorunların oluştuğunu vurgulayan Sağır, şu ifadeleri kullandı: “Ülkenin içinden geçtiği, özellikle ekonomik şartların zorluğu sebebiyle burs ve indirim imkânları bir anlamda insanların bütçelerini zorlayarak en büyük ümitleri olan çocuklarının yetişmesine ve geleceklerinin hazırlanmasına ciddi katkılar sunuyor. Sadece burslar değil, Afgan-Türk Maarif Okullarının burada olmasının bir umut ve enerji olduğunu, insanlara motivasyon sağladığını görüyoruz.” Sağır, Afganistan ve Türkiye'nin sahip olduğu derin kültürel ve tarihi bağlar dolayısıyla ailelerin, çocuklarını bu okullarda okutabilmek için büyük ilgi gösterdiğinin altını çizdi. Türkiye’ye olan ilgi ve alâkanın, hem kültürel hem de tarihsel yakınlık, Afgan halkına da bir moral ve motivasyon verdiğini söyleyen Sağır, “Çünkü böyle büyük bir kurumun burada faaliyet göstermesi, o insanların umudunu artırıyor.” ifadelerini kullandı. “İnşallah başarılı olur, burada eğitim alır ve öğrenimine devam eder.” Öğrenciler sınavdayken anne ve babalar da okul kampüsünde çocuklarının soruları doğru cevaplaması için dua etti. Özellikle maddi durumu iyi olmayan aileler, çocuklarını burs kazanma umuduyla sınava getirdiklerini söyledi. Kimi öğrenciler, kaliteli eğitim imkânları sunulan Türkiye başta olmak üzere yabancı ülkelerde, kimileri de ülkelerinde kalıp üniversite eğitimi almak istediğini aktardı. Mühendis olan eşinin şu an işsiz olduğunu söyleyen Historey Mehrzad isimli anne, altıncı sınıfta okuyan 11 yaşındaki oğlunun Afgan-Türk Maarif Okullarında eğitim almaya hak kazanması halinde parlak bir geleceğe sahip olacağından emin olduğunu dile getirdi. Çevresindeki herkesin övgüleri sayesinde bu okullardan haberdar olduğunu belirten anne Mehrzad, “Bu okulun yüksek eğitim imkânları dolayısıyla sınava giriyor. İnşallah başarılı olur da burada eğitim alır ve öğrenimine devam eder. İlgi duyduğum doktorluk mesleğini kazanamadığım için çocuğumun hayalimi gerçekleştirmesini istiyorum. Ancak kendisi mühendisliğe daha fazla ilgi duyuyor. Ben de doktor olmasını istiyorum.” diye konuştu. Hacı Mirveys Hasanzade isimli baba, 12 yaşındaki oğlunun yüksek puan alarak okulda burslu şekilde eğitime başlaması için dua ettiğini söyleyerek “Devlet okullarında doğru dürüst eğitim yok. Burada dersler daha kaliteli işleniyor, bundan dolayı çocuğumu getirdim, inşallah kazanır. İki küçük çocuğumun da büyüdüklerinde burada eğitim almasını istiyorum.” dedi. “Afganistan’da kalıp inşaat mühendisliği eğitimi almak istiyorum.” Sınava katılan 13 yaşındaki Ubeydullah Abdulehad, sınav için başkent Kabil’e yaklaşık 3 saat uzaklıktaki Nangerhar vilayetinden geldiğini belirtti. Sınavda tüm soruları cevaplandırdığını anlatan Abdulehad, “Afgan-Türk okulları çok kaliteli eğitim veriyor. Burada Türkçe ve İngilizce öğreneceğim. İleride Afganistan’da kalıp inşaat mühendisliği eğitimi almak istiyorum. Başka ülkelere gitmek istemiyorum, ülkemi seviyorum, kendi vatanımı güzelleştirmek istiyorum.” diye konuştu. Sınava katılan bir diğer öğrenci Muhammed Ebubekir de “Afganistan'da bu okullar, yüksek kalitede eğitim sunuyor. Burada eğitim alarak ülkemin gelişmesine katkıda bulunmak istiyorum.” cümleleriyle neden Maarif Okullarında okumak istediğini vurguladı. 5 Dil Öğretiliyor Afgan-Türk Maarif Okulları, Afganistan’daki 8 vilayette toplam 44 anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise ile 7 eğitim merkezinde faaliyet gösterirken Vakfa ait 11 yurt öğrencilere hizmet veriyor. Afganistan genelinde yaklaşık 7 bin öğrenci, bu okullarda eğitim alıyor. Uluslararası Maarif Okulları, Afganistan’ın en iyi eğitim veren kurumları arasında gösteriliyor. Afganistan’da düzenlenen üniversite sınavlarında bu okullardan mezun öğrenciler, yüksek puanlarla üniversite bölümlerine yerleşebiliyor. Okullarda dersler, İngilizcenin yanı sıra Afganistan’ın resmi dilleri Darice ve Peştuca dillerinde veriliyor. Öğrenciler, Türkçe dersleri sayesinde mezun olduklarında akıcı Türkçe konuşabilecek seviyeye ulaşabiliyor. Bu dillerin yanı sıra okullarda talep edilmesi halinde Arapça dersleri de veriliyor. ...

  • Aralık 01, 2022 Bayburt Üniversitesi ile Türkiye Maarif Vakfı Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı

    Elde ettiği başarılar ve dünya genelindeki yaygın eğitim ağıyla ön plana çıkan Türkiye Maarif Vakfı, imzaladığı protokollerle de öğrencilerine yeni imkânlar sunuyor. Bu bağlamda Bayburt Üniversitesi ile Türkiye Maarif Vakfı arasında protokol imzalandı. Rektör Prof. Dr. Mutlu Türkmen ile Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Mahmut Mustafa Özdil arasında imzalanan protokol kapsamında tarafların ulusal ve uluslararası yetkinliklerinin farkında olarak örnek ve sağlıklı bir iş birliği modelinin hayata geçirileceği bildirildi. Türkçe eğitiminin yaygınlaşmasının da amaçlandığı protokol çerçevesinde; akademik araştırmalar desteklenecek, ortak araştırma-geliştirme çalışmaları düzenlenecek, eğitim sistemleri altyapısının kurulumuna destek verilecek, Vakfın faaliyet gösterdiği ülkelerde başarılı öğrencilerin yükseköğrenim programlarına devam etmelerine öncelik sağlanacak, Vakfın öğretmen ve idarecilerine eğitim ve staj desteği verilecek, Türkiye Maarif Vakfının faaliyet gösterdiği ülkelerde üniversitenin iş birliği projelerinin geliştirmesi kolaylaştırılacak ve eğitim faaliyetleri mümkün olduğu ölçüde karşılıklı desteklenecek. Prof. Dr. Türkmen, protokolün hayırlara vesile olmasını dileyerek, Türkiye Maarif Vakfının yurt dışındaki çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve bu çalışmaların bir parçası olmaktan memnuniyet duyduklarını kaydetti....

  • Aralık 01, 2022 Türkiye Maarif Vakfı Pakistan Genelinde Matematik Olimpiyatı Düzenledi

    Güney Asya ülkesi Pakistan’da faaliyete başladığı yıldan bu yana başarılarıyla ön plana çıkan Pak-Türk Maarif Uluslararası Okulları, ülke genelinde 17 binden fazla öğrencinin katılımıyla Matematik Olimpiyatı gerçekleştirdi. 35 şehirde 65 sınav merkezinde gerçekleştirilen Okullar Arası Maarif Matematik Olimpiyatı (MISMO) 2022’ye 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf kademelerinden 17 bin öğrenci katıldı. Ülke genelinde eş zamanlı gerçekleştirilen sınav, ulaştığı katılım boyutu ve içerik unsurlarıyla Pakistan’daki en büyük matematik etkinliği olma özelliğini taşıyor. Öğrencilerin matematik becerilerini ölçmeyi ve genç matematikçilere fırsat sunmayı amaçlayan MISMO ile analitik yaklaşımların ortaya konulabilmesi için tarafsız bir platform sağlanması hedefleniyor. MISMO aynı zamanda ülkedeki devlet ve özel eğitim kurumlarını, öğretmenlerini ve farklı akademik geçmişlere sahip öğrencilerini de yarışmanın bir parçası yaparak Türkiye’nin bu alandaki tecrübesiyle Pakistan’ın akademik ortamına önemli bir katkıda bulunmayı amaçlıyor. Slogan: “Pakistan'ın El Harezmi’si kim olacak?” Türkiye Maarif Vakfı Pakistan Temsilcisi Harun Küçükaladağlı, 2022 MISMO etkinliğinin uzun bir salgın süreci sonrasında ilk büyük çaplı organizasyonları olduğunu belirterek, etkinliğin sloganını “Pakistan'ın El Harezmi’si kim olacak?” şeklinde belirlediklerini ifade etti. Küçükaladağlı, söz konusu sloganla bilim tarihinde çok önemli bir kişiliği işaret ederek öğrencilerde benlik şuuru ve aynı zamanda, keşifleriyle dünya tarihine katkıda bulunan bilim insanları ve önemli tarihi figürler hakkında farkındalık yaratmayı amaçladıklarını söyledi. 2019’da eğitim öğretime başlayan Pak-Türk Uluslararası Okullarında 13.048 eğitim görüyor. ...

  • Kasım 29, 2022 Pakistan’da Maarif Öğretmen Yetiştirme Programının Üçüncüsü Yapıldı

    Pak-Türk Maarif Uluslararası Okulları tarafından sınıf öğretmeni yetiştirmeye yönelik olarak düzenlenen mesleki gelişim programlarının üçüncüsü devam ediyor. Üç modül olarak düzenlenen programın ikinci modülü İslamabad Chak Shahzad Erkek Kampüsünde, üçüncü modülü H-8 Kız Kampüsünde yüz yüze verilen eğitimlerle tamamlandı. Pak-Türk Maarif Eğitim Koordinatörü Buğra Özler programla ilgili olarak, “Pak-Türk Maarif Uluslararası Okulları, öğretmeyi öğrenme ile el ele giden ve ömür boyu süren gelişen bir beceri olarak tanımlıyor. İyi yapılandırılmış mesleki gelişim programları, öğretmen yetkinliklerini pekiştiriyor ve öğretimi doğrudan geliştiriyor.” dedi. Pakistan’da önemli bir açık olan sınıf öğretmenliği eğitimindeki eksikliği gidermek ve Türkiye Maarif Vakfı misyonunun Pakistan’da yürütülen eğitim öğretim süreçlerine daha iyi aktarabilmek amacıyla İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa, Sürekli Eğitim Merkezi iş birliğiyle başlatılan “Teacher Development Program” TDP (Öğretmen Gelişim Programı) mesleki gelişim programı, yüz yüze ve çevrimiçi eğitimlerle birlikte toplamda 200 saati kapsıyor. TDP03 – Modelling A New Paradigm in Teaching Primary Years adlı, üç modülden oluşan sertifika programı, ilk modülünde erken okur-yazarlık ve matematik alanlarına ilişkin alan bilgisi, ikinci modülde ise ilk modülü destekleyecek ve sarmal olarak ilerleyen İngilizce ve Matematik alanlarında öğretim ilke ve yöntemleri, üçüncü modül kapsamında fen bilgisi öğretimi ve ilköğretimde ölçme-değerlendirme alanlarında öğretmen bilgisinin gelişimini amaçlıyor. Programın ikinci ve üçüncü modülü alanında uzman eğitmenler tarafından İslamabad Chak Shahzad Erkek Kampüsünde ve H-8 Kız kampüslerinde düzenlendi. Toplamda 10 gün-70 saat süren eğitimlerde uygulamalı atölye çalışmaları, grup etkinlikleri, yansıtıcı çalışmalar, vaka analizi ve iyi uygulama örnekleri üzerine incelemeler yapıldı. ...

  • Kasım 09, 2022 Maarif Bülten 23

      #MaarifBülten'in 2️⃣3️⃣. sayısı yayımlandı!...

  • Kasım 05, 2022 Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün: “İstanbul Eğitim Zirvesi’nin eğitimin temel sorunlarının ve yeni yaklaşımlarının tartışıldığı geleneksel bir uluslararası platform olmasını arzu ediyoruz.”

    Asya’dan Afrika’ya, Balkanlardan Ortadoğu’ya, Amerika’dan Avustralya’ya 6 kıtada 51 ülkede iyi insan yetiştirmek üzere dünyanın iyiliği için faaliyetlerini sürdüren Türkiye Maarif Vakfı, “Okulun Geleceği: Pandemi Sonrası Eğitimin İhtiyaçları” temasıyla İstanbul Eğitim Zirvesi’nin ikincisini düzenledi. Zirve’nin açılış konuşmasını Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün yaptı. Prof. Dr. Akgün’ün konuşmasının tam metni şöyle: “Saygıdeğer Bakanım, Dost ve Kardeş ülkelerimizin çok değerli bakanları, Değerli Milletvekillerimiz, Belediye Başkanlarımız Vakfımızın kıymetli Mütevelli Heyeti, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Üyeleri, İstanbul Eğitim Zirvesi’nin kıymetli katılımcıları Vakıf mensuplarımız, Basın ve medya dünyamızın güzide temsilcileri Bizleri dünyanın dört bir yanından canlı yayında takip eden hanımefendiler, beyefendiler. İstanbul Eğitim Zirvesine hepiniz hoş geldiniz. İkincisini düzenlediğimiz İstanbul Eğitim Zirvesi’nin uluslararası eğitim alanına önemli katkılar sunmasını temenni ediyor; Zirveyi teşrif eden sayın Bakanlarımıza, diplomatik misyon temsilcilerine, akademisyenlere, öğrencilere, eğitime gönül vermiş her katılımcıya şükranlarımı sunuyorum. Konuşmama başlarken, 29 Ekim 1923’te ilan ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin 99. yılını kutluyor, Cumhuriyetimizin banisi olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını saygıyla anıyorum. Cumhuriyet olarak 100. yılımıza girerken, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu, ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu doğrultusunda ülkemizin 2023, 2053, 2071 hedeflerine güçlü ve kararlı ilerleyişinde Türkiye Maarif Vakfı olarak üzerimize düşen rolün idrakiyle uluslararası eğitimde bir ‘marka’ olmanın gururunu yaşadığımızı ifade etmek isterim. Türkiye Maarif Vakfı, Türkiye’nin uluslararası eğitim alanında dünyaya açılan penceresidir. Vakfımız, TBMM tarafından kabul edilen özel bir kanunla, 2016’da kurulmuştur. Vakfın amacı Türkiye adına yurtdışında örgün ve yaygın eğitim faaliyetleri vererek, Türkiye ile ilgili ülke halkları arasında sosyal ve kültürel alanda insani bağları geliştirmektir. TMV’nin bunun dışında gizli bir siyasi, ideolojik veya dini bir ajandası yoktur. Vakfımızın misyonu ve faaliyetleri esasen BM’nin kuruluş tüzüğünde ifade edilen tüm dünyada kalıcı barışı korumak ve BM 2030 Vizyon Belgesinde deklare edilen ‘Sürdürülebilir Kalkınma İçin Kaliteli Eğitim’ hedefleriyle ve OECD’nin ‘Eğitim 2030’ belgesinde belirtilen hedeflerle örtüşmektedir. Bu anlamda Türkiye Maarif Vakfı, eğitim yoluyla daha adil ve yaşanabilir ve bir dünyanın kurulmasına hizmet etmektedir. Halihazırda 51 ülkede 440 eğitim kurumumuz bulunmaktadır. Bunların 418’i K-12 seviyesindeki okullardan oluşmaktadır. Ayrıca Arnavutluk’ta bir üniversitemiz ve 12 farklı ülkede 21 farklı Etüt Merkezlerimiz de bulunmaktadır. Vakfımız uluslararası alanda faaliyet gösteren diğer tüm eğitim kurumları, eğitim otoriteleri ve akademisyenlerle de eğitimde iş birliği yapmaktadır. Bu bağlamda şu an dünyanın 105 ülkeyle yakın temas halindeyiz. 55 ülkede ofislerimiz vardır. 51 ülkede ise yetkin öğretmenleri ve idarecileriyle altı kıtaya yayılmış eğitim kurumlarımızla 50 bini aşkın öğrenciye kaliteli ve nitelikli eğitim hizmeti vermekteyiz. Bulunduğumuz ve temasta olduğumuz her ülkede Türkiye Maarif Vakfı olarak eğitim bakanlıklarıyla da yakın iş birliği içerisinde çalışmaya özen gösteriyoruz. Her ülkenin eğitim politikasına ve müfredatına saygılı olduğumuzu, ülkelerin kendine özgü eğitim ihtiyaçlarını dikkate aldığımızı açıkça ifade etmeliyim. Davetimizi kırmayıp bugün teşrifleriyle bizleri onurlandıran sayın Eğitim Bakanlarımız da bu konuda bana hak verecektir. Okullarımızda uyguladığımız müfredat ilgili ülkedeki eğitim bakanlığının onayıyla kullanılmaktadır. Maarif Okullarında çoğunlukla bulunduğumuz ülkenin yerel müfredatı esas alınmakta ve kullanılmaktadır. Bunun dışında ilgili hükümetlerin izniyle uluslararası eğitim programları da okullarımızda uygulanabilmektedir. Bu kapsamda kuruluşumuzun 6. yılını geride bırakırken 51 ülkede edindiğimiz eğitim tecrübesi ve çalışmalar ile Türkiye’nin eğitim tecrübesinin bir araya gelmesi sonucunda vakfımıza özgün bir uluslararası eğitim programı oluşturduğumuzun müjdesini vermek isterim. International Maarif Programme olarak isimlendirdiğimiz ve IM olarak kısalttığımız programımızın kısa süre içerisinde sadece Maarif Okullarında değil uluslararası eğitim alanındaki her kuruma ilham kaynağı olacağını düşünüyorum. Vakfımızın eğitim stratejisinde hangi müfredat olursa olsun, öğrencilerimize 5 temel sütunda (five pillars) çağdaş eğitim verdiğimizin altını çizmek isterim. Bunlar; modern fen bilimleri, sosyal bilimler, bilişim teknolojileri, yabancı dil eğitimi ve yerel kültür ve değerlerdir. Özellikle dil becerilerinin geliştirilmesi amacıyla; bulunduğumuz ülkelerin resmi dilinin okullarımızda yüksek standartlarla öğretilmesine çok önem veriyoruz. Bunun yanında Türkçe öğretimi konusunda okullarımızda öğrencilerimizin okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerini bütünsel olarak kazanmaları için farklı seviyelerde hazırladığımız ders kitapları ve materyalleri ile güçlü bir dil öğretim modeli ortaya koyuyoruz. Okullarımızda Türkçe ve ülkenin resmi dilinin yanı sıra dünya genelinde yaygın kullanılan yabancı dillerin öğretimini de önemsiyoruz. Dolayısıyla Maarif Okullarından bir öğrenci en az üç dille mezun olabilmektedir. Şunu da belirtmek isterim ki, Türkçe’nin uluslararası standartlarda öğretimi alanında yaptığımız çalışmalardan dolayı Türk Dil Kurumumuz tarafından bu yıl Türk Diline Hizmet Ödülü’ne layık görülmekten büyük onur duyduk. Tüm çalışma arkadaşlarıma bu ödülden dolayı teşekkür ediyorum. Değerli katılımcılar; Türkiye Maarif Vakfı olarak her ülkede standartlaşmış, tek tip bir eğitim modeli sunmuyoruz. Az önce bahsettiğim 5 ana bileşen nitelikli ve kaliteli eğitimimizin temellerini oluşturmaktadır. Bununla birlikte, bölgelere veya ülkelere göre değişen esnek modüller de oluşturmaktayız. Her ülkenin tarihi, kültürü, dili ve tecrübesini değerli görüyor, bu çeşitliliği zenginlik olarak müfredatımıza kazandırmak istiyoruz. Bu sebeple dünyanın farklı coğrafyalarına erişen bir uluslararası eğitim ağı olarak bir taraftan uluslararası eğitimde yaşanan tartışmaları, yenilikleri ve gelişmeleri yakından takip ederken, diğer taraftan her ülkenin kendine özgü eğitim içeriklerini de anlamaya, öğrenmeye gayret ediyoruz. Vakıf olarak oluşturduğumuz bu güçlü eğitim ağının etkileşimini güçlendirmek ve dünyanın tecrübesini bir araya getirmek için de iki yıldır İstanbul Eğitim Zirvesini düzenliyoruz. Geçtiğimiz yıl Eğitimde Yeni Eğilimler ve Dönüşüm teması ile ilkini gerçekleştirdiğimiz İstanbul Eğitim Zirvesinde bu yıl, birbirinden değerli konuşmacılarımızla birlikte Pandemi Sonrası Eğitimin İhtiyaçlarına odaklanacağız. Aralık 2019’da başlayan ve çok kısa zamanda tüm dünyaya yayılarak yüzyılın en büyük pandemisine dönüşen Koronavirüs salgını, başta dünya sağlık sisteminin işleyişi olmak üzere siyaset, ekonomi, güvenlik ve eğitim alanlarında küresel yönetişim süreçlerini ciddi zaaflara uğratmıştır. Pandemi dönemi toplumsal hayatımızı da çok yönlü ve radikal biçimde etkilemiştir. Salgının yayılmasında önlem olarak okulların kapatılması gündeme alındığı için de eğitim alanı pandemi döneminin en tartışmalı alanlarından birisi oldu. Siyasetçiler, kanaat önderleri, medya ve aileler; toplum sağlığının korunması ve pandemiyle mücadelenin başarısı için gerekli olan sıkı izolasyon tedbirleri ile yeni neslin geleceğe güçlü biçimde hazırlanması için kesintisiz eğitimin sürdürülmesi arasındaki ikilemle yüzleştiler. Dünyanın dört bir yanında COVID-19 virüsü ile mücadele için okullarda yüz yüze eğitime ara verilmiş, salgının bulaşma hızı ve etkisi azaltılmaya çalışılmıştır. Bu durumdan yaklaşık 1.6 milyar öğrenci etkilemiştir. Kıymetli konuklarımız; Türkiye olarak herkesi hazırlıksız yakalayan bu sağlık krizinde, etkili tedbir ve mücadele yöntemleri uygulayan, uluslararası dayanışma ve iş birliğini ısrarla sürdüren önemli bir aktör olarak uluslararası kamuoyunun takdirini kazanmış olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Türkiye bu dönemde ortaya koyduğu eğitim politikaları ve uzaktan eğitim araçları ile öğrenciler ve aileler için farklı alternatifler sağlamayı başarmıştır.  Ancak okulların uzun süreli kapanması alternatif imkanlar ne kadar güçlü olursa olsun ülkemizde de zorlukların yaşanmasına, bilhassa veliler nezdinde sorunların yaşanmasına neden olmuştur. İlerleyen tüm eğitim teknolojileri araçlarına rağmen içerik geliştirmede tüm dünya büyük zorluklar yaşamıştır. Ortaya çıkarılan içeriklere eşit koşullarda erişim meselesi ise bugün pandeminin eğitime etkileri konusunda üzerinde en çok düşünmemiz gereken konulardandır. İnternet ve teknolojik araç imkânı olanlar ile olmayanlar arasında eğitim farkı oluştu. COVID neslinin eğitimindeki bu kayıpların telafisi kolay olmayacak; bu neslin toplumsal refahı üzerinde hayat boyu devam edecek edecektir. UNESCO’ya göre dünyada salgından etkilenen nesillerin yaşam boyu yaklaşık yaklaşık 17 trilyon Dolar seviyesinde bir gelir kaybı yaşama riski söz konusudur. Böyle bir kayıp dünyanın gayrisafi hasılasının yüzde 14’ünü oluşturmaktadır. Bu nedenle son yıllarda artan nesiller arası adalet taleplerini de bu gözle okumak gerekir. Tüm bu riskleri de göz önünde bulundurarak Türkiye Maarif Vakfı kuruluşundan itibaren eğitim öğretim sistemleri alt yapısına önemli yatırımlar yapmış, uzaktan eğitim ve LMS programları konusunda ciddi bir kapasite ve tecrübe sahibi olmuştur. Bu sebeple Vakfımız Koronavirüs Salgınının yol açtığı krizi oldukça profesyonel bir şekilde yönetebilmiştir. Salgın döneminde faaliyet gösterdiğimiz ülkelerin alt yapısı ile uyumlu şekilde 13 farklı uygulama ve 500 sanal sınıfla bütün eğitim kurumlarımızda çok farklı ve zengin yöntemlerle öğrencilerimize uzaktan eğitim hizmeti sunmayı başarmış bulunmaktayız. Salgın sürecinin ardından öğrencilerimizin muhtemel bir öğrenme kaybı yaşayıp yaşamadıklarını kontrol etmek için de okullarımızda akademik ve sosyal taramalar yapılmakta ve öğrenme eksiklikleri söz konusu olduğunda gerekli destek öğrencilerimize sağlanmaktadır. Bu süreci sağlıklı şekilde yürütmemizde emeği geçen başta Maarif öğretmenlerimiz olmak üzere tüm Maarif çalışanlarımıza gönülden teşekkür ederim. Değerli katılımcılar; Pandemi sürecinde hep birlikte tecrübe ettiğimiz açık bir durum vardı: Okullara kısa dönemli alternatifler geliştirilebilir, uzaktan eğitim yapılabilir ama Ivan Illich’in kavramı ile ‘Okulsuz Toplum’ mevcut koşullarda düşünülemez. Hatta denilebilir ki okulun kıymeti pandemi döneminde çok daha iyi anlaşılmıştır. Pandemi sonrası okula dönüş konusunda ise iki konu ön plana çıkmaktadır. Birincisi; okuldan uzun süre ayrı kalan öğrencileri yeniden okul ortamına ısındırmak ve geleneksel eğitim iklimine yeniden uyum sağlamalarına yardım etmek. Pek çok ülkede bu konuda yapılan araştırmalar öğrencilerde pandemi döneminde kazanılan online bağımlılık ve eve kapanma alışkanlığının kolay aşılamadığını gösteriyor. Burada özellikle eğitim endüstrisinin öğrencilerin yaşı ve gelişim düzeylerini dikkate almaksızın ‘teknoloji temelli’ eğitimi amaç haline getirirken; buna karşın klasik okul sisteminin gösterdiği statükocu duruş, öğretim süreçlerinde idareci, öğretmen ve öğrenciler arasında yeni tartışmalar da yaratmaktadır. Eski ve yeni arasındaki bu tartışmaları belki geçiş döneminin paradigmatik krizi olarak okumak da mümkündür. Her halükârda eğitim yöneticileri ve siyasiler açısından hassasiyetle yönetilmesi gereken bir süreçle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Bugün sınıf esasına dayalı 19. yüzyılda oluşmuş yüz yüze eğitim ile dijital dünyanın gerçeklerine uygun eğitim yöntemleri ve pedagojisi birbirinden çok farklıdır. Okullarda artık smart board sistemleri; dijital eğitim materyalleri öğretmen-öğrenciler arasında 7/24 iletişime dayalı öğrenme süreçleriyle eğitim yapılmaktadır. Yeni nesil daha iki yaşındayken teknoloji ile tanışmaktadır. İstediği bilgilere her an ulaşmaktadır. Dolayısıyla öğrenciler sınıfta ders öğrenmeyi sıkıcı bulmaktadır. Dijital neslin dikkati çok kısa ve dağınıktır. Dolayısıyla bizler için pandemi sonrası dünyada hız kazanan endüstri 4.0 ve toplum 5.0 gerçekliği ile yüzleşmek ve çocuklarımızı yarınlara daha iyi hazırlamalıyız. Pandemi sonrası okula dönüş konusunda ikinci konu ise; pandeminin bıraktığı psiko-sosyal etkilerdir. Zirvemizde de farklı oturumlarda ele alacağımız bu konu, öğrenci, öğretmen ve aileler boyutuyla hassas şekilde değerlendirilmelidir. Çünkü pandeminin sosyal ve duygusal gelişime etkilerinin çok uzun süreceği konusunda farklı araştırmalar vardır. Çocuklarımızın duygusal dayanıklılığını sağlamak ve belirsizliklerle mücadele gücünü artırmak için eğitimciler olarak daha fazla çaba göstermemiz gerekecek. Sevgili misafirler; İstanbul Eğitim Zirvesi tüm bu sorunların tartışıldığı önemli platformlardan biridir. Uluslararası eğitimin temel sorunlarının ve yeni yaklaşımlarının tartışıldığı geleneksel bir uluslararası platform olmasını arzu ediyoruz. Çok zor zamanlarda, kompleks sorunlarla yüzleştiğimiz bir geçiş döneminde, özgün çözümler bulmak ve yeni nesillerin geleceği için kolektif bir tartışma ortamı oluşturmanın gereğine samimiyetle inanıyoruz. Küresel bir eğitim markası olan Türkiye Maarif Vakfı olarak gelişmenin, ilerlemenin ve sorunları çözebilmenin yolunun uluslararası işbirliği ve karşılıklı müzakerelerden geçtiğini biliyoruz. Onun için Türkiye merkezli bir eğitim kurumu olarak küresel düşünüp yerel hareket etme felsefesini benimsiyoruz. Bu Zirvede, Sayın Bakanlarımızın katılacağı üst düzey oturumda, pandemi döneminde yüz yüze eğitimlerin durdurulması sonrasında adeta öğrencilere hasret kalan okulların geleceğini, pandemi sonrasındaki yeni beklentilerle birlikte eğitimin ihtiyaçlarını ele alacağız. Bu sürecin ana aktörlerden olan öğretmenlerimizin gözünden, okula yeniden dönüş sürecinde yaşananları Öğretmen Panelinde konuşacağız. Bunlar dışında dört farklı panelde ise okula yeniden dönüşün akademik tahlilini; Pandeminin en çok etkilediği çocuklarımızın ve gençlerimizin, yani COVID Neslinin geleceğini; farklılaştırılmış eğitim modellerini eğitimde alternatif arayışlarını detaylı bir şekilde ele alacağız. Bu duygu ve düşüncelerle İkinci İstanbul Eğitim Zirvesine katılan, destek sunan bütün Bakanlarımıza, akademisyenlerimize, öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyorum. Bizlere her zaman destek olan Sayın Cumhurbaşkanımıza, Milli Eğitim ve Dış İşleri bakanlığımıza ve sponsor kuruluşlarımıza da hassaten çok teşekkür ediyorum. Son olarak bir teşekkürü de bu Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu üyelerimiz ile vakfımızın her düzeydeki yöneticilerine ve gizli kahramanları olan tüm çalışanlarımıza borç biliyorum. Zirvenin başarılı geçmesini diliyor ve hepinize saygılarımı sunuyorum.”...