Haber Sayfası Banner Görseli

Haberler

  • Şubat 11, 2026 Afrika’da “Denk Ortaklık” Vurgusu

    Türkiye Maarif Vakfı, Afrika stratejisinde “denk ortaklık” anlayışını ön plana çıkarıyor. Afrika’da 27 ülkede faaliyet gösteren Türkiye Maarif Vakfı, kıtada ortak gelecek ve “ortak iyi” vizyonu ile çalışmalarını sürdürüyor.Senegal ziyareti kapsamında ülkedeki eğitim faaliyetlerini  inceleyen Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, Dakar Büyükelçisi Nur Sağman ile bir araya gelerek Maarif okullarını ziyaret etti. Büyükelçi Sağman’la beraber Senegal Milli Eğitim Bakanı Moustapha Mamba Guirassy ile görüşen Özdil, Türkiye’nin Afrika kıtasına bakış açısındaki stratejik dönüşümü anlattı. Afrika’ya yönelik alışılagelmiş "yardım" veya "romantizm" odaklı yaklaşımları reddeden Özdil, Türkiye’nin kıtayla kurduğu bağın temelinde karşılıklı kazanımın olduğunu belirtti. Afrika'da "denk ilişki" temelinde eğitim faaliyetlerini derinleştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Başkan Özdil, “Dünyanın geleceği Afrika'daysa, biz de bu genç nüfusa ve büyük potansiyele sahip topraklara hizmet etmek ve buradan öğrenmek istiyoruz.” dedi. Ayrıca vakfın eğitim vizyonuna dair önemli mesajlar veren Özdil, temel amaçlarının sadece parlak kariyerler inşa edecek bireyler değil, “kendi kültürüyle, memleketiyle ve toplumsal dokusuyla uyumlu nesiller yetiştirmek” olduğunu dile getirdi.64 ülkede faaliyet gösteren Vakfın öğrenci sayısının 75 bine yaklaştığını aktaran Başkan Özdil, coğrafi yaygınlık ve öğrenci sayısı bakımından dünyanın en büyük uluslararası okul zincirlerinden biri haline geldiklerini söyledi. Özdil, 27 ülkede 175 okul ile faaliyet gösterdikleri Afrika'nın kendileri için özel ve merkezi bir konuma sahip olduğunun altını çizdi: " ’Biz çok şey biliyoruz, geliyoruz ve kendi tecrübemizi size anlatıyoruz' şeklinde kurulmuş bir ilişki değil, aksine bu ilişki denk bir ilişki. Bizim de Afrika'dan öğrenecek çok şeyimiz var ve Afrika'yı romantizm içinde, acıma duygusuyla değil, sahip olduğu zenginliklerin farkında olarak değerlendiriyoruz. Bu zenginliklerin hepimiz açısından, bütün dünya açısından çok önemli bir rol üstleneceğini bilerek bunların Afrika insanının hak ettiği pozisyona gelmesinde kullanılmasını sağlamak üzere faaliyetlerimizi kurguluyoruz. Dolayısıyla Afrika, Türkiye Maarif Vakfının bütün stratejik planlamasında ve uzun vadeli vizyonunda merkezi bir konumda yer alıyor."Afrika'daki Üniversitelerde Türkiye Araştırmaları Merkezleri HedefiTürkiye ile Afrika arasında akademik iş birliklerinin artırılması gerektiğine de dikkati çeken Özdil, Afrika'daki üniversitelerle iş birliği içinde Türkiye Araştırmaları Merkezleri kurmayı hedeflediklerini söyledi. Özdil, "Birbirimizi ikinci kaynaklar üzerinden tanımaktansa, doğrudan tanıyarak, bilgiyi birlikte üreterek neye ihtiyacımız olduğunu tespit etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla Afrika'da faaliyet gösterdiğimiz ülkelerin önde gelen üniversiteleri ile iş birliği içerisinde Türkiye Araştırmaları Merkezleri kurarak bu akademik iş birliklerini zenginleştirmek ve Türkiye Maarif Vakfının yaptığı çalışmaların daha da güçlü, akademik bir sağlam çerçeve ile devam etmesini hedefliyoruz." ifadelerini kullandı....

  • Nisan 06, 2020 Pak-Türk Maarif Okullarında Uzaktan Eğitime Geçildi

    Pak-Türk Maarif Okulları yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında uzaktan eğitime başladı. Pakistan Federal Eğitim Bakanlığının ülkede eğitime 1 Haziran'a kadar ara vermesi üzerine öğrenimin aksamaması için Pak-Türk Maarif Okullarında uzaktan eğitim sistemine geçildi. Türkiye Maarif Vakfı Pakistan Ülke Temsilciliği tarafından, dünyanın salgın nedeniyle zor bir dönemden geçtiği, Pak-Türk Maarif Okullarının da eğitim faaliyetinin bu süreçten en asgari düzeyde etkilenmesi için uzaktan eğitim konusunda hazırlıkların tamamlanıp eğitime başlandığı bildirildi. Çalışmaları neticesinde, e-Maarif öğrenci bilgi sisteminin altyapısını da kullanarak 400 öğretmen ve yaklaşık 7 bin öğrencinin uzaktan eğitim sistemine tanımlandığını belirten yetkililer, “Öğretmen ve idarecilere derslere devam, ödev kontrolü gibi hususları takip ederek gerçek bir ders ortamı oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı. Uzaktan eğitim sisteminde; sanal sınıf oluşturma, ders ve öğretmen atama ve bu alanlara öğrenci kullanıcısı atama gibi özelliklerin yanında sanal sınıflarda asenkron video gösterimi, forum oluşturma, etkinlik tamamlama kontrolü gibi pek çok detay ve raporlama seçenekleriyle öğrenciler ve öğretmenler sanal bir okul ve sınıfın içerisinde eğitim imkanı görecek....

  • Mart 31, 2020 Maarif’ten Uzaktan Eğitim Kapsamında İlk Yarışma Başlatıldı

    Coronavirüs önlemleri kapsamında okulların tatil edildiği Arnavutluk’taki Maarif Okullarında öğrenciler eğitimlerine evlerinden uzaktan eğitim sistemi ile devam ediyor. Bu süreçte evde geçirdikleri zamanı kaliteli ve eğlenceli hale getirebilmek için “Maarif Chef” adlı bir yarışma etkinliği başlatıldı. Tatlı kategorisinde gerçekleştirilecek olan yarışmada, öğrenciler evlerinde istedikleri bir tarifi uyguladılar ve ortaya çıkardıkları ürünlerinin görsellerini okullarıyla paylaştılar. Katılımlar tamamlandıktan sonra derecelendirilen tariflerin sahiplerine sürpriz hediyeler verilecek. Türkiye Maarif Vakfı Arnavutluk Temsilcileri, içerisinde bulunduğumuz sıkıntılı günleri lezzetli tarifleriyle tatlandıran tüm öğrencilere teşekkür ettiklerini ifade ettiler....

  • Mart 31, 2020 Cibuti'de Türkiye Maarif Vakfı Farkı

    Covid-19 Salgını nedeni ile tüm devlet ve özel okulların tatil edildiği Cibuti’de, Türkiye Maarif Vakfına ait Uluslararası Maarif Okulları eğitim ve öğretime Uzaktan Eğitim ile ara vermeden devam ediyor. 18 Mart-01 Nisan arasında okulların kısa süreli olarak tatil edildiğini duyuran Cibuti Eğitim ve Meslek Edindirme Bakanlığı, yaptığı ikinci açıklama ile okulların 9 Nisan’a kadar tatil edildiğini belirtmiş, ard arda alınan bu kararlar vaka sayısının artması durumunda tatil süresinin daha da uzayacağı beklentisini doğurmuştu. Yaşanan gelişmelere binaen tüm hazırlıklarını tamamlayan Cibuti Uluslararası Maarif Okulları, bugün itibarıyla Uzaktan Eğitim çalışmalarına başladı. İlk dersin yapıldığı platformda öğrenciler, online olarak öğretmenleri ve arkadaşları ile tekrar araya gelmenin heyecanını yaşadılar. Tatilin uzaması nedeniyle çocuklarının eğitimi ile ilgili endişeli olduklarını ifade eden veliler ise, Uluslararası Maarif Okulunun başlattığı bu modelle tüm endişelerinin giderildiğini, imkanların çok kısıtlı olduğu böylesi bir dönemde Türkiye Maarif Vakfının çocuklarının mağdur olmasına müsaade etmemesinin mutluluğunu yaşadıklarını belirttiler....

  • Mart 25, 2020 Gürcistan Maarif Okulları Uzaktan Eğitime Başladı

    Türkiye Maarif Vakfı’nın başkent Tiflis’te faaliyet gösteren Gürcistan Uluslararası Maarif Okulları, Kovid-19 nedeniyle okulların 27 Nisan’a kadar tatil edilmesinin ardından uzaktan eğitime başladı. Vakfın Gürcistan temsilciliğinden yapılan açıklamada, Corona Virüs ile mücadele kapsamında Gürcistan ve dünya genelinde ara verilen eğitim faaliyetlerine 16 Mart 2020 tarihinden bu yana “Uzaktan Eğitim” metoduyla hem öğrencilere hem de velilere yönelik programlar ile devam edildiği aktarıldı. Ayrıca “Sene başından bu yana sürdürülen eğitimlerin kesintiye uğraması adına gerçekleştirdiğimiz bu uygulamaların yanı sıra öğrencilerimiz ve velilerimiz sanal müzeler, evde jimnastik dersleri gibi aktiviteler konusunda da yönlendirilmektedir” denildi. ...

  • Mart 25, 2020 Maarif Söyleşilerinin Konusu Divan-ı Hikmet’ten Yunus Emre’ye Anadolu Erenleri

    Türkiye Maarif Vakfı Genel Merkezinde düzenli olarak gerçekleştirilen Maarif Söyleşilerinin konuğu “Divan-ı Hikmetten Yunus Emre’ye Anadolu Erenleri” konulu sunumuyla Akademisyen Dr. Mustafa Tatcı oldu. Konferansa Ahmet Yesevi ile başlayan Tatcı, Arapça, Farsça ve Türkçe’nin konuşulduğu bir ortamda irfan kavramının tam olarak anlaşılmadığını, Yesevi’nin ise bu anlaşmazlığı ortadan kaldırdığını, bütün dillerin Hakk’ın dili olduğunu, ancak hakikat dilinin ana dil olduğunu vurgulayan Dr. Tatcı, Divanı Hikmet’in İslam hakikatini Türkçe anlatan ilk eser olduğunun altını çizdi. Ahmet Yesevi’nin hayatına da değinen Tatcı, yıllar sonra Yesevi’nin hâlâ geleneksel olarak yaşadığını ve kitabını okumayanların bile onun hakkında bilgi sahibi olduklarının söyledi. Harf İnkılabı ile Ahmet Yesevi ve Yunus Emre ile ilgili çalışmaların kesintiye uğradığını belirten Dr. Tatcı, 1932 yılına kadar bu kesintinin devam ettiğini ancak bu yıldan sonra araştırmaların tekrar başlayabildiğini aktardı. Tatcı, Yesevi’nin eserlerinin özellikle Divan’ı Hikmet’in çok önemli olduğuna atıfla bahsedilen eserlerden örnekler verdi. Her şey unutulsa ve sadece Yunus’la Yesevi’nin Divan’ı kalsa bile kültürümüzün yaşayacağını ifade etti. Ahmet Yesevi’nin bizim tarihimizde neden önemli olduğuna temas eden Dr. Mustafa Tatcı, Yesevi’nin, İslam’ın hakikatini Türkçe olarak anlatması üzerinde durdu. Yesevi’nin çok sayıda Alperen yetiştirdiğini ve bunların hâlâ yaşadığını belirtti. Tatcı, aşık ve eren kavramları üzerinden örneklerle, menkıbeli hayatları olan büyükleri nasıl anlamamız gerektiğini açıkladı. Tatcı son olarak bizim dünya tarihine büyüklerimizin menkıbeleri ile girmemizin olduğunu hatırlattı....

  • Mart 25, 2020 Maarif Söyleşilerinin Konuğu Prof. Dr. Kenan Gürsoy

    Yurt Dışındaki Maarif Okulları’nda görev alacak öğretmenlerin eğitim programı kapsamında Türkiye Maarif Vakfı Genel Merkezinde düzenlenen söyleşide Prof. Dr. Kenan Gürsoy, medeniyet ve kültür kavramlarının tanımını, hayatımızdaki yerlerini ve önemini belirtti. Bu kavramlar arasındaki ilişkiye, kavramların altında yatan derin anlamlarına ve Türkiye olarak bizim bugün neler yapmamız gerektiğine değinerek medeniyet kavramını ele alan Prof. Dr. Gürsoy, bu kavram ile ilgili söyle konuştu: “Medeniyet, bilimi ve felsefesiyle bir zemindir. Medeniyet iletişim ve etkileşim ile insanlığı bir arada tutar. Ancak tek bir medeniyetle bu birlik sağlanamaz. Batı medeniyetini tek medeniyet olarak görmek yanlıştır. Bazı medeniyetlerin kendine has, kendine özgü bir insan tipi vardır. Bunu her zaman dile getirmezler. Ancak yaptıkları faaliyetlerde bunu görürüz.” Medeniyet kavramından sonra medeniyetler çatışmasına değinen Gürsoy bu kavramı çok sevmediğimizi ama onun ortaya çıkmasıyla birlikte bizim bu kavram üzerinde düşünmeye başladığımızı söyledi. Daha sonra kültürlerin ve medeniyetlerin farkını belirten Gürsoy, medeniyetin kültürlerin toplamı olduğunu, müştereklerin birleşmesini içerdiğini ve bunlar olmadığı zaman o medeniyetin sadece kültürler kadar kalıcı olacağını ifade etti. Her medeniyetin kendi dışındaki, kendinden ayrı olan medeniyetlere bir çağrısının olduğunu belirten Prof. Dr. Gürsoy, geçmiş dönemde yapılan çalışmalarla bu konuyu örneklendirdi. Sadece kendimizi ve kendi medeniyetimizi değil, bütün olarak herkesi düşünmemiz gerektiğini ifade eden Gürsoy, kendimize ve kendi değerlerimize gereken önemi vermemiz gerektiğini ve bize yakışanın kendi değerlerimizle biz olmak olduğunun altını çizdi. Daha sonra Batı ile olan ilişkimize değinen Gürsoy, uzun süredir Batı ile temas halinde olduğumuzu, Batı toplumuna yöneldiğimizi ama asla Batılı olmadığımızı vurguladı. Bugün Türkiye olarak neler yapmamız gerektiğini anlatan Gürsoy, hiçbir kötü amaç taşımaksızın kültürümüzü koruyarak, diğer kültürleri tanıma ve onlara ayna tutma görevimiz olduğunu belirtti. Misyon sahibi olduğumuzu ama asla misyoner olmadığımızı vurgulayan Gürsoy, Türkçe’nin emperyalist olma gibi bir amaç içinde hiç olmadığını bu dilin Yunus’un dili ve temiz bir dil olduğunu belirtti. Ayrıca kültürel diplomasinin olması için o dilin özelliklerini bilmek ve o dili iyi bir şekilde tanımak gerektiğini belirten Gürsoy aslında kültürel diplomasinin bir yumuşak güç olduğunu ifade etti. Gürsoy konuşmasını başarılı bir tarihimizin olduğunu, geçmişten günümüze kadar sıkıntıya düştüğümüz zamanlarda yenilmeden yenilendiğimizi belirterek ve problemimizin herkesi kucaklayabilecek olma gerçeğimizden uzaklaşmamız olduğunu vurgulayarak sonlandırdı....