Haberler
-
Haziran 11, 2026 Maarif Söyleşileri’nde “Modern Dünyanın Kökenleri” Tartışıldı
Türkiye Maarif Vakfı tarafından düzenlenen Maarif Söyleşileri’nin konuğu Prof. Dr. Şener Aktürk oldu. Aktürk, “Modern Dünyanın Kökenleri: Batı Avrupa’da Dinî Azınlıkların Yok Edilmesi” başlıklı söyleşide Batı Avrupa’nın tarihsel dönüşümünü, Batı merkezci bilgi üretimini ve dinî azınlıkların yok edilişine ilişkin tezlerini katılımcılarla paylaştı.Türkiye Maarif Vakfı tarafından düzenlenen Maarif Söyleşileri kapsamında Prof. Dr. Şener Aktürk, “Modern Dünyanın Kökenleri: Batı Avrupa’da Dinî Azınlıkların Yok Edilmesi” başlıklı söyleşiyle Vakıf merkezinde ağırlandı. Program, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil’in selamlama konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Aktürk’ün çalışmalarının Türkiye’de entelektüel gündemi belirleyen önemli metinler arasında yer aldığını ifade eden Özdil, söyleşinin konusunun yalnızca tarihsel bir tartışma olmadığını, aynı zamanda düşünce üretimi ve kurumların kendilerini konumlandırması bakımından da önemli bir zemin sunduğunu belirtti.Özdil, konuşmasında Prof. Dr. Aktürk’ün çalışmalarında “ilk soruyu doğru sorma” hassasiyetine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:“Eğer ilk soruyu doğru sormazsak, neye cevap aradığımızı ya da yapacağımız şeyi neye göre yapmamız gerektiğini doğru belirleyemeyiz. Ne kadar çalıştığımızın, nerelere ulaştığımızın bazen çok fazla bir anlamı olmayabilir. O ilk soruyu doğru sormak ve o sorunun cevabını ararken çaba göstermek çok önemli.” Açış konuşmasının ardından Prof. Dr. Şener Aktürk, Batı Avrupa’da dinî azınlıkların tarihsel süreçte yok edilişine ilişkin çalışmasının ana tezlerini katılımcılarla paylaştı. Aktürk, konuşmasına çalışmasının Batı merkezci bilgi üretimine yönelik bir itiraz niteliği taşıdığını belirterek başladı. Prof. Dr. Aktürk, “Batılı sosyal bilimcilerin tüm dünyayı çalıştığı; Batı dışı toplumlardaki sosyal bilimcilerin ise çoğu zaman sadece kendi toplumunu, şehrini, bölgesini çalışarak kendi ülkesi üzerine kendi dilinde ham veri ortaya koyduğu bir yapıdan söz ediyoruz. Bir bakıma kapitalist küresel ekonomik düzenin akademideki yansımasını görüyoruz.” dedi.Yok Edilen Cemaatler, Kurulan Modern DünyaAktürk, araştırma sorusunun kendisinin de çoğu zaman Batı merkezci bir çerçeveyle kurulduğunu belirterek, “Tipik bir Batı merkezci araştırma sorusu, Batılı örneklerle Batılı olmayan örnekler arasında Batı’nın daha iyi sonuca sahip olduğu bir konuyu ele alır. Böyle bir araştırma tasarımının verebileceği cevaplar da baştan sınırlandırılmış olur.” ifadelerini kullandı. Konuşmasında sosyal bilimlerde sorulmayan sorulara dikkat çeken Aktürk, çalışmasının merkezindeki temel soruyu şöyle özetledi:“Ampirik olarak soruyu tek cümlede özetlemek gerekirse: Neden Batı Avrupa’da Orta Çağ’dan bugüne kesintisiz devam edebilmiş Müslüman veya Yahudi ya da Hıristiyan olmayan bir cemaat yok? Türkiye’de çok meşhur olduğu üzere cami, kilise ve sinagog yan yana aktif bir şekilde devam ederken, neden Toledo’da, Lizbon’da, Paris’te, Palermo’da, Sicilya’da bu durum devam edemedi? Soykırım dahil nüfus mühendisliğinin tarihsel kökeni, aktörleri ve motivasyonu nedir?”Aktürk, güncel sosyal bilimlerde soykırım dahil nüfus mühendisliğinin çoğu zaman modernite ve modern ulus devletle ilişkilendirildiğini, kendi çalışmasının ise bu yaklaşıma itiraz ettiğini söyledi:“Güncel sosyal bilimler, soykırım dahil nüfus mühendisliğini modernitenin ve özellikle modern ulus devletin icat ettiği bir politika olarak görür. Benim çalışmamın en önemli kuramsal müdahalesi şudur: Hayır, soykırım dahil nüfus mühendisliği son bir iki yüzyılda modern ulus devletler, komünizm veya milliyetçilikle ortaya çıkmış değildir. En azından 1200’lü yıllarda, yani 13. yüzyılda bunun izlerini görüyoruz.”Batı Avrupa tarihinde papalığın ve ruhban sınıfının güçlenme sürecine dikkat çeken Aktürk, Gregoryen reformları sonrasında Batı Hristiyanlığının kurumsal yapısında önemli bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Papalığın zamanla devletler üstü bir otoriteye dönüştüğünü kaydeden Aktürk, bu yapının Batı Avrupa’nın siyasal parçalanmışlığıyla birlikte dinî azınlıklar üzerinde belirleyici etkiler doğurduğunu ifade etti. Aktürk, papalığın Batı Avrupa’daki konumunu şu sözlerle değerlendirdi:“Böyle bir sınır ötesi, devletler üstü bir devlet ve her devletin içinde paralel devlet olarak organize olmuş bir yapıdan söz ediyoruz. Papalığın kendi tarifiyle dünyanın en eski kurumu olan bu yapı, beşikten mezara kadar Katolik bireyleri kayıt altına alan devasa bir istihbarat ve kontrol mekanizmasına sahipti. Gregoryen devrimlerinden itibaren bu güç daha da pekişti.”Konuşmasında dinî azınlıkların yok edilişini yalnızca dinî değil, aynı zamanda siyasi bir mücadele bağlamında ele alan Aktürk, papalık ile hükümdarlar arasındaki iktidar mücadelesinde Müslümanların ve Yahudilerin çoğu zaman hükümdarların yanında konumlandığını ifade etti. Aktürk’e göre papalık ve ruhban sınıfı, bu toplulukları yok ederek hükümdarların önemli güç kaynaklarından birini ortadan kaldırmış oldu.Aktürk, Batı Avrupa’daki siyasal parçalanmışlığın da papalığın hareket alanını genişlettiğini vurgulayarak şunları söyledi:“Batı Avrupa’nın 1500 yıldır bölünmüş olması, Papa’nın farklı hükümdarları, hanedanları ve devletleri birbirine karşı kullanabilmesini sağladı. Eğer Osmanlı, Roma veya Babür tarzı bütün Batı Avrupa’yı birleştirmiş güçlü bir imparatorluk olsaydı, Papa’ya karşı çıkabilir; onu hapsedebilir ya da tamamen imparatorun emrinde bir din adamına dönüştürebilirdi. Fakat Batı’da bu olmadı. Kendi devleti, toprağı, hukuku, ordusu ve kadroları olan bir papalık devleti; devletler üstü bir devlet ve devletler içinde paralel bir devlet olarak devam edebildi.”Prof. Dr. Şener Aktürk’ün tarihsel örnekler, kavramsal tartışmalar ve karşılaştırmalı analizlerle zenginleştirdiği sunumu, Batı Avrupa tarihine ilişkin yerleşik kabulleri yeniden tartışmaya açtı. Programda, modern dünyanın kökenlerine dair yaygın anlatıların hangi sorular üzerinden kurulduğu ve hangi soruları dışarıda bıraktığı üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapıldı....
-
Haziran 08, 2026 Türkiye Maarif Vakfı, Sıfır Atık Festivali’nde İlgi Odağı Oldu
Kaynakların verimli kullanılması, israfın önlenmesi ve çevre bilincinin yaygınlaştırılmasını hedefleyen sıfır atık vizyonu, küresel ölçekte sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin BM nezdinde öncülüğünü yaptığı bu vizyon doğrultusunda düzenlenen Sıfır Atık Festivali, farklı kurum ve kuruluşları bir araya getirerek çevre dostu uygulamaların tanıtılmasına imkân sundu.Türkiye Maarif Vakfı, 4-7 Haziran tarihleri arasında Sıfır Atık Vakfı tarafından Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Sıfır Atık Festivali’ne katılım sağlayarak uluslararası eğitim faaliyetlerini ve çevre alanındaki çalışmalarını ziyaretçilerle buluşturdu. Festival alanında kurduğu stant ile yoğun ilgi gören Vakıf, farklı ülkelerde eğitim gören Maarif öğrencilerinin sıfır atık kapsamında gerçekleştirdiği projeleri ziyaretçilere tanıttı. Stantta sergilenen çalışmalar arasında geri dönüşüm uygulamaları, atık azaltma projeleri, çevre bilinci odaklı etkinlikler ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının kazandırılmasına yönelik faaliyetler yer aldı. Ziyaretçilerin büyük beğenisini toplayan bu çalışmalar, Maarif öğrencilerinin çevresel farkındalık konusunda aktif rol üstlendiklerini ortaya koydu.Sıfır Atık Vizyonuna Türkiye Maarif Vakfının KatkılarıTürkiye Maarif Vakfı, faaliyet gösterdiği ülkelerde eğitim süreçlerini yalnızca akademik başarıyla sınırlı tutmayarak öğrencilerin çevresel ve sosyal sorumluluk bilinci kazanmalarına da öncülük ediyor. Bu kapsamda, sıfır atık vizyonu doğrultusunda geliştirilen projelerle öğrencilere sürdürülebilir yaşam kültürü kazandırılması hedefleniyor. Maarif okullarında yürütülen çalışmalar; atıkların ayrıştırılması, geri dönüşüm alışkanlığının kazandırılması, doğal kaynakların korunması ve çevre dostu üretim-tüketim anlayışının benimsenmesi gibi çok boyutlu uygulamaları içeriyor. Farklı coğrafyalarda hayata geçirilen bu projeler, yerel ihtiyaçlara uygun çözümler sunarken aynı zamanda küresel çevre bilincine katkı sağlıyor....
-
Haziran 05, 2026 3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi Tiran’da Düzenlendi
Türkiye Maarif Vakfı bünyesindeki Tiran New York Üniversitesi’nin (UNYT) ev sahipliğinde ve İstanbul Rumeli Üniversitesi organizasyonuyla düzenlenen 3. Uluslararası Rumeli Sosyal Bilimler Kongresi, 2-5 Haziran tarihleri arasında Tiran’da gerçekleştirildi. Kongrede 2-3 Haziran tarihlerinde yüz yüze, 4-5 Haziran tarihlerinde ise çevrim içi oturumlar düzenlendi. Dört gün süren programda 100’ü aşkın bildiri sunuldu. Kongrenin paydaşları arasında Tiran New York Üniversitesi, İstanbul Rumeli Üniversitesi, TİKA, YTB, Uluslararası Balkan Üniversitesi, Uluslararası Saraybosna Üniversitesi, Comrat Devlet Üniversitesi, Bakü Slavic Üniversitesi ve Balkan Gençliği Stratejik İşbirliği Platformu yer aldı. Balkan ülkeleri başta olmak üzere farklı coğrafyalardan akademisyen ve araştırmacıları bir araya getiren kongre, bilimsel bilgi paylaşımını desteklemek, akademik iş birliklerini güçlendirmek ve kültürlerarası diyaloğa katkı sağlamak amacıyla düzenlendi.Açılış oturumu, Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Barış Ceyhun Erciyes, UNYT Rektör Vekili Prof. Dr. Ilir Kalemaj, YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçakçı, İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kara, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Boz ile Eski İzmir Milletvekili ve Türkiye-Arnavutluk Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eski Başkanı Rifat Sait’in katılımıyla yapıldı.Program kapsamında Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Boz, “Çıktı Temelli Eğitim (OBE) Akreditasyon Süreçlerinde Veri Odaklı Ölçme-Değerlendirme ve Program Değerlendirme Sistemleri” başlıklı bir sunum yaptı. YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçakçı ise “Değişen ve Dönüşen Dünyada Eğitimde Küreselleşme ve Akreditasyon” başlıklı sunumunda eğitimde kalite güvencesi ve akreditasyon süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Kongrede Ele Alınan KonularKongre oturumlarında hukuk, tarih, eğitim, ekonomi, uluslararası ilişkiler, sürdürülebilirlik, pazarlama, psikoloji, sosyoloji, şehircilik ve mimarlık gibi birçok alanda bildiriler sunuldu.Oturumlarda Osmanlı ve Balkan tarihi, Türkiye-Arnavutluk ilişkileri, iklim değişikliği, yapay zekâ, dijitalleşme, sürdürülebilir kalkınma, finans, tüketici davranışları, kentleşme, kültürel miras, göç ve toplumsal dönüşüm gibi güncel konular bilimsel bakış açısıyla ele alındı....
-
Haziran 04, 2026 Başvuru Süresi Uzatıldı - VII. ULUSLARARASI MAARİF FOTOĞRAF YARIŞMASI
Uluslararası Maarif Fotoğraf Yarışması, Maarif Okulları ve Eğitim Merkezlerindeki öğrenciler ile öğretmen ve çalışanlarımızın katılımıyla düzenlenen sanatsal bir yarışmadır. Yarışma, katılımcıların belirlenen tema doğrultusunda görsel içerik ve fotografik kompozisyonlar oluşturarak uluslararası bir platformda yer almalarını sağlamayı ve fotoğraf sanatına olan ilgilerini artırmayı amaçlamaktadır.TEMAVII. Uluslararası Maarif Fotoğraf Yarışması, “Nezaket” teması ile gerçekleştirilecektir. HEDEFUluslararası Maarif Fotoğraf Yarışması, öğrencilerimizin ve çalışanlarımızın katılımıyla uluslararası yarışma olarak her yıl yapılması hedeflenmektedir. Yarışmaya katılan öğrenci, öğretmen ve çalışanların görsel, sanatsal bakış açısıyla fotoğraf sanatında kendilerini geliştirmesi hedeflemektedir.KAPSAMHer yıl belirli bir tema ile düzenlenen Uluslararası Maarif Fotoğraf Yarışması, Maarif Okulları ve Eğitim Kurumları içerisinde öğrenci, öğretmen ve çalışanlar ile Vakıf Merkezinde görevli olan tüm çalışanları kapsamaktadır. BAŞVURU YÖNTEMİUluslararası Maarif Fotoğraf Yarışması için yarışmacılar internet üzerinden www.eyesofmaarif.com adresine girerek, başvuru formunu doldurması ve fotoğrafların yüklenmesiyle yarışmaya katılır.Fotoğraflarının Teknik ÖzellikleriKatılımcılar, çevrimiçi başvuru sistemine gerekli bilgileri eksiksiz doldurarak fotoğraflarını yüklemelidir.•Çözünürlük ve Boyut: Fotoğraflar belirlenen çözünürlük ve boyutlarda olmalıdır (örneğin en az 300 dpi, yatay/dikey 1920×1080 piksel). •Format: JPEG, PNG gibi yaygın dosya formatları tercih edilmelidir. •Renk Ayarı: Başvurular renkli veya siyah-beyaz fotoğraflarla yapılabilir. •Düzenleme: Fotoğraflar, dijital olarak yeniden düzenlenmeden doğal hâliyle sisteme yüklenmelidir. •Tema ve İçerik: Fotoğrafların yarışma temasına uygunluğu, mesajı ve anlatım gücü önemlidir. •Orijinallik: Fotoğrafların özgün olması ve daha önce başka bir yarışmada yer almamış olması gerekir. •Telif Hakkı: Yarışmada ödül (derece, özel ödül, mansiyon ve sergileme) alan fotoğrafların yayın, kullanım ve sergileme hakları eser sahipleri ile birlikte Türkiye Maarif Vakfına aittir. Bu haklar üçüncü kişi veya kurumlara satılamaz ya da devredilemez. Eserler, düzenleyici kurum arşivinde saklanacaktır.KATILIM KOŞULLARI• Yarışma, Maarif Okulları öğrencileri ile Maarif çalışanlarının katılımına açıktır. • Her katılımcı, yarışmaya en fazla üç (3) fotoğrafla katılabilir. • Katılımcılar, belirlenen tema ve amaç çerçevesini aşmamak kaydıyla fotoğraf anlatımında serbesttir. • Yarışmaya başvuran katılımcılar, kimlik bilgilerini doğru ve eksiksiz beyan etmekle yükümlüdür. • Daha önce ulusal veya uluslararası yarışmalara gönderilmiş fotoğraflar ile bu fotoğrafların kadraj farklılığı içeren versiyonları yarışmaya kabul edilmez; bu tür eserlerin ödül alması hâlinde ödüller geri alınır. • Fotoğrafların yapısı değiştirilmemiş olmalıdır. Birden fazla fotoğrafın montajıyla oluşturulan, fotoğrafın orijinalinde bulunmayan unsurların eklendiği veya mevcut unsurların çıkarıldığı çalışmalar kabul edilmez; tespit edilmesi hâlinde katılımcı hakkında kural ihlali işlemi uygulanır. • Yeniden çerçeveleme ile renk, kontrast ve ışık düzeltmeleri gibi basit müdahaleler abartılmamak kaydıyla yapılabilir. Bu konuda jüri takdiri esastır. Jüri tarafından ileri düzey müdahale tespit edilmesi hâlinde durum kural ihlali sayılır. • Yarışma kapsamında gönderilen ve değerlendirmeye alınan fotoğrafların telif haklarının Türkiye Maarif Vakfı’na devredildiği kabul edilir. • Eserde insan portresi bulunması hâlinde, ilgili kişilerden gerekli izinlerin alınmış olması ve bu eserlerin Türkiye Maarif Vakfı tarafından kullanılmasına ve/veya değiştirilmesine onay verildiğinin beyan edilmesi gerekir. • Eserlerin müstehcen, saldırgan, uygunsuz veya sakıncalı unsurlar içermemesi; herhangi bir kişi ya da kurumun mahremiyetini, telif hakkını, ticari marka veya fikrî mülkiyet haklarını ihlal etmemesi zorunludur. • Yarışmacılar, eserlerini ve gerekli bilgileri başvuru formu aracılığıyla en geç 26 Haziran 2026 saat 23.59’a (TSİ) kadar iletmelidir. • Katılımcılar, başvuru yaparak eserlerde yer alan görsellerin kendilerine ait olduğunu; dereceye giren eserler üzerindeki tüm haklarından feragat ettiklerini ve bu hakları Türkiye Maarif Vakfı’na devrettiklerini, bu hususlara ilişkin herhangi bir talepte bulunmayacaklarını kabul ve taahhüt eder. • Türkiye Maarif Vakfı, verilecek ödüllerin teknik özelliklerinde değişiklik yapma hakkını saklı tutar.ÖDÜLLERDerece Ödülleri Birincilik Ödülü: DSLR Fotoğraf Makinesi İkincilik Ödülü: DSLR Fotoğraf Makinesi Üçüncülük Ödülü: Dijital Kompakt Fotoğraf Makinesi Mansiyon ÖdülleriInstax Kompakt Fotoğraf Makinesi...
-
Haziran 03, 2026 SAS2026’da Maarif Okullarından Başarı
Türkiye Maarif Vakfı okulları, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle düzenlenen SAS2026 Uluslararası Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik Yarışmasında geliştirdikleri projelerle önemli başarılar elde etti. Ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen yarışmaya 16 ülkeden toplam 105 başvuru yapıldı. Yarışmada; Gıda İsrafı Temalı Kısa Film, İleri Dönüşüm Faydalı Model ve Yaşayan Okul Bahçeleri Poster kategorilerinde öğrencilerin sıfır atık, sürdürülebilir yaşam, geri dönüşüm ve çevre bilinci alanlarında hazırladığı çalışmalar değerlendirildi. Dereceye giren eser sahiplerine ödülleri, İstanbul Ataşehir Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesinde düzenlenen törende takdim edildi.Türkiye Maarif Vakfı okulları, farklı ülkelerde hayata geçirdikleri projelerle öğrencilerin çevre sorunlarına duyarlı, çözüm odaklı ve üretken bireyler olarak yetişmesine katkı sundu. Yarışmada ödül alan projeler, Vakfın eğitim anlayışında sürdürülebilirlik, doğayla temas, kaynakların verimli kullanımı ve uygulamalı öğrenmenin önemli bir yer tuttuğunu ortaya koydu.Azerbaycan Uluslararası Maarif Okulları tarafından hazırlanan “Maarif Akıllı Organik Bahçe” projesi, öğrencilerin okul ortamında doğayla temas ederek üretim süreçlerine katılmasını amaçlayan bir sürdürülebilir tarım çalışması olarak öne çıktı. Projede öğrenciler ekim, bakım, sulama, gözlem ve hasat süreçlerinde aktif rol alırken; akıllı damla sulama sistemiyle su tasarrufu ve teknoloji destekli çevre bilinci hedeflendi. Pak-Türk Uluslararası Maarif Okulu tarafından geliştirilen “SustainEd Program” ise geri dönüşüm, plastik atıkların azaltılması, kompost, okul bahçeciliği ve çevre farkındalığı çalışmalarını bir araya getiren kapsamlı bir sürdürülebilirlik eğitimi modeli sundu. Program kapsamında öğrenciler plastik atıkları faydalı ürünlere dönüştürdü, ev tipi bahçecilik ve kompost uygulamalarını deneyimledi, çevre kampanyalarıyla farkındalık oluşturdu.Ödül alan diğer Maarif projeleri arasında gıda atıklarını ölçerek menü planlamasını iyileştirmeyi ve organik atıkları komposta dönüştürmeyi hedefleyen “Sustainable Journey”, geri dönüştürülmüş malzemelerle hazırlanan “Vertical Garden”, plastik atıkları saksıya dönüştürerek yeşil alan oluşturan “Meerim Garden” ve okul öncesi öğrencileri için doğayla iç içe açık hava öğrenme modeli sunan “Living School Garden” yer aldı.MEDYA YANSIMALARIMİLAT / 5-6-2026 🔗MİLAT...
-
Mayıs 24, 2026 Gabon’da 5. Maarif Bilim Fuarı Düzenlendi
Libreville’de düzenlenen fuarda, 25’ten fazla okuldan öğrenciler tarafından hazırlanan 47 proje sergilendi. 1.000’i aşkın katılımcıyı ağırlayan etkinlikte, yapay zekâdan robotiğe uzanan farklı alanlardaki öğrenci projeleri değerlendirildi.Türkiye Maarif Vakfı Gabon Temsilciliği ev sahipliğinde düzenlenen 5. Maarif Bilim Fuarı, Türk-Gabon Maarif Okulu’nda gerçekleştirildi. Gabon’un farklı bölgelerinden öğrencileri bir araya getiren organizasyon, bilim ve teknoloji alanında hazırlanan projelerin tanıtılmasına imkân sağladı.Programa TMV Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Halime Kökce ile Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Türkben de katıldı. Açılış konuşmalarında, Türkiye Maarif Vakfının bilimsel çalışmaları destekleyen eğitim yaklaşımı ve öğrencilerin akademik gelişimine verdiği önem vurgulandı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, jüri ve davetliler fuar alanındaki stantları ziyaret ederek öğrencilerden projeleri hakkında bilgi aldı.Yapay Zekâ Üzerine Panel DüzenlendiFuar kapsamında “Yapay Zekâ ile Öğretmenlerin Yetkinliklerinin Geliştirilmesi” başlıklı bir panel de gerçekleştirildi. Oturumun moderatörlüğünü Türkiye Maarif Vakfı Cibuti Temsilcisi Abdülkadir Dikbaş üstlendi.Panelde Gabon Millî Eğitim Bakanlığı temsilcisi Guy Rager Kaba, UNESCO Gabon Yerleşik Temsilcisi Marco Patricio Zambrano Restrepo, Gabon Yapay Zekâ Araştırmaları Bilim Kurulu Başkanı Melba Orlie ve Genio’s Academy Gabon Kurucusu Fatma Kamoun Abdelkefi görüşlerini paylaştı.Etkinlik kapsamında Gabonlu sanatçı Michel sahne aldı. Sanatçı, Gabon ve Türk kültürlerinden unsurlar içeren bir performans sundu.Ödüller Sahiplerini BulduDört kategoride yapılan değerlendirme sonucunda birinciler belirlendi:● Elektronik ve Robotik: Türk-Gabon Maarif Okulu ● Engelsiz Yaşam: Fondation Mbelé Angondje Özel Lisesi ● Çevre ve Enerji Teknolojileri: Le Béret Vert B Eğitim Kompleksi ● Yapay Zekâ: Ruban Vert OkuluEv sahibi Türk-Gabon Maarif Okulu, Elektronik ve Robotik kategorisinde birincilik, Engelsiz Yaşam kategorisinde ise ikincilik elde etti.5.Maarif Bilim Fuarı, öğrencilerin bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarını sergilemelerine ve proje geliştirme becerilerini ortaya koymalarına imkân sundu. Türkiye Maarif Vakfı, Gabon’daki eğitim faaliyetleri kapsamında öğrencilerin bilimsel düşünme, araştırma ve yenilikçi çözümler üretme becerilerini desteklemeye devam ediyor....