“Dünyayı Eğitimle İyileştirmek” temasıyla düzenlenen İstanbul Eğitim Zirvesi, yoğun bir katılımla tamamlandı. Zirve, alanında uzman panelistlerin eğitim alanının güncel meselelerine ilişkin değerlendirmeleriyle devam etti. Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi ve İstanbul Eğitim Zirvesi Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Zeynep Arkan’ın kapanış konuşması ve ödül töreniyle sona erdi. Arkan, “İstanbul Eğitim Zirvesinde dile gelen her çağrı, her fikir tek bir ortak arayışı büyüttü; bu arayış insanı yaralayan her şeyin karşısına vicdan, adalet ve iyilik teklifi koyabilen bir eğitim” diyerek zirvenin önemine dikkat çekti.Eğitimin İnsani ve Sosyal Boyutu Mercek Altındaydı “Müfredatın Ötesinde İnsanlık Sanatı” başlıklı ilk panelde konuşmacılar, eğitimin yalnızca bir öğretim süreci değil aynı zamanda insanı ve toplumu dönüştüren bir yolculuk olduğuna vurgu yaptı. İstanbul Eğitim Zirvesi’nin küresel ölçekte politika geliştirme süreçlerine katkı sunan bir platforma dönüştüğünün altı çizildi. Her çocuğun eğitim hakkına erişiminin dünyayı iyileştirmenin ilk adımı olduğu ifade edildi. Sosyal-duygusal öğrenmenin güçlendirilmesi, okul ortamlarının kapsayıcılığı artırması ve eleştirel düşünmenin teşvik edilmesi gerektiği vurgulandı. “Okuldan Topluma: İş Birliği Ekosistemi” panelinde, Türkiye’nin kriz dönemlerinde sergilediği misafirperverlik örnekleri hatırlatılarak eğitimin barış kültürünü güçlendirmedeki rolü öne çıktı. Panelistler, farklılıkları bir arada deneyimleyen çocukların toplumsal uyuma katkı sunduğunu belirtti. Eğitimin yalnızca okul sınırlarının dışında da aile, toplum ve uluslararası paydaşlarla sürdürülebilir bir iş birliği ağı içinde güçlenmesi gerektiği ifade edildi.Gençlerin Sesi Son Panelde Yükseldi “Gençlerden Yarına Çağrı: Fikirden Eyleme” oturumunda genç konuşmacılar, cesaret ve direncin eylem üretmedeki belirleyici rolüne değindi. Eğitimin gençleri tarihe, topluma ve daha büyük bir amaca bağlayan yönü vurgulandı. Dekolonizasyonun bir kültürel silme değil eleştirel düşünceyi özgürleştirme süreci olduğu ifade edilirken, kimlik ve aidiyetin bireyin kendi yolculuğuyla şekillendiği belirtildi. Gençlerin mücadele iradesinin geleceğin dönüşümünde kritik rol oynadığı dile getirildi.İEZ Düzenleme Kurulu Başkanı Arkan’dan Güçlü Mesajlar Zirvenin kapanış konuşmasını yapan Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi ve İstanbul Eğitim Zirvesi Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Zeynep Arkan, eğitimin insanı dönüştüren yönüne dikkat çekerek toplumların kaderini değiştiren asli güce vurgu yaptı. Arkan, “İyileştirme yalnızca dört duvar arasında gerçekleşmez; sokakta, evde ve toplumun nabzında devam eder. Bir çocuğun okula erişimi bir toplumun kader çizgisini değiştirir.” sözleriyle eğitimin iyileştirici gücünün evrensel bir gerçek olduğunu hatırlattı. Konuşmasının devamında Gazze’den Ukrayna’ya, Yemen’den Somali’ye kadar pek çok coğrafyada çocukların benzer acıları yaşadığına değinen Arkan, savaş ve yoksulluğun en ağır yükünü taşıyanların yine çocuklar olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle eğitimin yalnızca akademik bir süreç olarak tanımlanamayacağını, eğitimin insanı karanlığın ötesine taşıyan bir umut kapısı olduğunu belirtti. Arkan bu düşüncesini “Eğitim insanı korkuların, dayatmaların ve karanlıkların ötesine taşıyabilen tek yoldur.” ifadeleriyle somutlaştırdı. Bir ülkenin kendi imkânlarıyla ayağa kalkabileceğini ancak dünyanın birlikte yürüdüğünde güzelleşeceğini dile getiren Arkan, eğitim temelli uluslararası dayanışmanın hem bugünü hem de geleceği iyileştiren en güçlü yapı taşı olduğunu vurguladı.Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Mustafa Özdil, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada vakfın eğitim misyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdil, 64 ülkede 70 bini aşkın öğrenciye ulaştıklarını belirterek İstanbul’un tarihsel bir eğitim merkezi olarak öne çıktığını ifade etti. Başkan Özdil açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Biz de vakıf olarak İstanbul'un tarihsel gücünü de kullanarak dünyanın çeşitli yerlerinden, akademisyenleri, politika yapıcıları, uygulayıcıları İstanbul'da bir araya getirerek eğitim güncel meselelerini tartışıyoruz.” Özdil, İstanbul Eğitim Zirvesi’nin farklı ülkelerden gelen eğitim aktörlerini buluşturarak küresel ölçekte çözüm üretme kapasitesi oluşturduğunu vurguladı. TMV’nin uluslararası eğitimde birleştirici bir rol üstlendiğini belirtti. Kapanış konuşmalarının ardından Eğitimde İyi Örnekler, Fotoğraf Yarışması ve Resim Yarışması’nda dereceye girenlere ödülleri takdim edildi. İstanbul Eğitim Zirvesi, katılımcıların aile fotoğrafı çekimiyle tamamlandı. ...
Türkiye Maarif Vakfı tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen İstanbul Eğitim Zirvesi, “Dünyayı Eğitimle İyileştirmek” temasıyla Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Dünyanın dört bir yanından eğitimcileri bir araya getiren zirve, küresel ölçekte eğitim alanındaki güncel meselelerin ele alınmasına zemin hazırladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Suriye Arap Cumhuriyeti Devlet Başkanının eşi Latifa Al-Droubi, zirvenin onur konuğu olarak programda yer aldı.Zirvenin açış konuşmasını yapan Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, tek merkezli eğitim anlayışına yönelik eleştirel bir çerçeve çizdi. Özdil konuşmasında “Dünyayı eğitimle iyileştirmek: kim hasta, neyi iyileştiriyoruz, sağlıklı olan ne? Neyin makbul kimin iyileşmeye muhtaç olduğuna muktedirlerin tek merkezden, dünyanın türlü haline sağır kesilerek, hayatın asli renklerini görmezden gelerek, tek doğrunun kendilerininki olduğunu dayatarak karar vermelerinin bizi getirdiği nokta ortadadır.” sözleriyle mevcut tek merkezli yaklaşımların sorunlarına dikkat çekti ve eğitimin adalet duygusunu besleyen çoğulcu bir çerçevede ele alınması gerektiğini vurguladı.Açış konuşmalarının ikinci bölümünde söz alan Latifa Al-Droubi ise eğitimin toplumları yeniden ayağa kaldıran gücüne işaret etti. “Marifet yok edilemez, fikirler sınırlandırılamaz ve bir çocuğun çantasında taşıdığı gelecek asla elinden alınmaz.” diyen Al-Droubi, zorlu dönemlerde eğitimin bir milletin umut kaynağı olduğunu belirtti ve Türkiye ile Suriye arasındaki dayanışmanın gelecekte daha geniş iş birliklerine kapı aralayacağını ifade etti.Zirvenin onur konuğu Emine Erdoğan, konuşmasında eğitimin insanlık için taşıdığı dönüştürücü niteliği vurguladı. Erdoğan, zirvenin temel yaklaşımını “İstanbul Eğitim Zirvesi, eğitimin insanlığın ruhunu besleyen, yaralarını saran, karanlıkları aydınlatan gücünü anlatacak. En güzel dünyanın kalemle kurulduğunu, adalet terazisinin hassas ayarının ancak böyle bir dünyaya talip olanlarla yapılabileceğini hatırlatacak.” sözleriyle ortaya koydu. Modern dünyanın başarı anlayışının gençleri kalıplaştırdığını belirten Erdoğan, bu durumu “Modern dünya insan yetiştirirken döküm kalıplar kullanıyor; skorları alkışlayan kapitalist bir iştahı kabartan bir başarı kültürünü dayatıyor.” sözleriyle eleştirdi ve Türkiye Maarif Vakfının kültürlere duyarlı eğitim yaklaşımının uluslararası ölçekte etkili bir model sunduğunu ifade etti.Üst Düzey Oturumda Eğitimde Yapısal Sorunlar TartışıldıGünün ilk paneli olan üst düzey oturumda, Başkan Özdil’in moderatörlüğünde Cibuti Milli Eğitim ve Mesleki Eğitim Bakanı Mohamed Mahamoud, Senegal Milli Eğitim Bakanlığı Genel Sekreteri Khady D. Mbodji ve Mali Milli Eğitim Bakanlığı Genel Sekreteri Boubacar Dembele söz aldı. Oturumda ülkelerin eğitim öncelikleri ile yapısal sorunlara ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı.Senegal Milli Eğitim Bakanlığı Genel Sekreteri Khady D. Mbodji, gençlerin hem sistemin kullanıcıları hem de geleceğin şekillendiricileri olduğunu vurguladı ve “Dünyayı iyileştirmek teknolojiyi insanileştirmek anlamına da geliyor.” dedi. Mali Milli Eğitim Bakanlığı Genel Sekreteri Boubacar Dembele ise eğitimin yalnızca teorik bilgiyle sınırlı kalamayacağını belirterek “Okulun hedefi sadece teorik bilgiler aktarmak olmamalı.” ifadelerini kullandı. Cibuti Milli Eğitim ve Mesleki Eğitim Bakanı Mohamed Mahamoud ise eğitime erişimin kalkınmanın temel unsuru olduğunu vurguladı ve “Eğer eğitimin dünyayı iyileştirecek veya tedavi edeceğini düşünüyorsak hiçbir çocuk okul dışında kalmamalı.” sözleriyle kapsayıcı politikaların önemini dile getirdi.Ana Tema Konuşmasında Eğitimde Değer ve İstikrar VurgusuZirvenin ana tema konuşmasını yapan Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, eğitimin sağlık, ekonomi ve toplumsal refah üzerindeki etkisini değerlendirdi. Güllüoğlu, konuşmasında “Ahlaki değerlerin olmadığı bilgi, tehlikeli bir bilgi; vicdanı olmayan bir teknoloji, yıkıcı bir teknolojidir.” diyerek eğitimin değer temelli bir zeminde güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Öğretmenin toplumsal otoritesinin korunmasının önemini vurgulayan Güllüoğlu, güçlü bir eğitim ekosisteminin hem üretkenliği artıracağını hem de istikrarlı kalkınmanın temelini oluşturacağını ifade etti.Günün Son Panelinde Küresel Sorunlar ve Eğitim Perspektifleri Ele AlındıProf. Dr. Naci İnci moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde küresel krizlerin eğitim üzerindeki etkilerine odaklanıldı. İnci konuşmasında “Küresel çatışmalara tanık oluyoruz. Milyonların yerinden edildiğine tanık oluyoruz. Komşuları birbirine yabancılaştıran bir kutuplaşmaya tanık oluyoruz. Bu gerçeklik bizi bu yılın derin teması olan eğitim yoluyla dünyayı iyileştirmeye getiriyor.” diyerek eğitimin küresel sorunlarla mücadelede üstlendiği role dikkat çekti.Panelde Dr. Esra Albayrak, ezber bozucu bir eğitim yaklaşımının gerekliliğine vurgu yaptı ve “Çocuklarımızın dünyanın 0 noktası olarak neden Greenwich’in konumlandırıldığını sorgulamasını bekliyoruz; Christoph Colomb’un anlatıldığı gibi bir kaşif değil istilacı bir tüccar olduğunu, geometrinin ya da felsefenin eski Yunan’dan önce de Çin’de, Babil’de, Mezopotamya’da, Arap Yarımadasında var olduğunu anlayabilecekleri bir eğitim perspektifini hedefliyoruz.” dedi. Albayrak ayrıca bilginin dekolonizasyonu, çok merkezli bilgi üretimi ve dijital çağda ahlaki sorumluluk konularının altını çizdi.Panelin diğer konuşmacılarından Martin Armengol, dijitalleşmenin yalnızca teknolojik dönüşüm anlamına gelmediğini, aynı zamanda öğrenme süreçlerini yeniden şekillendiren kültürel bir fırsat sunduğunu belirtti. Armengol, dijital araçların doğru kullanıldığında eğitimde erişimi ve katılımı artırabileceğini söyledi. Akodah Ayewouadan ise eğitimin toplumsal uyumu güçlendiren bir köprü işlevi gördüğünü ifade etti. Ayewouadan, özellikle gençlerin sosyal dayanıklılığını artıran eğitim modellerinin toplumları krizlere karşı daha dirençli hâle getirdiğini vurguladı. Bu değerlendirmeler doğrultusunda panelde kültürel çeşitlilik, dijital çağda öğrenme dinamikleri ve dayanıklı toplumların inşası gibi başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı.Eğitim alanındaki güncel meselelerin çok yönlü biçimde ele alındığı İstanbul Eğitim Zirvesi’nin ilk günü tamamlandı. Zirve, ikinci gününde de uluslararası katılımcılarla eğitimin iyileştirici gücünü merkeze alan görüş alışverişleri ve küresel iş birliği arayışlarıyla devam edecek....