Haberler
-
Ekim 15, 2026 Türkiye Maarif Vakfının 10. Yılı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Kutlandı
Türkiye Maarif Vakfının kuruluşunun 10. yılı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde “Geleceği İnşa Eden 10 Yıl” programı düzenlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen programda, Vakfın on yıllık uluslararası eğitim yolculuğu, farklı coğrafyalarda yürüttüğü faaliyetler ve gelecek hedefleri ele alındı.Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, eski Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, büyükelçiler, Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu üyeleri ile çeşitli kurum ve kuruluşların başkanları ve temsilcileri katıldı.Türkiye Maarif Vakfının eğitim faaliyetlerini sürdürdüğü farklı ülkelerden gelen öğrencilerin oluşturduğu koronun sahne aldığı programın açış konuşmasını Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil gerçekleştirdi.Mahmut M. Özdil: “Bugün O Ses, Altmış Altı Ülkede, Sayısız Dilde Yankılanıyor”Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, konuşmasında Vakfın kuruluşuna yön veren anlayışa ve eğitim alanında üstlendiği sorumluluğa değinerek, “10 yıl önce, dünyada, eğitim alanında artık yeni bir sesin yükselmesi gerektiğini düşündüğümüz için yola çıktık. Bu sesin yükselmesi gerekiyordu çünkü her şeyden önce geleceği inşa edecek yeni nesillere karşı sorumluluklarımız var.” ifadelerini kullandı.Eğitimi uluslararası dayanışmanın bir alanı olarak gördüklerini belirten Özdil, farklı toplumların bilgi birikimlerine ve tecrübelerine saygı duyan bir anlayışla hareket ettiklerini vurguladı. Faaliyet gösterdikleri ülkelerle çocukların geleceğini merkeze alan, karşılıklı güvene dayalı, samimi ve uzun soluklu iş birlikleri geliştirmeyi esas aldıklarını ifade etti. Özdil, dünyada yüz milyonlarca çocuğun sorumsuzluk, duyarsızlık, yoksulluk, siyasi istikrarsızlık, göç, savaş, sömürgecilik ve soykırım gibi nedenlerle hâlâ eğitim imkânlarından mahrum kaldığına dikkat çekti. Bu tablonun, eğitim alanında yeni bir yaklaşım geliştirmeyi ve gelecek nesillere karşı ortak sorumluluk üstlenmeyi zorunlu kıldığını dile getirdi.Türkiye Maarif Vakfının on yılda ulaştığı uluslararası ölçeğe de değinen Özdil, “On yıl önce dünyada yeni bir ses yükselsin diye yola çıkmıştık. Bugün o ses, altmış altı ülkede, sayısız dilde, zihinlerde ve gönüllerde yankılanıyor.” dedi. Konuşmasında eğitimde tek taraflı yaklaşımlara ve toplumların kendi kültürel birikimlerini göz ardı eden anlayışlara da dikkat çeken Özdil, şunları kaydetti:“Çocuğa kendi dilinin bilim dili olamayacağını, kendi tarihinin, bilgi geleneğinin, insanlığa söyleyecek bir sözü bulunmadığını, kültürünün ancak başkalarının araştırmalarının konusu olabileceğini kısacası kendisine ait ne varsa hepsinin, geride bırakılması gereken köhne şeyler olduğunu anlatan, şimdi sesini kes, otur, benim ilmimin ışığıyla aydınlan diyen, bazılarına hep efendilik bazılarına da hiç bitmeyen bir çıraklık rolü biçen bu düzeni sorgulamak zorundayız.”Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye Maarif Vakfımızın Başarısı Hepimiz İçin İftihar Vesilesidir”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına Türkiye Maarif Vakfının on yıllık faaliyetlerinde emeği bulunan çalışanlara teşekkür ederek başladı. Vakfın kuruluşundan bugüne Türkiye'nin eğitim vizyonunu dünyanın farklı coğrafyalarına taşıyan bütün mensuplarını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının 10. yılının milletimiz, gönül coğrafyamız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.Türkiye Maarif Vakfının on yıl önce büyük hedeflerle yola çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vakfın bugün 6 kıtada 66 ülkede faaliyet gösterdiğine dikkat çekti. Dünya genelindeki 611 kurumda 75 bini aşkın öğrenciye nitelikli eğitim imkânı sunulduğunu vurgulayan Erdoğan, on yılda elde edilen başarıların Türkiye için önemli bir iftihar vesilesi olduğunu ifade etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının farklı coğrafyalardaki çocuklara ve gençlere sunduğu imkânlara değinerek şunları söyledi:“Maarif Vakfımız Asya'dan Afrika'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya dünyanın farklı yerlerinde yaşayan çocuklara ve gençlere yeni imkânlar sunuyor. Onları bilgiyle donatıyoruz, her yönüyle hayata hazırlıyoruz. Aynı zamanda bu çocukların farklı kültürlerle güçlü ve samimi bağlar kurmalarını sağlıyoruz. Okullarıyla, yurtlarıyla, üniversiteleriyle, araştırma ve eğitim merkezleriyle Türkiye'nin maarif tecrübesini farklı kıtalara ulaştırıyoruz. Bugün Maarif sıralarında eğitim alan gençlerimizin inşallah çok yakın bir zamanda kendi ülkelerine her alanda başarıyla hizmet edeceklerine, kendi memleketlerinin geleceğini şekillendireceklerine yürekten inanıyoruz. Bu yönüyle 10. yıl programının ‘Geleceği İnşa Eden 10 Yıl’ başlığıyla tertiplenmesini çok isabetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum.”“Ülkemiz Bugün Küresel Bir Oyuncudur”Konuşmasında Türkiye Maarif Vakfının 66 ülkede görev yapan ülke temsilcilerine seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin uluslararası eğitim alanında ulaştığı kapasiteye ve Türk üniversitelerine yönelik artan ilgiye dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin eğitim alanındaki uluslararası konumuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:“Türk üniversitelerine yönelik ilgi her sene katlanarak arttı. Bundan 10 sene önce 48.000 civarında olan uluslararası öğrenci sayımız bu yıl 380.000'e yaklaştı. Sizlerin görev yaptığı ülkelerde Türkiye mezunu doktorlarla, siyasetçilerle, iş adamı, bürokrat, öğretmen, sanatçı, akademisyenlerle karşılaşmak artık sıradan hâle geldi. Dünyanın birçok ülkesinde Türkçe konuşan, Türkiye'yi bilen, tanıyan, Türk kültürünü ilgiyle takip eden çok sayıda insana rastlıyoruz. Çok daha gurur verici olan, bu vizyonun Türkiye Maarif Vakfı aracılığıyla dünyanın farklı köşelerine taşınmasıdır. Bakınız bugün bir yandan okul öncesinden yükseköğretime 24 milyonu aşkın öğrenciye nitelikli eğitim veriyor, diğer yandan uluslararası eğitimde inşa ettiğimiz güçlü kapasiteyi Maarif Vakfı gibi kurumlarımızla dost ve kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz. Bu, 25 yıl önce hayal dahi edilemeyen bir başarıdır. Bunun ne manaya geldiğini Maarif Vakfımızı hedef alanlar bilmeyebilir ama bizler ve sizler bu vizyonun neye tekabül ettiğini gayet iyi biliyoruz. Dünyaya ve Türkiye'ye başkalarının penceresinden bakanlar hâlâ farkına varamamış olsalar da ülkemiz bugün küresel bir oyuncudur.”Türkiye'nin savunma sanayii, diplomasi, turizm ve dış ticaretin yanı sıra uluslararası eğitim alanında da yeni bir seviyeye ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu başarının daha ileriye taşınmasında Türkiye Maarif Vakfı mensuplarının çalışmalarının önemli rol oynadığını vurguladı. Türkiye Maarif Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü aracılığıyla yürütülen faaliyetlerde tek taraflı bir yaklaşım benimsenmediğini ifade eden Erdoğan, her ülkenin kendi tarihine, diline, kültürüne ve eğitim geleneğine saygı gösterilmesinin temel ilkelerden biri olduğunu kaydetti.Türkiye'nin tarihinde sömürgeciliğe yer olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı toplumlarla kurulan ilişkilerin karşılıklı saygıya ve kültürel değerlerin korunmasına dayandığını ifade etti. Tarih boyunca farklı coğrafyalarda yaşayan toplumların kendi kimliklerini koruyabildiklerine dikkat çeken Erdoğan, Batılı sömürgeci güçlerin hâkimiyetindeki bölgelerde ise pek çok toplumun ağır acılar yaşadığını ve kültürel miraslarının tahrip edildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte yaşanan kültürel kayıplara değinerek, “Yüzlerce yerel dil kayboldu, kültürel unsurlar yok edildi, toplumsal hafıza silindi.” ifadelerini kullandı, insanların renklerinin ve dillerinin farklı olmasının Allah'ın yaratmasındaki kudretin bir tecellisi olduğunu vurguladı. Hiçbir insanın dili, kültürü, ten rengi, etnik kökeni veya inancı dolayısıyla ayrımcılığa maruz bırakılamayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin uluslararası alandaki yaklaşımının da bu anlayış üzerine kurulduğunu belirtti.Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Maarif Çalışanlarına TeşekkürTürkiye Maarif Vakfının kuruluş sürecine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, on yıl önce Türkiye'nin yurt dışındaki eğitim faaliyetlerini güçlü, güvenilir ve kurumsal bir yapıya kavuşturma hedefiyle hareket ettiklerini hatırlattı. Bu süreçte Vakfın önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Erdoğan, FETÖ'nün yurt dışındaki eğitim yapılanmasının yol açtığı sorunların giderilmesinin de kuruluşun öncelikli görevleri arasında yer aldığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilgili kurumların ortak çalışmalarıyla 50'yi aşkın ülkede FETÖ bağlantılı okulların tamamen veya kısmen kapatılmasının sağlandığını belirtti. Türkiye Maarif Vakfının söz konusu eğitim kurumlarının devralınmasında önemli rol oynadığını vurgulayan Erdoğan, bu süreçte öğrencilerin mağdur edilmemesine ve eğitimlerinin kesintiye uğramamasına azami hassasiyet gösterildiğini dile getirdi.Vakfın ulaştığı başarıda farklı ülkelerde büyük bir özveriyle görev yapan çalışanların önemli payı bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfı mensuplarının bulundukları coğrafyalarda güçlü gönül bağları kurduklarını ifade etti. Gurbeti sılaya çeviren, ulaştıkları her yere memleket havası taşıyan Maarif çalışanlarının fedakârlıklarına dikkat çeken Erdoğan, dünyanın farklı köşelerinde büyük bir gayretle çalışan Maarif ailesinin bütün fertlerini tebrik etti.Maarif Ödülleri 2026 Sahiplerini BulduTürkiye Maarif Vakfının on yıllık eğitim yolculuğunun ele alındığı program, Maarif Ödülleri 2026'nın takdim edilmesiyle devam etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Maarif Ödülleri 2026'yı almaya hak kazanan öğrencilere ödüllerini takdim etti.Program, ödül takdiminin ardından gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi....
-
Eylül 25, 2017 Türkiye Maarif Vakfı ile Yunus Emre Enstitüsü Arasında Güç Birliği
Türkiye Maarif Vakfı ile Yunus Emre Enstitüsü arasında 22 Eylül 2017 Cuma günü “Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi” alanında işbirliği protokolü imzalandı. İnsanlığın ortak birikimini ve Anadolu’nun kadîm irfan geleneğini esas alarak okul öncesinden üniversiteye kadar bütün dünyada eğitim faaliyetleri yürüten Türkiye Maarif Vakfı (TMV) ile Türk dilini, kültürünü ve sanatını tanıtmak için dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren Yunus Emre Enstitüsü (YEE), “Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi” alanında iş birliğine gitti. İş birliği protokolü, Yunus Emre Enstitüsünün Ankara Ulus’taki merkez binasında, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş ve Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün tarafından imzalandı. Protokol kapsamında; TMV, imkânları doğrultusunda YEE tarafından yurt dışında açılan Yunus Emre Türk Kültür Merkezleri ve temsilcilikleriyle, anlaşması bulunan kurum ve kuruluşlarda yürütülen her türlü eğitim ve kültür faaliyetine katkı sağlayacak. Vakıf, öğretmen ve tanıtım desteğinin yanı sıra kendi personeline sağladığı her türlü eğitim, barınma, sosyal, kültürel ve sportif imkânlardan da YEE personelini yararlandıracak. Törende konuşan Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, “Huzurlarınızda ev sahibimiz olarak Yunus Emre Enstitümüze çok teşekkür ediyorum. Kuruluşumuzdan bu yana Yunus Emre Enstitüsü ile çok yakın çalışıyoruz. Yapılan protokolün her iki kurumun yurt dışında güçlü şekilde stratejik işbirliğinin temelini oluşturacağını belirten Akgün, “Her iki kurum da yurt dışında bundan sonra daha güçlü olacak ve birbirlerine daha fazla yardımcı olacaktır. Yeni açtığımız pek çok okulumuz var. Önümüzdeki yıl bir anlamda atılım yılımız olacak. Bu çerçevede bizim olduğumuz yerlerde biz ev sahipliği yapacağız, Yunus Emre Enstitüsünün olduğu yerlerde ise onlar ev sahipliği yapacaklar.” diye konuştu. “Enerjimizi ve imkanlarımızı birleştireceğiz” Güçlerini ve imkanlarını birleştireceklerini dile getiren Akgün, şunları kaydetti: “Bu bir mücadele, bu milletin beka davasıdır. Kendi içinde yaşadığımız sorunların uluslararası alanda da takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu zamana kadar Türkiye’nin yurt dışındaki kültürel diplomasisini temsil ettiğine inandırılan bazı kesimler bugün Türkiye aleyhine çalışıyorlar. Farklı bir Türkiye karşıtı lobi oluştu. Hem eski hem de yeni oluşan Türkiye karşıtı lobilere karşı Türkiye’nin kendi imkânları ile kurduğu ve şeffaf bir şekilde hizmet veren Türkiye Maarif Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü güçlerini birleştirecekler. Sadece biz değil bizim gibi yurt dışında çalışan TİKA ve YTB gibi diğer kurumlarla da çalışıyoruz. Bu kurumların, iş birlikleri sayesinde, sahadaki çalışmalardan daha kaliteli ve hızlı sonuç aldıklarını göreceksiniz.” Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, imza törenin ardından yaptığı konuşmada, Yunus Emre Enstitüsünün ve Türkiye Maarif Vakfının yurt dışında Türkiye'nin bütün birikimini, dilini, kültürünü, edebiyatını, sanatını, tarihini ve modern kazanımlarını uluslararası ilişkilerde çok önemli yeri olan kültürel ve bilimsel diplomasi vasıtasıyla dünyaya aktardığını belirten Ateş, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurumlarının yurt dışında, özellikle kültürel faaliyetler konusunda iş birliği yapması gerekiyor.” dedi. Prof. Dr. Şeref Ateş, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye'nin sesi, Maarif Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü iş birliğiyle çok daha geniş bir coğrafyaya yayılacağı için, birçok alanda iş birliğini öngören bu kapsamlı anlaşma büyük önem arz ediyor. Yunus Emre Enstitüsü ya da Türkiye Maarif Vakfı; kim nerede var ise kim hangi ülkede önce kurulmuş ise diğer kuruma yardımcı olacak ve birlikte hareket edecek. Bu protokol, özellikle yıllardır yurtdışında Türkiye'yi temsil ettiğini iddia eden Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) karşı da güçlü bir cevap niteliğindedir. Türkiye'de bu örgüt tamamen bastırıldı. Sorumlu ya da teröre bulaşmış olanlar tutuklandı ama yurt dışında serbestçe dolaşıyorlar ve hâlâ bazı uluslararası ortamlarda Türkiye'yi temsil ettiklerini iddia etmeye devam ediyorlar. Devletimiz her zaman saldırıya maruz kalmıştır ancak her saldırıda kendini toparlamıştır. Toparladıktan sonra da gereğini yapmıştır.” dedi....
-
Eylül 25, 2017 Türkiye Maarif Vakfının Somali Başarısı
Türkiye Maarif Vakfının Somali Maarif Okulları’nda 2016 – 2017 eğitim- öğretim yılında mezun olan seksen öğrenciden altmış tanesi, Türkiye’deki üniversiteler tarafından düzenlenen Yabancı Öğrenci Seçme Sınavı’nda başarı göstererek eğitim hayatlarına Türkiye’de devam etmeye hak kazandılar. Somali'nin başkenti Mogadişu’da TMV Maarif Okulları’nda velilerin katılımıyla düzenlenen etkinlikte konuşan TMV Somali Direktörü Abdulkadir Çoban, "TMV Maarif Okulları lisemizden 2016 – 2017 eğitim–öğretim yılında mezun olan seksen öğrencimizin altmış tanesi Türkiye’deki üniversiteler tarafından düzenlenen Yabancı Öğrenci Seçme Sınavı’nda başarı göstermiştir” dedi. Üniversite eğitimleri için Türkiye’ye gidecek olan TMV Maarif Okulları mezunlarının resmi işlemlerinin okul yönetimi tarafından tamamlandığının bilgisini aktaran Çoban, “Velilerimiz, öğrencilerimizin resmi işlemleriyle ilgilenmemizden dolayı çok sevindiler ve memnuniyetlerini alkışlarla dile getirdiler” diyerek sözlerini, “Mezun olan öğrencilerimizin kendilerini ve ülkelerini geleceğe hazırlarken Türkiye’yi tercih etmiş olmalarından dolayı tebrik eder üniversite hayatlarında başarılar dileriz” diyerek bitirdi. Türkiye’deki üniversitelerde eğitimlerine devam edecek olan Somali TMV Maarif Okulu mezunlarının 17’si mühendislik fakültesi, 8’i eğitim fakültesi, 4’ü mimarlık fakültesi, 6’sı Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, 5’i Bankacılık ve Finans ve 20’si diğer fakültelerden kabul aldılar. Türkiye Maarif Vakfının Somali’nin başkentindeki Maarif Okulları’nda ilköğretim ve lise düzeyinde yaklaşık 700 öğrenci eğitim – öğretim görüyor. ...
-
Eylül 21, 2017 Türkiye Maarif Vakfının Kosova'daki Okullarında Ders Zili Çaldı
Türkiye Maarif Vakfının (TMV), kendine özgü nitelikli programlarıyla ve kendi donanımıyla Priştine ve Prizren’de kurduğu Uluslararası Kosova Maarif Okulları, yapılan açılış törenin ardından yeni eğitim – öğretim yılına başlandı. Uluslararası Kosova Maarif Okulları’nda düzenlenen açılış programına, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, Artvin Milletvekili İsrafil Kışla, Priştine Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, TMV Mütevelli Heyeti Üyeleri Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili ve Selim Cerrah, Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Torpil, TMV Balkanlar Koordinatörü Salih Sağır, TMV Kosova Direktörü Mesut Özbaysar, Priştine Maarif Okulları Müdürü Necdet Balkı, Prizren Maarif Okulları Müdürü Ali Sedat Aslan ve ülkedeki üst düzey yöneticiler, kurum ve kuruluş temsilcileri, aileler ve diğer davetliler katıldı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, açılış töreninde yaptığı konuşmada, okul yetkilileri ve öğrencilerini tebrik ederken tüm öğrencilere yeni eğitim - öğretim yılında başarılar diledi. Erdem, TMV Okullarının Kosova’da kaliteli eğitim sunacağına ve bu okullarda eğitim alacak öğrencilerin gelecekte başarılı bireyler olacağına inancının tam olduğunu dile getirerek, “TMV Okullarının arkasında 80 milyonluk Türkiye’nin sevgi, saygı ve muhabbeti var” dedi Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Erdem şöyle devam etti: “Kosova’da sadece iki Türk okulu vardır. Bunlar Türkiye Maarif Vakfı adına Türk bayrağı kullanırlar ve Türkiye Okulu olduklarını, Türkiye Cumhuriyeti’nin arkalarında olduğunu Kosova Eğitim Bakanlığının bütün kurallarıyla birlikte bir eğitim kurumu olduklarını söyleyebilirler. Bu konuda sadece Türkiye Maarif Vakfı’nın yetkileri vardır.” Priştine Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç ise, bugünün heyecanlı bir gün olduğunu belirterek her başlangıcın olduğu gibi bugünün de mutluluk, umut ve heyecan içerdiğini söyledi. Türkiye Maarif Vakfı yetkililerinin kısa süre içinde büyük bir azim ve heyecanla eğitim ve öğretim yılının açılışını gerçekleştirmeyi başardığını da sözlerine ekleyen Kılıç, Türkiye’nin her alanda ve her anlamda Kosova gibi dost bir ülkenin ve bu ülkede yaşayan dost ve kardeş halkların daima yanında olduğunu ve olmaya da devam edeceğini vurguladı. Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün de törende yaptığı konuşmada, Kosovalı öğrencilerin gözlerindeki parıltının, Kosova’nın güçlü, demokratik ve istikrarlı geleceğinin bir yansıması olduğunu belirtti. Türkiye’nin 15 yıldır insana yatırım yaparak güçlendiğini ve bugünlere geldiğini vurgulayan Akgün, Kosova’nın da insana ve insan gücüne yatırım yapması gerektiğini ifade etti. Akgün, “Amacımız modern anlamda bilimsel ilerleme ve evrensel değerler temelinde öğrencilerimize modern bilim ve teknolojiyi sonuna kadar öğretmek. Kosova’nın geleceği parlaktır ve bu geleceği biçimlendirecek olan en önemli unsur da insan unsurudur.” ifadelerini kullandı. Türkiye Maarif Vakfının 33 ülkede temsilciği olduğunu da dile getiren Akgün, okulların gizli politik ve ideolojik herhangi bir gündemi olmadığını ve Kosova yasaları yönetmeliklerine saygılı bir şekilde faaliyet göstereceklerini sözlerine ekledi. TMV Okullarının Priştine Müdürü Necdet Balkı, hedeflerinin insanı ve akademik başarıyı tüm yönleriyle geliştirmek olduğunu söyledi. Balkı, eğitim kadrolarının ve her öğrencinin öğrenme becerilerini geliştirmek için yoğun çaba sarf ettiklerini de kaydetti. Öte yandan, TMV Okullarının Prizren Müdürü Ali Sedat Aslan bu okulun açılışında tarihi bir heyecan yaşadığını dile getirdi. Azmin ve gayretin onları çalışmalarında kısa sürede nereye getirdiğine Prizrenlilerin de tanık olduğunu söyleyen Aslan, “Biz onları eğer Kosova’nın geleceğine birer lider, sanatçı, bilim insanı olarak yetiştirebilirsek işte o bizim en büyük eserimiz olacaktır.” diye konuştu. ULUSLARARASI STANDARTLARDA EĞİTİM Törenin ardından eğitime başlanan Uluslararası Prizren Maarif Okulları, başvuru yapan beş yüzden fazla öğretmen adayının arasından ön elemeyi geçen, yazılı sınavdan sonra da mülakata alınarak dereceye giren çok güçlü bir öğretmen kadrosuyla 1. sınıftan 9. sınıfa kadar uluslararası standartlarda eğitim verecek. 400 öğrencilik kapasiteye sahip okulun şubesindeki tüm derslikler teknolojik donanım ve altyapıya sahip bulunuyor. Okulda sanat çalışmaları için müzik ve resim atölyeleri, bilim çalışmaları için iki laboratuvar, İngilizce ve Türkçe dil çalışmaları için dil laboratuvarları, yetenek çalışmaları için akıl oyunları ve satranç sınıfı, bilişim, kodlama ve robotik çalışmaları için bilgisayar laboratuvarı ile öğrencilerin zengin kaynaklardan yararlanmaları için bir de kütüphane yer alıyor. Uluslararası Kosova Maarif Okulları, Kosova’daki resmi müfredat ile öğrencilere özellikle uluslararası yetkinlikler kazandırmak üzere özel programlar sunacak. Çeşitli kurslar, öğrenci etüt çalışmaları, akademik, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler dışında öğrencilerin sağlık sorunları ile ilgilenmek üzere hemşire, eğitim programlarını yürütmek üzere pedagog ve rehberlik hizmetleri için okul psikoloğu hizmet verecek. ...
-
Eylül 20, 2017 Türkiye Maarif Vakfı Tiflis’te İlk Okulunu Açtı
Türkiye Maarif Vakfının (TMV) anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liseden oluşan Tiflis Maarif Okulları, 18 Eylül 2017’de yapılan açılış töreninin ardından eğitim-öğretime başladı. Tiflis Maarif Okullarının ve eğitim-öğretim döneminin açılışı dolayısıyla düzenlenen törene Tiflis Büyükelçisi Zeki Levent Gümrükçü, TMV Gürcistan Direktörü Selçuk Baş, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Tiflis Koordinatörü Hüseyin Şanlı, Tiflis Maarif Okulları Müdürü Taner Canpolat, Tiflis Maarif Okulları öğretmenleri, öğrencileri, veliler, yerli ve yabancı basın mensupları katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan TMV Gürcistan Direktörü Selçuk Baş, Türkiye Maarif Vakfının tüm dünyada güzel insanlar yetiştirmek amacıyla kurulduğunu belirttiği konuşmasında şunları söyledi: “Vakfımızın amacı, insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alan, Türkiye’nin eğitim alanındaki bilgi ve tecrübesini, Anadolu insanının irfân geleneğini evrensel değerlerle buluşturarak insanlığın barış, adalet ve gelişimine katkı yapacak erdemli insanlar yetiştirmektir.” Baş, çocuklarını Tiflis Maarif Okulları’na kayıt yaptıran velilerin çok mutlu olduklarını belirterek ülkemize dua ediyorlar dedi. Tiflis Maarif Okulları Müdürü Taner Canpolat da törende yaptığı konuşmada, “Bizler, Anadolu’nun ortalama vicdanının kalp atışı olmak ve kadîm geleneklerimizi vatandaşlarımız ve Gürcistan halkıyla paylaşmak adına buradayız. İyiyi, güzeli ne varsa öğrencilerimizle birlikte çoğaltmak üzere sağlam adımlarla uzun bir yolculuğa çıkmış bulunmaktayız.” dedi. Törende konuşan Tiflis Büyükelçisi Zeki Levent Gümrükçü ise yeni binasında eğitime başlayan okulun yakın gelecekte yeterli olmayacağını ve çok daha iyi şartlara sahip bir okul inşa edileceğini belirterek, "Burada Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. İnşallah önümüzdeki günlerde hepimiz Türk milletine, Türkiye Cumhuriyeti'ne, Türk devletine lâyık daha büyük bir eğitim kurumu inşa edeceğiz." dedi. Gümrükçü dünyanın bir çok ülkesinde Türkiye Maarif Vakfının okullarında eğitim verilmesinin gururunu yaşıyoruz." diye konuştu. Maarif Okullarının önemine vurgu yapan Büyükelçi Gümrükçü, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Maarif Okulları’na büyük önem verdiğini ve Gürcistan’ı da yakından takip ettiğini belirtti. Tiflis Maarif Okulları’nda halihazırda Türk vatandaşlarının Türkçe müfredatla eğitim göreceğini ifade eden Gümrükçü, gerekli resmi işlemlerin tamamlanmasıyla birlikte, Gürcistan vatandaşlarının da çocuklarını güvenle Maarif Okulları’na kayıt yaptırabileceklerini belirtti. Büyükelçi Gümrükçü ve törene katılan diğer konuklar daha sonra okulu gezerek öğrencilerle sohbet etti. Yaklaşık 300 öğrenci kapasiteli Tiflis Maarif Okulları’nda ana okulundan liseye kadar ilköğretimin her kademesindeki öğrencilere eğitim verilecek. ...
-
Eylül 19, 2017 Türkiye Maarif Vakfı Heyeti Sudan'da
Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Mütevelli Heyeti Üyesi Doç. Dr. Cihad Demirli, TMV Afrika Bölge Koordinatörü Adem Koç ve Vakfın Bölgeden Sorumlu Eğitim-Öğretim Uzmanı Abdullah Yılmaz, Sudan’da Fetullahçı Terör Örgütü'nden (FETÖ) devralınan ve 2 ay önce eğitime başlayan okulları ziyaret etti. Heyet, eğitimin başladığı anaokulu, ilkokul ve lise düzeyindeki okulları gezerek TMV Sudan Direktörü Ömer Alçep’ten bilgi aldı. İyileştirme ve gözlem ziyaretleri için Sudan’da bulunan Demirli ve beraberindeki heyet, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerle görüştü. TMV'ye gösterdikleri ilgiden dolayı Sudan Devleti'ne teşekkür eden Demirli, Türkiye'de yeni eğitim ve öğretim yılının başladığı günlerde, Türkiye adına Sudan’da eğitim veren okulları ziyaret etmenin önemli olduğunu söyledi. Demirli, Sudan’daki TMV okullarında Hartum ve Nyala şehirlerinde bin 315 öğrencinin eğitim gördüğünü belirterek “Okullarımızda Türklerin yanı sıra Suriyeli, Mısırlı, Filistinli, Iraklı, Yemenli, Ürdünlü başta olmak üzere birçok milletten öğrencilerimiz eğitim görüyor. Bir araya gelerek onları dinlemek istedik. Görüşmelerimizde öğrencilerimizin memnuniyet sözleri bizi çok sevindirdi." dedi. Hedeflerine hızlı adımlarla ilerlediklerini söyleyen Demirli, şunları kaydetti: "Sudan’daki okullarımız, kısa zamanda uluslararası okullarla yarışacak seviyeye gelecek ve ülkenin en iyi okulu konumunda olacak. Sadece iki ayda oluşan memnuniyeti daha ileriye taşımak için hep birlikte çalışacağız. Velilerle yaptığımız değerlendirme toplantıları da oldukça verimli geçti. Öğrenciler gibi ailelerin de Maarif Vakfı farkını ifade etmeleri bizleri mutlu etti. Yeni dönem kayıtlarıyla birlikte okulumuzdaki doluluk oranı yüzde yüze ulaşmış durumda, şimdi kalite geliştirme ve kapasite artırma çalışmalarına başlamış durumdayız.” "Sudan’ın en iyi okulunda eğitim alıyorum" Okuldan ve öğretmenlerinden memnun olduğunu söyleyen Yemenli öğrenci Abdurrahman Muhammed, çok temiz ve nezih bir ortamda eğitim görmenin kendisini ve ailesini memnun ettiğini vurguladı. Lise öğrencisi Mısırlı Sucüd Adil Kemal de "Okulumu çok seviyorum. Sudan'ın en iyi okulunda eğitim alıyorum. Bu yüzden kendimi farklı ve şanslı hissediyorum. Bizim geleceğimiz için çalışan öğretmenlerimizin çabalarını boşa çıkartmayacağız." ifadelerini kullandı. ...
-
Eylül 19, 2017 Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Afrika Ülkelerinin Büyükelçileri ile Bir Araya Geldi
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Afrika ülkelerinin büyükelçileri ile kahvaltıda buluştu. Düzenlenen toplantıya Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili ve Yönetim Kurulu Üyesi Büyükelçi Dr. Hasan Yavuz katıldı. Bakan Yılmaz, Türkiye'de deşifre olan FETÖ unsurlarının yoğun şekilde Afrika ülkelerine gittiklerini, buradaki sözde masumane yapılanmaları kullandıklarını ve Türkiye'ye yönelik kampanyaya devam ettiklerini belirterek, "Söz konusu örgütün ilişkilerimiz arasında sorun teşkil etmemesi temel arzumuzdur. FETÖ'nün ülkelerimiz arasındaki ilişkiyi zehirlemesine müsaade etmememiz gerekir." dedi. Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikasında, Afrika ülkelerinin bağımsız, özgür, barış ve güven içinde yer almalarının öncelikli olduğunu belirtti. Dünyanın yüzölçümü bakımından en büyük ikinci kıtası olan Afrika'nın zengin doğal kaynakları ve insan kapasitesiyle uluslararası arenada daha etkin rol oynayacağına inandığını ifade eden Yılmaz, Afrika ülkelerinin iç barışı ve istikrarının sadece o ülkenin kendisi için değil, aynı zamanda bölgesi için de hayati önemi bulunduğunu yaşanan olayların gösterdiğini vurguladı. Yılmaz, "Bugün Türkiye, her ne kadar Asya ve Avrupa kıtalarında yer alsa da bizim bir parçamızın Afrika olduğunu düşünürüz." değerlendirmesini yaptı. Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle son yıllarda gelişen ilişkilerinde bu düşüncenin ne kadar doğru olduğunu gördüklerine işaret eden Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı Afrika Açılım Politikası sürecinin başarıyla ilerlediğini, ticaret hacminden siyasi diyalog mekanizmalarına, eğitim faaliyetlerinden ekonomik yatırımlara kadar birçok alanda bu politika ile hızlı ilerleme kaydedildiğini bildirdi. Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle 2015-2019 döneminde hayata geçireceği projelerin 2014'te yapılan 2. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'nde oluşturulduğunu anımsatan Yılmaz, müteakip zirvenin de 2019'da İstanbul'da toplantasının planlandığını belirtti. Bakan Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, Afrika ülkelerinin eğitim bakanlarının katılımıyla 19-21 Ekim 2017'de İstanbul'da Afrika Eğitim Bakanları Konferansı'na ev sahipliği yapacağını da hatırlattı. Bu konferansla Afrika ülkeleriyle Türkiye arasında eğitim alanında iş birliğinin geliştirilmesi, eğitim sistemi hakkında bilgi aktarımının sağlanması ve uluslararası bir tehdit olan FETÖ iltisaklı okulların bulunduğu ülkelerdeki olumsuz etkisinin giderilmesine yönelik görüş alışverişinin hedeflendiğini anlatan Yılmaz, bu nedenle konferansa tüm ülkeler nezdinde katılım sağlanmasını hedeflediklerini ifade etti. Türkiye'nin 2004-2014 yıllarında TİKA aracılığıyla Afrika'ya yönelik resmi yardım miktarının 730 milyon dolara ulaştığını bildiren Yılmaz, 2015 öncü rakamlarına göre ise TİKA'nın Afrika'ya 100 milyon doların üzerinde resmi kalkınma yardımı sunduğunu anlattı. Yılmaz, "2016 yılında 6 milyar dolar insani yardım miktarıyla ikinci sırada olan ülkemiz, milli gelire oranla ise birinci sırada yer almaktadır. Ülkemizce Afrika ülkelerine sağlanan katkılar, önümüzdeki dönemde de artarak devam edecektir." dedi. - "FETÖ/PDY iltisaklı okullar devralınıyor" Bakan Yılmaz, Afrika ile eğitim ilişkilerinin son yıllarda büyük bir hareketlilik gösterdiğine işaret ederek, büyükelçilere, "Kıta ülkelerinin gösterdiği anlayış ve dostane tavır neticesinde Afrika'da bulunan FETÖ/PDY iltisaklı okullar ve eğitim kurumları Türkiye Maarif Vakfınca devralınmaya başlamıştır. Bu hususta desteğinizi önemsiyoruz." diye seslendi. Türkiye'nin Afrika Ortaklık Politikası doğrultusunda Afrika ülkelerinde de eğitim müşavirliği açılarak ihtiyaçların karşılanması ve eğitim iş birliklerinin artırılmasının hedeflendiğine vurgu yapan Yılmaz, öncelikle Tunus'ta bir eğitim müşavirliği açılmasının bakanlığın programına alındığını bildirdi. - "Maarif Vakfı 30 ülkede temsilcilik açtı" Bakan Yılmaz, Türkiye Maarif Vakfı'nın Afrika'daki çalışmalarına ilişkin şu bilgileri verdi: "Türkiye Maarif Vakfı, yurt dışında örgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla 30 ülkede temsilcilik açtı. Kuruluşunun daha ilk yılında Somali, Gine, Nijer, Sudan ve Kongo Halk Cumhuriyeti olmak üzere 5 ülkede FETÖ/PDY iltisaklı toplam 32 okulu devralmış, bu ülkelerde Türkiye Maarif Vakfı standartlarında eğitim öğretim faaliyetlerine başlamıştır. Bunlarla birlikte, Pakistan, Etiyopya, Gambiya, Sierra Leone, Burkina Faso, Burundi, Cibuti, Çad, Gabon, Kamerun, Madagaskar, Mali, Moritanya, Senegal ile Sao Tome ve Principe Demokratik Cumhuriyeti olmak üzere toplam 15 ülkede gerek FETÖ/PDY iltisaklı okullarının devir alınması gerekse yeni okulların açılması için protokoller imzalanmış, okulların devir teslim süreçleri devam etmektedir. 2017 Ekim ortasına kadar, Burkina Faso, Çad, Mali, Moritanya ve Senegal olmak üzere 5 ülkede eğitim öğretim faaliyetlerine başlanacaktır. Yürütülen müzakereler sonucunda yaklaşık 100 FETÖ/PDY iltisaklı okulun faaliyeti sınırlandırılmış, kapatılmış ya da yerel yönetimlerin kontrolüne geçmiştir." - "FETÖ diğer ülkeler için de güvenlik riski taşıyor" Bakan Yılmaz, FETÖ'nün Türkiye'nin ulusal güvenliğine, istikrarına, birliğine ve bütünlüğüne yönelik tehdit oluşturduğunu belirterek, 15 Temmuz darbe girişiminin arkasındaki terör örgütü mensubu darbecilerin yargılandığını, bazı mahkeme süreçlerinin de mahkumiyetle sonuçlandığını aktardı. FETÖ'nün Türkiye için değil, faaliyet gösterdikleri diğer ülkeler açısından da güvenlik riski taşıyan karanlık bir küresel ağın piyonları olduğu konusunda tüm muhatapları uyardıklarını aktaran Yılmaz, şunları söyledi: "Afrika ülkeleri, FETÖ'nün de faaliyet gösterdiği bölgelerden biridir. FETÖ'nün faaliyetleri, eğitim ve ekonomi alanında odaklanmaktadır. Bu terör örgütü, okulların yanı sıra hastaneleri, medya organlarını kamu ve özel kurumları, STK'ları bir maske kullanarak yuvalanmaktadır. Faaliyet gösterdikleri okullar, eğitim kisvesi altında terör örgütü mensuplarını istihdam etmekte ve FETÖ'nün amaçlarını yerine getirmektedir. FETÖ iltisaklı okullar, yalnızca Türkiye'nin güvenliği için değil, faaliyet gösterdikleri ülkelerin güvenliği için de bir tehdit kaynağıdır. Ancak kimisi bugün bunun farkına varır, kimisi de önümüzdeki süreçte bizzat bu söylediğimizin gerçekleşeceğini gördüğünde farkına varır. Bu nedenle dost ülkelerimiz olan siz Afrikalı muhataplarımızdan, anılan okulları FETÖ unsurlarından arındırmanızı istiyoruz. Öte yandan, Türkiye'de deşifre olan FETÖ unsurlarının yoğun şekilde Afrika ülkelerine gittiklerini, buradaki sözde masumane yapılanmaları kullanarak, Türkiye'ye yönelik kampanyaya devam ettiklerini bilmenizi isterim. Söz konusu örgütün ilişkilerimiz arasında sorun teşkil etmemesi temel arzumuzdur. FETÖ'nün ülkelerimiz arasındaki ilişkiyi zehirlemesine müsaade etmememiz gerekir." KAYNAK: AA...