Türkiye’nin eğitim alanında dünyaya açılan penceresi Türkiye Maarif Vakfı, dünyada gerçekleştirdiği eğitim faaliyetleri ve elde ettiği başarılarla adından söz ettiriyor. Tarihi ve kültürel ortak mirası paylaştığımız Orta Asya ülkelerinden Kırgız Cumhuriyetinde 2021’de eğitim faaliyetlerine başlayan Maarif Okulları, kısa sürede önemli mesafeler katederek ülke genelindeki sınavlarda önemli başarılar kazandı. Ülkede lise mezunlarının yükseköğretim kurumlarına başvuru ve kabul süreçlerini gerçekleştirebilmeleri için yapılan ORT Sınavı’nda Maarif öğrencilerinden Seyitova Adelya Elmirbekovna ORT temel testinden 250 tam puan üzerinden 234 puanla “Altın Sertifika” almaya hak kazandı. Elmirbekovna, 2022-2023 eğitim öğretim döneminde devlet genelinde yapılan sıralamada Bişkek’te üçüncü, ülke genelinde ise dördüncü oldu. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Seyitova, “Başarımda Maarif’ Okullarının payı büyük. İlk baştan itibaren bize en iyi öğretmenleri tahsis ettiler. Onlar bizi eğitti ve sınavlara hazırladı. Okulda aldığım derslerin haricinde başka bir kursa gitmeye ihtiyaç duymadım. Öğretmenlerimiz çok iyi. Hepsini çok seviyorum. Bizimle özel olarak ilgileniyorlar. Özellikle yabancı dil dersleri çok güzel.” ifadelerini kullandı. Sınıfta oluşan atmosfere de değinen Seyitova, “Sınıfımızda hepimiz arkadaşız. Birbirimizi seviyoruz, destekliyoruz. Okulda ortam çok güzel. Okulda üç öğün lezzetli yemekler veriliyor. Sabah 8’den akşam 5’e kadar okuyoruz. Ben burayı çok seviyorum. Burası benim evim gibi.” dedi. Altın Sertifika, Kırgızistan’da ORT’nin temel test sonuçlarına göre devlet genelinde en yüksek puan alan ilk 50 öğrenciye Kırgız Cumhuriyeti Devlet Başkanı tarafından veriliyor. “Altın Sertifika” alan öğrencilere, Kırgız Cumhuriyetindeki istediği yükseköğretim kurumuna ve istediği bölüme değerlendirmeye tabi tutulmadan burslu bir şekilde okuma hakkı tanınıyor. ...
İlmini ve irfanını insanlığın barış ve huzuru için kullanacak iyi insanlar yetiştirme amacıyla 2016’da başladığı yolculuğunda emin adımlarla ilerleyen Türkiye Maarif Vakfı, geliştirdiği uluslararası IM (Uluslararası Maarif) Programı ve Türkçenin uluslararası alanda öğretimine ilişkin hazırladığı eğitim materyalleriyle önemli çalışmalara imza atıyor. Bu kapsamda hazırlanan, dünyanın dört bir yanındaki eğitim kurumlarında Türkçe öğretiminde kullanılmak üzere geliştirilen ve “Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı”nı esas alan müfredat temelli yardımcı okuma kitap setlerini öğrencileriyle buluşturuyor. Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Daire Başkanlığı tarafından, program temelli ve özgün olarak hazırlanan Yardımcı Okuma Kitap Setleri; K12 düzeyinde olma özelliğiyle alanında bir ilki daha gerçekleştiriyor. Okul öncesinde dokuz, ilkokulda on altı, ortaokulda yirmi ve lise kademesinde on olmak üzere toplam elli beş kitaptan oluşan yardımcı okuma kitap setleri, öğrencilere Türkçeyi eğlenerek öğrenebilecekleri bir zemin hazırlıyor. Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı’nın kazanımları doğrultusunda söz varlığı ve iletişimsel işlevler esas alınarak hazırlanan kitaplar, uzman görüşü alınarak oluşturulan hikâye yazım kılavuzlarından hareketle ve editör onayından geçerek yayınlandı. Karakter seçimleri; kitapların dil ve anlatım özellikleri, iletişim ve pedagojik unsurları, biçimsel özellikleri, içerikleri ve kitaplarda kullanılan görsel unsurlar, Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı’ndaki okuma becerisi kazanımlarıyla ilişkilendirilerek ele alındı. Yardımcı Okuma Kitap Setleri, dil öğretimi ile kültürel etkileşimi sağlamayı da hedefliyor. Bu setler dünyanın farklı coğrafyalarında eğitim gören K12 düzeyindeki öğrencilere dokunarak Türkçenin ve Türk kültür hazinesinin öğrencilere eğlenceli bir şekilde sunumuna katkı sağlamaya devam edecek....
Türkiye’nin eğitimde dünyaya açılan penceresi Türkiye Maarif Vakfı, iyi insan yetiştirme gayesiyle başladığı yolculuğuna yeni başarılara imza atarak devam ediyor. 51 ülkedeki 440 okulda eğitim gören 52 bin öğrencisiyle eğitimde dünya markası haline gelen Vakıf, 2023 Mezuniyet törenini Sabancı Öğretmenevi’nde yapılan törenle gerçekleştirdi. Açılış konuşmasını Vakıf Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün’ün yaptığı programa Mütevelli Heyeti Üyeleri Selim Cerrah, Mahmut Özdil, Ömer Faruk Terzi, Yönetim Kurulu Üyesi İpek Coşkun Armağan, veliler ve Türkiye Maarif Vakfı çalışanları katıldı. “Seyyahlar ve alimler ilim havzalarında yetiştiler”Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, “Uluslararası alanda eğitim alan birisi olarak uluslararası eğitimin sizlere olan katkısını ömrünüz boyunca hissedeceğinizi söylemeliyim. Tarihe damga vuran bilim ve siyaset adamlarının eğitim sürecinde çok farklı havzalardan ve bölgelerden beslendiğini görüyoruz. İbn-i Haldun mesela, bütün coğrafyalarda bulundu. Geriye büyük eserler bırakan seyyahlar ve alimler ilim havzalarında yetiştiler. İbn-i Battuta sadece seyahat etmemiş, aynı zamanda ilim meclislerinde de bulunmuştu. Nobel Ödüllü Türk asıllı bilim adamımız Aziz Sancar uluslararası eğitim aldı. Bu insanlar farklı mekânlardan ve insanlardan beslenerek bakış açılarını geliştirdiler. Sizler de aldığınız eğitimlerle farklı bakış açıları elde edeceksiniz.” dedi. “Mottomuz iyi insan yetiştirmek”Türkiye dünyanın en kritik coğrafyalarından biri olduğuna değinen Prof. Dr. Akgün, “Bu topraklar, Türklerin Selçuklu ve Osmanlı geleneğiyle son 1500 yıllık İslam tarihinin belki bin yılına damgasını vurmuş büyük bir medeniyetin taşıyıcısı olan bir canlı müzedir. Bu topraklarda Mevlana'nın dediği gibi, insan sevgisinden başka bir şey görmezsiniz. Yunus Emre'nin dediği gibi, yetmiş iki buçuk milleti bir bilmek bizim geleneğimizdir. Bu ilimde de böyle, sosyal ilişkilerde de böyle, kültürde de böyle. İstanbul medeniyet ve kültürün taşıyıcısı bir şehir. Türkiye’nin her yeri farklı bir tarihi ve kültürel mirasın taşıyıcısı. Konya, Bursa, Edirne ve Ankara da böyle. Türkiye’nin gelişmesi, kalkınmasına katkı sunan bu şehirler sizlere çok şey kazandıracak.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin uluslararası eğitim kurumu olan Maarif öğrencisi olmanın da kişiye çok şey kazandıracağının altını çizen Akgün, “Dünyanın neresine giderseniz gidin Maarif mezunlarıyla karşılaşacaksınız. Bu oldukça önemli bir şey. Vizyonumuz stratejik planda da belirtildiği gibi ilmini ve irfanını insanlığın barış ve huzuru için kullanacak iyi insanları yetiştirmek. Mottomuz iyi insan yetiştirmektir. Hep bu amaçla çalışmalarımızı yürütüyoruz.” diyerek Maarif Okullarından mezun olmanın ne anlama geldiğini aktardı.“Her birimiz büyük Maarif ailesinin birer ferdiyiz”Bu toprakların büyük bir medeniyetin taşıyıcısı olduğuna değinen Prof. Dr. Akgün, sözlerini şöyle tamamladı: “Ülkeler arası ilişkilerde önemli görevler alacaksınız. Diplomat olacaksınız, akademisyen olacaksınız, mühendis, tüccar, akademisyen, öğretmen gibi farklı görevler üstleneceksiniz. Ne yaparsanız yapın amacınız bu ilişkiyi bu medeniyet izlerini ülkenize taşımak olmalı. Bu gerçekleşirse Maarif Vakfı olarak vazifemizi yapmış oluruz. Biz diyoruz ki bir Maarif mezunu öncelikle yerli ve milli zihinle yetişir. Kendi ülkesini sever, kendi birikimini teknolojik anlamda, dil anlamında ya da kültürel anlamdaki birikimini önce kendi insanına hizmet etmek, kendi ülkesini, milletini kalkındırmak için kullanır. Anadolu irfan geleneği Hz. Mevlana’nın Yunus’un Yesevi Hazretlerinin insan odaklı bakışıdır. Geleceğe ilişkin bir medeniyet tasavvurundan söz edeceksek, şiarımız insanı yaşatmak ve insanlar arasında barış ve adaleti tesis etmektir. Eğitim bunun bir parçasıdır. Yunus Emre’nin dediği gibi gelin tanış olalım. Maarif Vakfı 51 ülkede açtığı 440 okulda 52 bin öğrencisiyle bu davanın taşıyıcısı haline gelmiştir. Sizler de bize katılacaksınız ve beraberce yeni tohumlar atacak yeni öncülükleri başlatacağız. Önemli olan bu görevi hakkıyla yerine getirebilmektir. Maarif mezunu, kendi ülkesini sever kendi birikimini kendi insanına hizmet etmede kullanır. Buna inanırsanız küresel dünyadan kopmadan; özgür olmayı deneyerek, zihinsel olarak farklı dünyalara teslim olmadan kendi milletinize hizmet edersiniz. Buna inanırsak hep birlikte daha adil bir dünyanın kurulması için çalışırız. Hepinizi tebrik ediyorum. Aileniz ve milletinize selamlarımızı iletin ve büyük bir ailenin ferdi olduğunuzu unutmayın. Başarılar diliyorum.”“Türkiye Maarif Vakfının çocukları olarak Maarif’in yolculuğuna katkı sağlayacağız”Prof. Dr. Birol Akgün’ün ardından söz alan mezun öğrencilerden Maliha Temori, Türkiye Maarif Vakfının Afganistan okulundan mezun olan biri olmaktan gurur duyduğunu dile getirerek, “Burada mezunlar adına konuşmak önemli bir sorumluluk. Türkiye Maarif Vakfı dünyanın dört bir yanında eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Afganistan’dan Türkiye’ye üniversite eğitimim için geldiğimde yeni deneyimler kazandım, yeni kültürler tanıdım. Türkiye Maarif Vakfı sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bir aile. Hepimizi birleştiren ortak bir hedef var: Gelişme ve ilerleme. Maarif Okulları bize sadece akademik değil evrensel değerlerle donatılmış bir eğitim sundu. Buradan mezun olan öğrenciler olarak Türkiye Maarif Vakfına minnettarız. Türkiye Maarif Vakfının çocukları olarak bu yolculuğa katkılar sağlayacağız. Ailelerimize, öğretmenlerimize, sınıf arkadaşlarımıza ve Türkiye Maarif Vakfının tüm personellerine teşekkür ediyorum. Bize inandınız ve cesaret verdiniz. Sizler olmadan bu başarı olmazdı. Sevgili mezunlar umut dolu bir geleceğe doğru yürürken birlikte çalışalım ve dünyaya anlamlı işlere yapalım.” sözleriyle duygularını ifade etti. Temori, konuşmasının ardından mezuniyet kütüğüne hatıra çivisi çaktı.“Aldığımız eğitim ve edindiğimiz deneyimlerle dünyaya farklı bakış açısı sunmaya hazırız.”Temori’den sonra söz alan Nematullah Rahimi ise, “Hem mezun hem de inşallah Türkiye Maarif Vakfı öğretmeni olarak huzurlarınızdayım. Türkiye Maarif Vakfı, yıllarca öğrencilere sadece kaliteli bir eğitim değil, eğlenceli programlarla kapsamlı bir eğitim sunuyor. Vakfın öğretmen adayları eğitim programı sadece kaliteli eğitim değil aynı zamanda dostluklar kazanmamıza ve kardeşlik duygusunu geliştirmemize yardımcı oldu. Tarihi mekanları keşfetmek ve kültürel etkinliklere katılmak bizlere farklı deneyimler kazandırdı. Bugün buradan mezun olan öğrencileri tebrik ediyorum. Aldığımız eğitim ve edindiğimiz deneyimlerle dünyaya farklı bakış açısı sunmaya hazırız. Ailelerimiz ve Türkiye Maarif Vakfının tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum. Siz olmadan bu başarı merdivenini tırmanmak mümkün olmazdı. Sevgili mezun arkadaşlarım geleceğimiz sizlerin elinde. Sizler birer ışık olarak geleceğin nesillerine ilham vereceksiniz. Öğretmenler geleceğin inşasında önemli rol oynuyorlar. Bu vazifeyi yaparken değerlerimizle sevgi dolu bir ortam oluşturmalıyız. Hepinize tekrar başarılar diliyorum.” dedi.Flama teslim merasiminin sonrasında mezuniyet nişanı ve hediye takdiminin ardından program sona erdi. ...
Ülkemizin yurt dışına açılan penceresi Türkiye Maarif Vakfı, uluslararası alanda gerçekleştirdiği faaliyetler ve elde ettiği başarılarla adından söz ettiriyor. Bugüne kadar 51 ülkedeki 447 eğitim kurumunda iyi insan yetiştirme gayesiyle çalışmalarını sürdüren Vakıf, gelen talepler ve hazırlanan stratejik planlar çerçevesinde mesleki ve teknik eğitim liselerine dair hedeflerini de belirledi.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, özellikle Afrika ülkelerinden meslek lisesi eğitimi noktasında çok büyük bir talebin olduğunu belirtti. “Yeni hedefimiz veya açılımımız olarak şunu söyleyebilirim, özellikle Afrika’daki ülkelerde çok talep edilen şey meslek lisesi eğitimi. Türkiye Maarif Vakfı olarak, müktesebatımız, birikimimiz şimdiye kadarki tecrübemiz büyük ölçüde genel akademik eğitim veren liseler açmak. Bu konuda da gerçekten uluslararası alanda kendimizi rekabete açacak düzeye geldik. Bu önemli bir başarı.” diyen Akgün, Afrika toplumunun ihtiyaçlarını karşılamak üzere ve Türkiye'ye olan çok yönlü ekonomik, askeri, siyasi ilişkilere de destek olmak amacıyla bölge halkının taleplerini de yerine getirmek istediklerini vurgulayarak “Bu çerçevede örneğin Nijer'de ilk defa bir mesleki ve teknik eğitim lisesi açıyoruz. Türkiye'deki TUSAŞ’la iş birliği halinde bu sene orada bir mesleki ve teknik eğitim lisesi açacağız.” diye konuştu. Akgün, Maarif Vakfı olarak Nijer'deki öğrencilerin ülke ihtiyaçları çerçevesinde yetiştirilmeleri amacıyla 2023-2024 eğitim öğretim döneminde "Maarif Çok Programlı Mesleki ve Teknik Lise" açılması süreçlerinin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Kurulması planlanan meslek lisesinin ihtiyaçlar çerçevesinde her yıl yeni bölüm ve programlar ekleyerek zenginleştirileceğini vurgulayan Akgün, bu kapsamda açılacak ilk bölümün, “Elektro Mekanik” olacağı bilgisini verdi. Bu bölümün Türkiye’nin mesleki eğitim alanındaki tecrübe ve birikimleri ile TUSAŞ’ın operasyonel ve sektörel tecrübesinin birleşmesiyle oluşturulduğunu kaydeden Akgün, şunları söyledi: “Elektro Mekanik bölümü altında, Makine Teknolojisi, Elektrik Teknolojisi ve Bilişim Teknolojileri programlarına öğrenci kabul edilecek olup belirlenmiş dersler, atölyeler, proje ve staj programları ile eylülde eğitim öğretime başlanacak.” Togo’da Spor Meslek Lisesi Açılacak Prof. Dr. Akgün, ayrıca Togo hükümetinin talebi üzerine ise bu ülkede bir spor meslek lisesi açacaklarını aktardı. Ülkelerin gelişmesinde ve kalkınmasında sanayileşme, teknoloji ve güçlü ekonominin yanında sporun da son derece önemli hale geldiğini ve Afrika’dan bu alanda talepler olduğunu ifade eden Akgün, Togo’da 2023-2024 eğitim öğretim döneminde Maarif Spor Merkezi açacaklarını, bu merkezde ortaokul ve lise kademelerine hitap edecek takım ve bireysel sporlarda toplam 6 branşta eğitim verileceğini söyledi. Akgün, Togo'da kurulacak Maarif Spor Merkezi’nde daha nitelikli eğitim vermek üzere Türkiye Süper Ligi'nden spor kulüpleri, spor akademileri ve spor bilimleri fakültesi bulunan üniversitelerle iş birliği, tecrübe paylaşımı, teknik destek, farklı spor aktivitelerinin düzenlenmesi gibi ortak faaliyetleri kapsayan protokoller yapılmasının planlandığını ifade etti. Mali’de Turizm ve Otelcilik Lisesi Açılıyor Batı Afrika’da yer alan Mali’den de turizm ve otelcilik alanında özellikle hizmet sektörüne yönelik nitelikli insan gücü oluşturmak için bir meslek lisesi talebi geldiğini belirten Akgün, şöyle devam etti: “Mali’de hizmet sektöründe özellikle turizm ve otelcilik alanında ihtiyaç vardı. Bize bu konuda talep geldi. Biz de bir turizm ve otelcilik meslek lisesi açılması için program hazırladık, bu sene orada açıyoruz. Bazı yerlerde özellikle Türk hastanelerinin, sağlık sektörünün güçlü olduğu yerler bulunuyor. Örneğin Arnavutluk gibi ya da Afrika’da başka ülkeler de bizden sağlık meslek lisesi açmamızı istiyorlar. Onunla ilgili de ciddi hazırlıklarımız var.” Akgün, sağlık meslek liselerinin açılması konusunda talep gelen Arnavutluk, Nijer ve Çad’da da bu kapsamda meslek liseleri açılması için adımlar atılacağı bilgisini verdi. Bazı ülkelerden de tarım alanına ilişkin meslek liseleri açılmasının talep edildiğini ifade eden Akgün, şunları kaydetti: “Biz hepsini karşılayamıyoruz ama bu konuda çalışma yapan STK’lar da dahil, iş birliği yaparak o ülkelerdeki mesleki eğitimde de var olmak istiyoruz. Bu konuda tabii en büyük destekçimiz Milli Eğitim Bakanlığı. Çünkü Türkiye’nin mesleki eğitim alanında çok ciddi bir birikimi oluştu. Altyapısı ve insan gücü var. Bu, o ülkelerdeki Afrika’da ve benzer ülkelerde yatırımcı iş adamları bulunuyor. Onların ihtiyacı olan nitelikli mesleki eğitim almış, teknik donanım sahibi gençlere ihtiyaç var. Buralarda da biz çok yönlü eğitim iş birliğine girmeye çalışıyoruz.” Suriye’nin Kuzeyindeki Azez ve Çobanbey’de Meslek Liseleri Açıldı Akgün, Suriye’de de ihtiyaç duyulan nitelikli insan gücünü yetiştirmek için adımlar attıklarını belirterek, Suriye’nin kuzeyindeki Azez ve Çobanbey’de meslek liseleri açtıklarını söyledi. “Suriye'nin kuzeyindeki, ihtiyaç duyulan nitelikli insan gücü yetiştirmek üzere Azez ve Çobanbey’de başta oradaki Türkmenlere hitap etmek üzere fen ve teknoloji liseleri açtık. Bunlar yatılı okullarımız, bu sene üçüncü yılına giriyorlar. Ama çok başarılı, gayet güzel gidiyor. Bir sene hazırlık programı var. Hem kendi ana dillerinde yani Arapça, İngilizce ve Türkçe bir hazırlık arkasından fen ve teknoloji alanında lise eğitimi alıyorlar.” diyen Akgün, bölgede meslek lisesi açılmasına dair projenin önemine vurgu yaparak, bölge insanının yetiştirilmesi ve geleceğe yatırım anlamında flaş bir proje olduğunu ifade etti. ...
Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin ve beraberindeki heyet, Türkiye Maarif Vakfını ziyaret etti. Vakfın faaliyetleri hakkında yapılan fikir alışverişinin sonrasında Bakan Tekin; Mütevelli Heyeti, Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve Vakıf çalışanlarıyla bir araya geldiProgramda Prof. Dr. Yusuf Tekin’den önce söz alan Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, bugünün özel bir gün olduğunu dile getirerek, “Vakfımızın kuruluş aşamasında Sayın Bakanımızın büyük emekleri var. Türkiye’nin Maarif davasına hem içeride hem dışarıda neden ihtiyaç duyulduğunu en iyi Sayın Bakanımız biliyor. Atanmasından çok kısa bir süre sonra zaman ayırıp ilk önce Maarif Vakfımızı ziyaret etmesinden dolayı kendisine hassaten teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Akgün, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’e Türkiye Maarif Vakfına verdiği desteklerden ötürü teşekkürlerini iletti. Prof. Dr. Birol Akgün’ün ardından Vakıf çalışanlarına hitap eden Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, “Türkiye Maarif Vakfı, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığının yurt dışındaki yüzü olmak üzere tasarlanmıştır. Bakanlıkla Vakıf arasındaki koordinasyon hiçbir kesintiye uğramadan devam etmelidir.” diye konuştu. Türkiye Maarif Vakfının kuruluş fikrinin ve oluşumunun kendileri tarafından başlatıldığına dikkat çeken Bakan Tekin, “İl ziyaretleri ve okul ziyaretlerimiz devam ediyor. Bununla birlikte, Bakan olarak paydaş anlamda ilk resmi kurum ziyaretini Türkiye Maarif Vakfına yaptım.” dedi. Türkiye Maarif Vakfı gibi bir kuruma neden ihtiyaç duyulduğunu da aktaran Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Tekin, sözlerini şöyle tamamladı: “Maarif davası, unvanlardan ve makamlardan bağımsız olarak Türkiye'nin bir davasıdır. Millî Eğitim Bakanlığımız ve Vakfımızla birlikte bu süreci birlikte yöneteceğiz. Kurulmasına ön ayak olduğumuz bir yapının onlarca ülkede bulunması, başarılı etkinlikler yapıyor olması çok gurur verici bir durum. Bu süreçte emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyorum.” Program, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün’ün Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’e hediye takdimi ile sona erdi....
Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, TMV'nin 10'uncu yılında Uluslararası Maarif Programını Türkiye menşeli, uluslararası bir akreditasyon sistemi haline getirmeyi hedeflediklerini bildirdi.Akgün, Türkiye Maarif Vakfının 7 yıllık performansını ve yeni dönem çalışmalarını AA muhabirine anlattı.Türkiye Maarif Vakfının 17 Haziran 2016'da, yurt dışında anaokulundan üniversiteye kadar her düzeyde eğitim yapmak üzere kurulduğunu hatırlatan Akgün vakfı, Türkiye'yi hakkıyla temsil edebilecek kalıcı, sürdürülebilir ve kaliteli eğitim veren bir uluslararası eğitim markası haline getirmeye çalıştıklarını söyledi.Vakfın faaliyetlerini iki kanaldan sürdürdüğünü belirten Akgün, ilk olarak FETÖ iltisaklı okulların Türkiye Maarif Vakfına devrini gerçekleştirdiklerini, 20 ülkede 230 civarında okulu devraldıklarını, bir taraftan da Türkiye'nin dış politika ve stratejik hedefleri doğrultusunda kendi okullarını doğrudan doğruya açtıklarını vurguladı. Akgün, "Bugün 51 ülkede 447 eğitim kurumumuzla 52 bin öğrenciye hizmet veren, dünyanın sayılı uluslararası eğitim kurumlarından biri haline geldik." dedi.Temel hedeflerinin kaliteli, sürdürülebilir ve güvenli eğitim sunan, kalıcı bir eğitim kurumuna dönüşmek olduğunu belirten Akgün, Maarif Okullarına yoğun talep olduğunu belirterek, "Kapasitelerimiz yetmiyor, yeni binalar açılması konusunda inanılmaz bir taleple karşı karşıyayız, bu bizi sevindiriyor. Devraldığımız okullar da dahil olmak üzere hepsinin kalitelerini çok ciddi şekilde yükselttik." dedi.Türkiye Maarif Vakfı'nın kurduğu okullarla dünyadaki ilk beş okul zinciri arasında bulunduğunu vurgulayan Akgün, bu iddianın içini doldurmak için çalıştıklarını bildirdi."Ciddi bir eğitim AR-GE'si kurduk"Maarif Vakfı'nı uzun dönemde farklı ve anlamlı kılacak olanın Uluslararası Maarif Programı (IM) ve IM-Maarif Okul Öncesi Eğitim Programı olduğunu belirten Akgün, şöyle devam etti:"Dünyada Cambridge ve IB gibi uluslararası akreditasyon kuruluşları var. Biz de uluslararası alana hitap edecek bir uluslararası müfredat geliştirmek için çok güçlü, çok ciddi bir eğitim AR-GE'si kurduk ve bugün onun ürünlerini alıyoruz. Onun için de okul öncesi eğitimden başlayıp lise sona kadar olan bütün kademelerde kendimize özgü bu programın içeriğini dolduracak şekilde ders materyallerini öğrenen profillerini ve öğretmen kitaplarını hazırlıyoruz."Okul öncesi programının tamamlandığını ve uygulandığını belirten Akgün, "Bazı ülkelerde örneğin, Mali'de bizim okul öncesi eğitim programımız tamamen milli bir müfredat haline getirildi. Çünkü bu ülkelerin pek çoğunda henüz okul öncesi eğitim yok. Dolayısıyla burada bir müfredat aktarımı ve paylaşımı da söz konusu." diye konuştu."Biz bu konuda iddialıyız"Maarif Vakfı Başkanı Akgün, Türkiye'nin, Türkiye Yüzyılı'nda eğitim modeli ithal eden bir ülkeden eğitim modeli ihraç eden bir ülke olma aşamasına doğru ilerlediğini belirterek, "Nasıl güvenlik sektöründe yüksek teknolojiye dayalı birtakım silah sistemlerini yurt dışına ihraç ediyorsak büyüyen ve güçlenen bir Türkiye'nin aynı şekilde eğitim alanında da kendisini ispat etme yükümlülüğü var ve biz bu konuda iddialıyız." diye konuştu.Türkiye'nin eğitim konusunda çok ciddi mesafeler katettiğini söyleyen Akgün, şöyle devam etti:"Biz neticede milli bir kurumuz ama vakıf olarak bağımsız ve esnek çalışma yöntemimiz de var. İçerideki bu birikimi dünyaya taşıma konusunda da iddialıyız. Türkiye Yüzyılı projesinin gerçekleşmesi için sadece ekonomik başarı, askeri başarı, teknolojik başarı yetmez. Esasen eğitim alanında iddia sahibi olmanız ve bunun gereği olan eğitim içeriklerini de üretip başka ülkelerle de paylaşmaya ihtiyacınız var. Yumuşak güç, ya da küresel diplomasi dediğimiz etkileşim, bu yol ve yöntemlerle oluyor.""Bu Türkiye için yeni bir aşama, yeni bir iddiadır"Uluslararası eğitim yapan kurumların sadece fiziki olarak okul açmadığını, aynı zamanda içerik ürettiğini belirten Akgün, "Biz Türkiye Maarif Vakfı olarak bu anlamda uluslararası rekabete açılıyoruz, bu bir öz güven ve ispat gerektirir. Bu konuda iddiamızı hayata taşıyacak çalışmalar yapıyoruz. Uluslararası Maarif müfredatı ve bizim geliştirmiş olduğumuz eğitim sisteminin başka ülkelerdeki kabulü bu anlamda Türkiye için yeni bir aşama, yeni bir iddiadır." diye konuştu.Akgün, şöyle devam etti:"Bizim anaokulu için geliştirmiş olduğumuz müfredat, başta Mali olmak üzere özellikle Afrika ülkelerinde çok ciddi şekilde hızla kendi milli müfredatları olarak kullanmaya başlıyor. Aynı şekilde Afganistan'da da yaptık. Bu ülkelerin pek çoğunda anaokulu, okul öncesi programı yok. Afrika için söyleyeceğim diğer bir konu, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR) sistemleri pek çok ülkede ilk defa bizim okullarımız vasıtasıyla devreye giriyor. Özellikle Batı Afrika'da PDR konusunda öncüyüz ve eğitim bakanlıklarıyla yerel düzeyde eğitim programları ve işbirliği yaparak o ülkedeki milli eğitim sistemlerinin daha insan ve öğrenci odaklı hale getirilmesi konusunda tecrübe aktarımı yapıyoruz. Aslında bir model inşa ediyoruz.""Uluslararası eğitim trendlerini yakından takip ediyoruz"Uluslararası Maarif Programı'nı (International Maarif-IM), bir akreditasyon programına dönüştürmeyi hedeflediklerini belirten Akgün, şunları kaydetti:"Orta ve uzun vadede amacımız, IM Programının ortaokul, anaokulu ve lise kısımlarını tamamlayarak, sadece kendi okullarımızı değil uluslararası alanda, Uluslararası Maarif Akreditasyon Sistemi vasıtasıyla en düşük maliyetle en fazla insana ulaşabileceğimiz bir alan açmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde bütün dünyada özellikle yapay zeka uygulamalarıyla ilerleyecek bir eğitim anlayışı var. Son derece uygun bir ortamın oluştuğu, yani uluslararası alanda bu tür özgün çalışmaların kabul göreceği bir döneme doğru gidiyoruz. Türkiye buna hazırlıklı olmalıdır. Biz Vakıf olarak bu anlamda uluslararası eğitim trendlerini yakından takip ediyoruz.""Dünyaya kapalı olamayız"Akgün, geniş bir etki ağları olduğunu belirterek, eğitim otoriteleriyle, bakanlarla ve akademisyenlerle yakın çalıştıklarını ifade etti. Türkiye'nin bu konudaki birikiminin dünyaya aktarılmasının önemine değinen Akgün, şu ifadeleri kullandı:"Uluslararası Maarif Dergisi ismiyle çıkardığımız bir dergimiz var. Bu yayınımızın esas amacı Türkiye'nin eğitimle ilgili birikimini ve tecrübesini dünyaya aktarmak, dünyadaki eğitimle ilgili gelişen yeni trendleri, uygulamaları, modelleri de Türkiye'ye taşımak. Bunun için dergi esasen bir tartışma platformu işlevi görsün. Dünyaya kapalı olamayız. Ama dünyadan sadece bilgi, eğitim ve kültürü ithal eden değil, anlamlı şekilde kendi özgünlüğümüzü koruyarak işlevsel modeller geliştirip tüm dünyaya kendi birikimimizi açmak durumundayız, rekabet ile sürdürebilirliğin ancak bu şekilde sağlanacağını düşünüyorum."Uluslararası alanda eğitim yapan devlet destekli kurumların dünya için yeni olmadığını anımsatan Akgün, Türkiye'nin Maarif Vakfı ile bu alanda bir üst lige çıktığını söyledi.Akgün, şöyle devam etti:"Bizim okullarımız yerelde her ülkenin kendi eğitim hukukuna göre kurulduğu için o ülkenin diploması geçerli. Ama aynı zamanda bizim milli bir kurumumuz olduğu için Türkiye'de de otomatik olarak geçerli. Türkiye Maarif Vakfı diplomasının denkliği var ve biz bu konuda Talim Terbiye Kurulu ile yakından çalışıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığının teknik yönetmeliğindeki yaptığı düzenlemelerde de şu anda Türkiye Maarif Vakfının herhangi bir ülkedeki okulundan mezun olanlara denklik sağlamada herhangi bir sorun yok.""Romanya'daki anaokulumuzu akredite ettik"Uluslararası Maarif Programı'nı (IM) marka haline getirerek tescilini aldıklarını ifade eden Akgün, "Romanya'daki anaokulumuzun akredite ettik ve Romanya hükumeti de bunu kabul etti. Çünkü uluslararası bir akreditasyona sahipseniz bu başka üniversiteler tarafından da kabul edilir. Mesela niye IB niye Cambridge tercih ediliyor? Eğer oradan mezun olmuşsanız uluslararası üniversiteler size güvenerek sınava almadan doğrudan kabul edebiliyor. Bizim amacımız bunu sağlamak." diye konuştu.Akgün, Türkiye Maarif Vakfının 7'nci yılına girdiğini anımsatarak, "Benim hedefim IM Programının, anaokulundan liseye kadar bütün müfredatının, ders materyallerinin dijital ortama aktarılması, kitaplarının üretilmesi. Şu anda yarısını zaten tamamlamış bulunuyoruz. 10'uncu yılına geldiğinde artık IM Programını, Türkiye menşeli, uluslararası bir eğitim akreditasyon sistemi haline getirmek." diye konuştu.İki dilli anaokulları kurulacakTürk diasporası konusunda hazırladıkları stratejik vizyon belgeleri olduğuna da vurgu yapan Akgün, bu doğrultuda Türklerin yoğun olarak yaşadığı ülkelerde Türkiye Maarif Vakfı Eğitim Merkezleri kurulduğunu ifade etti.Akgün, kurulan merkezler vasıtasıyla, özellikle ortaokul ve liseden bir üst kademeye geçerken ihtiyaç duyulan alanlarda takviye kursları düzenlendiğini belirtti.Bu merkezlerde ihtiyaç duyulan her alanda eğitim vermeye çalıştıklarını vurgulayan Akgün, kursiyerlere en çok da yaşadıkları ülkenin dilini öğretme konusunda imkan sağladıklarını söyledi.Türk diasporası konusundaki çalışmalarına bir yenisini daha ekleyeceklerini belirten Akgün, iki dilli anaokulları kurulması için altyapının hazırlandığını ifade etti. Akgün, Belçika, Avusturya, Fransa ve Almanya'da bu kapsamdaki hazırlıkların sürdüğünü söyledi."Bulgaristan'da okul açma faaliyetlerimiz başladı"Türkiye Maarif Vakfı olarak en çok önem verdikleri unsurun Türkçenin öğretilmesi olduğunu belirten Akgün, şu an 51 ülkede hizmet sağladıklarını, bu sayının zamanla artacağını söyledi.Akgün, Türkiye'nin, özellikle gönül coğrafyası diye hitap edilen ülkelerde kültürel varlığını pekiştirme konusunu da çok önemsediklerini belirterek şunları kaydetti:"Bunun için Balkanlar'da bu sene inşallah Bulgaristan'da okul açma faaliyetlerimiz başladı. Böylece Balkanlar'da okul açılmamış başka ülke kalmayacak. Orta Asya'da da Kırgızistan'da başlamıştık. Kafkaslar'da, Azerbaycan'da okulumuz açıldı. O okulları genişletiyoruz. Özellikle Orta Asya'da, Özbekistan ve Kazakistan'da kendi okullarımızı açmak istiyoruz."Akgün, yurt dışındaki üniversitelerde Türkiye Araştırmaları Merkezlerinin kurulması ve geliştirilmesi noktasında da çalışmalarının olduğunu anımsatarak, Maarif Vakfı olarak bu konudaki bilgi ve birikimin de artırılarak devam edeceğini söyledi.Kaynak: Anadolu Ajansı...