Haber Sayfası Banner Görseli

Haberler

  • Mayıs 04, 2026 Gelibolu Kampüsü Sydney’de Eğitime Başladı

    Türkiye Maarif Vakfı, Avustralya’daki eğitim faaliyetleri kapsamında Sidney’de “Gelibolu Kampüsü”nün açılışını gerçekleştirdi. Kampüs, Çanakkale Savaşları’nın 111. yılı dolayısıyla anlamlı bir isimle eğitim hayatına kazandırıldı.Türkiye Maarif Vakfı, 2019 yılında eğitim öğretim faaliyetlerine başladığı Avustralya’daki varlığını Sidney’de açılan Gelibolu Kampüsü ile güçlendirdi. Avustralya Uluslararası Maarif Okulları bünyesinde hizmet verecek yeni kampüs; modern, çok kültürlü ve iki dilli eğitim ortamıyla öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerini desteklemeyi hedefliyor. Açılış töreni, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil’in yanı sıra Türkiye’nin Avustralya Büyükelçisi Ufuk Gezer, TMV Mütevelli Heyeti Üyesi Mürteza Yetiş, TMV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Çiçek, Başkonsolos Belgin Ergüneş, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Doç. Dr. Cem Gençoğlu ve Milletvekili Lynda Woltz’un katılımıyla gerçekleştirildi.Avustralya Uluslararası Maarif Okulları’nda uygulanan iki dilli eğitim modeli kapsamında ders içerikleri İngilizce ve Türkçe olarak sunuluyor. İlkokul düzeyinde hayata geçirilen bu model, NESA onaylı eğitim programlarıyla birlikte yürütülüyor. Okulda 21 farklı milletten öğrenci eğitim görürken, çok kültürlü yapı içerisinde iki dilli eğitim modeli başarıyla uygulanıyor.İki dilli eğitim sayesinde öğrenciler, Türkçeyi doğal ve kapsayıcı bir ortamda öğrenme ve kullanma imkânı buluyor. Müfredat, anaokulundan 12. sınıfa kadar öğrencilerin iki dilde kültürel farkındalık ve okuryazarlık becerilerini geliştirecek şekilde tasarlanıyor. Program, Türkçe konuşan ailelerin çocukları için ana dillerini koruyup güçlendirmeyi hedeflerken, Türkçe bilmeyen öğrenciler için de yeni bir dil ve kültürü tanıma fırsatı sunuyor.Türkiye Maarif Vakfı, Avustralya’daki eğitim faaliyetleriyle yalnızca akademik bir katkı sunmakla kalmıyor; Türkiye ile Avustralya arasındaki ilişkilerde kültürel diplomasiyi önceleyen güçlü bir yaklaşım da ortaya koyuyor. Gelibolu Kampüsü, ortak tarihî hafızadan beslenen anlamlı ismiyle iki ülke halkları arasında dostluk, karşılıklı anlayış ve kültürel etkileşimi güçlendiren bir eğitim köprüsü niteliği taşıyor. Çok kültürlü ve iki dilli eğitim modeliyle farklı toplumları bir araya getiren Vakıf, öğrencilerin hem kendi kültürel kimliklerini tanımalarına hem de farklı kültürlerle saygı temelinde ilişki kurmalarına katkı sağlıyor....

  • Nisan 13, 2017 Diyanet İşleri Başkanı Görmez: Maarif Vakfı bilgiyi bir bütün olarak Pakistan'a getirecek

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, aralarında Fetullahçı Terör Örgütünün Pakistan'daki yapılanması hakkında 2007 yılında kitap yazan Ebu Lübabe Şah Mansur'un da yer aldığı Pakistanlı basın mensuplarını makamında kabul etti. Heyete, Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Hasan Yavuz eşlik etti. Mevlid Kandili'nde Pakistan'ı ziyaret ettiğini hatırlatan Görmez, Türkiye ile Pakistan halklarının, aralarında çok yüksek bir sevgi ve muhabbet bulunan, birbirlerine gönülden bağlı iki millet olduğunu söyledi. Görmez, Türkiye ile Pakistan'ı "kardeş olmanın ötesinde ikiz kardeş" olarak nitelendirdi. Pakistanlı İslam alimi Muhammed İkbal'in, dünyaya bakışında en çok beslendiği alimlerden biri olduğunu vurgulayan Görmez, Mevlana'yı ve onun felsefesini sadece Pakistan'a değil aynı zamanda Batı'ya da taşıdığını kaydetti. "Allah'ın kitaptaki ayetleri ile kainattaki ayetleri ayıramazsınız" Diyanet İşleri Başkanlığının tarihi ve yapısı hakkında heyeti bilgilendiren Görmez, şöyle konuştu: "Bizim ilim tarihimizde çok ciddi bir kırılma noktası vardır. O da ilmi bilginin 'dini' ve 'dini olmayan' diye birbirinden ayrılmasıdır. Pakistanlı kardeşlerimizle medrese hocalarıyla oturup konuşacağımız en önemli konu budur. Kuran-ı Kerim'in bilgiyle ilimle ilgili ayetlerine baktığımızda bu ayrım Kuran'a aykırıdır. Çünkü İslam'a göre, bir Kuran'ın ayetleri bir de kainatın ayetleri var. Allah'ın kitaptaki ayetleri ile kainattaki ayetlerini birbirinden ayıramazsınız. Dolayısıyla matematik ne kadar dini bir ilimse, tefsir o kadar dini bir ilimdir. Bizim kadim medreselerimizde tefsir, fıkıh, usul hiçbir zaman fizikten, kimyadan, matematikten, astronomiden ayrılmadı." "İçtihatsız cihad olmaz" Kendisinin kabul ettiği felsefenin makam odasındaki levhada yazılı olduğunu belirten Görmez, levhadaki Arapça hattı şöyle tercüme etti: "Kalbin semasına doğan ilk ışık hikmet yıldızıdır, sonra ilim ayıdır, sonra marifet güneşidir. Hikmet yıldızının ışığında eşyanın hakikati müşahede edilir. İlim ayının ışığında mana alemi müşahede edilir. Marifet güneşinin ışığında ise Allah Tealayı müşahade edersiniz." Bu sözün Kanuni Sultan Süleyman zamanında Çankırı'da adına yapılan caminin kubbesine nakşedildiğini aktaran Görmez, "Bir alim, bir arif, bir de hakim var. İlmin sahibine alim, hikmetin sahibine hakim, marifetin sahibine de arif diyoruz. Bu üçü birbirinden ayrıldığı zaman biz bütünü kaybediyoruz. Maarif Vakfı inşallah bu bilgiyi bir bütün olarak Pakistan'a getirecek. Siz de biz de yardımcı olacağız. Pakistan'da hikmet de marifet de ilim de var. Fakat ayrı ayrı duruyor. Bunları birleştirmek gerekiyor. Burada da bir usule muhtacız." şeklinde konuştu. Muhammed İkbal'in "İslam bir yoldur, durak veya menzil değildir" sözüne atıfta bulunan Görmez, bu yolun sabiteleri ve değişenleri olduğunun altını çizdi. Hudutun değişmediğini, yolun sınırları olduğuna dikkati çeken Görmez, "Yolun içinde hareket değişmez, hareket halinde olmalısınız. İki hareket var. Biri cihat, biri içtihat ama cihat, DAEŞ'in yaptığı gibi adam öldürmek değil. Cihat, marufu, iyiliği egemen kılmak için yaptığınız her iştir. İçtihatsız cihat olmaz. Bizi yolda hedefe götüren işaretlere ayet diyoruz. Ayetler sadece kitapta yok aynı zamanda kainatta var. Bunları birbirinden ayıramazsınız." değerlendirmesinde bulundu. KAYNAK: ANADOLU AJANSI/ 13.04.2017 ...