Türkiye Maarif Vakfı Avusturya Temsilciliği bünyesinde faaliyet gösteren Viyana Eğitim Merkezinin yeni binası, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın katılımıyla düzenlenen törenle açıldı.Avusturya’nın başkenti Viyana’da, Türkiye Maarif Vakfı Avusturya Temsilciliği bünyesinde faaliyet gösteren Viyana Eğitim Merkezinin yeni binasının resmî açılışı gerçekleştirildi. Törene Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Zafer Sırakaya, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mustafa Kibaroğlu, Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Gürsel Dönmez, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, Viyana Eyalet Milletvekili Aslıhan Bozatemur, Uluslararası Demokratlar Birliği Genel Başkanı Kenan Aslan ve çok sayıda davetli katıldı.Açılış programı kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil ile birlikte yeni binada yer alan sınıfları, yemekhaneyi, Türk Odası’nı ve kütüphaneyi gezerek yürütülen eğitim faaliyetlerine ilişkin bilgi aldı. Programda, Türkiye Maarif Vakfı Avusturya Temsilciliği Viyana Eğitim Merkezini tanıtan film gösterimi de yapıldı.Törende konuşan Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, Vakıf olarak 10 yıldır her kıtada, 66 ülkede eğitim faaliyetleri sürdürdüklerini ifade etti. Türkiye Maarif Vakfının 600’ü aşan eğitim kurumunda 75 binin üzerinde öğrenciye ulaştığını belirten Özdil, “Bütün dünyada uluslararası eğitim zincirleri arasında ilk 5’teki yerimizi her geçen daha da güçlendiriyoruz.” dedi. Özdil, Türkiye Maarif Vakfının faaliyet gösterdiği ülkelerde tek tip bir eğitim modeli uygulamak yerine, bulunduğu ülkenin ve toplumun ihtiyaçlarını dikkate alan bir yaklaşım benimsediğini vurguladı. Vakfın dünyanın her yerinde aynı modeli, aynı sistemi ve aynı eğitim şeklini tekrar etmekten kaçındığını kaydeden Özdil, eğitim faaliyetlerinin yerel ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirildiğini ifade etti. Avrupa’daki çalışmaların ayrı bir önem taşıdığına dikkati çeken Özdil, “Mesela sadece Almanya’da okul çağındaki Türkiye kökenli çocuk sayısı 1 milyon diye ifade ediliyor. İhtiyaç çok büyük, ortaya çıkabilecek fayda çok büyük, dolayısıyla da büyük bir titizlikle, büyük bir özenle çalışmak gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Özdil, Avrupa’nın farklı ülkelerinde yürütülen eğitim merkezi faaliyetleriyle kim olduğunu bilen, nerede ve hangi dünyada yaşadığının farkında olan, yaşadığı zamanın bilincinde, özgüvenli nesiller yetiştirmeyi hedeflediklerini vurguladı. Açılışta konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Viyana’ya farklı dönemlerde geldiğini ve burada birçok kişiyle tanışma fırsatı bulduğunu belirtti. Türkiye Maarif Vakfının yeni binayı devralarak önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini ifade eden Fidan, “Ben gerçekten gurur duydum, Başkan’ımız gezdirdi bana. Yani muazzam bir dönüşüm olmuş çünkü eski halini de biliyorum. O mütevazı şartlardan bu hale gelmek, eski arkadaşlar da bilirler, gerçekten muazzam bir hizmet olmuş.” dedi. Bakan Fidan, Türkiye Maarif Vakfının Türk dış politikasında “yumuşak güç” ve “kültürel enstrüman” rolü üstlendiğini belirterek, Vakfın dış politikada çok çeşitli alanlarda etkileşime girdiğini söyledi. Türkiye Maarif Vakfının kuruluşunun ilk yıllarında dost ülkelerdeki FETÖ okullarının devralınması stratejisiyle önemli bir faaliyet yürüttüğüne işaret eden Fidan, bu çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Fidan, “Özellikle bazı ülkelerde, FETÖ’nün daha fazla kök saldığı okulların devralınması gereken yerlerde nihayete erdirdiğimiz anlaşmalar var. Maarif Vakfımız da sağ olsun büyük bir profesyonellikle bu konuda bizim çizdiğimiz politik çerçevenin altını büyük bir ustalıkla dolduruyor.” diye konuştu. Fidan, Türkiye Maarif Vakfının ulaştığı ülke, okul ve öğrenci sayılarına da değinerek bu rakamların önemli olduğunu, dünyada bunu gerçekleştirebilen ülke sayısının oldukça az olduğunu belirtti.Maarif Austria, Avusturya’da Öğrencilere Çok Yönlü Eğitim Desteği SunuyorTürkiye Maarif Vakfı Avusturya Temsilciliği bünyesinde faaliyet gösteren Maarif Austria, Avusturya’da yaşayan çocukların ve gençlerin eğitim süreçlerini akademik başarı, dil gelişimi ve bütüncül gelişim temelinde desteklemeyi amaçlıyor. Yaygın eğitim anlayışı çerçevesinde planlanan faaliyetlerle öğrencilere okul sonrası akademik destek alabilecekleri, farklı alanlarda gelişimlerini sürdürebilecekleri ve sosyal-kültürel faaliyetlere katılabilecekleri bir öğrenme ortamı sunuluyor.Türkiye Maarif Vakfı Avusturya Temsilciliği, modern altyapısıyla çok yönlü kullanım alanlarına sahip bir eğitim ortamı sağlıyor. Toplam 28 derslikten oluşan binada yaklaşık 450 kişilik eğitim kapasitesi bulunuyor. Merkezde ayrıca 300 kişilik konferans salonu, yaklaşık 30 kişinin aynı anda ders çalışabileceği ve 3 bin ila 3 bin 500 kitaplık koleksiyona sahip kütüphane, kafe/kantin alanı, 120-150 kişilik yemekhane, mescit, toplantı odaları, müzik odaları ve çeşitli atölye alanları yer alıyor.Maarif Austria’da ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencilere yönelik akademik destek programları yürütülüyor. Ders ve ödev destek programlarıyla öğrencilerin okulda gördükleri dersleri pekiştirmeleri ve akademik gelişimlerini güçlendirmeleri hedefleniyor. Öğrencilerin ihtiyaçlarına göre planlanan bireysel ders destekleriyle akademik eksikliklerin giderilmesine ve öğrenme süreçlerinin daha verimli hâle getirilmesine katkı sunuluyor.Kurumda ayrıca öğrenci ve velilere yönelik eğitim danışmanlığı hizmeti veriliyor. Bu kapsamda Avusturya eğitim sistemi hakkında bilgilendirme yapılırken; okul seçimi, akademik yönlendirme ve eğitim planlaması gibi konularda bireysel danışmanlık desteği sağlanıyor. Dil pratiği temelli etkinliklerle öğrencilerin dil becerilerini geliştirmeleri ve sosyal iletişimlerini güçlendirmeleri amaçlanıyor.Akademik destek faaliyetlerinin yanı sıra Maarif Austria bünyesinde müzik, sahne sanatları, kültür ve sanat alanlarında da çeşitli eğitim programları düzenleniyor. Farklı yaş gruplarına yönelik enstrüman eğitimleri, koro çalışmaları, tiyatro ve halk oyunları etkinliklerinin yanı sıra çocuklara yönelik sanat, bilim ve deney temelli atölye programları gerçekleştiriliyor Kurum, sanat kurslarının yanı sıra kültürel içerikli şehir ve müze gezileri düzenleyerek öğrencilerin çok yönlü gelişimini destekliyor. Maarif Austria, kapsayıcı ve nitelikli eğitim anlayışı doğrultusunda öğrencilerin eğitim sistemine etkin katılımını desteklemeyi ve potansiyellerini en üst düzeyde geliştirebilecekleri bir öğrenme ortamı sunmayı hedefliyor....
Pakistan'ın başkenti İslamabad'da Türkiye Maarif Vakfının Çakşehzat Erkek Kampüsü'nde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) sponsorluğunda öğrencilere tablet dağıtıldı. Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün ve TİKA Başkanı Serdar Çam’ın Mart ayında Pakistan’da Pak-Türk Maarif Okullarına gerçekleştirdikleri ziyarette öğrencilere verdikleri tablet sözleri yerine getirildi. TİKA iş birliği ile Pak-Türk Maarif Okullarından mezun olan öğrencilere tablet bilgisayarlar dağıtılmak üzere düzenlenen programa, Türkiye'nin İslamabad Büyükelçisi İhsan Mustafa Yurdakul, TİKA Pakistan Koordinatörü Gökhan Umut, Türkiye Maarif Vakfı Pakistan Koordinatörü Selahattin Batur ile Türk Kızılay yetkililer katıldı. Büyükelçi İhsan Mustafa Yurdakul, burada yaptığı konuşmada, "Türk kurumları TİKA ve Türkiye Maarif Vakfı, Pakistan'da ele ele vererek hayatınızdaki en önemli anlardan biri olan mezuniyetinizi kutluyor. Bundan dolayı memnuniyet ve mutluluğumu ifade etmek istiyorum. Ayrıca bu program Türk kurumlarımızın Pakistan'daki eğitim sisteminin daha iyi olması için katkı sunmak ve eğitim tesislerini geliştirmek istediğinin işaretidir." ifadelerini kullandı. Pakistan'da bu tür destekleme çalışmalarına devam edileceğinin altını çizen Yurdakul, hem İslamabad hem de diğer şehirlerde böyle fırsatları daha fazla görmek arzusunda olduklarını belirtti. Büyükelçi Yurdakul, mezun öğrencilere başarılar diledi. 249 öğrenciye tablet hediye edildi Türkiye Maarif Vakfı Pakistan Koordinatörü Selahattin Batur da İslamabad'da bulunan Maarif Okulu mezunlarına TİKA Başkanı Serdar Çam'ın sözü üzerine 249 tablet dağıttıklarını vurguladı. TİKA Pakistan Koordinatörü Gökhan Umut ise TİKA'nın Pakistan'da özellikle eğitim alanında çok ciddi projelere imza attığını söyledi. Umut, "2010 yılının Mayıs ayından itibaren ciddi eğitim projeleri yaptık. Bugün burada Türkiye Maarif Vakfı'nın iş birliğiyle yaptığımız proje de aslında birkaç ay önce Başkanımızın burayı ziyareti sonrasında oldu. Bugün de buradaki öğrencilerin daha iyi eğitim alabilmesi ve bilgiye rahat ulaşabilmesi için tablet hediye etmiş olduk." dedi. Dijital ve bilgiye daha rahat ulaşılabilecek bir çağda yaşandığına dikkati çeken Umut, "Bu projede başarılı öğrencilerimizin bilgiye ileriki yıllarda rahat ulaşabileceği bir proje olacak. Türkiye Maarif Vakfı okullarından mezun olmuş 249 kız ve erkek öğrenciye tablet hediye ettik." şeklinde konuştu. Yapılan konuşmaların ardından mezun olan öğrencilere tablet bilgisayarları katılımcılar tarafından dağıtıldı. Tabletlerini alan öğrenciler Maarif Vakfı ve TİKA yetkililerine teşekkür ettiler. ...
Türkiye'de eğitim görmüş çok sayıda Senegalli, Türkiye Maarif Vakfı işbirliğiyle Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) tarafından 12. Uluslararası Öğrenci Buluşması'nın Dakar programı gerçekleştirildi. "Doğudan Batı'ya Adil Bir Dünya" temasıyla 51 ülke 91 şehirde gerçekleştirilmekte olan 12. Uluslararası Öğrenci Buluşması, başkent Dakar'daki Maarif Okulu'nda düzenlendi. Buluşmaya, Senegal Türkiye Maarif Vakfı ile Dakar Yunus Emre Enstitüsü yetkilileri, Türkiye'de eğitim almış Senegalliler, Dakar Şeyh Anta Diop Üniversitesi'nde Türkçe eğitimi alan öğrenciler katıldı. UDEF temsilcisi Yunus Yıldız, programda yaptığı konuşmada, Türkiye'de şu anda 203 ülkeden 150 bin uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü belirtti. Yıldız, 1983'ten bu yana eğitimini Türkiye'de tamamlayan 150 bin kişi olduğunu kaydederek, UDEF'in öğrenci ve mezunlara yönelik çalışmaları olduğunu ifade etti. Senegal Türkiye Maarif Vakfı Eğitim Direktörü İsmaila Sy da Türkiye'de eğitim alan Senegallilerin döndükten sonra Türkiye'nin kültürünü yansıtmaya devam ettiğini dile getirdi. Lisede okuyan öğrencilerin üniversiteyi Türkiye'de okumasını temenni ettiklerini söyleyen Sy, bu sayede ikili ilişkilerin de güçleneceğine işaret etti. Senegal Türkiye Mezunları Derneği Başkanı Momar Diop da, Türkiye'ye 2002'de gittiği zaman ile mezun olduğu zaman arasında büyük değişime ve teknolojik gelişime şahit olduğunu belirtti. Momar Diop, "Türkiye'de eğitim alan Senegalliler, Türkiye'nin tanıtılmasına ve iki ülke insanının kaynaşmasında büyük bir rol oynayacaklardır." dedi. ...
Senegal'in Bağımsızlığının 59. yıl dönümü başkent Dakar'da düzenlenen törenle kutlandı. Uzun yıllar Fransa'nın sömürgesi olan ve 4 Nisan 1960'ta bağımsızlığını kazanan Batı Afrika ülkesi Senegal'de, bağımsızlığın 59'uncu yılı dolayısıyla Bağımsızlık Meydanı'nda resmi tören düzenlendi. Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall ve eşi Meryem Faye Sall'in katıldığı resmi geçit törenine Dakar'daki Maarif Vakıf Okullarının öğrencileri de katıldı. Senegal'in Bağımsızlığı Maarif Okullarında da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Dakar Maarif Okulunda düzenlenen kutlama etkinliğine, Türkiye Maarif Vakfı yöneticileri, Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) temsilcileri, veliler ve öğrenciler katıldı. Senegal ordusundan temsilcilerin de bulunduğu program, iki ülkenin milli marşlarının okunması ile başladı. Öğrencilerin bağımsızlıkla ilgili şiirler okuduğu programda, yöresel tatlılar ikram edildi. Senegal'de Türkiye Maarif Vakfı'na bağlı 4 okulda 565 öğrenci eğitim görüyor. ...
“AKIL, NAKİL, SEZGİ BİRLİKTELİĞİ EĞİTİMİN TEMELİDİR” Türkiye Maarif Vakfı’nın “Eğitime Değer” sloganını merkeze alarak düzenlediği “6. Ülke Direktörleri İstişare Toplantısı” kapsamında gerçekleştirilen Maarif Söyleşilerinin konuğu Prof. Dr. İsmail Kara hocamızdı. Prof. İsmail Kara tüm ülke direktörlerimiz ve Merkez çalışanlarımızın hazır bulunduğu toplantıda “Maarif Kavramı Çerçevesinde Türk Eğitim Düşüncesi” konulu bir sunum gerçekleştirdi. “Maarif bizim için en önemli mesele midir veya neden önemli meseledir” sorularını sorarak konuşmasına başlayan İsmail Hoca; Türkiye’nin Osmanlı’dan beri eğitim meseleleriyle meşgul olduğunu ve uzun yıllar daha bu mesele ile meşgul olacağını söyledi. Eğitim ve maarif telakkilerinde sorunlar olduğunu, eğitim almanın, diploma sahibi olmanın her zaman maarif sahibi olmak anlamına gelmediğini, 1981 yılında aynı hastane odasında yattıkları üç yıllık ilk okul mezunu PTT müvezzii Vanlı Hüseyin amca ile ilgili bir hatırası üzerinden anlattı. Prof. İsmail Kara; “Hüseyin amca benden daha az kitap okumuştu, sahip olduğum diplomalar da onda yoktu, ama hem ülke meseleleri hakkında hem de maddi manevi aşk hakkında birikim ve derinliği benden çok fazlaydı. Ben soruyorum o cevap veriyordu. İlginç ve çok tutarlı yorumlar yapıyor, bilgiler veriyordu. Tahsili olmayan tecrübe sahibi bu Anadolu insanın yorum açısından tahsil yapan bir kimseden daha üst bir seviyede olmasının sebebi neydi?” dedi. Eski dönem eğitim kurumları ile yeni dönem eğitim kurumlarının bir karşılaştırmasını yapan İsmail hoca, esas sorunun yeni eğitim tasavvurunun eski eğitim tasavvurunu içinde barındırmaması olduğunu ifade etti. “Cumhuriyetin ilk yıllarında ve daha öncesinde şehrin merkezinde cami/mabet, onun etrafında da medrese, mektep ve tekke bulunurdu. Ve eğitim bu kurumlar tarafından bir bütün olarak verilirdi. Cami sadece yaygın değil, örgün bir eğitim merkeziydi. Medrese, mektep, tekke de bu bütünün küçük bir parçasıydı. Bu kurumlardan herkes payına düşeni alırdı. Bu sistemde modern eğitim sisteminde bulunmayan bir kademelendirme sistemi vardı ve bu sistem sayesinde tüm toplum eğitim ve kültür sahibi oluyordu. 1924 sonrasının eğitim sisteminde bir kademelendirme sistemi tümüyle unutulmuş” diyen Prof. Kara; modern eğitim sisteminin bir diğer temel sorununun mevcut sistemde bir kademelendirmenin bulunmayışı olduğunu ve pek çok sorunun da buradan kaynaklandığını ifade etti. Eski sistemde bulunan kategorilerin mimarisinden müfredat ve uygulamaya kadar bir karakterinin, bir anlamının ve bu anlamın pedagojik ve toplumsal bir karşılığının bulunduğunu; örneğin cami, hem mimarisi hem de eğitim içeriği ile dışa açık olduğu halde medreseler de hem mimarisi ile hem de müfredatı ile içeriye açık bir özellik arz ettiğini söyleyen İsmail Kara hoca, modern eğitim sistemindeki tek tipliliğin toplumda uzlaşma ve çok kültürlülük bilincini zayıflattığına vurgu yaptı. Konuşmasında 1924 öncesi eğitim sistemleri hakkında da bilgi veren Kara; Hicri 2. Asırda İslami ilimlerin teşekkül ettiğini ancak buna rağmen İslami ilimler ve İslami olmayan ilimler ayırımın bulunmadığını, tabii ilimlerin, felsefenin, kelamın bu ilimlerin bir parçası olduğunu, 11. ve 12. asırlarda bu ilimlerin birbirinden uzaklaşıp birbirine karşı duruma geldiğini, Nizamiye Medreseleri ile bu ayrımın derinleştiğini, Osmanlı Devletinin oluşumu ile birlikte birbirinden ayrılan bu ilim dallarının üst bir dil ile, her ilim dalı kendi istiklalini koruyarak nasıl bir araya getirileceğinin çalışmasının başladığını ve sonrasında yeni bir sistemin ortaya çıktığını, bu sistemin genel çerçevesinin Davut el-Kayseri tarafından çizildiğini, kendi adıyla anılan medreselerde uygulamaya konulduğunu; bu sistemde, akıl, nakil ve sezginin birlikte ele alındığını ve 1924 yılına kadar da bu çerçevede yürüdüğünü, 1924 sonrasında, nakil ve sezginin eğitim sisteminden dışlandığını, eğitimdeki temel bir sorunun da modern eğitim sisteminde nakil ve sezginin bulunmayışı olduğunu söyledi. “Türkiye eğitimde arayışlarını kaybetmiştir. Tarihi tecrübelerin günümüzdeki yeri ne olacaktır?” diyen Prof. İsmail Kara; “Bu tecrübe bir fırsat ve kapı olarak değerlendirilebilir mi? Yeni Davut el-Kayseriler yetiştirmeye gerek yok ama onun tecrübesinden yola çıkarak, ‘akıl, nakil ve sezginin birlikte var olabileceği bir eğitim sistemi kurabilir miyiz?’ sorusu günümüz Türkiye’sinin en aktüel sorusudur.” dedi. ...
Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’ne bağlı Basın Hayatı dergisinin 51. sayısı kapak konusu Türkiye Maarif Vakfı oldu. Basın İlan Kurumu tarafından 3 aylık periyotta basılan ve yurt genelinde dağıtılan Basın Hayatı Dergisi’nde Türkiye Maarif Vakfı kapak konusu olarak ele alındı. Altan Aydın’ın kaleme aldığı kapak konusunda Türkiye Maarif Vakfı’nın dünyada yürüttüğü faaliyetleri "Türkiye'nin Dünya'ya açılan kapısı: Türkiye Maarif Vakfı" başlığı ile yer verdi. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Yakup Karaca Basın Hayatı Dergisinin önsözünde, Türkiye’nin dünyaya çevrilen yüzü olarak, Anadolu coğrafyasının kültür, bilgi ve eğitim birikimi ile tecrübesini dünyanın çeşitli ülkelerinde ve farklı noktalarında yaşayan insanlarla paylaşmada adeta bir köprü görevi üstlenen ve ülkemizi doğru bir şekilde dünya devletlerine tanıtmada önemli görev üstlenen Türkiye Maarif Vakfı’nı yeni yılın ilk sayısında kapak konusu yaptıklarını belirtti. Vakıf Başkanımız Prof. Dr. Birol Akgün ile yaptığı röportaj ve infografiklerin bulunduğu makalenin girişinde Türkiye Maarif Vakfı ile ilgili şu ifadelere yer veridi: “Kamu diplomasisinde eğitim ve medya, toplumların ve devletlerin birbirini daha yakından tanımalarına yardımcı olmakta ve ülkemizi dünya siyasetinde etkin bir güç konumuna getirmektedir. Özellikle Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olan “Türkiye Maarif Vakfı” Anadolu coğrafyasının kültür, bilgi ve eğitim tecrübesini dünyanın çeşitli ülkelerinde ve farklı noktalarında yaşayan insanlarla paylaşmakta adeta bir köprü görevi üstlenmektedir.” Yazının devamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. https://www.bik.gov.tr/basin-hayati-51/ ...
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile iltisaklı okullarının yönetiminin Türkiye Maarif Vakfına devrine ilişkin Afganistan İslam Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Eğitim Bakanlarınca imzalanan anlaşmaya istinaden, Celalabad kentindeki iki okul Afganistan Eğitim Bakanlığı yetkililerince Türkiye Maarif Vakfına başlatılan devir işlemleri tamamlandı. Afganistan Eğitim Bakanlığı Müşaviri Necibullah Kamuran, okulun devir teslim töreninde, Afganistan ile Türkiye eğitim bakanlıkları arasında yapılan anlaşma gereği ve Bakanlar Kurulunun onayı sonucu Afganistan'daki FETÖ okullarının 7'sini Türkiye Maarif Vakfına devrettiklerini ve geri kalan okulları da devredeceklerini söyledi. Anlaşmanın iki ülkenin yararına olduğunu ifade eden Kamuran, devralınan okulların kalitesinin artırıldığını ve yeni alınacakların da artırılacağını belirtti. Türkiye Maarif Vakfı ülke direktörü Şakir Voyvot ise Celalabat Momin Erkek Lisesinin Türkiye Maarif Vakfına devredilmesiyle 7 okulun devir işlemi tamamlanmış olduğunu belirterek, okulların kendilerine devrinden sonra bölge halkı tarafından çok büyük bir teveccühle karşılandığını ifade etti. Voyvot, “Afganistan’ın kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına her bölgesinde Türkiye Maarif Vakfı olarak Afganistan eğitim sistemine katkı sağlamak için çalışıyoruz. Afganistan İslam Cumhuriyeti yetkilileri ile sıkı bir iş birliği içerisindeyiz. Kalan okulların devrinin de en kısa süre içerisinde tamamlanmasını niyaz ediyoruz.” diye konuştu. Konuşmanın ardından okulların yeni personeli dualar eşliğinde görevine başladı. Anlaşma 2018'de imzalanmıştı Bu kapsamda, Afganistan'ın Herat, Mezar-ı Şerif, Nangarhar ve Cüzcan vilayetlerindeki 7 okulun devri tamamlandı. İlerleyen günlerde Kabil ve Kandahar'da bulunan 5 okulun daha TMV'ye devredilmesi planlanıyor. İki ülkenin eğitim bakanlarınca 26 Şubat 2018'de FETÖ okullarının devriyle ilgili anlaşma imzalanmıştı. ...