Haber Sayfası Banner Görseli

Haberler

  • Aralık 30, 2025 Maarif Uzman Yardımcısı Alım İlanı

    Türkiye Maarif Vakfının Merkez birimlerinde görevlendirilmek üzere 20 Maarif Uzman Yardımcısı alımı yapılacaktır.   Başvuru Şartları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya Mavi Kart sahibi olmak, Kamu haklarından mahrum bulunmamak, Türk Ceza Kanunu’nun 53.maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak,Üniversitelerin örgün eğitim veren ve aşağıda belirtilen yahut muadil dört yıllık bölümlerin birinden mezun olmak;İktisat, İşletme, Siyaset Bilimi, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Ticaret, Maliye, Finans, Muhasebe, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Endüstri Mühendisliği, İşletme Mühendisliği, Ekonometri, Yönetim Bilişim Sistemleri ve Hukuk 01/01/1996 tarihinde veya sonrasında doğmuş olmak, İngilizce, Fransızca, Arapça, Çince, İspanyolca, Rusça ve Portekizce dillerinden; son beş yıl içerisinde Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan sınavlardan (YDS, e-YDS ve YÖKDİL) en az 70 (C) puan ya da ÖSYM tarafından geçerliliği kabul edilen (Cambridge C2 Proficiency, Cambridge C1 Advanced, Cambridge Linguaskill General, TOEFL iBT, PTE Academic, Oxford Test of English Advanced, Oxford Test of English, DELF & DALF, DELE, TORFL) sınavlardan en az ÖSYM Denklik Tablosunda belirtilen 70 (C) eşdeğer puana sahip olmak veya yurtdışında ilgili dillerde (İngilizce, Fransızca, Arapça, Çince, İspanyolca, Rusça ve Portekizce) eğitim veren üniversitelerin lisans bölümlerinden mezun olmak.   Başvuru İşlemleri Başvurular 30/12/2025 – 25/01/2026 tarihleri arasında alınacaktır.   *Başvurular yalnızca turkiyemaarif.org web sitesi üzerinden yapılacak olup şahsen veya posta yoluyla gerçekleştirilecek müracaatlar kabul edilmeyecektir. *Eksik belge, bilgi ve koşulları uymadığı halde yapılan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.   İstenen Belgeler: E-Devlet üzerinden alınan Mezun Belgesi, yoksa diploma aslı yahut onaylı örneği Yabancı dil belgesi Yurt dışı mezuniyetlerde denklik belgesi Fotoğraflı Özgeçmiş (PDF)   Sınav Genel Kültür, Genel Yetenek ve Alan Bilgisini ölçen çoktan seçmeli sorular ile Türkçe ve yabancı dil bilgisini ölçen açık uçlu sorulardan oluşan yazılı sınava dair detaylı bilgiler ön değerlendirme neticesinde ilan şartlarını sağlayan adaylara bildirilecektir.   Başvuru sürecinde dil belgesi olmayan adaylar belgelerini 6 Şubat 2026 tarihine kadar basvuru@turkiyemaarif.org adresi üzerinden iletebilirler. Belgelerini bu tarihe kadar da iletmeyen adayların başvuruları geçersiz sayılacaktır.   Mülakat Mülakata davet edilecek adayların sıralaması, yazılı sınav puanı esas alınarak yapılacaktır. Yazılı sınav puanı 70 ve üzerinde olan adaylar yüksek puandan başlamak üzere sıralanacak ve istihdam edilecek personel sayısının 4 (dört) katı kadar aday mülakata davet edilecektir. Yazılı sınav notu 70’in altında olan adaylar mülakata katılma hakkını kaybedeceklerdir.   Sınav ve Mülakat Tarihi Sınav ve mülakat İstanbul’da gerçekleştirilecektir. Tarih ve diğer bilgileri içeren detaylar adaylara daha sonradan e-posta yolu ile gönderilecektir.   Diğer Hususlar Başvurular ile ilgili gerekli şartların sağlanması ve geçerliliği konusunda Değerlendirme Komisyonunun görüşleri esas alınır. Tüm çağrı ve sonuçlar adaylara e-posta ile bildirilir. Göreve başlayan Maarif Uzman Yardımcıları, Vakıf tarafından hazırlanan Maarif Uzman Yardımcısı Yetiştirme Programı kapsamında eğitim sürecine tabi tutulurlar. Bilgi Alma *Adayların, Türkiye Maarif Vakfı İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının basvuru@turkiyemaarif.org adresinden e-posta ile bilgi almaları mümkündür....

  • Temmuz 05, 2021 Türkiye Maarif Vakfı Dünyaya Türkçe Öğretmek İçin Kolları Sıvadı

    Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, Vakfın 5 yıllık faaliyetlerini, projelerini ve gelecek vizyonunu AA muhabirine anlattı. Vakfın, kamusal sorumluluk taşıma bilinciyle Türkiye Cumhuriyeti adına her türlü eğitim hizmeti vermek için kurulduğunu belirten Akgün, amaçlarının insanlığın ortak değerleri temelinde yurt dışında eğitim hizmetleri vermek ve iyi insanlar yetiştirmek olduğunu söyledi. Maarif Vakfının hazırladığı stratejik planlarda misyon ve vizyon ifadelerini özellikle vurguladıklarını kaydeden Akgün, “BM'nin 2030 vizyonunda da dile getirilen ‘okul çağına gelen her bir çocuğun kaliteli ve nitelikli eğitim alma’ evrensel hedefine de hizmet eden, bu anlamda özellikle gelişmekte olan ülkelerin sürdürülebilir kalkınma amaçlarına katkı sağlayan bir işlev görüyoruz.” dedi. Akgün, müfredatı 5 temel esas üzerine inşa ettiklerini, bu kapsamda öğrencilere mutlaka modern fen eğitimi verilmesi gerektiğini belirtti. Fizik, kimya ve biyoloji alanındaki güncel verilerin öğrencilere aktarılması ve iyi bir sosyal bilimler perspektifi kazandırılması gerektiğine dikkati çeken Akgün, “Kritik ve analitik zihin kazandırmak çok önem kazanıyor. Teknolojiye de uyumlu olmaları gerekiyor. Çünkü geleceğin dünyası dijital bir dünya. Bundan uzak kalamayız, yakalamak zorundayız.” diye konuştu. Akgün, öncelikle ilgili ülkenin dili ve müfredatını esas alarak eğitim yaptıklarını kaydetti. Ülkenin anadilini çok iyi öğrettiklerine değinen Akgün, “Türkçeyi çok iyi şekilde öğretmeye çalışıyoruz. Çünkü bu bizim misyonumuz. Biz bu ülkenin vatandaşının ödemiş olduğu vergilerle eğitim hizmetlerini veriyorsak, Türkiye’nin kültürünün medeniyetinin taşıyıcısı olan Türkçemizi dünyaya uygun şekilde ve en güzel şekilde vermemiz lazım.” ifadelerini kullandı. Türkçe Öğretim Müfredatı Oluşturuldu Akgün, Türkçe öğretimine ilişkin ciddi çalışma sürdürdüklerini ve Türkçe öğretim birimi kurduklarını bildirdi. İlk defa, kademeli olarak anaokulundan lise sona kadar bütün sınıflarda “Nasıl bir Türkçe eğitimi” vereceklerinin müfredatını oluşturduklarını dile getiren Akgün, şöyle devam etti: “Bunun kaynakları, materyalleri, ders kitapları, görsel malzemeleri hazırlanıyor. Kendi alanında gerçekten ilktir. Bu müfredat, şu anda Türkiye adına yurt dışında Türkçeden profesyonel olarak standardize edilerek öğretilmesi konusunda Talim Terbiye Kurulundan, Milli Eğitim Bakanlığından onay almış tek müfredattır. Bu anlamda önemli bir katkı da yaptığımızı düşünüyorum. Bu manada 3. dil uluslararası bir dil olmalı. Her ülkenin önceliklerine göre bazı coğrafyalarda Fransızca, bazılarında İngilizce, Almanca, İspanyolca, Arapça veya Çince olabiliyor. Bunların hepsine açığız. Eğitim müfredatımızın son sütunu, çocukların fiziki ve sosyal çevreye duyarlı olarak yetişmeleridir. Onlar kadar önemli olan bir şey daha var. O da çocukların kendi içinde yaşadıkları toplumun temel kültürel değerlerini, geleneklerini mutlaka öğrenmeleri lazım.” Akgün, kuruluşunun üzerinden 5 yıl geçen vakfın faaliyetlerin profesyonelce yürütülmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Uluslararası şirketlerin ve kamu kurumlarının vizyonunu belirleyenin stratejik planları olduğuna dikkati çeken Akgün, Vakfın ilk planını 2017-2018-2019 için yaptıklarını, 2023’e giderken küresel anlamda Türkiye menşeli güvenilir bir eğitim kurumunun en çok önem vermesi gerekenin kalite ve başarı olduğunu vurguladı. Başkan Akgün, 2020-2023 Stratejik Planı temelini kalite odaklı hazırladıklarını anlatarak, “Bu plan sonunda artık küresel anlamda son derece rekabetçi, sürdürülebilir, kaliteden ödün vermeyen bir eğitim kurumu olma hedefimizi gerçekleştirmeyi umuyoruz.” dedi. FETÖ Okullarının Devralınması Prof. Dr. Birol Akgün, Vakfın kuruluş aşamasında kurumsallaşma ile sahada beklentileri yerine getirme gibi 2 büyük sınamayla karşı karşıya kaldığını söyledi. Eylül 2016’daki atamanın 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasındaki zor bir döneme denk geldiğini dile getiren Akgün, “Vakıf kanunu darbe girişiminden önce çıkmıştı. Darbe girişimi sonrası fiilen bizim yetkili organlarımız oluştuğu için, o süreçte malum FETÖ’nün Türkiye’deki bütün eğitim kurumları devletleştirildi. Onun bir de uluslararası ayağı vardı. Oralardaki okulların da Türkiye’nin denetimine alınması konusunda bizim Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla ilgili ülkelerle temaslarımız oldu. Bu anlamda Eylül ayında, çok yeni kurulmuşken pek çok dosyayı kucağımızda bulduk. Bir taraftan yeni oluşan bir yapı var, bir taraftan bu okulların Türkiye’ye devrini sağlama konusunda çalışmalar yapmak zorundaydık. Bu konuda gerçekten Vakfımız çalışanları büyük bir fedakarlıkla çalıştığını söylemek isterim.” diye konuştu. Akgün, bu okulların geleceğine dair ülkelerle konuşulduğunda farklı yaklaşımlarla karşılaştıklarını, ülkelerin bir kısmının “Ülke için tehdit oluşturuyorsa kapatalım” yolunu tercih ettiğini belirtti. Bir kısmının da Türkiye örneğinden yola çıkarak devletleştirdiğini kaydeden Akgün, “Bir kısmı kendilerinin güvenebileceği vakıf, dernek veya şirketlere devri konusunda aksiyon aldı. Bir kısmında ‘Madem bu okullar Türk insanının yaptığı yardımlarla oluşturuldu, bunların yine Türkiye’nin gösterdiği bir kuruma devredilmesi gerekir’ konusunda mutabık kaldık. Şu ana kadar 19 ülkede, bu şekilde doğrudan bize devretmeyi kabul eden 220 civarında okulu aldık ve işletiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. “COVID-19 sürecinde eğitim devam etti” Akgün, yeni tip koronavirüs (COVID-19) sürecinde hiçbir okulu kapatmadıklarını ve eğitime ara vermediklerini ifade etti. Bütün teknolojik imkanlarla kesintisiz eğitimi veren ender kuruluşlardan birisi olduklarını belirten Akgün, olumsuz şartlara rağmen eğitimde genişleme yaşadıklarını bildirdi. Bugün itibarıyla 45 ülkede ve 350 eğitim kurumunda yaklaşık 43 bin öğrenciye ulaştıklarını vurgulayan Akgün, “Bunlar, K12 düzeyindeki okullarımızdır. Yani anaokulundan lise sona kadar olan kısımlardır. Sadece bir ülkede, Arnavutluk’ta üniversitemiz var. Geri kalanı tamamen ilk ve ortaöğretim kesimlerden oluşmaktadır. Coğrafi olarak Balkanlar’dan Asya’ya kadar Afrika’dan Orta Doğu’ya kadar çok geniş bir coğrafyada hizmet veriyoruz. Bu Türkiye adına büyük bir imkan, tecrübe ve kazanımdır.” ifadelerini kullandı. Akgün, son dönemde önem verdikleri alanlardan birinin Kafkasya’dan Orta Asya’ya uzanan, gönül coğrafyası olduğunu söyledi. Bu coğrafyanın, malum yapının özellikle 1990 sonrasında ilk girdiği ve nüfuz ettiği alanlar olduğuna dikkati çeken Akgün, şöyle devam etti: “Bizim tarihi, kültürel, dini ve pek çok anlamda ortak kültürel değerlerimiz var. Coğrafya ve demografi buna çok müsait. Türkiye’den gelen herkese saygı ve sevgiyle bakıyorlar. Biz de bu anlamda bu coğrafyada okul açmaya çalışıyoruz. Geçmişte yaşanan birtakım sıkıntılar var. Onu anlamak lazım. Onun için daha dikkatli gitmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede Orta Asya’da ilk okulumuzu Kırgızistan’da, Bişkek’te açtık. Şu anda okulumuz açık. Eylül ayından itibaren resmi olarak eğitim vermeye başlıyor. Azerbaycan ile bu anlamda ilişkilerimizde, aslında son birkaç yıldır konuştuğumuz görüştüğümüz konulardır. Devlet kurumu olarak başka bir ülkede faaliyete başlayabilmeniz için uluslararası belgeye ihtiyaç duyarsınız. Şirket açar gibi açamıyorsunuz. Bu da siyasi süreçlere tabi. Bazen 1, bazen 2 yıl sürebilen uzun müzakereler yapılabiliyor. Azerbaycan ile yürüttüğümüz müzakereleri bitirdik. Bir ay önce anlaşmamızı imzaladık. Bina, donanım, tefrişat işlerimiz var. Onları bitirebilirsek Eylül ayında Bakü’de de okul açmaya çalışacağız. Bunun dışındaki diğer coğrafyalarda da aynı şekilde görüşmelerimiz ve temaslarımız devam ediyor.” Akgün, geçen sene Libya’da okul açmak için yaptıkları görüşmeleri güvenlik ve pandemi nedeniyle durdurmak zorunda kaldıklarını belirtti. Okulların yeniden açılmasıyla buna tekrar başlayacaklarını dile getiren Akgün, pek çok ülkede önceliklerinin oradaki ülke vatandaşlarına eğitim olduğunu kaydetti. Diploma denkliği açısından ülkelerin kendi müfredatının uygulanmasının önemine işaret eden Akgün, şunları kaydetti: “Yerli müfredata ilave olarak uluslararası akreditasyon sağlayan kurumlarla ilişkiler bakımından bizim okullarımız örnek çalışması yapabiliyor. Bu çok önemli bir şey. Bu, hepimiz için bir kazanımdır. Uluslararası alanda çok farklı eğitim modelleri ve gelenekleri var. Bunların öğrenilmesi ve Türkiye'den giden öğretmenler tarafından bunların da tecrübe edilmesi Türkiye’ye dönük de bir tecrübedir. Hiç ummadığınız ülkelerde eğitimin rutinleri ve pratikleri konusunda çok güzel örnekler var. Örnekleri hem Türkiye’den hem de dünyadan her yıl topluyoruz, kendi öğretmenlerimizi eğitiyoruz. Bu modelleri yazılı olarak da belgeliyoruz. Dokümante edip kendi okullarımıza dağıtıyoruz. Bu bir zenginleşme.” Akgün, öğretmenlerin sınıf içerisindeki pratiklerinden vizyon, müfredat ve pedagojik olarak geliştirilmesi için School Improvement Programı’nı kullandıklarını dile getirdi. “Temel amacımız ‘Maarif Akreditasyon Sistemi’ kurmak” Akgün, pandemi döneminde herkesin mecburen dijital eğitime yöneldiğini belirtti. Dünyada dijital eğitimde kullanılan bütün programları inceledikleri ifade eden Akgün, “Afganistan’da, bizdeki EBA TV gibi bir altyapıları yok. Teknolojileri de yeterli değil. Kendilerinin talebiyle ki Afganistan'da geniş bir ağımız var. 6 bin civarında öğrencimiz var. 5-6 büyük şehrin hepsinde okullarımız var. Kendi ülkelerindeki EBA programlarını biz ürettik. 3 bin ders videosu çektik ve her gün Maarif Vakfının da logosuyla birlikte televizyonlardan yayımlandı. Afrika’da da güzel örnekleri bulmak mümkün.” dedi. Vakfın kuruluşundan bu yana kurumsallaşma, kalite konusunda gayret ve fedakarlıkla çalıştıklarını dile getiren Akgün, “Bize destek veren Cumhurbaşkanımız, Dışişleri ve Milli Eğitim Bakanlıklarımıza, tüm kamu kurumlarına ve sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Maarif Vakfı, artık kendi rüştünü ispat etmiş bir eğitim markası ve kurumudur. Bundan sonra önemli olan kalite çerçevesinde uluslararası alanda etkinliğimizi ve görünürlüğümüzü artırmaktır. Üzerine çalıştığımız esas şey ve gelecek birkaç yıldaki temel amacımız ‘Maarif Akreditasyon Sistemi’ kurmak. IMP dediğimiz programı. Geliştiriyoruz, belli aşamaya geldi. Pilot çalışmalarını yapıyoruz.” şeklinde konuştu....

  • Haziran 21, 2021 Tanzanya Zanzibar Maarif Okullarında mezuniyet programı düzenlendi

    Tanzanya'ya bağlı özerk bölge Zanzibar Adası'ndaki Türkiye Maarif Vakfı Zanzibar Okullarında, lise bitirme ve üniversiteye geçiş sınavı niteliğindeki Form 6 sınavı nedeniyle program düzenlendi. Türkiye Maarif Okulları Zanzibar kampüsünde gerçekleştirilen mezuniyet programına Zanzibar Özerk Bölgesi Başkanı Hüseyin Ali Mwinyi'nin eşi Mariam Mwinyi, Zanzibar Eğitim Bakanı Simai Mohammed Said, Türkiye'nin Darüsselam Büyükelçisi Mehmet Güllüoğlu, Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Ayşen Gürcan katıldı. Öğrencilerin iki ülkenin milli marşlarını okumasıyla başlayan tören, şiirler, şarkılar ve tiyatro gösterisiyle devam etti. Programda konuşan Mwinyi, "Bu program sadece Maarif Okulları heyeti için değil, ülkemizde eğitim sektörünün gelişiminde hepimiz için çok önemli." dedi. Mwinyi, okulun açılması dolayısıyla Türkiye Maarif Vakfı ve Türkiye'ye teşekkür etti. Lise eğitimlerini başarıyla tamamlayan ve onur belgesi almaya hak kazanan öğrencilere belgeleri, Zanzibar Başkanı'nın eşi Mwinyi tarafından takdim edildi. ...

  • Haziran 21, 2021 Emine Erdoğan Brüksel'de Maarif Vakfının İstişare Toplantısına Katıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Belçika'nın başkenti Brüksel'de Türkiye Maarif Vakfının istişare toplantısına katıldı. Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "NATO Liderler Zirvesi vesilesiyle Brüksel'de, Maarif Vakfının düzenlediği istişare toplantısında sivil toplum kuruluşu temsilcilerimiz ve kız öğrencilerimizle bir araya gelerek faaliyetleri hakkında görüş alışverişi yaptık. Her birine çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı. ...

  • Haziran 21, 2021 ABD'deki Maarif Okulu üçüncü dönem mezunlarını verdi

    Türkiye Maarif Vakfının ABD'nin New Jersey eyaletinde bulunan Maarif Okulu, bu yıl üçüncü dönem mezunlarını verdi. Maarif Okulunda düzenlenen törene, New York Eğitim Ataşesi Yurdagül Aydoğan, Maarif Okulu yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Vakfın ABD Ülke Temsilcisi Doç. Dr. Mehmet Özkan, yaptığı konuşmada, "Yeni mezunlarımızla Maarif ailesi her geçen gün genişliyor. Zamanla sosyal-siyasal alanda da öğrencilerimizin etkisini göreceğiz." diye konuştu. Eğitim Ataşesi Aydoğan da Milli Eğitim Bakanlığı olarak Maarif Vakfının eğitim çalışmalarının kendilerini gururlandırdığını belirterek mezun olan öğrencilere başarılar diledi. Konuşmaların ardından diplomaları takdim edilen öğrenciler, okul yönetimi ve aileleriyle hatıra fotoğrafları çektirdi. New Jersey'de Maarif Okulu 2017'de açılmıştı. ...

  • Haziran 04, 2021 I. Uluslararası Maarif Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni

    Maarif Okulları arasında ilki yapılan “Pandemi Günlerinde Eğitim” konulu fotoğraf yarışmasının Ödül töreni online olarak gerçekleşti. Programa farklı ülkelerden katılım sağlayan yarışmacılara Vakıf Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün yaptığı konuşmada, fotoğraf sanatıyla meramını anlatan öğrencileri tebrik ederek ve gönderilen eserlerin Pandemi günlerini anlatan tarihi vesikalar olduğunu söyledi. Akgün, Fotoğraf yarışmasının kurumun farklı ülkelerdeki, hafızasını oluşturduğunu ve ileriye yönelik sanatsal bir faaliyet yürütüldüğünü kaydetti. Sosyal Kültürel ve Sportif Faaliyetler Birim Yöneticisi M. Fatih Pehlivan ise fotoğraf yarışmalarını yılda iki kez yapacaklarını ve geleneksel hale getireceklerini belirterek, fotoğraf sanatının öğrenci ve okullar arasında yaygınlaşmasını sağlayacak eğitim programları yaptıklarını ve farklı ülkelerdeki çok uluslu Maarif ailesinin kültürel ve sosyal zenginliğini anlatmak için yarışmalar organize edileceğini ifade etti. Birincilik ödülünü (Canon EOS 2000D ) Pakistan’dan katılan İbadullah Hasan fotoğrafı, İkincilik Ödülünü (Canon IXUS 190) Somali’den Zakaria Yasin, üçüncülük ödülünü (Samsung Galaxy Tab A 8 SM-T290) Macaristan’dan David Al Saifari kazanarak, okul yöneticilerinin ellerinden teslim aldı. Ayrıca mansiyon kazanan 10 öğrencilere muhtelif ödüller verildi.                        ...

  • Haziran 04, 2021 TBMM Başkanı Şentop: “TMV kısa bir süre zarfında dünya markası haline geldi”

    Türkiye Maarif Vakfının Pakistan’daki Pak-Türk Maarif Okulları tarafından düzenlenen "Pakistan-Türkiye Kardeşliğinin Dünü, Bugünü ve Geleceği" kompozisyon yarışması ödülleri Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop tarafından verildi. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesinin (EİTPA), "Bölgesel Entegrasyon İçin Parlamenter Ortaklığın Desteklenmesi" başlıklı 2'nci Genel Konferansı'na katılmak için Pakistan'da bulunan TBMM Başkanı Şentop, konferansın tamamlanmasının ardından Türkiye Maarif Vakfının başkent İslamabad'daki Çak Şahzad Kampüsü'nde düzenlenen "Pakistan-Türkiye Kardeşliğinin Dünü, Bugünü ve Geleceği" başlıklı kompozisyon yarışması ödül törenine katıldı. Törende konuşma yapan Şentop, TMV'nin yakın tarihlerde kurulmasına rağmen oldukça kısa sayılabilecek bir süre zarfında dünya markası haline geldiğine işaret ederek, "Avrupa'dan Asya'ya ve Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Maarif Okulları, yeni teknolojilerle, kaliteli öğretim ve eğitim anlayışının merkezi oldu." diye konuştu. Emperyalist ülkelerin uyguladığı, ülkeler içindeki iş birlikçileri ile icra ettirdiği etnik, dini, kültürel soykırımlar nedeniyle Müslümanların çok acılar çektiğini anımsatan Şentop, "Halen birçok yerde Müslümanlara yönelik ayrımcılığın ve baskının devam ettiğini üzülerek görüyoruz." ifadelerini kullandı. Şentop, TMV'nin Pakistan'daki faaliyetlerine atıfta bulunarak, "Uzak coğrafyalarda bile olunsa 'bütün müminler kardeştir' düsturu ve yaşadığımız yüzlerce yıllık hakiki gönül dostluğuna binaen Pakistan ile eğitim yoluyla da birlikte olmayı ve geleceği birlikte inşa etmeyi istiyoruz." dedi. TMV 13 bine yakın öğrenciye hizmet veriyor TMV'nin İslamabad Başkent Bölgesi ve dört eyaletteki 10 şehirde, 27 kampüste bulunan 83 okulda, 65 Türk ve 1748 personelle 13 bine yakın öğrenciye eğitim hizmeti verdiğini anlatan Şentop, "Türkçeyi en güzel şekilde öğrenen gençlerimizin, ülkemiz insanının Pakistan'a olan muhabbetini daha iyi idrak edeceğine ve iki ülke arasındaki kardeşliği pekiştireceğine yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı. Şentop, bugün kendilerini dinleyen her bir gencin Türkiye ile Pakistan arasında gönül elçisi olacağını vurgulayarak, bu gençlerin iki büyük medeniyetin tarihi dostluğunu nesilden nesle aktaracaklarının altını çizdi. İki ülke ve halk arasındaki ilişkinin mayasının dostluk, dayanışma ve kardeşlik ile çalındığına işaret eden Şentop, iki ülke arasındaki kardeşliğin temellerinin Osmanlı Devleti henüz tarih sahnesinden çekilmeden önce 19'uncu yüzyılın son çeyreğinde atıldığını söyledi. "Her zaman Pakistan zindabad diyeceğiz" Şentop, Pakistanlı kardeşlerinin hemdert olmanın eşsiz bir örneğini sergilediklerine ve insanlık dersi verdiklerine vurgu yaparak "Gönderdikleri yardımlarla İstanbul'da tam teşekküllü bir hastane kurulmasını da sağlamışlardır. Pakistanlı kardeşlerimizin bu destek ve yardımını hiçbir zaman unutmayacak ve her zaman 'Pakistan zindabad' (Pakistan çok yaşa) diyecek ve şükranla anacağız." ifadelerini kullandı. Tarihin en zor yıllarında hiçbir çıkar gözetmeden yapılan yardımlarla başlayan ilişkinin iki ülke milletleri arasında derin bir muhabbet oluşturduğunu dile getiren Şentop, "Oluşan bu muhabbete doğunun iki büyük şairi Muhammed İkbal ve Mehmet Akif de şiirleriyle, sohbetleriyle, konferanslarıyla katkıda bulunmuşlardır. O yüzden Pakistanlılar kadar biz de merhum Muhammed İkbal'i kendi şairimiz kabul ederiz." dedi. Şentop, Türk ordusunun Yunan mevzilerine taarruz ettiğinde merhum İkbal'in "İslamiyet'in Doğuşu" adlı en güzel şiirini yazdığını vurgulayarak, "Ayrıca milletimizin kutlu gayeye ulaşmak için ateşle imtihan edildiğini anlatmış ve şu dizeleri yazmıştır; Osmanlıların üzerine bir keder dağı yıkılmışsa sen hiç üzülme/ Çünkü şafak yüz bin yıldızın kanı dökülmeden sökülmez." diye konuştu. "Biz kader ortağıyız" Şentop, Türkiye ile Pakistan'ın sevincinin ve kederinin bir olduğunu vurgulayarak, "Türkiye, Pakistan'ın Avrupa'ya açılan kapısıdır. Pakistan da Türkiye'nin Asya'ya açılan kapısıdır. Bizler birbirimize karşı hesabi değil, hasbiyiz. Çünkü biz kader ortağıyız." dedi. Sağlam temeller üzerine inşa edilen ilişkilerin ebediyete kadar esenlik içinde devam etmesini engellemek isteyenler olduğunu anımsatan Şentop, "O sorunu da Pakistan Yüksek Mahkemesi önceki yıl aldığı karar ile ortadan kaldırdı. Pakistan Hükümeti de Yüksek Mahkemenin 3 Aralık 2018 tarihli kararına dayanarak 3 Ocak 2019 tarihinde Pakistan-Türkiye Okullarının Türkiye Maarif Vakfı'na devredilmesine karar verdi." ifadelerini kullandı. "Hakiki gönül dostluğu ebedidir" Şentop, verilen sağduyulu ve isabetli karar sebebiyle Pakistan Yüksek Mahkemesine, Pakistan Hükümetine ve Pakistan Milli Eğitim Bakanlığına teşekkür ederek, "Uzak coğrafyalarda bile olsak 'bütün müminler kardeştir' düsturu ve yaşadığımız yüzlerce yıllık hakiki gönül dostluğu ebedidir." şeklinde konuştu. Pakistan ile eğitim yoluyla birlikte olmak ve geleceği birlikte inşa etmekten büyük memnuniyet duyduklarını belirten Şentop, "Okullarımızın güçlü olan manevi duygularımıza daha muhkem köprüler oluşturmasını Cenabı Hak'tan niyaz ediyorum." dedi. Öte yandan törende TMV öğrencileri Türkiye ve Pakistan halk oyunları gösterilerini sundu. TBMM Başkanı Şentop da ödül alan öğrencilere hediyelerini takdim etti.  ...