65 ülkede faaliyet gösteren Maarif okullarında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenen renkli etkinliklerle büyük bir coşkuyla kutlandı. Farklı kıtalardan binlerce öğrenci, bayramın neşesini aynı heyecan ve ortak duygularla paylaşarak küresel bir buluşmaya imza attı.Balkanlar’dan Afrika’ya, Asya’dan Avrupa’ya uzanan geniş coğrafyada gerçekleştirilen kutlamalarda öğrenciler halk oyunları, bayrak törenleri, şiir dinletileri, tiyatro gösterileri ve müzik performanslarıyla sahne aldı. Programlarda farklı kültürlerin izleri öne çıkarken öğrenciler kendi ülkelerine ait geleneksel değerleri sergileyerek kültürel zenginliği sahneye taşıdı.Maarif okullarında gerçekleştirilen bu etkinlikler, yalnızca bir kutlama olmanın ötesine geçerek çocukları ortak değerlerde buluşturdu. Bayramın taşıdığı anlam ve mesajlar dünyanın dört bir yanındaki öğrenciler arasında barış, dostluk ve kardeşlik duygularını pekiştirdi.Dünyanın Dört Bir Yanında Renkli GörüntülerArnavutluk’ta Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Barış Ceyhun Erciyes, Maarif öğrencileriyle bir araya gelerek bayram sevincine ortak oldu. Tiran’daki etkinliklerde öğrenciler performanslarıyla büyük beğeni toplarken Büyükelçi Erciyes çocukların bir ülkenin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Sırbistan’da üç şehirde faaliyet gösteren Maarif okullarında düzenlenen programlarda öğrenciler şiirler, koro performansları ve dans gösterileriyle sahne aldı. Belgrad’daki ana program yoğun katılımla gerçekleşti. Ekvator Ginesi’nde müzik, dans ve renkli gösterilerle kutlanan bayramda öğrenciler farklı kültürleri gururla sergiledi. Nijer’de düzenlenen 23 Nisan kutlamaları ise hem coşkulu hem de anlamlı anlara sahne oldu. Nijer Maarif Okulları öğrencileri tarafından hazırlanan programda halk oyunları, şiir dinletileri, müzik performansları ve tiyatro gösterileri sergilendi. Öğrenciler, farklı yaş gruplarına hitap eden sahne performanslarıyla bayramın neşesini yansıtırken taşıdıkları pankartlar ve yaptıkları konuşmalarla güçlü bir farkındalık mesajı verdi. Etkinliklerde Filistinli çocuklar da unutulmadı; öğrenciler, Filistin’de temel yaşam hakları, aile bütünlüğü ve eğitim imkanları ellerinden alınan çocukları anarak dayanışma çağrısında bulundu. Programda barış, kardeşlik ve çocuk haklarına vurgu yapıldı.Somali’de anaokulu öğrencileri geleneksel danslar, tiyatro gösterileri ve müzik etkinlikleriyle 23 Nisan’ı kampüslerinde coşkuyla kutladı. Güney Afrika’da düzenlenen programda ise öğrencilerin sahne performansları büyük ilgi gördü. Türk kurumlarının temsilcilerinin katıldığı etkinlikte Türk dansları, marimba müziği ve kültürel gösteriler öne çıktı. Kosova’da Prizren kampüsünde düzenlenen kutlamalarda öğrenciler geleneksel kıyafetleriyle sahne alırken şiirler okundu, dans gösterileri gerçekleştirildi. Macaristan’da ise öğrenciler için hazırlanan etkinlik alanlarında yüz boyamadan müziğe, dans atölyelerinden oyun istasyonlarına kadar birçok aktiviteyle bayram coşkusu gün boyu sürdü.Türkiye Maarif Vakfının dünya genelindeki okullarında eş zamanlı olarak gerçekleştirilen 23 Nisan kutlamaları, millî bir bayramın evrensel bir değere dönüşmesini bir kez daha gözler önüne serdi. Farklı kültürlerden çocukların aynı sevinçte buluştuğu etkinlikler barış, dayanışma ve ortak gelecek idealinin yansıması oldu....
Türkiye'nin Pretorya Büyükelçiliği ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Türkiye Maarif Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü iş birliğinde Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Johannesburg kentinde 15 Temmuz şehitlerini anma etkinliği düzenledi. Ülkenin en prestijli sivil toplum kuruluşlarından Nelson Mandela Vakfında düzenlenen “15 Temmuz Demokrasinin Zaferi” başlıklı panelde Türkiye'nin Pretorya Büyükelçisi Ayşegül Kandaş, Güney Afrikalı akademisyen ve insan hakları aktivisti Prof. Dr. Haroon Aziz ve Güney Afrikalı Radyo İslam sunucusu Süleyman Ravat konuşmacı olarak yer aldı. Türkiye'nin Doha Büyükelçiliği İçişleri Müşaviri Lütfi Çiçek ve TRT World Baş Editörü Yusuf Erim de panele konuşmacı olarak çevrim içi katıldı. Güney Afrikalıların yoğun ilgi gösterdiği etkinliğin açılışında, katılımcılar 15 Temmuz şehitleri için saygı duruşunda bulunduktan sonra Türkiye ve Güney Afrika'nın milli marşlarına eşlik etti. Açılışta ayrıca 15 Temmuz şehitleri için Kur'an-ı Kerim okundu. Güney Afrika'ya FETÖ'yle Mücadelede Destek Çağrısı Büyükelçi Kandaş, yaptığı konuşmada, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirdiği, 251 cana mal olan kanlı darbe girişiminin, doğrudan Türkiye'nin anayasal ve demokratik düzenini yıkmayı hedefleyen bir terör eylemi olduğunu belirtti. Uluslararası alanda faaliyet gösteren bir terör örgütü olan FETÖ'nün okullarının ve diğer kuruluşlarının birçok ülkede kapatıldığına dikkati çeken Kandaş, “Ne yazık ki bu terör örgütünün okullar, kültür merkezleri ve ticari kuruluşlar üzerinden Güney Afrika'da hâlâ aktif olarak faaliyetlerine devam ettiğini gözlemliyoruz.” dedi. Kandaş, Güney Afrikalı yetkililere ve uluslararası topluma, Türk halkının FETÖ ile mücadelesinde destek çağrısında bulundu. "Bu Güney Afrika için ulusal güvenlik meselesidir" Aziz de konuşmasında FETÖ'nün Güney Afrika'da değişik suçlara karışmış bir yapılanma olduğunu ifade etti. Örgütün okulları ve kültür merkezleriyle bugün de ülkedeki Müslüman topluma farklı bir görüntü çizmeye çalıştığına değinen Aziz, “Güney Afrika’da özellikle Hint Müslümanlarını hedef aldılar.” ifadesini kullandı. Erim ise 15 Temmuz gecesinin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen, yarattığı travmanın Türk milletinin belleğinde canlılığını ilk günkü gibi koruduğunu belirterek, “Güney Afrika FETÖ'nün ne olduğunu araştırmalı. Bu Güney Afrika için ulusal güvenlik meselesidir.” diye konuştu....
FETÖ yıllarca eğitimi bir araç olarak kullanarak dünyada kendi propagandasını yaptı. Avrupa, ABD, Afrika, Asya ve Balkanlar'da eğitim kisvesi altında şer yuvaları kurdu. Türkiye ise FETÖ'nün bu planına karşı Türkiye Maarif Vakfını devreye soktu. Etkin şekilde sürdürülen mücadele başarılı sonuçlar verdi. Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün yaptığı açıklamada, FETÖ iltisaklı okullar konusunda Türkiye'nin uyarısı üzerine pek çok devletin tedbir aldığını ifade etti. “Bunların içerisinde kapatanlar var, devletleştirenler var. Bir kısmı da doğrudan Vakfımıza devretti.” diyen Akgün, 20 ülkenin FETÖ okullarını tamamen Türkiye'ye devrettiğini vurguladı. 49 Ülkede 428 Okul Açıldı Akgün, Türkiye Maarif Vakfının halihazırda 49 ülkede 428 okul ve 50 bin öğrencisiyle uluslararası bir eğitim kurumu olarak faaliyetlerine devam ettiğini ifade ederek, “Bu 49 ülkenin 20'sindeki okullar FETÖ okulu olup Vakfımıza devredilen okullar. 428 okulun da 234’ü FETÖ iltisaklı olup bize devredilen okullar.” ifadeleriyle örgütün elinden alınan okulları açıkladı. Afrika ülkelerinden çoğunda Ankara'nın çağrısı hızlı karşılık buldu. Somali'de ilk mezunlar verildi. Balkanlarda yeni okullar hizmete girdi. Arnavutluk'ta bu başarı, bir üniversite açılarak taçlandırıldı. Avrupa ve ABD'de ise farklı bir strateji izlendi. 3 Bin Mezun Türkiye'de Türkiye Maarif Vakfı, Türkiye’de üniversite okumak isteyen öğrencilere de ışık tutuyor. Bu okullardan mezun olan 3 bin öğrenci öğrenimlerine Türkiye'de devam ediyor. Vakıf, dünya çapında bir kurum olma yolunda ilerliyor. 2023 hedefi ise BM üyesi ülkelerin en az yarısında Türkiye Maarif Vakfı okulu açmak....
Yurt dışında örgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla kurulan Türkiye Maarif Vakfı, eğitim öğretim faaliyetlerinin yanında öğrencilerin, çalışanların ve mezunların bir araya geldiği sosyal etkinliklerle de ön plana çıkıyor. İlki 2021’de gerçekleştirilen mezuniyet töreninin ikincisi bu yıl 12. Ülke Temsilcileri İstişare Toplantısı içerisinde yapıldı. Türkiye Maarif Vakfı Genel Merkezinde düzenlenen programda 2021-2022 eğitim öğretim dönemi lisans ve yüksek lisans mezunu 21 öğrenci için tören düzenlendi. Programa; Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, Mütevelli Heyeti, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleriyle; daire başkanları, ülke temsilcileri, mezun öğrenciler ve davetliler katıldı. Prof. Dr. Birol Akgün’ün konuşmasıyla başlayan etkinlikte; mezun öğrenciler adına Sharafat Batur söz aldı. Akgün yaptığı konuşmada Maarif Okullarının başarısından ve katkılarından söz ederek yöneticileri, öğretmenleri ve öğrencileri tebrik etti. Akgün mezun öğrencilere de başarılar diledi. Batur da “Her zaman yanımızda olan, kamplarla, eğitim programları ile, farklı motivasyon etkinlikleri ile hayatımıza renk katan, bize bu mezuniyet programını düzenleyen Türkiye Maarif Vakfına şahsım ve arkadaşlarım adına canı gönülden teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Müzik dinletisi, mezuniyet kütüğü merasimi, flama teslim töreni, plaket ve hediye takdimi ile devam eden tören, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. ...
Türkiye Maarif Vakfının 12. Ülke Temsilcileri İstişare Toplantısı kapsamında Vakfın Genel Merkez binasında yapılan seminerin konuğu Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan oldu. Diplomasinin tartışmada “ben haklıyım” demek değil, tartışma bittikten sonra istediklerini yaptırabilme sanatı olduğuna işaret eden Yazgan, “Diplomasi bazen takiyyedir, bazen dümdüz gücünüzü hissettirecek şekilde konuşmaktır, bazen tehdit etmek, bazen gerçeği olduğu gibi söylememektir. Diplomasi kendi çıkarlarımızı korumak ve uzun sürede yerleştirmek adına yapılan bir eylemdir. Sonu yoktur. Bütün uluslar bu oyunun içerisindedir. Merhum Dışişleri Bakanımız İhsan Sabri Çağlayangil’in söylediği gibi menüde olmak istemiyorsanız masanın etrafında oturacaksınız.” ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanlığının, bütün ülkelerde bir ihtiyaç nedeniyle kurulduğunu vurgulayan Yazgan, “Ülkenin içerisindeki işlerle uğraşanlar dışarıdaki gelişmeleri göremezler. Çünkü buna vakit bulamazlar. Dolayısıyla bazılarının dışarıya odaklanması ve orada olanlarla ilgili içeriyi bilgilendirmesi gerekiyor. Osmanlının devamı olduğumuz için Türkiye’de Dışişleri Bakanlığının çok eski bir mazisi var. Dışişleri Bakanlığı Avrupa’yla ilişkilerimizi geliştirdiğimiz zaman Dışişleri Bakanlığı oluyor. Çünkü devletler arası ilişkilerde diplomasinin en başarılı ve acımasız oynandığı yer Avrupa. Küçük devletler savaşla büyüyor. Diplomasi de savaşın bir parçası.” diyerek devletler arası ilişkilerde diplomasinin önemine değindi. Türkiye Maarif Vakfının Türkiye’nin yurt dışındaki libero oyuncularından biri olduğunun altını çizen Yazgan, “Kaptırdığımız gücü diğer yumuşak güç unsurları gibi Maarif’le de tekrar kazanmaya başlıyoruz. Çünkü gelecek nesillerle ilgili çalışıyorsunuz. Gelecekte Türkiye’nin tanıtımına hizmet edecek en önemli kurumsunuz. Aynı zamanda Türkiye’nin gücünün uzun dönemde konumlanması adına çalışıyorsunuz.” dedi. Türkiye’nin kendi önceliklerini belirleyip merkezden o önceliklere göre bir strateji geliştirmesi gerektiğine değinen Yazgan, ihtiyaçların sahadan merkeze doğru gelerek belirlenebileceğini, çünkü sahadaki gerçekleri görmenin ve onları aktarmanın önemli olduğunu aktardı. Fatma Ceren Yazgan sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin imkânlarının hep birlikte güç birliği içerisinde kullanmak gerekiyor. Böyle yaptığımız takdirde Türkiye’nin gücünü ve etkisini gösterebiliriz. Türkiye’deki akademisyenler Maarif okullarında seminerlere gelmeli. Okullarda çocukların yetiştirilmesi şeklinde devam eden faaliyetler, Türkiye’den gelecek öğretim üyelerinin sürece dahil olmasıyla zenginleştirilmeli. Diplomasi kendi kaynaklarımızı verimli kullanıp başkalarının kaynaklarıyla stratejik olarak en katmanlı hedefe ulaşmak demektir aynı zamanda. Maarif öğrencilerinin başarılarının anlatılması Türkiye’nin yumuşak güç çalışmalarına verilecek en önemli katkılardan biridir.” ...
2017’den bu yana Kosova’nın Priştine ve Prizren şehirlerinde eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren Türkiye Maarif Vakfı ile YEE arasında iş birliği anlaşması imzalandı. Türkiye’nin kamu diplomasisi alanında çalışmalarını sürdüren kurumlarının birlikte hareket etmesiyle; insan kaynağının verimli kullanılması, sahadaki çalışmaların daha kaliteli hale gelmesini ve faaliyetlerden daha hızlı sonuç alınması hedefleniyor. Kosova’daki Yunus Emre Türk Kültür Merkezleri Koordinatörü Mehmet Ülker, konuyla ilgili değerlendirmesinde, bu iş birliği anlaşmasının her iki kurumun enerji ve imkanlarını daha sistematik biçimde birleştirme fırsatı sunduğunu söyledi. Türkiye Maarif Vakfı Kosova Temsilcisi Oğuz Hamza Yılmaz da anlaşmanın önemine işaret ederek şunları kaydetti: “2016’da evrensel bir eğitim markası olma iddiasıyla yola çıkan Türkiye Maarif Vakfı, bugün dünyanın birçok noktasında eğitim faaliyetlerini başarıyla sürdürüyor. Bu müstesna başarının Kosova ayağında bizlerle olan öğretmen ve öğrencilerimiz, imza altına alınan iş birliği anlaşmasıyla Yunus Emre Enstitüsünün sunduğu olanaklardan daha etkin bir şekilde faydalanma imkânı bulacak.” İmza töreni sonrasında Kosovalı Türk ses sanatçısı Ebru Jılta, Türkçe ve Arnavutça şarkılardan oluşan gitar eşliğinde solo performans sergiledi....
2017’den bu yana Sudan’da faaliyet gösteren Maarif Okulları, nitelikli insan kaynağı kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunarken, başarısıyla da Türkiye'nin gurur kaynağı oluyor. Hartum'da yaklaşık 13 dönümlük arazide kurulu kampüste, 70 derslik, spor kompleksleri, bahçe, oyun parkı, kantin, mescit, kütüphane, konferans salonu gibi farklı sosyal aktivitelere yönelik alanlar bulunuyor. Nyala Erkek Lisesi ise yaklaşık 30 dönüm üzerine kurulmuş bir kampüse sahip. Nyala'da yurt binasının yanı sıra 2 katlı bir lojman binası yer alıyor. Fen laboratuvarı, bilgisayar ve dil laboratuvarları, görsel sanatlar ve akıl oyunları atölyesi bulunan okulda, teorik bilginin yanında pratik yapma imkânı sunuluyor. Eğitim müfredatının Arapça olduğu okulda haftada 2 saat Türkçe, 6 saat de İngilizce dersi veriliyor. Okulda 204 yerel 13 de Türk personel görev yapıyor. Başarılarıyla Öne Çıkıyor Anaokulundan yükseköğretime kadar eğitim verilen Vakfın Hartum'daki anaokulu, son 3 yıldır eğitim modeli, akademik çalışmaları ve fiziki imkanları bakımından bölgesinin en iyi okulu seçilerek takdir belgesi ile taltif edildi. Geçen sene liseye giriş sınavında ikincilik de dahil ilk 10'da çok sayıda derece elde eden okul, üniversiteye giriş sınavlarında yüzde 99 başarı ve yüksek puan ortalaması ile dikkatleri üzerine çekti. Türkiye Maarif Vakfının Sudan Ülke Temsilcisi Mehmet Nedim Aslan, Sudan'daki okulların 2017'de Sudan hükümeti ile imzalanan anlaşmayla bedelsiz devralındığını söyledi. Sudan makamlarının talep halinde yeni okul açmak için her türlü desteği ve kolaylığı sunduğunu dile getiren Aslan, “Tabii bu bizi gerçekten motive ediyor dolayısıyla biraz da sorumluluk yüklüyor. Çünkü burada insanların bize olan teveccühü ülkemize devletimize olan teveccühü, bizim de bu sorumlulukla birlikte kaliteli bir eğitim vermek hususunda daha çok çalışmamız gerektiğini gösteriyor.” diye konuştu. Aslan, Maarif Okullarının başarısına dair şunları söyledi: "Başkent Hartum ve Güney Darfur eyaletinin Nyala kentinde iki kampüste toplam 6 okulu devraldık. Okulları devraldıktan sonra devletimiz adına bu teveccühü hakikaten çok büyük bir şekilde gördük. Örneğin Hartum’daki okulumuz FETÖ döneminde 900 öğrenciyken Türkiye devraldıktan sonra bu iki katına çıkıyor. 1800’den fazla öğrenci var. Nyala’daki okulumuz da çok başarılı. Nyala’da Güney Darfur bölgesinde en iyi 3 okuldan birisi diyebileceğimiz Fen Lisesi statüsünde bir okulumuz. Her sene neredeyse Güney Darfur'da dereceye giren öğrencilerimiz oluyor." Okulun, farklı sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerle Sudan’ın en iyi okullarından biri olduğunu dile getiren Aslan, talepleri karşılamakta zorlandıklarını vurguladı. Aslan, "Burada hem eğitim kalitemiz hem de fiziki şartların iyi olmasının yanı sıra asıl birinci neden bizim ülkemize duydukları teveccüh, bayrağımıza gösterdikleri saygı ve bizim ülkemize olan sevgilerinden devletimize olan sevgilerinden kaynaklanıyor. Biz burada bunu gördükçe bizim sorumluluğumuz da artıyor." ifadelerini kulandı. Hedef Sudan'ın En İyisi Olmak Türkiye'de yükseköğrenimin kalitesinin okullara ilginin bir diğer sebebi olduğunu ifade eden Aslan, "Eğitim kalitesinin geliştirilmesi, Sudan halkının, nitelikli insan kaynakları kapasitesinin geliştirilmesi açısından çok önemli işlere imza atıyoruz. Buradan mezun olan ve başka okullardan mezun olan çok sayıda Sudanlı ülkemizde kendi imkanları ile eğitim alıyor. Dolayısıyla bu da aslında ülkemizin bir anlamda bölgesel olarak da yüksek eğitimde bir üs haline geldiğini gösteriyor." şeklinde konuştu. Vakfın kısa sürede 50'den fazla ülkede 400'den fazla okulla dünyanın bu alanda eğitim faaliyeti yürüttüğü ilk 5 ülkesinden biri olmaya başladığı bilgisini paylaşan Aslan, amaçlarının çok hızlı bir şekilde büyümektense insan kaynağı kapasitesini geliştirmeye yönelik Sudan’da en iyi eğitim veren okul haline gelmek olduğunu söyledi. Aslan, hedeflerine adım adım yaklaştıklarını ifade ederek "İnşallah Türkiye Maarif Vakfı Sudan Okulları olarak en kısa zamanda Sudan’ın en iyisi olmaya çalışacağız." temennisinde bulundu....