Haber Sayfası Banner Görseli

Haberler

  • Haziran 13, 2024 Afganistan'da, Afgan-Türk Maarif Okulunda Afgan Kültür ve Edebiyat Fuarı düzenlendi

     Afganistan'ın başkenti Kabil'de Türkiye Maarif Vakfı'na (TMV) bağlı Afgan-Türk Maarif Okulları Ariana Erkek Lisesi'nde Afgan Kültür ve Edebiyatı fuarı düzenlendi.Afgan Kültür ve Edebiyatı Haftası nedeniyle düzenlenen etkinlikte, okulun öğrencileri ülkelerinin kültürel değerlerini sergiledi.Fuar kapsamında, resim ve hat çalışmaları, ahşap el ürünleri, yemekler, yerel kıyafetler, kitaplar ve eski para koleksiyonları katılımcıların beğenisine sunuldu.Etkinlikte şiirler okundu, kompozisyonlar yazıldı, milli spor oyunları sergilendi ve yarışmalar düzenlendi.Bir hafta süren etkinliğin son gününde düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüller verildi.Etkinliği, Afgan basını da yakından takip etti.Afgan-Türk Maarif Okulları Ariana Erkek Lisesi Müdürü İbrahim Fatih Güçlü, Afganistan'ın örf ve adetlerini bir bütün halinde öğrencilere hatırlatmak istediklerini belirtti.Fuara yoğun katılım olduğunu vurgulayan Güçlü, şunları söyledi:"Yapmış olduğumuz bu çalışmanın aslında bir amacı da şuydu ki günümüzde biliyorsunuz en büyük problemlerden bir tanesi teknoloji bağımlılığı. Öğrencileri teknolojiden bir nebze olsun uzaklaştırıp kendi kültürlerine yönelmelerini, kendi oyunlarını oynamalarını, kendi sanatlarıyla meşgul olmalarını amaçladık."...

  • Mayıs 24, 2024 “Uluslararası İki Dillilere Türkçe Öğretimi Çalıştayı” Tamamlandı

    İstanbul'da Türkiye Maarif Vakfı (TMV) ve Türk-Alman Üniversitesi (TAÜ) işbirliğinde ortaklaşa düzenlenen "Uluslararası İki Dillilere Türkçe Öğretimi Çalıştayı" ikinci gününde devam etti. Üniversitenin Beykoz'daki yerleşkesinde, düzenlenen çalıştayı programına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TMV Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Ahmet Emre Bilgili, TAÜ Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız, TAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aysel Uzuntaş ve TAÜ Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ferit Küçükay ile her iki kurumdan görevliler ve öğretmenler katıldı. İkinci günün öğleden sonra oturumuna Türk - Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız’ın konuşmasıyla devam etti. Türkçe öğretimi, hem Türkiye'de hem de yurt dışında giderek artan bir değer kazandığına dikkat çeken Yıldız, şöyle konuştu:“Küreselleşme ve dijitalleşme ile birlikte, Türkçenin öğretimi ve öğrenimi için yeni fırsatlar ve zorluklar ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, dil öğretimi süreçlerini ve yöntemlerini sürekli olarak gözden geçirmek ve iyileştirmek elzemdir. Bu önemli etkinlik, dil ve kültürler arası etkileşimin önemini vurgulayarak, iki dillilere Türkçe öğretimi alanında yeni ufuklar açmayı hedeflemektedir. Bu çalıştay, Türkçe öğretimi konusunda deneyim sahibi olan kurumları, uzmanları, araştırmacıları ve öğretmenleri bir araya getirerek bilgi ve tecrübe paylaşımını sağlamakta ve bir platform sunmaktadır. Amacımız, katılımcılar arasında işbirliğini artırmak, en iyi uygulamaları belirlemek ve dil öğretiminde etkili stratejiler geliştirmektir.” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, böylesine önemli bir programda katılımcılarla bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu söyledi. Yurt dışında yaşayan çocuklara verilecek Türkçe eğitim faaliyetleri için düzenlenen çalıştayı çok kıymetli bulduğunu belirten Göktaş, üniversitelerin, kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla gerçekleştirilen toplantının verimli sonuçlara vesile olmasını diledi. Türkçenin yaşatılmasına katkılar sunacak çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Göktaş, "Bilimsel çalışmalar, ana dil eğitiminin, bireylerin bağımsız düşünme, doğru anlama ve kendini ifade etme yeteneklerinin gelişiminde önemli bir etken olduğunu gösteriyor. Bu anlamda, bir insanın öncelikli olarak ana dilini en iyi şekilde öğrenmesi hayatının ve geleceğinin şekillenmesinde de çok belirleyici oluyor." diye konuştu. Anavatanından uzakta doğmuş, büyümüş ve hayata atılmış bir ailenin çocuğu olarak çalışmaların ne kadar kıymetli olduğunu kendisinin de tecrübe ettiğini kaydeden Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ana dil eğitimi, yurt dışında yaşayan çocuklarımızın kültürümüzden, değerlerimizden kopmamaları açısından kritik bir öneme sahiptir. Bunun yanı sıra ana dil eğitiminin aynı zamanda yabancı dil öğrenmede de kolaylaştırıcı bir etkisi vardır. Çocuklarımıza güçlü bir ana dil eğitimi sunmak, onların eğitim ve sosyal hayatlarındaki başarılarını da doğrudan etkileyen bir unsurdur. Bu amaçla Almanya, Hollanda, Avusturya ve Belçika'da yıllar önce okullarda ana dilde eğitim dersleri verilmekteydi." "Hizmetlerimizin ve politikalarımızın odağında aile bulunuyor"Bakan Göktaş, çocukların Türkçeyi etkili şekilde öğrenmeleri ve kullanmalarında ailelerin de rolünün önemli olduğunu, tıpkı aile arasında kurulan güçlü bağlar gibi toplumla da güçlü ve sağlam bir iletişimin ana dille kurulduğunu ifade etti. Ana dilin aile içindeki iletişimde ve ana yurt ile bağların sürdürülmesinde önemli rol oynadığına dikkati çeken Göktaş, "Çocukların ebeveynleri, büyükanne ve büyükbabalarıyla çok dilli bir ortamda etkili bir iletişim kurmasına olanak tanır. Böylece nesiller arası bağları da güçlendirir." görüşünü paylaştı. Ailelerin bu süreçte yer almalarına ayrıca önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Göktaş, şöyle devam etti: "Çünkü kimlik ailede gelişir. Sağlıklı nesillerin sürekliliği ve devamlılığı da aile ile sağlanır. Milli ve manevi değerlerin kuşaklar arası aktarımı ancak aile ile mümkündür. Bu nedenle Bakanlık olarak, hizmetlerimizin ve politikalarımızın odağında aile bulunuyor. Aile yapısı ne kadar güçlü ve sağlam olursa evlatlarımızın geleceği de o kadar umut dolu ve refah içinde olur. Aile ne kadar güçlü olursa, toplum da o kadar güçlü olur. Bu inançla bugün, 'güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye' hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geçtiğimiz hafta detaylarını açıkladığımız Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı'mızla bu alandaki çalışmalarımıza yeni bir boyut kazandırdık. Eylem planımız kapsamında belirlediğimiz hedefler doğrultusunda çalışmalarımızı başlattık. Atacağımız adımlarla, Türkiye Yüzyılı'nda güçlü aileleriyle güçlü bir Türkiye olma yolunda kararlılıkla yürüyeceğiz." "Belçika ve Fransa'da, Aile ve Sosyal Hizmetler Ataşeliği açmayı hedefliyoruz"Sadece yurt içinde değil uluslararası alanda da aile yapısının ve değerlerinin korunması için çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Göktaş, 60 yılı aşkın bir süre önce Avrupa'ya göç eden ilk nesilden sonra artık yurt dışında yaşayan dördüncü, beşinci nesilden söz edildiğini ve dünyanın dört bir yanında Türk vatandaşlarının bulunduğunu hatırlattı. Bakan Göktaş, "Ülkemizden uzakta yaşayan vatandaşlarımız geleneklerimizi ve Türk aile yapısını koruyarak hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Biz de her nerede olursa olsunlar, vatandaşlarımızın her daim yanında olmaya gayret ediyoruz." dedi. Halihazırda 6 ülkede, 14 yurt dışı temsilciliğinde rehberlik hizmeti sağladıklarını bildiren Göktaş, şu bilgileri verdi: "Aile ataşeliklerimizle, vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde sosyal hizmet kurumlarıyla sorun yaşamalarına engel olmak ve var olan sorunları çözüme kavuşturmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde Aile ve Sosyal Hizmetler Ataşeliklerinin sayılarını artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda öncelikli olarak da Belçika ve Fransa'da, Aile ve Sosyal Hizmetler Ataşeliği açmayı hedefliyoruz. Böylece vatandaşlarımızın karşı karşıya kalabilecekleri olası sorunlara anında müdahil olmaya ve taleplerini hızlıca karşılamaya devam edeceğiz." Güçlü ve büyük Türkiye'nin, sadece Türkiye sınırlarından ibaret olmadığını artık herkesin bildiğini belirten Göktaş, "Dünyanın her neresinde olursa olsun aile bağlarımızı güçlendirmek ve korumak için gerek bizlere gerekse sivil toplum kuruluşlarımıza büyük görevler düşüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Aileye sahip çıkmak, insanlığın geleceğine sahip çıkmaktır' vurgusu, bizim için bir rehber niteliği taşıyor. Bu anlamda aile değerlerimize her zamankinden daha fazla sahip çıkacağız. Bunu gerçekleştirmenin en güzel yolunun da çocuklarımızın Türkçeyi en iyi şekilde öğrenmelerinden geçtiğine inanıyoruz. Bu salonda bir araya gelmemize vesile olan, Uluslararası İki Dillilere Türkçe Öğretimi Çalıştayı'nın bu inanca hizmet edeceğinden eminiz." ifadesini kullandı. Göktaş, Türkiye Maarif Vakfının, dünyanın dört bir yanında bulunan okullarıyla yıllardır hizmet veren kıymetli bir kuruluş olduğunu, ayrıca iki dilli çocuklara yönelik dil eğitiminde akademik bir merkez olan Türk-Alman Üniversitesinin de bu konuda önemli bir rol üstlendiğini söyledi. İki kurumun öncülük ettiği çalıştayda meselenin tüm boyutlarıyla ele alındığını kaydeden Göktaş, "Çalıştaydan çıkacak sonuçların bundan sonraki süreçte atılacak adımlara değerli katkıları olacağına yürekten inanıyorum. Ayrıca burada geliştirilecek işbirliklerinin çok verimli çalışmalara zemin hazırlayacağına inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu. Bakanlık olarak, işbirliği imkanlarını değerlendirmeye açık olduklarını vurgulayan Göktaş, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından atölye çalışması gerçekleştirildi. Çalıştayın kapanış değerlendirme konuşmasını Rektör Prof. Dr. Yıldız ve Türkiye Maarif Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Türkben tarafından gerçekleştirildi....

  • Mayıs 23, 2024 “Uluslararası İki Dillilere Türkçe Öğretimi Çalıştayı” ikinci gününde sürüyor

    İstanbul'da Türkiye Maarif Vakfı (TMV) ve Türk-Alman Üniversitesi (TAÜ) işbirliğinde ortaklaşa düzenlenen "Uluslararası İki Dillilere Türkçe Öğretimi Çalıştayı" ikinci gününde devam ediyor. TAÜ'nün Beykoz'daki yerleşkesinde düzenlenen çalıştayın ikinci günü, Almanya Potsdam Üniversitesinden Prof. Dr. Christoph Schröder'in "Almanya'da Türkçenin Konumu ve Türkçe Dersi İçin Sonuçları" başlıklı çevrim içi oturumu ile başladı. Sonrasında düzenlenen "Öğrenme İçerikleri" başlıklı oturumda söz alan TMV Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Daire Başkanı Prof. Dr. İbrahim Gültekin, Avrupa'daki iki dilli Türk çocuklarına yönelik Avrupa Eğitim Merkezleri kurarak işe başladıklarını söyledi.Avrupa'daki iki dilli çocukların üniversiteye ve akademiye erişim sorunları olduğunu belirten Gültekin, bunun temelinde ana dil olduğunu ifade etti. Kendilerinin en önemli meselesinin iki dilli çocukların Türkçe seviyelerini nasıl geliştirebilecekleri olduğunu kaydeden Gültekin, şöyle konuştu:"Şu anda 4 ülkede 7 Avrupa Eğitim Merkezimiz bulunuyor. Başta Türk nüfusu olmak üzere merkezimizin bulunduğu ülkedeki herkes hedef kitlemiz. Çünkü biz Türkçeyi yabancı dil olarak da yabancılara öğretiyoruz. Atölye çalışması yapıyoruz, sosyal ve kültürel etkinlikler, sportif faaliyetler, müsabakalar ve okul derslerini destekleyici takviye kurslar gerçekleştiriyoruz. Buradaki temel amacımız Türk çocuklarının ana dillerini kullanma becerilerini geliştirmek ve kendi kültürleriyle aidiyetlerini güçlendirmek."Gültekin, Avrupa'daki tüm eğitim merkezlerinde yaklaşık 25 bin kişiye ulaştıklarını, anlık olarak 7 eğitim merkezinde 1492 öğrenciye yönelik eğitimleri sürdürdüklerini dile getirdi.Eğitim merkezlerinde kamplar, geziler, oyun grupları, seminerler, yarışmalar ve okuma grupları gibi sosyal kültürel faaliyetler düzenlediklerini belirten Gültekin, "Okul derslerini destekleyici çalışmalar, sınavlara hazırlık desteği, din dersleri, aile danışmanlığı ve kişisel gelişim gibi eğitimler veriyoruz." diye konuştu.Oturumun ardından katılımcılar öğrenme içeriklerine yönelik sorunların tartışılması, çözüm önerilerinin sunulması ve raporlanması için atölye çalışması gerçekleştirdi. – Yurt dışında görevlendirilen öğretmenlerin nitelikleri"Öğretici Nitelikleri" başlıklı oturumda konuşan TAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aysel Uzuntaş ise köken dili derslerinde kelime, cümle ve metin boyutunda alıştırmalarla dil becerisinin geliştirilmesinin elzem olduğunu söyledi.Uzuntaş, öğrencilerin günlük Türkçe bilgilerinden yararlanılması, günlük veya akademik dil arasında karşılaştırmalar yapılarak farkındalık sağlanması gerektiğini belirtti.Yurt dışındaki öğrencilerin ana dil seviyelerinin aynı düzeyde olmayacağını vurgulayan Uzuntaş, şöyle devam etti:"Öğretmenler sınıf içinde farklı yöntem ve teknikler kullanabilmelidir. Ayrıca yurt dışında yaşayan Türk çocuklarında dil normu açısından farklılıklar olabilmektedir. Öğrencilerin her bir becerisinin aynı düzeyde gelişmediği yine öğretmenler tarafından fark edilmeli ve dikkate alınmalıdır. Burada eğitimi bireyselleştirme tekniği çok önemli hale gelmektedir. Araştırmalar, öğretmenlerin niteliğinin eğitimin kalitesi açısından belirleyici olduğunu göstermektedir. Öğretmen niteliklerini ortaya koyabilmek için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen öğretmenlerin başvuru kılavuzları incelenmiş ve orada hangi nitelikler arandığına bakılmıştır."Türkçe ve Türk dili dersi öğretim programında beceri odaklı bir eğitimin öngörüldüğünü ifade eden Uzuntaş, dinleme, konuşma, okuma ve yazma ile kültürler arası iletişim bilgisi kazanımının hedeflendiğini söyledi.Yurt dışında görevlendirilen öğretmenlerin niteliklerinin de ele alındığını kaydeden Uzuntaş, "Öncelikle mevcut durum ortaya konulmaya çalışılacak. 'Görevlendiren öğretmenlerde hangi nitelikler aranmaktadır?' sorusundan hareketle öğretmenlerin seçilmesine yönelik kuralımız var. Doküman analizi çerçevesinde incelenecek ve içerik analizi yapılacaktır." diye konuştu.Uzuntaş, "Türkiye ve Türk Kültürü" dersi için Türk dili ve edebiyatı, Türkçe, Almanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca, sınıf öğretmenliği, sosyal bilgiler ile din kültürü ve ahlak bilgisi alanlarında 367 öğretmenin Avrupa ülkelerinde görev alabileceğini sözlerine ekledi.Oturumun ardından öğretici niteliklerinde mevcut durum ve sorunlar, ihtiyaç analizi, vizyon ile yükseköğretimde öğretici niteliklerinin geliştirilmesi alanlarında atölye çalışması gerçekleştirildi....

  • Mayıs 22, 2024 “Uluslararası İki Dillilere Türkçe Öğretimi Çalıştayı” İstanbul'da başladı

    İstanbul'da Türkiye Maarif Vakfı (TMV) ve Türk-Alman Üniversitesi işbirliğinde ortaklaşa düzenlenen "Uluslararası İki Dillilere Türkçe Öğretimi Çalıştayı" başladı.Avrupa’daki iki dillilere Türkçe öğretimi süreçlerini çeşitli boyutlarıyla değerlendirmek ve bu konuda ortaya çıkan sonuçları ilgili kurumlar ve kamuoyuyla paylaşmak amacıyla Türkiye Maarif Vakfı ve Türk-Alman Üniversitesi iş birliğiyle, Türk-Alman Üniversitesi'nin Beykoz yerleşkesinde düzenlenen çalıştayda ilgili kurum temsilcileri, eğitim müşavirleri ve alan uzmanlarının katılımıyla başladı. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Dil Kurumu, Yunus Emre Enstitüsü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının katılımıyla düzenlenen çalıştay kapsamında, Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız, MEB Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Tuba Korkmaz ve Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün açış konuşmaları ile konuklara seslendi.“İki Dillilere Türkçe Öğretimi Alanına Yeni Ufuklar Açmayı Hedeflemekteyiz”Açış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Cemal Yıldız, dil ve kültürler arası etkileşimin önemini vurgulamak ve iki dillilere Türkçe öğretimi alanında yeni ufuklar açmak için buluştuklarını söyledi. Dijitalleşen dünya ekseninde yaşanan gelişmelerin dil ve kültürler arası etkileşimi giderek artığına dikkati çeken Yıldız, "Küreselleşme ve göç gibi son derece güçlü dinamiklerin tetikleyici etkisiyle de iki dillilik veya çok dillilik yaygın hale getirmektedir. Bu durum, dil öğretimi ve öğrenimi alanında güncel gereklilik ve zorlukları doğurmakla birlikte, beraberinde etkisi yadsınamaz fırsatlar da ortaya çıkarmaktadır." dedi.Prof. Dr. Yıldız, dünya genelinde milyonlarca insan tarafından ana dili veya ikinci dil olarak konuşulan Türkçenin, Türkiye'nin ekonomik gelişimi ve kültürel zenginliğinin etkisiyle daha fazla ilgi gördüğünü ifade etti.Çalıştayın Türkçe öğretimi alanındaki zorlukların ve fırsatların değerlendirilmesine, ortak çözümler bulunmasına ve geleceğe yönelik stratejiler oluşturulmasına önemli katkısı olacağını dile getiren Yıldız, şöyle konuştu:"Son yarım asırda yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmeler ve dijitalleşme, Türkçenin öğrenimi ve öğretimi konusunda kaçınılmaz küresel bir etki yaratmıştır. Söz konusu etki, alanda yapılacak çalışmalara katkı sağlayacak fırsatlar sunmakla birlikte, güç birliğiyle aşılması gereken zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle dil öğretimi süreçlerini ve yöntemlerini sürekli olarak gözden geçirmek, güncellemek ve teknolojiyle entegre ederek iyileştirmeler yapmak son derece önem arz etmektedir."“Çalıştayın sonuçlarının uygulayıcılara da bir rehber olmasını arzu ediyorum”MEB Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Tuba Korkmaz ise, kurumsal işleyişlerinden söz ederek sözlerine başladı. Korkmaz, “Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğümüz politikaları yapıcı ve diplomatik süreçleri yürütücü bir görev üstlenmektedir. Uluslararası kuruluşlarla ve anlaşmalarla ikili ilişkiler çerçevesinde MEB ile yurt dışındaki eğitim bakanlıkları arasındaki ilişkiyi kuruyoruz. Bu ilişkiyi kurarken de yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla hakları ve onların gelişimlerine yönelik de birçok faaliyeti, politikayı yürütmüş oluyor ve birçok anlaşmanın altına imza atmış oluyoruz. Bakanlığımızın diğer birimi Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü ise eğitim öğretim faaliyetlerini yürütüyor. Yurt dışına Türkçe öğretmeni, Türk kültürü öğretmeni ve üniversitelere yabancılara Türkçe öğretimi alanında akademisyen görevlendirme görevlerini yürütüyor.” dedi. – "Türkiye Maarif Vakfı İki Dilli Çocuklara Türkçe Öğretimi Modeli"Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün ise vakfın Türkiye adına yurtdışında örgün ve yaygın eğitim faaliyetleri yürütmek amacıyla kurulduğunu belirterek, Türkçenin öğretilmesi, Türk kültür ve medeniyetine dair değerlerin dünyaya doğru bir biçimde tanıtılmasına önem verdiklerini kaydetti.Türkçe'nin uluslararası dil öğretimi standartlarına uygun Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca onaylı müfredat hazırladıklarını söyleyen Akgün, "Okullarımızda, okul öncesinden başlamak üzere K12'nin her kademesinde sistemli bir biçimde Türkçe öğretiyoruz. Okullarımızdan mezun öğrencilerimizin en az B2 seviyesinde Türkçe kullanma becerisine sahip olmalarını hedefliyoruz." dedi.Her yıl, her sınıf seviyesinde Türkçe Durum Tespit Sınavı (TDTS) yaptıklarını aktaran Akgün, bu yıl ise mezun olacak öğrencileri için ilk defa Türkçe Dil Yeterlik Sınavı (TDYS) uygulayacaklarını bildirdi.Avrupa'da yaşayan Türk ailelerin çocuklarının hem içinde bulundukları toplumun dilini öğrenmeleri hem de nitelikli bir ana dili eğitimi almalarının öncelikli hedefleri arasında olduğunu belirten Akgün, "Yapılan araştırmalar, ana dilini doğru şekilde öğrenemeyen ve kullanamayan iki dilli çocukların ve gençlerin, içinde yaşadıkları toplumun dilini öğrenme konusunda da zorluk yaşadıklarını göstermektedir. Dilin yanlış veya eksik öğrenilmesi, sadece iletişimde değil, duygu ve düşüncelerin aktarımında da benzer yanlış ve eksiklikleri beraberinde getirebilmektedir." ifadelerini kullandı. Akgün, "Türkiye Maarif Vakfı İki Dilli Çocuklara Türkçe Öğretimi Modeli" adını verdikleri yeni yaklaşımın da çalıştayda istişare edilmesi isteklerini dile getirdi.AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Tuba Korkmaz da Türk çocuklarına öz benliklerini, dillerini, kültürlerini unutmamak için başlayan Türkçe derslerinin, artık iki dillilere Türkçe öğretimi alanında gelişmeye başladığını vurguladı.– Yeni eğitim modelleri tartışılacakAçılış konuşmalarının ardından Humboldt Üniversitesi'nden Prof. Dr. Natalia Gagarina, "Türk-Alman İki Dilli Çocuklarda İlk Kelimelerden İlkokula Kadar Özgün/Özgün Olmayan Dil Bilgisi Sistemleri Oluşumuna Eleştirel Bir Bakış" başlıklı konuşma yaptı.Gagarina, Türk-Alman çocuklarının dilsel yolculuğunu anlamanın, Türkçe ve Almanca dilbilgisi, sosyokültürel etkiler, aile dinamikleri ve eğitim ortamları gibi çeşitli faktörlerin araştırılmasını içerdiğini ifade etti.Rouen Normandie Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Ali Akıncı, "İki Dilli Çocuklara Dil Öğretimi: Fransa'da Türkçe Örneği ile Son Gelişmeler" başlıklı konuşma gerçekleştirdi.Çalıştayda, Türkçe öğretimi başta olmak üzere Avrupa'daki iki dilli Türk çocuklarına yönelik kurumlar ve STK'ler vasıtasıyla yürütülen eğitim faaliyetleri çeşitli boyutlarıyla değerlendirilecek, mevcut durum ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini içeren bir rapor oluşturulacak....

  • Mayıs 17, 2024 Türkiye Maarif Vakfı Gençlik Köprüsü Kuruyor: Arnavutluk Gençlik Değişim Programı

    Türkiye Maarif Vakfı, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirdiği “Gençlik Değişim” programı kapsamında, Türkiye’den 20 üniversite öğrencisini Arnavutluk’taki Maarif Okullarında ağırladı. Program, gençler arasında kültürel alışverişi teşvik etmek ve uluslararası eğitim bağlarını güçlendirmek amacı taşıyor.Etkinlikler ve Ziyaretler Öğrenciler, Arnavutluk’un Tiran, Elbasan ve İşkodra şehirlerinde bulunan Maarif Okulları kampüslerini ziyaret etti. Bu ziyaretler sırasında, öğrencilerimizle bir dizi etkinlik gerçekleştirerek, eğitim ve kültür alışverişinde bulundular.Kariyer Günleri ve Diplomatik Buluşma Tiran’da düzenlenen Kariyer Günleri’ne katılan gençler, Tiran Büyükelçisi Sayın Tayyar Kağan Atay ve Türkiye Maarif Vakfı'na (TMV) bağlı olarak faaliyet gösteren Tiran New York Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Güneş ile özel bir buluşma gerçekleştirdi. Bu buluşmada, gençler kariyer planlama ve uluslararası eğitim fırsatları hakkında değerli bilgiler edindiler.Programın Amacı ve Geleceği “Gençlik Değişim” programı, gençlerin uluslararası deneyim kazanmalarını ve farklı kültürleri tanımalarını sağlayarak, global dünyada başarılı bireyler olmalarına katkıda bulunmayı hedefliyor. Türkiye Maarif Vakfı, bu tür programlarla gençlerin dünya vatandaşı olma yolunda ilerlemelerine destek olmayı sürdürecektir. Programın Temmuz ayında Bosna Hersek, Eylül ayında Kuzey Makedonya & Kosova Gençlik Değişim Programları ile devam edecek....

  • Mayıs 16, 2024 Türkiye Maarif Vakfı’ndan Eğitim Köprüsü: Nairobi’de Türk Üniversiteleri Fuarı

    Türkiye Maarif Vakfı’nın öncülüğünde, Maarif Ajansı tarafından düzenlenen Türk Üniversiteleri Eğitim Fuarı, Kenya’nın başkenti Nairobi’de büyük bir başarıyla gerçekleştirildi. Sarit Expo Fuar Merkezi’nde yapılan etkinlikte, Türkiye’nin önde gelen 19 üniversitesi, Kenyalı öğrencilere eğitim programları ve fırsatları hakkında bilgi vermek üzere bir araya geldi.Katılımcı Üniversiteler ve Fuarın Önemi Fuarda; Altınbaş Üniversitesi, Dogus Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Istanbul Kent Üniversitesi, Istanbul Beykent Üniversitesi, İstinye Üniversitesi, Üsküdar Üniversitesi, Atılım Üniversitesi, Fenerbahçe Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi, Istanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Istanbul Aydın Üniversitesi, Istanbul Gelisim Üniversitesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Bahcesehir Üniversitesi, Istanbul Medipol Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi ve Hitit Üniversitesi gibi saygın eğitim kurumları stantlarını açarak, uluslararası öğrenciler için sundukları benzersiz eğitim olanaklarını tanıttılar. Etkinlik, Türk yükseköğretiminin küresel alanda tanıtımı ve uluslararası öğrenci alımı açısından büyük önem taşıyor.Açılış Töreni ve Açıklamalar Fuarın açılış kurdelesi, Türkiye’nin Nairobi Büyükelçisi Sayın Subutay Yüksel ve Türkiye Maarif Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özkan’ın katılımlarıyla kesildi. Prof. Dr. Özkan, açılış konuşmasında, Türkiye Maarif Vakfı’nın yurtdışındaki okulları aracılığıyla, Türk ve yabancı öğrencilerin Türkiye’deki üniversitelerde eğitim görmeleri için yapılan çalışmaları vurguladı ve bu yıl üçüncüsü düzenlenen fuarın, Türk üniversitelerinin uluslararasılaşma sürecine katkısını belirtti.Yoğun İlgi ve Gelecek Planları Fuar süresince, Kenyalı öğrencilerin Türkiye ve Türk üniversitelerine olan ilgisi dikkat çekiciydi. Maarif Ajansı, 2024 yılında yurtdışı faaliyetleri kapsamında düzenlediği bu 7. eğitim fuarı ile Türk yükseköğretiminin sınırlarını genişletmeye ve dünya genelindeki öğrencilere ulaşmaya devam ediyor.Bu etkinlik, Türkiye’nin eğitimdeki küresel vizyonunu ve Maarif Vakfı’nın uluslararası eğitim alanındaki etkin rolünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. Fuarın gelecek yıllarda da benzer başarılarla devam etmesi ve Türk eğitim kurumlarının dünya genelindeki öğrencilere ulaşmasını sağlaması bekleniyor....

  • Mayıs 15, 2024 Tunus’ta Gerçekleşen Türk Üniversiteleri Eğitim Fuarı Büyük İlgi Gördü

    Türkiye Maarif Vakfı (TMV) bünyesindeki Maarif Ajansı, Tunus’ta ikinci Türk Üniversiteleri Eğitim Fuarı’nı düzenledi. Fuarda, Türkiye’den 29 üniversite katılım gösterdi ve kendi stantlarını açtı. Katılımcı üniversiteler arasında İzmir Ekonomi Üniversitesi, Gelişim Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Bezmi Alem Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, TED Üniversitesi, Bingöl Üniversitesi, Lokman Hekim Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Atılım Üniversitesi, TOBB , Sebahattin Zaim , Kastamonu , Karabük , İstanbul Okan, Bitlis Eren, Atlas, Osmaniye Korkut Ata, Yozgat Bozok, Erzincan Binali Yıldırım, İstinye, İstanbul Ticaret, Selçuk, Fatih Sultan Mehmet Fenerbahçe, Galata, Medipol Üniversitesi ve Hitit Üniversitesi gibi önemli eğitim kurumları yer aldı.Fuarın açılış kurdelesi, Türkiye’nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan ve TMV Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün tarafından kesildi. Ayrıca, 14 üniversitenin rektörleri ve diğer protokol üyeleri de törende hazır bulundu.Açılış konuşmasında Vakıf Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, Maarif Vakfı’nın 52 ülkede 440’ın üzerinde K12 düzeyinde eğitim veren uluslararası bir kurum olduğunu ve Türkiye’nin eğitimde uluslararasılaşma politikalarının uygulayıcısı olduklarını belirtti. TMV okullarının yurtdışında olmasına rağmen Türk ve yabancı öğrencilerin Türkiye’deki üniversitelerde eğitim görmesi için de çalıştıklarını vurgulayan Akgün, sözlerini şu şekilde devam ettirdi:"Türkiye’de 330 bin civarında misafir öğrenci mevcut, her yıl yeni öğrenciler de Türkiye’ye geliyor. Bu alanında sürecin doğru yönetimini sağlamak ve sağlıklı bilgilendirme sürecini yürütmek için TMV bünyesinde Maarif Eğitim Ajansı’nı kurduk. Son 5-6 yıldır dünyanın farklı ülkelerinde Türkiye’deki üniversitelerde eğitim imkanlarının tanıtıldığı eğitim fuarları düzenliyoruz. Pandemi sürecinde kısmen aksasa da bugün Tunus’ta Türkiye’den 29 üniversitenin katıldığı fuar 2024 yılı içerisinde düzenlediğimiz 6’ncı fuar. Bu yıl içerisinde düzenleyeceğimiz fuarlar ile bu sayı on civarına ulaşacak."Türkiye yabancı öğrenci çekme potansiyeli bakımından dünyadaki ilk 10 ülke arasında yurtdışı eğitim fuarlarını Ticaret Bakanlığının desteğiyle sürdürdüklerini vurgulayan Akgün, “Türkiye’nin bu fuarlara ihtiyacı var. Çünkü, Türkiye’deki üniversitelerimizin ciddi şekilde bir öğrenci altyapısı kapasitesi var ve nüfus artık belli bir doyuma da ulaşmış durumda. Bu çerçevede on gün önce YÖK‘le de bu çerçevede bir ikili işbirliği anlaşması yaptık. Bundan sonraki dönemde eğitimle ilgili fuarları birlikte ortak koordine etmeyi planlıyoruz. Bu şekilde daha fazla üniversitenin yurt dışı fuarlara katılımı konusunda imkân sağlamayı istiyoruz.” diye konuştu.Bu fuar, Türkiye’nin eğitim alanındaki uluslararası etkinliğini ve çekiciliğini artırma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor....