17. Ülke Temsilcileri İstişare Toplantısı İstanbul’da Başladı
Haberler
17. Ülke Temsilcileri İstişare Toplantısı İstanbul’da Başladı

17. Ülke Temsilcileri İstişare Toplantısı İstanbul’da Başladı

Türkiye Maarif Vakfı 17. Ülke Temsilcileri İstişare Toplantısı, 12 Ekim 2026 tarihinde Vakfın İstanbul’daki Genel Merkezinde başladı. 12-16 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek toplantıda farklı ülkelerde yürütülen eğitim faaliyetlerinin değerlendirilmesi, sahadaki tecrübelerin paylaşılması ve merkez ile ülke temsilcilikleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Toplantı kapsamında ayrıca eğitimde niteliğin artırılması, kurumsal süreçlerin geliştirilmesi ve Vakfın gelecek dönem stratejik hedefleri ele alınacak.

Toplantının açılış programına Millî Eğitim Eski Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil ile Vakfın Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu üyeleri ile 66 ülkeden gelen ülke temsilcileri katıldı.

Özdil: “Birbirimizden Öğrenmek Zorundayız”

Programın açış konuşmasını gerçekleştiren Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, Vakfın 10. kuruluş yıl dönümünde düzenlenen toplantının ayrı bir önem taşıdığını belirtti. On yıl önce uluslararası eğitim alanında yeni bir sesin yükselmesi hedefiyle yola çıktıklarını ifade eden Özdil, bugün 66 ülkede faaliyet gösteren Türkiye Maarif Vakfının farklı kültürler ve toplumlarla kurduğu ilişkilerin önemine dikkat çekti. Ülke temsilcileri toplantılarının sahadaki deneyimlerin kurumsal karar alma süreçlerine yansıtılması açısından önemli olduğunu vurgulayan Özdil, “Merkezde olan biten her şeyde sizin sesinizin, sizin parmağınızın olması; sahada olan biten her şeyden de merkezin haberdar olması gerekiyor. İşte bu istişare toplantılarını büyük bir istikrarla o yüzden gerçekleştiriyoruz.” dedi.

İstişare toplantılarının kurumsal iletişimin ve ortak düşünme kültürünün geliştirilmesindeki rolüne değinen Özdil, sözlerini şöyle sürdürdü: “10. yılımız ama 17. istişare toplantımız. Günlük haberleşiyoruz, sürekli iletişimdeyiz. Biz sahaya geliyoruz, sizi sahada görüyoruz. Sizler gerek oldukça merkeze sadece ülke temsilcileri toplantısı için değil, başka vesilelerle de geliyorsunuz. Dolayısıyla aslında sürekli bir akış var. Ama yine de hep birlikte, bütün ülke temsilcilerimizin bir arada olduğu ortamlarda birlikte bulunmak, tartışmak, fikirlerimizi birbirimizle paylaşmak bana kalırsa Vakfın hayatiyetini sağlayan en önemli unsurlardan biri.”

Konuşmasında dünya genelinde eğitime erişimde yaşanan eşitsizliklere ve eğitim yoluyla yeniden üretilen bilgi hiyerarşilerine değinen Özdil, Türkiye Maarif Vakfının yaklaşımının yalnızca yeni okullar açmakla sınırlı olmadığını ifade etti. Farklı toplumların kültürel ve akademik birikimlerini esas alan, karşılıklı öğrenmeye dayalı bir eğitim anlayışının önemini vurgulayan Özdil, “Sahiden bir iş birliğiyle, gerçekten bulunduğumuz yerin geleneğinde ne var, oradan öğrenebileceğimiz ne var, oradan yükselebilecek sesi nasıl daha iyi işitebiliriz; bunlara odaklanırsak bizim yaptığımız işin bir anlamı olur diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Vakfın 66 ülkede 611 okula ve 80 bini aşkın öğrenciye ulaştığını belirten Özdil, sayısal büyümenin yanı sıra eğitim faaliyetlerinin niteliğine ve toplumlarda oluşturduğu etkiye odaklanılması gerektiğini dile getirdi. Eğitim faaliyetlerinin başarısının yalnızca sayısal göstergelerle değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken Özdil, şunları söyledi:

“Yoksa 10. yılımızda 66 ülkeye ulaşmak, 611 okul, 80.000'i aşkın öğrenci... Bu sayılar sahiden etkileyici sayılar. Ama bizim işimiz sadece ölçmek, tartmak, her şeyi kendine ait yerlere kaldırmak değil. İşin niteliğini, dokunduğumuz insanla kurduğumuz ilişkinin derinliğini, bulunduğumuz yerde yaptığımız faaliyetin gerçekten nasıl bir ihtiyaca karşılık geldiğini, oranın asıl ihtiyacının ne olduğunu hep birlikte düşünmek, birlikte tartışmak, birlikte çözüm bulmak zorundayız. Yani birbirimizden öğrenmek zorundayız. Sadece burada olanları kastetmiyorum söylerken; bulunduğumuz ülkelerde de birbirimizden öğrenmek ve bu kanalları sürekli açık tutmak zorundayız.”

Türkiye Maarif Vakfının gelecek dönem çalışmalarını eğitimde nitelik ve derinleşme, birlikte bilgi üretimi ve kurumsal sürdürülebilirlik olmak üzere üç temel eksende değerlendiren Özdil; Uluslararası Maarif Programı, MARKA akreditasyon sistemi, akademik iş birlikleri ve dijital dönüşüm çalışmalarının önemine değindi.

2027-2029 Stratejik Planı'nın ülke temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanacağını belirten Özdil, sahadaki uygulayıcılar tarafından sahiplenilen bir stratejik planın kurumsal hedeflere ulaşmada belirleyici olacağını ifade etti. Özdil, Türkiye Maarif Vakfının uluslararası eğitim düşüncesine katkı sunan, karşılıklı öğrenmeyi esas alan ve eğitim alanında referans kabul edilen bir kurum olma hedefini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

Nabi Avcı: “Kültürler Arasındaki Fark Ne Demektir?”

Millî Eğitim Eski Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı ise konuşmasında Türkiye'nin eğitim tarihinden örnekler vererek eğitim kurumlarının toplumsal ve kültürel etkilerine, öğretmenlerin öğrencilerin düşünce dünyasını şekillendirmedeki rolüne ve eğitimin farklı kültürleri tanımadaki önemine dikkat çekti.

Türkiye'nin eğitim tarihinde Köy Enstitüleri, İmam Hatip Okulları ve Maarif Kolejlerinin önemli eğitim hamleleri olarak hayata geçirildiğini hatırlatan Avcı, bu kurumların kuruluş amaçları ve zaman içerisinde geçirdikleri dönüşümler üzerinde durdu. Kendi öğrencilik yıllarından örnekler paylaşan Avcı, Maarif Kolejinde görev yapan bir resim öğretmeninin öğrencilerine yalnızca bir dersin kazanımlarını değil, dünyaya farklı açılardan bakabilmeyi de öğrettiğini anlattı. Avcı, öğretmeninin kendileri üzerindeki etkisini şu sözlerle aktardı:

“Sadece kabiliyeti olan arkadaşlarımıza resim yapmayı, kabiliyeti olmayan benim gibi öğrencilerine de resme bakmayı öğretti.”

Resim öğretmeninin, öğrencilerini farklı kültürler ve düşünce akımları üzerine düşünmeye yönlendirdiğini belirten Avcı, öğretmeninin kendilerine kazandırdığı bakış açısını, “Dünyada ne olup bitiyor? Kültürler arasındaki fark ne demektir? Doğu ile Batı arasında, Türkiye ile Batı arasında, Türkiye ile yakın çevresi arasında nasıl ilişkiler vardı? Şimdi nasıl ilişkiler var ve olmalı?” sorularıyla anlattı. Avcı, öğretmeninin bu yönüyle kendisinin ve arkadaşlarının ufkunu açan bir eğitimci olduğunu vurguladı.

Türkiye Maarif Vakfının uluslararası eğitim faaliyetlerini de değerlendiren Avcı, bilgi hiyerarşileri meselesinin önemine işaret etti. Hangi bilginin değerli, hangi bilginin öğrenilmeye layık olduğuna ilişkin yerleşik kabullerin sorgulanması gerektiğini belirten Avcı, farklı toplumların bilgi birikimlerinin ve bakış açılarının dikkate alınmasının önemini vurguladı. Bu çerçevede dünya haritalarının alışılmış gösterim biçimlerinden örnekler paylaşan Avcı, “Bakın haritaya böyle de bakılabilir.” sözleriyle yerleşik bakış açılarının sorgulanabileceğine dikkat çekti.

Türkiye Maarif Vakfının çalışmalarını “dünya haritasını bir de biz çizelim bakalım” yaklaşımıyla ilişkilendiren Avcı, ülke temsilcilerine çalışmalarından dolayı teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Beş Gün Boyunca Eğitim Faaliyetleri ve Stratejik Hedefler Değerlendirilecek

16 Ekim'e kadar devam edecek 17. Ülke Temsilcileri İstişare Toplantısı kapsamında, Türkiye Maarif Vakfının farklı coğrafyalardaki eğitim faaliyetleri, kurumsal gelişim süreçleri ve gelecek dönem öncelikleri değerlendirilecek. Ülke temsilcilerinin sahadaki deneyimlerini paylaşacağı toplantıda, ortak sorunlara yönelik çözüm önerileri ve ülkeler arasında geliştirilebilecek iş birliği imkânları üzerinde durulacak.