Haber Sayfası Banner Görseli

Haberler

  • Temmuz 05, 2021 Türkiye Maarif Vakfı Dünyaya Türkçe Öğretmek İçin Kolları Sıvadı

    Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, Vakfın 5 yıllık faaliyetlerini, projelerini ve gelecek vizyonunu AA muhabirine anlattı. Vakfın, kamusal sorumluluk taşıma bilinciyle Türkiye Cumhuriyeti adına her türlü eğitim hizmeti vermek için kurulduğunu belirten Akgün, amaçlarının insanlığın ortak değerleri temelinde yurt dışında eğitim hizmetleri vermek ve iyi insanlar yetiştirmek olduğunu söyledi. Maarif Vakfının hazırladığı stratejik planlarda misyon ve vizyon ifadelerini özellikle vurguladıklarını kaydeden Akgün, “BM'nin 2030 vizyonunda da dile getirilen ‘okul çağına gelen her bir çocuğun kaliteli ve nitelikli eğitim alma’ evrensel hedefine de hizmet eden, bu anlamda özellikle gelişmekte olan ülkelerin sürdürülebilir kalkınma amaçlarına katkı sağlayan bir işlev görüyoruz.” dedi. Akgün, müfredatı 5 temel esas üzerine inşa ettiklerini, bu kapsamda öğrencilere mutlaka modern fen eğitimi verilmesi gerektiğini belirtti. Fizik, kimya ve biyoloji alanındaki güncel verilerin öğrencilere aktarılması ve iyi bir sosyal bilimler perspektifi kazandırılması gerektiğine dikkati çeken Akgün, “Kritik ve analitik zihin kazandırmak çok önem kazanıyor. Teknolojiye de uyumlu olmaları gerekiyor. Çünkü geleceğin dünyası dijital bir dünya. Bundan uzak kalamayız, yakalamak zorundayız.” diye konuştu. Akgün, öncelikle ilgili ülkenin dili ve müfredatını esas alarak eğitim yaptıklarını kaydetti. Ülkenin anadilini çok iyi öğrettiklerine değinen Akgün, “Türkçeyi çok iyi şekilde öğretmeye çalışıyoruz. Çünkü bu bizim misyonumuz. Biz bu ülkenin vatandaşının ödemiş olduğu vergilerle eğitim hizmetlerini veriyorsak, Türkiye’nin kültürünün medeniyetinin taşıyıcısı olan Türkçemizi dünyaya uygun şekilde ve en güzel şekilde vermemiz lazım.” ifadelerini kullandı. Türkçe Öğretim Müfredatı Oluşturuldu Akgün, Türkçe öğretimine ilişkin ciddi çalışma sürdürdüklerini ve Türkçe öğretim birimi kurduklarını bildirdi. İlk defa, kademeli olarak anaokulundan lise sona kadar bütün sınıflarda “Nasıl bir Türkçe eğitimi” vereceklerinin müfredatını oluşturduklarını dile getiren Akgün, şöyle devam etti: “Bunun kaynakları, materyalleri, ders kitapları, görsel malzemeleri hazırlanıyor. Kendi alanında gerçekten ilktir. Bu müfredat, şu anda Türkiye adına yurt dışında Türkçeden profesyonel olarak standardize edilerek öğretilmesi konusunda Talim Terbiye Kurulundan, Milli Eğitim Bakanlığından onay almış tek müfredattır. Bu anlamda önemli bir katkı da yaptığımızı düşünüyorum. Bu manada 3. dil uluslararası bir dil olmalı. Her ülkenin önceliklerine göre bazı coğrafyalarda Fransızca, bazılarında İngilizce, Almanca, İspanyolca, Arapça veya Çince olabiliyor. Bunların hepsine açığız. Eğitim müfredatımızın son sütunu, çocukların fiziki ve sosyal çevreye duyarlı olarak yetişmeleridir. Onlar kadar önemli olan bir şey daha var. O da çocukların kendi içinde yaşadıkları toplumun temel kültürel değerlerini, geleneklerini mutlaka öğrenmeleri lazım.” Akgün, kuruluşunun üzerinden 5 yıl geçen vakfın faaliyetlerin profesyonelce yürütülmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Uluslararası şirketlerin ve kamu kurumlarının vizyonunu belirleyenin stratejik planları olduğuna dikkati çeken Akgün, Vakfın ilk planını 2017-2018-2019 için yaptıklarını, 2023’e giderken küresel anlamda Türkiye menşeli güvenilir bir eğitim kurumunun en çok önem vermesi gerekenin kalite ve başarı olduğunu vurguladı. Başkan Akgün, 2020-2023 Stratejik Planı temelini kalite odaklı hazırladıklarını anlatarak, “Bu plan sonunda artık küresel anlamda son derece rekabetçi, sürdürülebilir, kaliteden ödün vermeyen bir eğitim kurumu olma hedefimizi gerçekleştirmeyi umuyoruz.” dedi. FETÖ Okullarının Devralınması Prof. Dr. Birol Akgün, Vakfın kuruluş aşamasında kurumsallaşma ile sahada beklentileri yerine getirme gibi 2 büyük sınamayla karşı karşıya kaldığını söyledi. Eylül 2016’daki atamanın 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasındaki zor bir döneme denk geldiğini dile getiren Akgün, “Vakıf kanunu darbe girişiminden önce çıkmıştı. Darbe girişimi sonrası fiilen bizim yetkili organlarımız oluştuğu için, o süreçte malum FETÖ’nün Türkiye’deki bütün eğitim kurumları devletleştirildi. Onun bir de uluslararası ayağı vardı. Oralardaki okulların da Türkiye’nin denetimine alınması konusunda bizim Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla ilgili ülkelerle temaslarımız oldu. Bu anlamda Eylül ayında, çok yeni kurulmuşken pek çok dosyayı kucağımızda bulduk. Bir taraftan yeni oluşan bir yapı var, bir taraftan bu okulların Türkiye’ye devrini sağlama konusunda çalışmalar yapmak zorundaydık. Bu konuda gerçekten Vakfımız çalışanları büyük bir fedakarlıkla çalıştığını söylemek isterim.” diye konuştu. Akgün, bu okulların geleceğine dair ülkelerle konuşulduğunda farklı yaklaşımlarla karşılaştıklarını, ülkelerin bir kısmının “Ülke için tehdit oluşturuyorsa kapatalım” yolunu tercih ettiğini belirtti. Bir kısmının da Türkiye örneğinden yola çıkarak devletleştirdiğini kaydeden Akgün, “Bir kısmı kendilerinin güvenebileceği vakıf, dernek veya şirketlere devri konusunda aksiyon aldı. Bir kısmında ‘Madem bu okullar Türk insanının yaptığı yardımlarla oluşturuldu, bunların yine Türkiye’nin gösterdiği bir kuruma devredilmesi gerekir’ konusunda mutabık kaldık. Şu ana kadar 19 ülkede, bu şekilde doğrudan bize devretmeyi kabul eden 220 civarında okulu aldık ve işletiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. “COVID-19 sürecinde eğitim devam etti” Akgün, yeni tip koronavirüs (COVID-19) sürecinde hiçbir okulu kapatmadıklarını ve eğitime ara vermediklerini ifade etti. Bütün teknolojik imkanlarla kesintisiz eğitimi veren ender kuruluşlardan birisi olduklarını belirten Akgün, olumsuz şartlara rağmen eğitimde genişleme yaşadıklarını bildirdi. Bugün itibarıyla 45 ülkede ve 350 eğitim kurumunda yaklaşık 43 bin öğrenciye ulaştıklarını vurgulayan Akgün, “Bunlar, K12 düzeyindeki okullarımızdır. Yani anaokulundan lise sona kadar olan kısımlardır. Sadece bir ülkede, Arnavutluk’ta üniversitemiz var. Geri kalanı tamamen ilk ve ortaöğretim kesimlerden oluşmaktadır. Coğrafi olarak Balkanlar’dan Asya’ya kadar Afrika’dan Orta Doğu’ya kadar çok geniş bir coğrafyada hizmet veriyoruz. Bu Türkiye adına büyük bir imkan, tecrübe ve kazanımdır.” ifadelerini kullandı. Akgün, son dönemde önem verdikleri alanlardan birinin Kafkasya’dan Orta Asya’ya uzanan, gönül coğrafyası olduğunu söyledi. Bu coğrafyanın, malum yapının özellikle 1990 sonrasında ilk girdiği ve nüfuz ettiği alanlar olduğuna dikkati çeken Akgün, şöyle devam etti: “Bizim tarihi, kültürel, dini ve pek çok anlamda ortak kültürel değerlerimiz var. Coğrafya ve demografi buna çok müsait. Türkiye’den gelen herkese saygı ve sevgiyle bakıyorlar. Biz de bu anlamda bu coğrafyada okul açmaya çalışıyoruz. Geçmişte yaşanan birtakım sıkıntılar var. Onu anlamak lazım. Onun için daha dikkatli gitmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede Orta Asya’da ilk okulumuzu Kırgızistan’da, Bişkek’te açtık. Şu anda okulumuz açık. Eylül ayından itibaren resmi olarak eğitim vermeye başlıyor. Azerbaycan ile bu anlamda ilişkilerimizde, aslında son birkaç yıldır konuştuğumuz görüştüğümüz konulardır. Devlet kurumu olarak başka bir ülkede faaliyete başlayabilmeniz için uluslararası belgeye ihtiyaç duyarsınız. Şirket açar gibi açamıyorsunuz. Bu da siyasi süreçlere tabi. Bazen 1, bazen 2 yıl sürebilen uzun müzakereler yapılabiliyor. Azerbaycan ile yürüttüğümüz müzakereleri bitirdik. Bir ay önce anlaşmamızı imzaladık. Bina, donanım, tefrişat işlerimiz var. Onları bitirebilirsek Eylül ayında Bakü’de de okul açmaya çalışacağız. Bunun dışındaki diğer coğrafyalarda da aynı şekilde görüşmelerimiz ve temaslarımız devam ediyor.” Akgün, geçen sene Libya’da okul açmak için yaptıkları görüşmeleri güvenlik ve pandemi nedeniyle durdurmak zorunda kaldıklarını belirtti. Okulların yeniden açılmasıyla buna tekrar başlayacaklarını dile getiren Akgün, pek çok ülkede önceliklerinin oradaki ülke vatandaşlarına eğitim olduğunu kaydetti. Diploma denkliği açısından ülkelerin kendi müfredatının uygulanmasının önemine işaret eden Akgün, şunları kaydetti: “Yerli müfredata ilave olarak uluslararası akreditasyon sağlayan kurumlarla ilişkiler bakımından bizim okullarımız örnek çalışması yapabiliyor. Bu çok önemli bir şey. Bu, hepimiz için bir kazanımdır. Uluslararası alanda çok farklı eğitim modelleri ve gelenekleri var. Bunların öğrenilmesi ve Türkiye'den giden öğretmenler tarafından bunların da tecrübe edilmesi Türkiye’ye dönük de bir tecrübedir. Hiç ummadığınız ülkelerde eğitimin rutinleri ve pratikleri konusunda çok güzel örnekler var. Örnekleri hem Türkiye’den hem de dünyadan her yıl topluyoruz, kendi öğretmenlerimizi eğitiyoruz. Bu modelleri yazılı olarak da belgeliyoruz. Dokümante edip kendi okullarımıza dağıtıyoruz. Bu bir zenginleşme.” Akgün, öğretmenlerin sınıf içerisindeki pratiklerinden vizyon, müfredat ve pedagojik olarak geliştirilmesi için School Improvement Programı’nı kullandıklarını dile getirdi. “Temel amacımız ‘Maarif Akreditasyon Sistemi’ kurmak” Akgün, pandemi döneminde herkesin mecburen dijital eğitime yöneldiğini belirtti. Dünyada dijital eğitimde kullanılan bütün programları inceledikleri ifade eden Akgün, “Afganistan’da, bizdeki EBA TV gibi bir altyapıları yok. Teknolojileri de yeterli değil. Kendilerinin talebiyle ki Afganistan'da geniş bir ağımız var. 6 bin civarında öğrencimiz var. 5-6 büyük şehrin hepsinde okullarımız var. Kendi ülkelerindeki EBA programlarını biz ürettik. 3 bin ders videosu çektik ve her gün Maarif Vakfının da logosuyla birlikte televizyonlardan yayımlandı. Afrika’da da güzel örnekleri bulmak mümkün.” dedi. Vakfın kuruluşundan bu yana kurumsallaşma, kalite konusunda gayret ve fedakarlıkla çalıştıklarını dile getiren Akgün, “Bize destek veren Cumhurbaşkanımız, Dışişleri ve Milli Eğitim Bakanlıklarımıza, tüm kamu kurumlarına ve sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Maarif Vakfı, artık kendi rüştünü ispat etmiş bir eğitim markası ve kurumudur. Bundan sonra önemli olan kalite çerçevesinde uluslararası alanda etkinliğimizi ve görünürlüğümüzü artırmaktır. Üzerine çalıştığımız esas şey ve gelecek birkaç yıldaki temel amacımız ‘Maarif Akreditasyon Sistemi’ kurmak. IMP dediğimiz programı. Geliştiriyoruz, belli aşamaya geldi. Pilot çalışmalarını yapıyoruz.” şeklinde konuştu....

  • Temmuz 05, 2021 Pakistan’daki Maarif Öğrencilerinden Uluslararası Sınavda Ülke Birinciliği Başarısı

    Türkiye Maarif Vakfının Pakistan’da bulunan “Pak-Türk Maarif Uluslararası Okulları”nda okuyan iki öğrenci, dünya genelinde yapılan “Cambridge A-Level” sınavlarında biyoloji ve sosyoloji alanında Pakistan birincisi oldu. Pakistan Ülke Temsilcisi Harun Küçükaladağlı, yaptığı açıklamada, Pak-Türk Maarif Uluslararası Okulları Lahor kampüsünde okuyan Meryem Asıf’ın sosyoloji, Amir Hamza’nın da biyoloji alanında ülke birincisi olarak Cambridge A Level sınavlarında “Üstün Başarılı Cambridge Öğrencisi” ödülüne layık görüldüklerini söyledi. Küçükaladağlı, söz konusu sınavın bir nevi üniversiteye geçiş sınavı olduğunu ve öğrencilerin burada elde ettikleri dereceyle gerek Pakistan gerek yurt dışında Cambridge sisteminin kabul gördüğü üniversitelerde okuyabileceklerini ifade etti. Bu başarının kendileri için gurur kaynağı olduğunu belirten Küçükaladağlı, uzun yıllar sonra ilk kez bu seviyede bir Cambridge birinciliği çıkarıldığını ve eğitim kurumunun Türkiye Maarif Vakfına devrinin ardından okullardaki başarının gözle görünür oranda artmasının Pakistanlı yetkililer tarafından da takdirle karşılandığını aktardı. Küçükaladağlı, başarılı öğrencilerin Türkiye’de yükseköğretimlerine devam etmeleri için Vakıf olarak gerekli tüm desteklerin verileceğini ve ardından Pakistan’a dönerek kendi ülkelerine hizmet edebilecekleri fırsatların oluşturulacağını söyledi. Öğrencilerden ve Ailelerinden Türkiye’ye Teşekkür Söz konusu sınavda derece elde eden Meryem Asıf ve Amir Hamza da Maarif Okullarında aldıkları eğitimin bu başarıya ulaşmada çok önemli olduğunu vurguladı. Her iki öğrenci de eğitim kurumunu Pakistan’da faaliyete geçirdiği için Türkiye’ye teşekkür etti. Öğrencilerin velileri de çocuklarının ulaştığı başarı dolayısıyla çok mutlu olduklarını ifade ederek yüksek kaliteli eğitim dolayısıyla Türkiye Maarif Vakfı ve Türkiye’ye şükranlarını iletti....

  • Temmuz 05, 2021 Irak'ta Maarif Bağdat Okullarında Mezuniyet Töreni Düzenlendi

    Irak'ta, Türkiye Maarif Vakfı'na bağlı Maarif Bağdat Okullarında 2020-2021 eğitim-öğretim yılı mezuniyet töreni gerçekleştirildi. Başkent Bağdat'ta Zeyyune yerleşkesindeki konferans salonunda gerçekleştirilen törene, Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Ali Rıza Güney katıldı. Tören, okul birincisi öğrencinin piyano resitali, öğrencilerin müzik dinletisi ve diploma töreniyle sona erdi. Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Prof.Dr. Cihad Demirli, gazetecilere yaptığı açıklamada, Bağdat'ta olmaktan dolayı onur duyduklarını ifade ederek, "Irak'ın genelinde 2 bini aşkın öğrencimiz söz konusu. Bağdat'ta da 7 okulumuzda 1100 öğrencimizle eğitim ve öğretim hayatında beraber yürüyoruz. Bugün de öğrencilerimiz ve aileleriyle birlikte coşkulu bir tören yaptık." dedi. Irak'ta çok kısa sürede kaliteli bir şekilde ülkenin gerçek anlamda eğitim ihtiyacına katkı sağlamak amacında olduklarını ifade eden Demirli, bu konuda Iraklı yetkililerin de desteğinin gerektiğini kaydetti. Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Ali Rıza Güney de öğrencilerin yüzündeki gülüşlerin ailelerine gurur yaşattığını ve bundan mutluluk duyduklarını söyleyerek, Maarif Okullarının sağladığı katma değerin anlam kazandığını söyledi. "Maarif Okulları dünya genelinde bir başarıya imza atıyor." diyen Güney, Irak'ta da bu eğitim projesinin hızla ilerlediğini ve oldukça çağdaş bir eğitim sunulduğunu kaydetti. ...

  • Haziran 21, 2021 Tanzanya Zanzibar Maarif Okullarında mezuniyet programı düzenlendi

    Tanzanya'ya bağlı özerk bölge Zanzibar Adası'ndaki Türkiye Maarif Vakfı Zanzibar Okullarında, lise bitirme ve üniversiteye geçiş sınavı niteliğindeki Form 6 sınavı nedeniyle program düzenlendi. Türkiye Maarif Okulları Zanzibar kampüsünde gerçekleştirilen mezuniyet programına Zanzibar Özerk Bölgesi Başkanı Hüseyin Ali Mwinyi'nin eşi Mariam Mwinyi, Zanzibar Eğitim Bakanı Simai Mohammed Said, Türkiye'nin Darüsselam Büyükelçisi Mehmet Güllüoğlu, Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Ayşen Gürcan katıldı. Öğrencilerin iki ülkenin milli marşlarını okumasıyla başlayan tören, şiirler, şarkılar ve tiyatro gösterisiyle devam etti. Programda konuşan Mwinyi, "Bu program sadece Maarif Okulları heyeti için değil, ülkemizde eğitim sektörünün gelişiminde hepimiz için çok önemli." dedi. Mwinyi, okulun açılması dolayısıyla Türkiye Maarif Vakfı ve Türkiye'ye teşekkür etti. Lise eğitimlerini başarıyla tamamlayan ve onur belgesi almaya hak kazanan öğrencilere belgeleri, Zanzibar Başkanı'nın eşi Mwinyi tarafından takdim edildi. ...

  • Haziran 21, 2021 Emine Erdoğan Brüksel'de Maarif Vakfının İstişare Toplantısına Katıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Belçika'nın başkenti Brüksel'de Türkiye Maarif Vakfının istişare toplantısına katıldı. Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "NATO Liderler Zirvesi vesilesiyle Brüksel'de, Maarif Vakfının düzenlediği istişare toplantısında sivil toplum kuruluşu temsilcilerimiz ve kız öğrencilerimizle bir araya gelerek faaliyetleri hakkında görüş alışverişi yaptık. Her birine çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı. ...

  • Haziran 21, 2021 ABD'deki Maarif Okulu üçüncü dönem mezunlarını verdi

    Türkiye Maarif Vakfının ABD'nin New Jersey eyaletinde bulunan Maarif Okulu, bu yıl üçüncü dönem mezunlarını verdi. Maarif Okulunda düzenlenen törene, New York Eğitim Ataşesi Yurdagül Aydoğan, Maarif Okulu yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Vakfın ABD Ülke Temsilcisi Doç. Dr. Mehmet Özkan, yaptığı konuşmada, "Yeni mezunlarımızla Maarif ailesi her geçen gün genişliyor. Zamanla sosyal-siyasal alanda da öğrencilerimizin etkisini göreceğiz." diye konuştu. Eğitim Ataşesi Aydoğan da Milli Eğitim Bakanlığı olarak Maarif Vakfının eğitim çalışmalarının kendilerini gururlandırdığını belirterek mezun olan öğrencilere başarılar diledi. Konuşmaların ardından diplomaları takdim edilen öğrenciler, okul yönetimi ve aileleriyle hatıra fotoğrafları çektirdi. New Jersey'de Maarif Okulu 2017'de açılmıştı. ...