Şubat 24, 2025
Türkiye Maarif Vakfı (TMV) tarafından düzenlenen 15. Ülke Temsilcileri İstişare Toplantısı başladı. Toplantıya TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, İstanbul Vali Yardımcısı, Üsküdar Kaymakamı ve TMV Başkanı Mahmut M. Özdil, Vakıf mütevelli heyeti ve yönetim kurulu üyeleri ile Vakıf personeli katıldı. Toplantının açış konuşmasını yapan Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil , vakfın yurt dışındaki eğitim faaliyetleriyle Türkiye'nin küresel ölçekteki etkisini artırmaya çalıştığını vurguladı. TMV’nin 2016’dan bu yana birçok ülkede eğitim alanında faaliyet gösterdiğini belirten Özdil, şu ifadeleri kullandı: "Ülkemizin eğitim alanındaki zengin tecrübesini, dost ve kardeş ülkelerle paylaşarak zenginleştirmeye gayret ediyoruz. Bugün dünyanın dört bir yanında Türkiye’nin bayrağını dalgalandırıyoruz. Bunun için faaliyet gösterdiğimiz ülkeleri iyi tanımak, ihtiyaçları doğru analiz etmek zorundayız."
"Çalışmalarımızın ardında dünyanın daha adil bir yer olması temennisi yatmaktadır"
Eğitim kurumlarının sadece bilgi aktaran yapılar olmaması gerektiğine değinen Özdil, öğrencilere yüksek akademik standartların yanı sıra, kendi ülkelerinin geleceğinde söz sahibi olabilecek bir bilinç ve özgüven kazandırmanın önemine dikkat çekti. Başkan Özdil, " Dünyanın daha adil bir yer olması temennisiyle, Maarif Vakfı olarak yalnızca bilgi aktaran okullar kurmuyoruz; aynı zamanda öğrencilerin kendi potansiyellerini keşfedip geliştirebilecekleri bir ortam sunmaya çalışıyoruz." dedi.
"Türkiye’nin En Büyük Gücü Yumuşak Gücüdür"
Türkiye’nin Kültürel Diplomasi Gücü” konulu konuşmasını yapan TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin kültürel diplomasi alanındaki gücüne vurgu yaptı. Konuşmasında küresel kültürün etkilerinden bahseden TBMM Başkanı Kurtulmuş, dünyada hakim olan Batı kültürünün giderek etkisini kaybettiğini ve Türkiye'nin, köklü kültürel mirasıyla yeni bir dönemin eşiğinde olduğunu belirtti. Anadolu irfanının dünyaya tanıtılması gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:
"Dünyaya uzun bir süredir dikte ettirilen, hatta emperyal projelerle zorla benimsetilen Batı kültürlerinin etkisinin giderek azalacağı bir döneme giriyoruz. Yeni fikirler ortaya koyan, insanlığın gündemine yenilikçi teklifler taşıyanların etkili olacağı bir çağdayız. Bu bağlamda, Türkiye olarak kültürel mirasımızı Buhara’dan, Semerkant’tan Anadolu'ya taşıyıp, burada yoğurarak dünyaya örnek olan Anadolu irfanını en iyi şekilde anlatmamız gerekiyor."
Dünyada artık sert gücün tek başına etkili olmadığına dikkat çeken Kurtulmuş, Türkiye’nin en büyük avantajının yumuşak gücü olduğunu belirtti. Kültürel diplomasiyle dostluk köprüleri kurmanın önemine değinen Kurtulmuş, şunları ekledi:
"Türkiye'nin elinde diğer milletlerin sahip olmadığı büyük bir imkan var; o da yumuşak güçtür. Dünyanın her yerinde 'Türkiye'den geliyorum' dediğinizde gönüllerin kapıları size açılıyor. Bu, bizim en büyük gücümüzdür. Tarihten gelen kültürel mirasımızı en iyi şekilde kullanarak, halklar arasında dostane ilişkileri güçlendirmek zorundayız."
Bu kapsamda Türkiye Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı gibi kurumların önemine vurgu yapan Kurtulmuş, kültürel diplomasinin kurumsal kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi.
Türkiye Maarif Vakfının yurt dışında gerçekleştirdiği eğitim diplomasisinin, Türkiye’nin yumuşak gücünün temel unsurlarından biri olduğunu belirten Kurtulmuş, vakfın özellikle Afrika, Asya ve dünyanın farklı bölgelerinde kurumsallaşarak eğitim yoluyla kültürel etkileşimi güçlendirdiğini dile getirdi. Kurtulmuş "Maarif Vakfı, sadece okullar inşa etmiyor; aynı zamanda insan ilişkilerini, toplumsal bağları ve gönül köprülerini kurarak diriliş sürecine katkı sağlıyor." dedi.