Türkiye Maarif Vakfı, Avustralya’daki eğitim faaliyetleri kapsamında Sidney’de “Gelibolu Kampüsü”nün açılışını gerçekleştirdi. Kampüs, Çanakkale Savaşları’nın 111. yılı dolayısıyla anlamlı bir isimle eğitim hayatına kazandırıldı.Türkiye Maarif Vakfı, 2019 yılında eğitim öğretim faaliyetlerine başladığı Avustralya’daki varlığını Sidney’de açılan Gelibolu Kampüsü ile güçlendirdi. Avustralya Uluslararası Maarif Okulları bünyesinde hizmet verecek yeni kampüs; modern, çok kültürlü ve iki dilli eğitim ortamıyla öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerini desteklemeyi hedefliyor. Açılış töreni, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil’in yanı sıra Türkiye’nin Avustralya Büyükelçisi Ufuk Gezer, TMV Mütevelli Heyeti Üyesi Mürteza Yetiş, TMV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Çiçek, Başkonsolos Belgin Ergüneş, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Doç. Dr. Cem Gençoğlu ve Milletvekili Lynda Woltz’un katılımıyla gerçekleştirildi.Avustralya Uluslararası Maarif Okulları’nda uygulanan iki dilli eğitim modeli kapsamında ders içerikleri İngilizce ve Türkçe olarak sunuluyor. İlkokul düzeyinde hayata geçirilen bu model, NESA onaylı eğitim programlarıyla birlikte yürütülüyor. Okulda 21 farklı milletten öğrenci eğitim görürken, çok kültürlü yapı içerisinde iki dilli eğitim modeli başarıyla uygulanıyor.İki dilli eğitim sayesinde öğrenciler, Türkçeyi doğal ve kapsayıcı bir ortamda öğrenme ve kullanma imkânı buluyor. Müfredat, anaokulundan 12. sınıfa kadar öğrencilerin iki dilde kültürel farkındalık ve okuryazarlık becerilerini geliştirecek şekilde tasarlanıyor. Program, Türkçe konuşan ailelerin çocukları için ana dillerini koruyup güçlendirmeyi hedeflerken, Türkçe bilmeyen öğrenciler için de yeni bir dil ve kültürü tanıma fırsatı sunuyor.Türkiye Maarif Vakfı, Avustralya’daki eğitim faaliyetleriyle yalnızca akademik bir katkı sunmakla kalmıyor; Türkiye ile Avustralya arasındaki ilişkilerde kültürel diplomasiyi önceleyen güçlü bir yaklaşım da ortaya koyuyor. Gelibolu Kampüsü, ortak tarihî hafızadan beslenen anlamlı ismiyle iki ülke halkları arasında dostluk, karşılıklı anlayış ve kültürel etkileşimi güçlendiren bir eğitim köprüsü niteliği taşıyor. Çok kültürlü ve iki dilli eğitim modeliyle farklı toplumları bir araya getiren Vakıf, öğrencilerin hem kendi kültürel kimliklerini tanımalarına hem de farklı kültürlerle saygı temelinde ilişki kurmalarına katkı sağlıyor....
Senegal’in başkenti Dakar’daki Maarif okulunda mezuniyet töreni düzenlendi. COVID-19 salgını nedeniyle kısıtlı katılımla düzenlenen törene, lise son sınıf öğrencileri ve öğretmenler katıldı. Törende, Dakar Koleji müdürlerinden Latir Diouf ve Recep Can ile son sınıf öğrencileri konuşma yaptılar. Tören, öğrencilerin kep atmasının ardından çektirilen aile fotoğrafıyla sona erdi....
Sudan’daki Türkiye Maarif Okullarında eğitim gören öğrenciler, Türkiye’deki üniversitelerde eğitim alabilmek için İstanbul Üniversitesinin başkent Hartum’da düzenlediği Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı’na (İÜYÖS) girdi. Türkiye Maarif Vakfı Sudan Hartum Okullarında gerçekleşen sınava başvuran 169 öğrenci arasından 149’u kayıt yaptırdı. Adayların soyut düşünme becerilerini ölçmeyi amaçlayan sorularla matematik sorularından oluşan 80 soruluk sınav, 2 saat 15 dakika sürdü. Başarılı Olanlar Yaklaşık 100 Üniversiteye Başvurabilecek Türkiye Maarif Vakfı Sudan Hartum Okulları mezunu Kusay Salah, sınavının çok kolay geçtiğini belirtti. Gelişmiş ve Müslüman bir ülke olması dolayısıyla Türkiye’yi seçtiğini söyleyen Salah, çocukluk hayali olan tıp fakültesi okuduktan sonra Sudan’a dönüp ülkesinin gelişmesine destek olacağını dile getirdi. “İstanbul’u dizilerden biliyorum” Ala Hüseyin Osman ise Türkiye’de üniversiteyi bitirdikten sonra cildiye doktoru olmak istediğini kaydetti. Türkiye’de astronomi okumak istediğini söyleyen Tuka Salah Osman ise “Astronomi Sudan’da çok yaygın olmadığı için Türkiye’de okuyup Sudan’a döneceğim ve öğrendiklerimi Sudanlı kardeşlerimle paylaşacağım.” diye konuştu. Ravan Muhyiddin ise mütercim tercümanlık bölümünde okuyup Türkiye’de çalışmak istediğini ifade etti. Eğitim kaliteli olduğu için Türkiye’yi tercih ettiğini belirten Muhyiddin, “İstanbul’u dizilerden biliyorum ve İstanbul Üniversitesine girmek istiyorum. İstanbul’da bir üniversite kazanamazsam Ankara ya da Kıbrıs’ta okumak isterim.” şeklinde konuştu. Bu yıl Türkiye dahil 14 ülkede gerçekleştirilen İÜYÖS’ye 20 binin üzerinde başvuru oldu. 2012’den bu yana düzenlenen İÜYÖS, Türkçe, Arapça, İngilizce, Fransızca, Almanca ve Rusça gerçekleştiriliyor. ...
Türkiye Maarif Vakfı tarafından “Uluslararası Öğrenci Dernekleri İstişare Toplantısı” kurum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Vakfın İstanbul’daki genel merkezinde düzenlenen toplantıya Türkiye’de faaliyet gösteren Uluslararası Öğrenci Dernekleri’nin temsilcileri katıldı. Açılış konuşması yapan Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, Vakıf olarak Türkiye’deki paydaş kuruluşlarla iş birliği içerisinde faaliyet yürüttüklerini aktardı. Vakfın Türkiye’deki 88 üniversite ile iş birliği yaptığını dikkat çeken Akgün, “Maarif Vakfı olarak bir taraftan sahada bizden beklenen misyonu icraya çalışırken bir yandan da kendi yol ve haritamızı belirleyip, kardeş kuruluşlarla iş birlikleri geliştirmek noktasında gayret sarf ettik. Türkiye’deki üniversite yönetimleri ile iş birliği kurduk. Sahada çalışırken İstanbul ve Ankara’yı ihmal edemezdik. YTB, Yunus Emre Enstitüsü ve üniversitelerle protokoller imzaladık. 85 üniversite ile iş birliğimiz devam ediyor.” ifadelerini kullandı. Maarif Okullarından mezun olan öğrencilerin Türkiye’de eğitim almaları için çeşitli çalışmalar yapıtlıklarını belirten Akgün, Vakfın ilkelerini şöyle sıraladı: “Kendi okullarımızdan mezun olan öğrencilerin kaliteli ve başarılı olanlarını Türkiye’ye getirmek istiyoruz. Türkiye büyüyen, güçlenen bir ülke. Elbette kendi en kaliteli insanımızı seçip en kaliteli üniversitelere yerleştirmemiz lazım. Ama bu yetmez. Büyüyen, güçlenen bir medeniyet kurma iddiası olan ülkeler için dost ve kardeş ülkelerin kaliteli ve başarılı gençlerini seçip yetiştirmemiz gerekiyor.” Akgün’ün konuşmasının ardından TMV Öğrenci ve Muzun Takip İşleri Daire Başkanı Ahmet Güney moderatörlüğünde, Türkiye Maarif Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Torpil ve Sosyal Kültürel Sportif Faaliyetler Dairesi Yöneticisi Mehmet Fatih Pehlivan’ın katılımıyla gerçekleştirilen istişare oturumunda STK yöneticileri, Türkiye Maarif Vakfı ile yurt içinde ve yurt dışında geliştirdikleri iş birlikleri faaliyetleri ile ilgili görüş ve önerilerini dile getirdi. ...
Arnavutluk’un başkenti Tiran’da, Türkiye Maarif Vakfına bağlı New York Tirana Üniversitesinde 2020-2021 eğitim yılı mezuniyet töreni düzenlendi. Törene, Arnavutluk Eğitim, Spor ve Gençlik Bakanı Evis Kuşi, Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Murat Ahmet Yörük, Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili’nin yanı sıra farklı davetliler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Bakan Kuşi, yaptığı konuşmada, New York Tirana Üniversitesinin uzun bir başarı hikayesi olduğunu vurgulayarak, 150 mezunun arasında farklı ülkelerden öğrencilerin bulunmasının da memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Büyükelçi Yörük de Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın Türkiye’yi ziyaret ettiğini anımsatarak, bu kapsamda iki ülke arasında aralarında eğitim de olmak üzere farklı önemli anlaşmaların imzalandığını belirtti. Yörük, “Üniversite ve ilgili okullarıyla Maarif Vakfının Arnavutluk’taki varlığı bizim eğitim alanındaki gelişen ikili ilişkilerin sembolüdür.” dedi. Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Bilgili ise mezunları tebrik ederek, araştırma programlarının desteklenmesi taahhüdünde bulundu. ...
Türkiye Maarif Vakfı tarafından, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Etkinlikleri kapsamında “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” konulu panel düzenlendi. Vakfın genel merkezindeki konferans salonunda yapılan panelin açılış konuşmasını yapan Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, 15 Temmuz’un milletin kendisine karşı kurulan tuzağa demokrasi ve özgürlüklere karşı dışarıdan gelen bir işgal girişimi olduğunu ifade etti. “15 Temmuz, bu milletin kendisine karşı kurulan tuzağı o gece yok etmesi ve özgürlüklerimize dışarıdan düzenlenen bir darbeye karşı direnişin sembolüdür.” diyen Akgün, şöyle konuştu: “Biliyoruz ki ihanet sadece içeriden kaynaklanmıyordu. 100 yıl önce bu topraklarda yapılan mücadele ne ise bizim açımızdan 15 Temmuz’daki mücadele de odur. Bu millet Kuvay-ı Milliye ruhuyla en fakr-u zaruret durumunda bile kendi bağımsızlığı ve egemenliğini korumayı bilmişse o gece de harekete geçen direniş ruhu bizlere çok şükür ki ülkemizdeki demokrasiyi koruma imkanı verdi.” Akgün, TMV’nin 45 ülkede 43 bin öğrenciye hizmet veren bir Vakıf olarak 350 civarında okulu bulunduğunu hatırlatarak, “15 Temmuz’da yapılan bu operasyonu durdurmaya imkân veren 251 şehidimizi rahmetle yad ediyoruz. Gazilerimize şifalar diliyoruz. Her yıl Milli Birlik ve Demokrasi Günü olarak anılan 15 Temmuz’u farklı etkinliklerle idrak ediyoruz. Bu milletin hakkını hukukunu korumak ne kadar gerekliyse bu mirası unutmadan yaşamak da o kadar önemli.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Prof. Dr. Ayşen Gürcan’ın moderatörlüğünde başlayan panel, konuşmacı olarak Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Kireçci, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Tekin ve 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç’un katılımıyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Gürcan konuşmasında, “Devletimizin kendi sorumluluğunu yerine getirmesinde Vakfımızın nasıl önemli bir misyon üstlendiğini, eğitimin bazen nasıl istismar edileceğini o günler bize gösterdi.” dedi. “Türkiye, Türkiye'den büyüktür” Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Kireççi ise “15 Temmuz’da diğer darbelerden farklı olarak çok daha önceden yapılan bir hazırlık var. Cumhurbaşkanımız, o gece halkı siyasete dahil ederek böyle bir girişimi umursar hale getirdi. Bu önemli bir kazanımdır. Rahmetli tarihçimiz Yılmaz Öztuna eğer Ankara’da 300 tane kadın toplansaydı Genelkurmay’ın önünde, Adnan Menderes asılmazdı derdi. 15 Temmuz’da bunun tersi görüldü. Halkın sahiplenmesi yaşandı.” dedi. Kireççi, siyaseten son 20 yılda kenarda tutulmuş bir kitlenin merkeze geldiğini belirterek, şunları söyledi: “Halk Cumhurbaşkanımızın da çağrısıyla kendisine doğrudan darbe yapanları durdurdu. Esas gücün millet olduğunu anlatmak için harekete geçti. Bu mekanizmayı diri tuttu. Halk umursamayabilirdi ama öyle olmadı. Tarihimiz bunun gibi önemli hadiselere ışık tutmaktadır. Bu coğrafya çok mühimdir. FETÖ diye isimlendirdiğimiz bu yapı Türkiye’nin yurt dışındaki potansiyel imkânları üzerinden nemalandı. Dünyanın birçok yerine gittiğimizde Türkiye’nin etkisinin ve potansiyelinin ne kadar güçlü olduğunu görüyoruz. Bu bizim sermayemizdir ve birileri yatırım yapmış daha önceden, bir akıl bunu görmüş. İşte burada Maarif Vakfının yaptığı gibi bunu kendimizin kılma eylemi vazifesi görüp insan yetiştirebilirsek, ülkemize gelen darbeleri ya da diğer kastları bertaraf ederiz. Bütün mesele milletin iradesinin güçlü olabilmesi. Zafer nihai değildir, insan yetiştirmek ve bunu kalıcı kılmak gerekir.” 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç da Türkiye’deki darbelerin milyonlarca insanın hakkını insani olmayan yollarla gasp ettiğini söyleyerek, “Ülkemiz geçmişinde bunu defalarca yaşadı. Milyonların kendisini yönetsin diye iradesini devrettiği bir yönetici kadroya silah doğrultmak kabul edilir bir anlayış değil. Kendilerinin dışında bir başka anlayışın demokratik yöntemle değişmesini kabul edemeyenleri yakın tarihimizde de gördük.” ifadelerini kullandı. Turunç, darbe girişiminde bulunanların yıllara dayanan bir hazırlık yaptıklarını belirterek, “15 Temmuz gecesi hastane koridorlarında yerlerin kan dolu olduğunu gördüm. Gazilerimizin ve şehitlerimizin kanlarına basmaya vicdanlarımızın el vermediği bir gece yaşandı. Çok zorlu şartlarda mücadele verildi. Şehitlerimiz arasında silahsız hanım kardeşlerimizden 18 yaşın altında tam 8 kardeşimiz var 14-15 yaşındalar. Bunu neyle izah edebilirsiniz? Bu FETÖ’nün hainliği sırf milletimize karşı değil, bir de yurtdışında bunlara talimat verenler var.” diye konuştu. Panel kapsamında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Tekin de “Türkiye’de siyasal hayat, kurumlar ve Türkiye’deki darbeler ve darbe süreçleri benim normal akademik çalışma alanım. İkincisi de 2013 Mayıs ayından, 2018’e kadar MEB Müsteşarlığı görevinde bulundum. Bu görevimiz esnasında Türkiye Maarif Vakfının kuruluşu ile ilgili süreçleri, kendisini hep minnet ve saygı ile hatırladığım, Ayşen hocamın da katkılarıyla 15 Temmuz yaşanmadan, Türkiye’nin yurtdışında eğitim konusunda kendi adına hareket ettiğini iddia eden ve Türkiye düşmanı olan bu insanlarla mücadele edecek bir kurumun gerekli olduğunu düşünüyorduk.” şeklinde konuştu. 28 Şubatçıların Eğitim alanındaki ihaleyi ve İmam Hatipler kapatılarak Fetullahçı yapıya teslim edildiğine dikkat çeken Tekin, “Enteresandır, Fetullahçıların yurt, bina, okul, dershaneleri 28 Şubattan sonra artmıştır.” dedi. ...
Türkiye Maarif Vakfı (TMV), Etiyopya'nın Oromiya eyaletinde FETÖ ait okulları teslim aldı. TMV, 2016'daki darbe girişiminin 5. yılında FETÖ'nün yurt dışı yapılanmasına bir darbe daha vurarak örgütün mali kaynaklarından birini daha kuruttu. Eyaletin Alemgena bölgesindeki okulu ziyaret eden TMV Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Cihad Demirli, yaptığı açıklamada, bu adımdan ötürü büyük mutluluk yaşadıklarını dile getirdi. Etiyopya'daki tüm okulların TMV'ye mahkeme kararıyla devredilmesini beklediklerini vurgulayan Demirli, gecikmelerin hukuki süreçlerden kaynaklandığını ve aşama aşama tüm okulların alınacağını söyledi. Elde edilen başarıda velilerin ve Oromiya eyaleti yöneticilerinin TMV'ye olan desteğinin büyük önemi olduğunu vurgulayan Demirli, altyapı eksiklerinin tamamlanarak devralınan okulların eylülde eğitime geçeceğini ifade etti. Demirli, Harar'da ve yeni teslim alınan Alemgena'daki kampüslerin içinde farklı seviyelerde 8 okulun bulunduğunu belirterek TMV'nin ülkede ayrıca bir kültür merkeziyle Etiyopyalılara hizmet verdiğini kaydetti. FETÖ, Etiyopya'da terör ve kara para aklamakla suçlanıyor TMV Etiyopya Temsilcisi Levent Şahin ise okulların federal ve eyalet savcılarının FETÖ hakkında başlattığı soruşturma sonrasında alındığını aktardı. FETÖ şirketleri hakkında terör ve kara para aklama gibi suçlamalardan soruşturma başlatıldığını ve Alemgena'daki okulların federal mahkeme kararıyla alındığını söyleyen Şahin, bu kararın diğer okullar için de emsal teşkil edeceğini dile getirdi. Okulların bağlı olduğu "Stem" adlı şirket hakkında yürütülen soruşturmada önemli bulgular elde edildiğini kaydeden Şahin, şirketin tüm banka hesaplarının ve eğitim lisansların dondurulması kararını beklediklerini aktardı. TMV, Temmuz 2019'da Harar'daki okulları teslim almıştı. ...