Haber Sayfası Banner Görseli

Haberler

  • Şubat 11, 2026 Afrika’da “Denk Ortaklık” Vurgusu

    Türkiye Maarif Vakfı, Afrika stratejisinde “denk ortaklık” anlayışını ön plana çıkarıyor. Afrika’da 27 ülkede faaliyet gösteren Türkiye Maarif Vakfı, kıtada ortak gelecek ve “ortak iyi” vizyonu ile çalışmalarını sürdürüyor.Senegal ziyareti kapsamında ülkedeki eğitim faaliyetlerini  inceleyen Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, Dakar Büyükelçisi Nur Sağman ile bir araya gelerek Maarif okullarını ziyaret etti. Büyükelçi Sağman’la beraber Senegal Milli Eğitim Bakanı Moustapha Mamba Guirassy ile görüşen Özdil, Türkiye’nin Afrika kıtasına bakış açısındaki stratejik dönüşümü anlattı. Afrika’ya yönelik alışılagelmiş "yardım" veya "romantizm" odaklı yaklaşımları reddeden Özdil, Türkiye’nin kıtayla kurduğu bağın temelinde karşılıklı kazanımın olduğunu belirtti. Afrika'da "denk ilişki" temelinde eğitim faaliyetlerini derinleştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Başkan Özdil, “Dünyanın geleceği Afrika'daysa, biz de bu genç nüfusa ve büyük potansiyele sahip topraklara hizmet etmek ve buradan öğrenmek istiyoruz.” dedi. Ayrıca vakfın eğitim vizyonuna dair önemli mesajlar veren Özdil, temel amaçlarının sadece parlak kariyerler inşa edecek bireyler değil, “kendi kültürüyle, memleketiyle ve toplumsal dokusuyla uyumlu nesiller yetiştirmek” olduğunu dile getirdi.64 ülkede faaliyet gösteren Vakfın öğrenci sayısının 75 bine yaklaştığını aktaran Başkan Özdil, coğrafi yaygınlık ve öğrenci sayısı bakımından dünyanın en büyük uluslararası okul zincirlerinden biri haline geldiklerini söyledi. Özdil, 27 ülkede 175 okul ile faaliyet gösterdikleri Afrika'nın kendileri için özel ve merkezi bir konuma sahip olduğunun altını çizdi: " ’Biz çok şey biliyoruz, geliyoruz ve kendi tecrübemizi size anlatıyoruz' şeklinde kurulmuş bir ilişki değil, aksine bu ilişki denk bir ilişki. Bizim de Afrika'dan öğrenecek çok şeyimiz var ve Afrika'yı romantizm içinde, acıma duygusuyla değil, sahip olduğu zenginliklerin farkında olarak değerlendiriyoruz. Bu zenginliklerin hepimiz açısından, bütün dünya açısından çok önemli bir rol üstleneceğini bilerek bunların Afrika insanının hak ettiği pozisyona gelmesinde kullanılmasını sağlamak üzere faaliyetlerimizi kurguluyoruz. Dolayısıyla Afrika, Türkiye Maarif Vakfının bütün stratejik planlamasında ve uzun vadeli vizyonunda merkezi bir konumda yer alıyor."Afrika'daki Üniversitelerde Türkiye Araştırmaları Merkezleri HedefiTürkiye ile Afrika arasında akademik iş birliklerinin artırılması gerektiğine de dikkati çeken Özdil, Afrika'daki üniversitelerle iş birliği içinde Türkiye Araştırmaları Merkezleri kurmayı hedeflediklerini söyledi. Özdil, "Birbirimizi ikinci kaynaklar üzerinden tanımaktansa, doğrudan tanıyarak, bilgiyi birlikte üreterek neye ihtiyacımız olduğunu tespit etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla Afrika'da faaliyet gösterdiğimiz ülkelerin önde gelen üniversiteleri ile iş birliği içerisinde Türkiye Araştırmaları Merkezleri kurarak bu akademik iş birliklerini zenginleştirmek ve Türkiye Maarif Vakfının yaptığı çalışmaların daha da güçlü, akademik bir sağlam çerçeve ile devam etmesini hedefliyoruz." ifadelerini kullandı....

  • Eylül 24, 2022 Türk Kültürü ve Medeniyeti Ders Programı İçin Uzmanlar Maarif’te Buluştu

    Türkiye’nin son yıllarda Doğudan Batıya bütün dünyada bir çekim merkezi haline gelmesine ve her alanda artan etkisine yönelik olarak Türk kültür ve medeniyeti ile Türkçeye olan ilgi artıyor. Bu ilgi; gerek dünya ülkelerinde, gerekse Türkiye’ye eğitime gelen 250 bin civarı uluslararası öğrenciye Türk kültür ve medeniyeti ile Türkçe’nin örgün eğitimde ders olarak okutulması ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak daha önce Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı ve K12 düzeyi için 50 civarı Türkçe ders kitap ve materyallerini hazırlayan Türkiye Maarif Vakfı, şimdi de uzun çalışmalar sonucu hazırladığı Uluslararası Maarif Programı'nın (IM) bir parçası olan Ortaöğretim Türk Kültürü ve Medeniyeti Dersi Öğretim Programı'nı kamuoyuna açıkladı. Hazırlanan programın materyalleri ve uygulama süreçleri için de Türkiye’nin tarih, kültür, dil, medeniyet alanlarında çalışmalar yürüten ilgili kurumlarının Başkanları, üniversiteler, Türkçe öğretimi, dil, kültür ve medeniyet alanlarında çalışan akademisyenler, yazarlar ve uzmanlar Türkiye Maarif Vakfının koordinasyonunda buluşarak fikir, eleştiri ve önerilerini dile getirdi. Üsküdar Adile Sultan Kasrı Öğretmenevi'nde yapılan toplantıya, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Birol Çetin, TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ve Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Coşkun Yılmaz başta olmak üzere alanında uzman 21 akademisyen, yazar, gazeteci ve edebiyatçı katıldı. ORTAÖĞRETİM TÜRK KÜLTÜRÜ VE MEDENİYETİ PROGRAMININ HAZIRLIK SÜRECİ Ortaöğretim Türk Kültürü ve Medeniyeti Dersi Öğretim Programı; Vakfın yurtdışı ortaöğretim kurumlarında uluslararası öğrencilere Türk Kültürü ve Medeniyetini tanıtmak üzere hazırlanmış bulunuyor. Program çerçevesinde uygulanacak ders ile hedef kitleye Türk kültürü ve medeniyetinin sanat, edebiyat, tarih, coğrafya, mimari ve musiki gibi yönleriyle tanıtılması böylece kültürel öğrenme yoluyla kültürlerarası etkileşimin sağlanması amaçlanıyor. Vakfın uzman akademik kadrolarınca öncelikle Türk kültürü ve medeniyetine dair literatür taraması ile Türkiye’de yapılan benzer çalışmalar incelendi. Aynı zamanda farklı ülkelerin aynı amaçla hazırlamış oldukları kültür öğretimi kitapları tarandı. İncelenen kitapların konuları ve konu sıklıkları çıkarıldı. Buna göre yabancı ülkelerin hazırladığı kültür öğretimi kitaplarında sırasıyla Kültür-Sanat, Eğitim, Meşhur Şahsiyetler, Resim, Devlet Yapısı, Tarih, Bayramlar, Yemek/Mutfak, Din ve Müzik gibi 10 konunun öne çıktığı tespit edildi. Programın hazırlık sürecinde ise ilk önce alan uzmanı akademisyenlerle yapılan çalıştaylar, sonrasında oluşturulan taslak metinler ve akabinde MEB Talim Terbiye Kurulu Başkanlığına sunularak ülkelerde kullanılmasının uygun mütaala edilmesinin ardından 30 sayfalık ders programı ortaya çıkmış oldu.   Prof. Dr. Birol AKGÜN: “İnsan ancak eleştiriye açık olursa gelişir.” Toplantının açılışında konuşan Vakıf Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, Vakıf olarak hazırladıkları Uluslararası Maarif Programı'nın (IM) bir parçası olan Ortaöğretimde Türk Kültürü ve Medeniyeti Öğretimi Programı'na neden ihtiyaç duyduklarını şu cümlelerle açıkladı: "Türkiye'de üniversitelerimizde kayıtlı 250 bin civarında öğrenim gören misafir öğrenci arkadaşımız var. Bizim okullarımızda okuyan 50 bin civarında öğrencimiz bulunuyor. Bunlara dilin ötesinde, dili aşan şekilde ama dille bağlantılı olarak kendi kültür dünyamızın nasıl anlatılması lazım? Kendimizi ifade etme bakımından bir arayış içerisindeyiz. Bu aslında Türkiye'nin kendi içinde geçtiğimiz süreçte ‘Türkiye kimdir, neyi temsil ediyor, Türk kültürünün oluşumuna ilişkin bileşenler nelerdir ve biz kendimizi dünyaya nasıl anlatmalıyız’ arayışının bir parçasıdır." Türk kültür ve medeniyetinin dünyaya doğru kaynak ve yöntemlerle anlatılması için bunun alt bileşenlerinin doğru bir şekilde oluşturulması, anlatılması, formüle edilmesi, yayınlara dönüştürülmesi, dijital ortama aktarılması gerektiğine değinen Akgün, "Büyüyen Türkiye'nin hikayesini biz Anadolu insanı olarak kendimiz anlatalım. Bugün de bu programı oluştururken bizim gibi yurt dışına yönelik eğitim yapan ülkelerin öğretim kitaplarını inceledik. İngiltere, Amerika, Çin, Meksika, İspanya, Almanya, Rusya gibi ülkelerin bu alanda çok sayıda çalışması bulunuyor. İncelenen kitapların konu bazlı bir tasnifini yaptık. Kendi akademisyenlerimizle, çalıştaylar yaparak bugün 14 temadan oluşan Program’ı hazırladık.” ifadelerini kullandı. “İnsan ancak eleştiriye açık olursa kendisini geliştirir. Biz milli bir kurumuz. Yaptığımız işlerde olabildiğince Türkiye’deki temsili dikkate alarak kamuoyunun vicdanını tatmin etmeye çalışıyoruz.” diyen Birol Akgün, bundan sonraki aşamanın ellerindeki Program üzerinden ders materyallerinin hazırlanmasının ve bu materyallerde nasıl bir söylem, içerik kullanılması konusunun konuşulması için Türkiye’nin yurtdışına yönelik çalışma yapan kurumları ve alanındaki yetkin isimlerle bunun için bir araya geldiklerini anlattı. TÜRK KÜLTÜRÜ VE MEDENİYETİ DERSİ İÇİN ÖZET GÖRÜŞ, ELEŞTİRİ VE ÖNERİLER: Prof. Dr. Birol Çetin (Türk Tarih Kurumu Başkanı): TTK Bilim Kurulu olarak incelediğimizde sekiz temada doğrudan katkı yapabileceğimizi gördük. Uzun yıllar sahada da, özellikle Latin Amerika bölgesinde Türkiye’yi tanımaya yönelik büyük bir ihtiyaç olduğunu gördüm. TTK olarak bugüne kadar 2100 kitap bastık ancak iş sadece kitabı basmakla bitmiyor. Materyallerin dijital ortamın diliyle hazırlanması daha büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Muzaffer Şeker (TÜBA Başkanı) : Türk Kültürü ve Medeniyeti dersi için dijital içerik ve öğretmen niteliği çok önemlidir. Seçilen öğretmenin dersi sevmemesi, öğrenciyi içeriğe boğması ve soğutmasıyla sonuçlanabiliyor. Program’ın materyallerinin kimlere hedef kitleye göre hazırlanması gerekir. İçerik ve materyallerde ise sınırların çizilmemesi durumunda hocalara sınırları siz belirleyin deyince ders, gerçeklikten kopmuş olabiliyor. Bu anlamda yapılması gereken çok fazla başlık olduğunu düşünüyorum. Prof. Dr. Ayşen Gürcan (TMV Mütevelli Heyeti Üyesi) Uluslararası Maarif Programı’nı esas alan Ortaöğretim Türk Kültürü ve Medeniyeti Dersi seçmeli olacak bir derstir. Sonucunun sınava dayanmayıp, etkinlikler esas alınacaktır. Türkiye Maarif Vakfının hazırladığı Uluslararası Maarif Programı (IM) esasen insan odaklı, gelişim odaklı ve kültür odaklı şeklinde üç aşamalı geliştirilmiştir. Bu ders, teorik ve soyut bir ders olmayıp iki ülkenin kültürünü etkileşim yoluyla tanımasını sağlayacak bir nitelikte hazırlanmıştır. Prof. Dr. Mustafa İsen: Amerikan tipi eğitim kurumlarının hiç değişmeyen dersi medeniyet tarihi dersidir. Müfredat dünyadaki örneklere bakarak hazırlanmıştır. Bu müfredat ders kitaplarına nasıl yansıyacak? Buradaki en önemli işlev, bol dijital örnek ile desteklenmesidir. Davranışa dönüşmesi bakımından öğretmen davranışı ve uygulamalarını ders kitaplarına sokmak önemlidir. Prof. Dr. Haluk Alkan: Kitaplar Z kitap formatında hazırlanmalıdır. Öğrenciler için metinlerde dizi film gibi doğrudan etkileşime geçebildiği materyaller olmalıdır. Prof. Dr. Azmi Özcan: Bu programın muhatabı olan bir öğrenci olsaydım acaba bunların ne kadarı Türkiye’de yaşanıyor diye değerlendirmek isterdim. Çünkü izledikleri Türk dizileri, tam da sizin söylemek istediklerinizin aksini söylüyor. Hitap ettiğimiz öğrencinin yaş ve bilinç düzeyini ele alarak daha soft ve daha somut şeyler vermeliyiz. Türk medeniyetinin kurulmuş olduğu değerler net verilmelidir. Prof. Dr. Semih Aktekin (Nevşehir Hacıbektaş Veli Ünv. Rektörü) Bu program olması gerekenlerin genel listesi olarak kabul edilmelidir. Gençleri cezbedici ders içerikleri oluşturmak gerekmektedir. Profesyonel bir materyal hazırlanmazsa Program işlevsiz kalacaktır. Dijital veya basılı materyaller için profesyonel bir ekip ile destek vermeye hazırız. Prof. Dr. Ruhi Ersoy: Böyle bir ders müfredatını hazırlayıp, bu kadar yetkin insanı bir araya getirip, ‘Ne düşünüyorsunuz” demek büyük bir özgüvenin ifadesidir. Tebrik ediyorum. Bizi tanımak isteyen yabancılara bizim kültürümüzün insanlığa katkısını aşkın ve toplumsal değerlerle günlük hayata dair pratikler de dönemsel bağlam ile beraber verilmelidir.  Türk İslam medeniyetinin insanlığa yeni bir umut kapısı açabileceği zemini oluşturmak büyük önem taşımaktadır. Prof. Dr. Mehmet Samsakçı: Dünyaya öğretilmesi istenen böyle bir ders programında tarihten günümüze Türklerin dünya barışına katkısı, giyim-kuşam kısmı, eğitim kültürümüz (eğitime başlama, ritüeller), ticaret adabımız, itikat ve pratiğin, estetiğin birleştirilmesi gerekmektedir. Bu dersin, formasyonu Türk dili ve tarihi olan öğretmenlerce iyi bir materyal hazırlanarak verilmesi mümkündür. Prof. Dr. Kudret Bülbül: Bugünün dünyasının en temel üç sorunu adalet, paylaşım ve çok kültürlülüktür. Bu sorunları çözebilecek kültür bizim kültürümüzdür. Bu program YTB ve Yunus Emre için de önemlidir. Doç. Dr. Mehmet Yalçın Yılmaz: Kültür aktarımı konusu biraz sorunlu bir alandır. Bizim okullarımızın öğrencilerinin kendi kültür ve kimliklerini terk etmemesi önemlidir. Kültürün aktarılması yerine kültürlerarası etkileşimin materyallerde uygulanması, karşılaştırmalı eğitim içerikleri daha faydalı olacaktır. Sanatlar arası geçişler, disiplinler arası bakışlar ve yerel değerler önem arz etmektedir.  Dr. Şaban Çobanoğlu (Fatih Sultan Mehmet Vakıf Ünv. Öğretim Üyesi): Bu ders sanıldığından çok daha önemli bir derstir. Aktarım, farkındalık ve kaynaştırma kavramları dikkate alınmalıdır. Kültürel farkındalık bugün dil öğretimindeki okuma, anlama, konuşma ve yazma gibi dört beceriye ilaveten beşinci beceridir. Bir müfredatın öğreticileri de iyi eğitilmelidir. 14 ünitenin öğrenciye ilgili çekimler, görsel içerik, yaz okulu, yerinde tarih vb. ortamı yaşatacak tedbirler alınarak, desteklenmelidir. Mesela eğitim bölümünde inanç turizmi olmalıdır. Mimari bölümde Boğaziçi yalıları olmalıdır. Dr. Murat Yılmaz: Batı merkezciliğe karşı ama Batı dahil her medeniyete saygılı bir perspektif ile anlatmaya çalışmak lazım. Ders müfredatı ortaya çıktıktan sonra iş birliği yapmanız gereken kurumlar var. TİKA, YEE, YTB, TRT ile iş birliği yaparak bu faaliyetler desteklenmelidir. Gezi, sergi vb iş birliği yolları aranmalıdır. Beşir Ayvazoğlu (Yazar): Türkiye hakkında daha pratik bilgiler öğretilmelidir. Öğrenciler Türkiye’ye bizzat getirmeden verilmemelidir. Kendi kültürümüzü birilerine aşılamak düşüncesi olmaması gerekiyor. İyi anlatılırsa kültürümüzün büyük cazibeleri vardır. Klasik ders formatında bu ders okutulmamalıdır. Alparslan Durmuş (Kızılay Akademi Başkanı): Program yoğundur, önemli ile önemsiz ayrılmalıdır. Biyografilerin öğretilmesi öğrenciye herhangi bir şey katmayacaktır. Çocuğun dünyasını yakalamak gerekmektedir. Her şeyi vermek yerine gündelik hayatta karşılığı olan şeyleri kitaba koymak gerekmektedir. Amaç ile aracın örtüşmesine dikkat etmek gerekir. İhsan Aktaş (GENAR Araştırma Başkanı): Batı kültürünün yok edici etkisine karşı bir direnç gösteriyoruz. Bir taraftan da kendi kültürümüzü tanımaya ve tanıtmaya çalışıyoruz. Bu hassasiyetler çerçevesinde çalışmalar yapılmalı. Ayşe Olgun (Gazeteci): Bu dersi nasıl cazip hale getirebiliriz, öğrencinin ilgisini çekebiliriz. Dijital bir okul duvarı projesi yapılabilir. Çocuklar sadece dinleyerek değil etkinliğin içerisine katıldıklarında dersi daha çok seveceklerdir. Kendi okudukları kitaplar ile ilgili yazılar şiirler paylaşabilirler. Gezdikleri yerler ile ilgili gezi yazıları paylaşabilirler. ...

  • Eylül 22, 2022 Büyükelçi Mehmet Paçacı: “Türkiye Maarif Vakfı Pakistan'da önemli işlere imza attı

    Türkiye’nin birinci iyilik trenindeki malzemeler Pakistan’a ulaştı. Bu kapsamda ülkenin Kuetta şehrinde bulunan Türkiye’nin İslamabad Büyükelçisi Mehmet Paçacı, Pak-Türk Uluslararası Maarif Okullarını ziyaret etti. Ziyarette Büyükelçi Paçacı’ya Türkiye'nin Kuetta Fahri Başkonsolosu ve Belucistan Meclis Başkanı Muhammed Can Cemali de eşlik etti. Sınıfları gezerek, öğretmen ve idarecilerle görüşen Paçacı, burada yaptığı açıklamada Türkiye Maarif Vakfının Pakistan’da önemli işlere imza attığına işaret ederek, faaliyetlerden Türkiye adına gurur duyduğunu söyledi. Vakfın Belucistan Bölge Temsilcisi Selçuk Baş da, Kuetta’da Türkiye Maarif Vakfı bünyesinde 3 okul bulunduğunu ve bu okullarda yaklaşık 2 bin öğrencinin eğitim aldığını söyledi. Baş, Büyükelçi Paçacı'nın ziyaretinin kendileri için önemli olduğunu vurgulayarak, bundan memnuniyet duyduklarını dile getirdi....

  • Eylül 20, 2022 Türkiye Maarif Vakfı Yöneticilerinden Nijer’e Ziyaret

    Türkiye Maarif Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Ahmet Türkben ve beraberindeki heyet, Türkiye ile Nijer arasında eğitimle ilgili ikili ilişkiler çerçevesinde Niamey’e resmi bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Ziyarette Ahmet Türkben’e; Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Başkanı Sayın Ahmet Pınarbaşı, Vakfın Akreditasyon, Ölçme ve Değerlendirme Daire Başkanı Yunus Emre Gedikli, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Başkan Yardımcısı Ali Burak Saydan ve Vakfın Nijer Ülke Temsilcisi İbrahim Duman eşlik etti. Heyet, Milli Eğitim Bakanı Pr. İbrahim Natatou ile Mesleki ve Teknik Eğitim Bakanı Kassoum Maman Moctar ile yakın zamanda yapılması planlanan kurumlar arası iş birliklerini görüşmek üzere bir araya geldi. Ardından Nijer Ulusal Sivil Havacılık Ajansı ANAC’la da bir görüşme gerçekleştiren heyet, son olarak Afrika Gelişim Üniversitesi'ni ziyaret etti. ...

  • Eylül 19, 2022 Gürcistan Maarif Okullarında İlk Gün Heyecanı

    Başkent Tiflis'te 2017'den itibaren faaliyet gösteren Gürcistan Uluslararası Maarif Okullarında yeni eğitim öğretim dönemi yapılan açılış töreniyle başladı. Törene Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Ali Kaan Orbay, Vakfın Mütevelli Heyeti Üyesi Zekeriya Akçam, Ülke Temsilcisi Ali Sedat Aslan ile öğrenciler, veliler, okul çalışanları ve davetliler katıldı. “Bu okulla dünya barışına katkıda bulunuyoruz” Okul bahçesinde, İstiklal Marşı ve Gürcü Milli Marşı’nın çalınmasıyla başlayan programda konuşan Zekeriya Akçam, Türk ve Gürcü halkları arasında tarihi ve dostane ilişkiler bulunduğunu ifade ederek, “Burada bu okulu açmış olmakla ortak kadere, olumlu, iyi, güzel ve liderlik vasfı taşıyan insanlar yetiştirerek katkıda bulunduğumuzu düşünüyoruz.” dedi. Tiflis okulunun, Türkiye Maarif Vakfının 50 ülkede faaliyet gösterdiği geniş okul ağının önemli bir parçası olduğunu kaydeden Akçam, “Bu okulla sadece iki ülke arasındaki barış, dostluk ve huzura katkıda değil, aynı zamanda dünya barışına da bir katkıda bulunmuş oluyoruz.” şeklinde konuştu. “Maarif Okulları Türkiye'nin Gürcistan'a açılan irfan kapısıdır” Törende konuşan Büyükelçi Ali Kaan Orbay ise burada eğitim alan öğrencilerin Türk-Gürcü dostluk köprüsünü daha da güçlendireceklerini belirterek, “Maarif Okulları Türkiye’nin Gürcistan’a açılan irfan kapısıdır. Her biriniz ülkelerinizin parlak geleceğinin inşasında birer kilit taşı olacaksınız. Sizlerden beklentilerimiz tabiatıyla yüksektir. Bununla birlikte size olan güvenimiz ve inancımız da aynı şekilde yüksektir.” ifadelerini kullandı. Vakfın Gürcistan Temsilcisi Ali Sedat Aslan da amaçlarının burada okuyan çocukların toplum için değerli insanlar olarak yetiştirilmesi olduğunu belirterek, yeni dönem için ciddi hazırlıklar yaptıklarını söyledi. Aslan, “Hedefimizde, Gürcistan genelinde parmakla gösterilen bir okul haline gelmek var.” diye konuştu. Törenin ardından Büyükelçi Orbay ile beraberindeki heyet, sınıflarda incelemelerde bulunarak öğretmen ve öğrenciler ile sohbet etti. ...

  • Eylül 14, 2022 III. Maarif Fotoğraf Yarışması

    Detaylı bilgi için tıklayınız. Birinci Grup Başvuru Linki İçin (Öğrenciler) tıklayınız. İkinci Grup Başvuru Linki İçin (Maarif Çalışanları) tıklayınız....

  • Eylül 08, 2022 New York Tiran Üniversitesinde Türkoloji Sempozyumu’nun Açılış Programı Düzenlendi

    Türkiye Maarif Vakfına bağlı New York Tirana Üniversitesi (UNYT) Balkan Araştırmaları Merkezince düzenlenecek Türkoloji Sempozyumu’nun açılış programı gerçekleştirildi. Programa Arnavutluk’taki Türk ve yerel kurum ve kuruluş temsilcileri, Türkologlar, akademisyenler, öğrenciler ile diğer davetliler katıldı. Türkiye'nin Tiran Büyükelçisi Tayyar Kağan Atay açılışta yaptığı konuşmada, iki ülke arasında köklü tarihi bir ortaklığın mevcut olduğunu ifade ederek, “Bir ortak tarih geçmişimiz, bir ortak tarih anlayışımız var. Bu ortak değerlerimizin, bu ortak birlikteliğimizin oluşmasında dilimizin de sadece Arnavutluk’ta değil bütün Balkanlar’da yüz yıllardır çok büyük bir kültür taşıyıcısı işlevini görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Büyükelçi Atay, 2023’te hem Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun hem de Türkiye-Arnavutluk arasındaki diplomatik ilişkilerin başlamasının 100. yılının kutlanacağını anımsattı. Arnavutçanın Türkiye’de, Türkçenin de Arnavutluk’taki okullarda seçmeli dil olarak okutulmasına imkân sağlandığını hatırlatan Atay, yapılan anketlere göre, Arnavutluk’ta Türkçeye büyük bir ilgi olduğunu vurguladı. Arnavutluk Eğitim ve Spor Bakan Yardımcısı Albana Tole, Arnavutluk’taki gençlerin gelişimine verdiği katkılardan dolayı Türkiye Maarif Vakfına, Spor Bakanı Evis Kuşi adına teşekkür etti. Tole, “Türkiye Maarif Vakfı eğitim metotları ve müfredat noktasında bilimsel araştırmalar yapıyor ve araştırmaları da destekliyor.” dedi. Türkiye Maarif Vakfı Başkan Vekili Prof. Ahmet Emre Bilgili, Vakfın halihazırda 6 kıtada 67 ülkede faaliyet yürüttüğünü söyleyerek, bu kapsamda yaklaşık 50 bin öğrenciye eğitim verdiklerini ifade etti. Türkiye Maarif Vakfı ve New York Tirana Üniversitesinin Türkçe ve Türkolojiye büyük önem verdiğini dile getiren Bilgili, “Türkiye’nin uluslararası eğitimde dünyaya açılan kapısı olan Türkiye Maarif Vakfı kurulduğu günden bu yana uluslararası eğitim sistemini çok iyi tetkik etmiş ve özgün bir model olarak Uluslararası Maarif Programını geliştirmiştir.” İfadelerini kullandı. New York Tirana Üniversitesi (UNYT) Rektörü Prof. Dr. Erkan Erdemir, Vakfın Arnavutluk’ta bir üniversitesi ve K12 düzeyinde okulları bulunduğunu belirtti. Bu üniversitenin lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim verdiğine işaret eden Erdemir, “Üniversitemizde 17 farklı ülkeden 670 öğrenci bulunuyor. Küçük ve butik bir üniversitemiz var şimdilik. Tabii ki çok kısa süre içerisinde büyümeyi hedefliyoruz. 17 farklı ülkeden 37 üniversite ile uluslararası anlaşmalarımız söz konusu.” şeklinde konuştu. UNYT Balkan Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Lindita Canari Latifi, “Balkan ülkeleri ile Türkiye arasında yüzyıllardır var olan ve var olmaya devam eden tarihsel, dilsel, edebi, kültürel, etnografik, dini ilişkiler artık yadsınamaz bir gerçektir.” değerlendirmesinde bulundu. Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Gültekin ise Türklerin Balkan coğrafyasıyla olan ilişkilerinin, Osmanlı Devleti döneminde 500 yıla yakın siyasi birliktelik sayesinde dil, inanç, kültür, folklor, edebiyat gibi alanlarda derinlik kazanarak sıkı bir biçimde devam ettiğini vurguladı. Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Balkanlarda Türkçe öğretimi ve Türkoloji faaliyetleri ise Balkan ülkeleri ile Türkiye arasındaki ilişkilerde köprü vazifesi görmektedir. Çünkü hem geçmişe dair siyaset, kültür ve medeniyet birikiminin araştırılması hem de bugünkü siyasi, ekonomik, bilim, kültür ve benzeri hususlardaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesinde Türkçe öğretimi ve Türkoloji alanında yapılan çalışmalar önemli ve bir o kadar da anlamlı bir yere sahiptir. Tarihin önümüze koyduğu fotoğraftan hareketle söylemek gerekirse; Balkanlarla Anadolu, ortak bir kültürel miras zemininde buluşmaktadır.” Türkçe öğretimi ve Türk dili edebiyatı alanlarında Balkanlar'a yönelik çalışan bilim insanlarını bir araya getirerek bu alanlardaki temel güncel sorunları tespit etmeyi, bu sorunlara çözüm önerileri sunmayı ve bu alandaki bilimsel araştırmaları değerlendirmeyi amaçlayan sempozyumda, Türkçe öğretimi ve Türkoloji ile ilgili çeşitli konulardaki bildiriler tartışılacak. Sempozyum, 9 Eylül’de sona erecek.  ...