Türkiye Maarif Vakfı, Afrika stratejisinde “denk ortaklık” anlayışını ön plana çıkarıyor. Afrika’da 27 ülkede faaliyet gösteren Türkiye Maarif Vakfı, kıtada ortak gelecek ve “ortak iyi” vizyonu ile çalışmalarını sürdürüyor.Senegal ziyareti kapsamında ülkedeki eğitim faaliyetlerini inceleyen Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, Dakar Büyükelçisi Nur Sağman ile bir araya gelerek Maarif okullarını ziyaret etti. Büyükelçi Sağman’la beraber Senegal Milli Eğitim Bakanı Moustapha Mamba Guirassy ile görüşen Özdil, Türkiye’nin Afrika kıtasına bakış açısındaki stratejik dönüşümü anlattı. Afrika’ya yönelik alışılagelmiş "yardım" veya "romantizm" odaklı yaklaşımları reddeden Özdil, Türkiye’nin kıtayla kurduğu bağın temelinde karşılıklı kazanımın olduğunu belirtti. Afrika'da "denk ilişki" temelinde eğitim faaliyetlerini derinleştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Başkan Özdil, “Dünyanın geleceği Afrika'daysa, biz de bu genç nüfusa ve büyük potansiyele sahip topraklara hizmet etmek ve buradan öğrenmek istiyoruz.” dedi. Ayrıca vakfın eğitim vizyonuna dair önemli mesajlar veren Özdil, temel amaçlarının sadece parlak kariyerler inşa edecek bireyler değil, “kendi kültürüyle, memleketiyle ve toplumsal dokusuyla uyumlu nesiller yetiştirmek” olduğunu dile getirdi.64 ülkede faaliyet gösteren Vakfın öğrenci sayısının 75 bine yaklaştığını aktaran Başkan Özdil, coğrafi yaygınlık ve öğrenci sayısı bakımından dünyanın en büyük uluslararası okul zincirlerinden biri haline geldiklerini söyledi. Özdil, 27 ülkede 175 okul ile faaliyet gösterdikleri Afrika'nın kendileri için özel ve merkezi bir konuma sahip olduğunun altını çizdi: " ’Biz çok şey biliyoruz, geliyoruz ve kendi tecrübemizi size anlatıyoruz' şeklinde kurulmuş bir ilişki değil, aksine bu ilişki denk bir ilişki. Bizim de Afrika'dan öğrenecek çok şeyimiz var ve Afrika'yı romantizm içinde, acıma duygusuyla değil, sahip olduğu zenginliklerin farkında olarak değerlendiriyoruz. Bu zenginliklerin hepimiz açısından, bütün dünya açısından çok önemli bir rol üstleneceğini bilerek bunların Afrika insanının hak ettiği pozisyona gelmesinde kullanılmasını sağlamak üzere faaliyetlerimizi kurguluyoruz. Dolayısıyla Afrika, Türkiye Maarif Vakfının bütün stratejik planlamasında ve uzun vadeli vizyonunda merkezi bir konumda yer alıyor."Afrika'daki Üniversitelerde Türkiye Araştırmaları Merkezleri HedefiTürkiye ile Afrika arasında akademik iş birliklerinin artırılması gerektiğine de dikkati çeken Özdil, Afrika'daki üniversitelerle iş birliği içinde Türkiye Araştırmaları Merkezleri kurmayı hedeflediklerini söyledi. Özdil, "Birbirimizi ikinci kaynaklar üzerinden tanımaktansa, doğrudan tanıyarak, bilgiyi birlikte üreterek neye ihtiyacımız olduğunu tespit etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla Afrika'da faaliyet gösterdiğimiz ülkelerin önde gelen üniversiteleri ile iş birliği içerisinde Türkiye Araştırmaları Merkezleri kurarak bu akademik iş birliklerini zenginleştirmek ve Türkiye Maarif Vakfının yaptığı çalışmaların daha da güçlü, akademik bir sağlam çerçeve ile devam etmesini hedefliyoruz." ifadelerini kullandı....
Musul Belediye Başkanı Mühendis Abdüssettar al-Habbou ve beraberindeki heyet, Vakfımızı ziyaret ederek Başkanımız Prof. Dr. Birol Akgün ve Yönetim Kurulu Üyemiz Prof. Dr. Mehmet Özkan ile bir araya geldiler. Görüşmede Musul’da planlanan eğitim faaliyetlerimize ilişkin fikir alışverişinde bulunuldu. ...
Tüm dünyada 50’nin üzerindeki ülkede 50 binden fazla öğrencisiyle eğitim faaliyetleri yürüten Türkiye Maarif Vakfı, dost ve kardeş coğrafyalarda da yeni okullar açmaya devam ediyor. Bu ülkelerden biri de Azerbaycan. 2021’de imzalanan iş birliği protokolünün ardından Azerbaycan’da büyük bir titizlikle çalışmalarını sürdüren Türkiye Maarif Vakfı, başkent Bakü’de Uluslararası Maarif Okullarının açılışını gerçekleştirdi. Açılış törenine Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün; Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Selim Cerrah ve Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Çiftci; Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Emrullayev; Azerbaycan Ekonomi Bakanı Birinci Yardımcısı Elnur Aliyev; Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Güney Kafkasya, Avrupa ve Asya Departmanı Genel Müdürü ve Büyükelçi Bunyad Huseynov; Türkiye Cumhuriyeti Bakü Büyükelçisi Doç. Dr. Cahit Bağcı; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bakü Büyükelçisi Ufuk Arca Turganer; Afganistan Bakü Büyükelçisi Emanullah Ceyhun; Pakistan İslam Cumhuriyeti Bakü Büyükelçisi Bilal Hayee; Bakü Nesimi ili Valisi Sayın Asif Asgerov; milletvekilleri, diplomatlar, paydaş kurumların temsilcileri, veliler ve öğrenciler katıldı. Törende konuşan Prof. Dr. Birol Akgün; uluslararası eğitim olanaklarına değinerek, erdemli, bilgili, iradeli ve aktif olan genç nesillerin yetiştirilmesinin önemini vurguladı. Eğitim ve Bilim Bakanı Sayın Emin Emrullayev de iki kardeş ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesinden memnunluğunu ifade etti. Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Doç. Dr. Cahit Bağcı ise Maarif Okullarının iki kardeş ülke arasında kültürel köprü rolüne malik olduğunu belirtti. Konuşmaların ardından öğrencilerin hazırladığı çeşitli etkinlilere yer verildi. 9000 metrekarelik yeşil alanı kapsayan Bakü Uluslararası Maarif Okulları kampüsünde bir idari bina ve dört eğitim binası bulunuyor. Ayrıca; akıllı tahtalarla donatılmış sınıflar, laboratuvarlar, bağımsız spor salonu, konferans salonu, yemekhane binaları yer alıyor. Uluslararası Maarif eğitim standartlarına uygun okul öncesi eğitim, ilkokul ve ortaokul imkânları da sunan Bakü Uluslararası Maarif Okullarında dersler Azerbaycan resmi müfredatı temel alınarak Uluslararası Maarif Eğitim Programı ile zenginleştiriliyor. STEAM, bilişim teknolojileri dersleri, robotik kodlama atölyesi gibi çalışmalarla öğrencilerin teknoloji alanında kendilerini geliştirmelerine imkân sunuluyor. Ana dilde eğitimin de yapılacağı okulda, Türkiye Türkçesi ve İngilizce de akademik düzeyde öğretilecek. ...
Türkiye’nin Güney Afrika Cumhuriyeti Büyükelçisi Ayşegül Kandaş, FETÖ okullarının kapatılması için temaslarının aralıksız sürdüğünü belirterek, “Türkiye Maarif Vakfı'nın Johannesburg'da bir temsilciliği var. Bu konudaki mücadelemiz devam ediyor.” dedi. FETÖ’nün Güney Afrika’da okullarının, sivil toplum kuruluşlarının ve savunma sanayi firmalarının bulunduğunu aktaran Kandaş, “Okulların kapatılması için temaslarımız oldu. Türkiye Maarif Vakfının Johannesburg’da bir temsilciliği bulunuyor. Sırf Afrika’da 20’nin üzerinde ülkede devraldığı ve açtığı okullar var. Güney Afrika da bunlardan biri. Johannesburg’da ilkokuldan lise sona kadar bir okul açtı. Cape Town’da bir okul açma hazırlığı devam ediyor. Bu da inşallah okulları artacak. Türkiye Maarif Vakfı, eğitiminin kalitesini artırdığımız takdirde burada önemli bir ilerleme kaydedeceğiz, onlara önemli bir alternatif sunacağız. Hem okulların kapatılması hem daha kaliteli eğitim sunan okulların açılması bağlamında mücadelemiz devam ediyor.” ifadelerini kullandı....
Sudan’ın Darfur bölgesinde Birleşmiş Milletler tarafından açılan UTAŞ Göçmen Kampında yaşayan ve Türkiye Maarif Vakfı Nyala Erkek Lisesinden mezun olan Makthoum Abdalla, UNICEF’in gençlik savunucusu olarak New York’ta dünyanın farklı bölgelerinden insanlara tecrübelerini aktardı. Ailesiyle birlikte Nyala’daki Utaş kampında yaşayan Makthoum, kampta yaşanan gıda sıkıntısından dolayı gıda mühendisliği okumak istediğini söylemişti. Makthoum hayallerini gerçekleştirerek bu yıl Türkiye Bursları ile Konya Selçuk Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümünde üniversite eğitimi alacak. Utaş Göçmen Kampı’nda Başlayan Hikaye 2003’te başlayan Sudan Darfur iç savaşı sonrasında ailesi köyünü terk etmek zorunda kalan Makthoum Abdalla, Birleşmiş Milletler tarafından açılan UTAŞ Göçmen Kampında 2004 yılında dünyaya geldi. İç savaş süresince çok zor günler geçirdi ama eğitime olan ilgisini ve heyecanını hiçbir zaman kaybetmedi. 2019’da Sudan Güney Darfur Eyaleti başkenti Nyala şehrinde bulunan Türkiye Maarif Vakfı Nyala Erkek Lisesinde 0 burslu olarak lise eğitimine başladı. 2022’de okulu birincilikle tamamladı. Okul idaresinin yönlendirmesiyle Türkiye Burslarına başvuru yapan Makthoum Abdalla, 0 burslu olarak Selçuk Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünde üniversite eğitimi almaya hak kazandı. Makthoum Abdalla kamplarda çocukluğundan beri karşılaştığı açlık, yanlış beslenme ve sağlıklı gıdaya ulaşamama gibi problemler sebebiyle meydana gelen ölümlerle mücadele etmek amacıyla bu bölümü tercih ettiğini belirtti. BM Yıllık Olağan Genel Kurulu kapsamında UNICEF’in gençlik savunucusu olarak öğrenme krizinin nasıl ele alınabileceğine dair fikirlerini paylaşmak amacıyla New York’ta dünyanın dört bir yanından gençlerle buluşan Abdalla, göçmen kampında yaşadığı zorluklara rağmen bilgiye ve eğitime ulaşma çabasından hiçbir zaman vazgeçmediğini, insanlığın en zor şartlarda bile birçok şeyi başarabileceğini ifade etti. “Daha iyi bir gelecek için umudumuz her zaman var.” Makthtoum, Maarif Okullarının kendisiyle yaptığı röportajda şunları söylemişti: “Adım, Makhtoum Abdallah. Sudanlı’yım. Babam çiftçilik yapıyor annem ise ev hanımı. 2004’te Sudan’ın Güney Darfur Eyaleti Başkenti olan Nyala şehri yakınlarındaki, Utaş bölgesinde doğdum. Ailem, Darfur bölgesinde 17 yıldan fazla devam eden, iç savaş sebebiyle; Utaş göçmen kampına zorunlu olarak göç ettirilmiş. Utaş aslında bizim iç savaştan önce yaşadığımız bölgenin adı. Arapça’da susuzluk anlamına geliyor. İçme suyunun çok az bulunması nedeniyle böyle adlandırılmış. Kampımıza da bu isim verilmiş. Kampta, bizim gibi evlerinden çıkartılmış binlerce aile yaşıyor. Ben karışıklıklarla, kayıplarla, açlık ve yoksulluklarla dolu bir dünyada doğdum. Göç sırasında hayatını kaybeden insanlar var. Ben de teyzemi, amcamı ve ağabeyimi kaybettim. Kamp hayatı da hiç kolay olmadı. Açlık ve sefalet insanların peşini bırakmadı. Sağlıksız beslenmeden ölen çocuklar, insanlar oldu. Ama bütün bunlara rağmen ailem ve ben hâlâ buradayız. Daha iyi yarınlar için umutlar ve hayaller tabi ki var. Üniversiteye gitmeye ve gıda teknolojisi ve beslenme okumaya karar vermemin nedeni, sırf insanların başına gelenleri önlemek ve bu tür ölümleri azaltmaktı. Tüm bu zorluklara rağmen büyük hayallerim var. Başarıya giden yolun eğitimden geçtiğini de biliyorum. Kitap okurken, kampta elektriği olmayan samandan yapılmış küçük odamda olmadığımı hayal edebiliyorum. Kamptaki odamdan Kahire’ye, Fransa’ya, Londra’ya ve İstanbul’a kadar, kitaplar aracılığıyla seyahat edebiliyorum. İlkokulu bitirme sınavlarında binlerce öğrenci arasında üçüncü oldum ki bu benim için büyük bir başarıydı. Yakında lise bitirme ve üniversite giriş sınavına gireceğim. Sonra umarım üniversiteye adım adım ilerleyeceğim. Bu arada üç dili iyi derecede konuşmayı öğrendim. Arapça, İngilizce ve Türkçeyi akıcı bir şekilde konuşuyorum ve son zamanlarda Fransızca öğrenmeye başladım. Dil öğrenmek, zihnime meydan okurken kendimi güçlü hissettiriyor. Ayrıca, daha adil bir dünya için diğer insanlarla iletişim kurabileceğimi düşündürtüyor. Bu, hepimizi insan olarak bir araya getirebilecek birçok araçtan biri. İlk okuldaki başarılarımdan dolayı, birkaç yıl önce UNICEF SUDAN bana kendi hakkımda en büyük hayalimi paylaştığım bir makale yazdırdı. ‘Bir gün yurtdışına gitmek ve üniversite okumak’ başlıklı makaleyi yazdıktan sonra UNICEF Sudan’ın gençlik savunucularından biri olarak seçildim. Her fırsatta, her çocuğun kaliteli eğitime erişim hakkı olması gerektiğini anlatıyorum. Kamptaki gençlerin beni örnek almalarını, anne, babamın ve kardeşlerimin benimle gurur duymalarını istiyorum. Ayrıca kamptaki herkesin eğitim için nasıl çabaladığını görmek hoşuma gidiyor. “Hayallerimin peşinden gitmek için en uygun ülke Türkiye.” Türkiye’de okumak istiyorum çünkü okumak ve hayallerimin peşinden gitmek için en uygun ülke olduğunu düşünüyorum. Türkiye güzel bir kültüre ve köklü bir tarihe sahip. Ayrıca tüm dünyadaki öğrenciler için bir çekim merkezi. Türkiye’nin beni daha çok hayran eden yanı ise, kendi üretimine ve bilimsel araştırmalarına güvenen bağımsız bir ülke olması. Türkiye sadece büyüleyici bir ülke değil, aynı zamanda insanları da nazik ve cömert. Zaman zaman Türk dizilerini ve bazı televizyon programlarını izledim, gördüğüm kadarıyla ‘Türkler misafirperverlik ve vatanseverlik giysisi giyiyor’ diyorum. Türkiye’nin en mükemmel eğitimi alabileceğim bir yer olduğuna inanıyorum. Mezuniyetimden sonra özelde çocuk beslenmesi üzerine çalışmak, genel olarak da dünyadaki yetersiz beslenmeyle mücadele etmek istiyorum ki kimse açlıktan ölmesin. Gıda teknolojisi eğitimim; gıda güvenliğini destekleyerek insanlığa hizmet etmemi sağlayacak. Hastalıkların yüzde 99’unun yediğimiz sağlıksız yiyeceklerden kaynaklanması dikkat çekici. Okuduktan sonra da insanları gıda sağlığın önemi konusunda bilinçlendirmek için elimden geleni yapacağım.” ...
Türk Dil Kurumu, 1932’den bu yana kutlanan Dil Bayramı kapsamında çeşitli akademik etkinlikler ve yarışmalar düzenliyor, ödüller veriyor. Bu yıl doksanıncısı kutlanan Dil Bayramı için görkemli bir tören gerçekleştirildi. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Dil Kurumu, Türk Devletleri Teşkilatı iş birliğinde Türk Diline Hizmet ve Türk Dünyası Edebiyat Ödülleri töreni ile “Türk Dünyasında Ortak Alfabe Çalıştayı” Bursa’da yapıldı. Türkçeye katkıları dolayısıyla Prof. Dr. Recep Toparlı, Prof. Dr. Leyla Karahan, Türkiye Maarif Vakfı ve TRT Çocuk'a, Türk Diline Hizmet Ödülü takdim edildi. Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, ödülle ilgili olarak “Bizi bu ödüle layık gören; Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Dil Kurumu, Türk Devletleri Teşkilatı iş birliğine teşekkür ediyorum. Ödülü, dünyanın çocuklarına büyük emek vererek Türkçe öğreten Türkçe öğretmenlerimiz adına alıyorum. Dil kültürleri öğrenmek için önemli bir araçtır. Dili bütünleyen şey kültür aktarımıdır. Bunu da uygun bir metodolojiyle yapmak gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Maarif Okullarında öğrencilere köklü kültür ve medeniyetimizi tanıtmak için Türkçe öğrettiklerini aktan Prof. Dr. Akgün, çalışmaları başarılı bir şekilde gerçekleştirmek adına bir müfredat geliştirdiklerini vurgulayarak, söz konusu faaliyeti gerçekleştirirken geçmiş tecrübelerden de istifade ettiklerinin altını çizdi. Dili bütünleyen şey kültür aktarımı olduğuna atıfta bulunan Birol Akgün, “Dil öğretimini uygun bir metodolojiyle yapmak; sadece metodoloji de değil, seçilen materyallerin kültürümüzün ögelerini yansıtması gerekiyor. Kullanacağımız materyalleri seçerken bu konuda da hassas davrandık.” dedi. Akgün sözlerini şöyle tamamladı: “Bu seviyeye gelmemize katkısı bulunan bütün personellerimize Türkiye Maarif Vakfı adına teşekkür ediyorum. Bunlar heyecan verici çalışmalar. Artık küreselleşen Türkiye’de Türkçe öğretimini yalnızca Türk dizilerine bırakmamamız ve daha profesyonel hale getirmemiz, vizyonumuzu buna göre belirlememiz ve kurumlarımızı güçlendirmemiz gerekiyor.” ...
Türkçe öğretimine, Türk kültürü ve medeniyetinin paylaşımına oldukça önem veren bir anlayışı benimseyen Türkiye Maarif Vakfı, nitelikli ve kapsayıcı eğitim anlayışıyla öğrencilerin çok yönlü gelişimini sağlayan programlar da geliştiriyor. Maarif eğitim kurumlarında öğrenciler; çağın gerektirdiği bilgi, beceri, tutum, değer ve yetkinlikler çerçevesinde akademik gelişimlerini tamamlıyorlar. Ayrıca; fen bilimleri, matematik, sosyal bilimler, dijital ve teknoloji okuryazarlığı, ana dili ve yabancı dil eğitiminin yanı sıra kendi kültürel değerlerinin farkında yetkin bireyler olarak yüksek öğrenime hazır hâle geliyorlar. Türkiye Maarif Vakfı, sözü edilen yeterliliklerle birlikte öğrencilerin Türkçe öğrenmesine de ayrıca önem veriyor. Bu çerçevede öğrencilerin uluslararası dil öğretimi standartlarına uygun biçimde B2 seviyesinde Türkçe yeterliliğine sahip olarak ortaöğretimden mezun olmaları hedefleniyor. Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı Bu hedefin gerçekleşmesine yönelik ilk olarak Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı, alan uzmanları ve uygulayıcıların kapsamlı katılımıyla iki yıllık bir çalışmanın sonucunda “Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni” esas alınarak hazırlandı. Program kapsamında okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kademeleri için izlenceler oluşturuldu. Türkçe Ders Kitap Setleri Programdan hareketle kademelere göre hazırlanan öğretim materyalleri, dil öğretimi sürecini hem öğreticiler hem öğrenciler için sistematize eden ve yapılandıran her türlü araç-gereci ihtiva ediyor. 21. yüzyılın dil öğretimi yaklaşımlarıyla hazırlanan bu kitap setleri öğretmen kılavuz kitapları, ders kitapları ve öğrenci çalışma kitaplarından oluşuyor. Dil öğretimi sürecinin yapılandırılmasında temelde sınıf içi öğrenci-öğretmen iletişimine önem veriliyor. Bu çerçevede öğretmen; daha çok aktif bir rehber, öğrenmeyi kolaylaştıran bir yardımcı olarak değerlendiriliyor ve öğretim süreci buna göre yapılandırılıyor. Öğretmenler, öğrencilerin yaş seviyelerine göre drama temelli oyunlar ile hayatı sınıfa taşıyor. Müfredat Temelli Yardımcı Okuma Kitapları Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılmak üzere müfredata uygun ders kitap setleriyle uyumlu K12 kapsamında etkileşimli okuma kitapları hazırlanıyor. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yararlanılmak üzere farklı dil seviyeleri ve yaş düzeylerinde müfredata uygun seviyelere ayrılmış okuma kitapları Türkçenin daha sistematik, eğlenceli ve kalıcı bir şekilde öğretilmesine katkı sağlıyor. IM-Ortaöğretim Türk Kültürü ve Medeniyeti Dersi Öğretim Programı Ortaöğretim Türk Kültürü ve Medeniyeti Dersi Öğretim Programı çerçevesinde uygulanacak Türk Kültürü ve Medeniyeti dersiyle hedef kitleye Türk kültürü ve medeniyetinin tanıtılması böylece kültürel öğrenme yoluyla kültürlerarası etkileşimin sağlanması amaçlanıyor. Program, bu yönüyle öğrencilere kültürlerarası boyutta hedef kültür ile kaynak kültür arasında ilişki kurma yeterliği kazandırmayı ve öğrencilerin kültürlerini muhafaza ederken bir diğer kültürün özellikleriyle tanışmasına aracılık etmeyi hedefliyor. Türkçe Durum Tespit Sınavı (TDTS) Maarif Okullarında Türkçe Durum Tespit Sınavı dört dil becerine yönelik olarak uygulanıyor. Sınav sonuçları merkez ofiste analiz edildikten sonra sonuçlar ve analiz raporları ülke temsilcileri, okul müdürleri ve Türkçe öğretmenleriyle paylaşılıyor. Türkçe Durum Tespit Sınavı’nda başarılı olan öğrencilerin yaz tatilinde Türkiye’de yapılacak Türkçe Yaz Kampı’na katılması planlanıyor. Türkçe Durum Tespit Sınavı’nın geliştirilerek Türkçe seviyelerinin belirleneceği Uluslararası Türkçe Seviye Belirleme Sınavı’na dönüştürülmesi hedefleniyor. Nitelikli Öğretmen İstihdamı Maarif Okullarında görev alan Türkçe öğretmenlerine yönelik hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimler veriliyor. Hizmet öncesinde Türkçe Öğretmeni Uyum ve Geliştirme Programı yapılıyor. Hizmet içi eğitimde ise merkezden ve mahallinden istihdam edilenlere yönelik teorik ve pratik uygulamalardan oluşan eğitimler düzenleniyor. İki Dillilere Yönelik Drama ve Oyun Temelli Etkili İletişim Becerileri Müfredatı İki Dillilere Yönelik Drama ve Oyun Temelli Etkili İletişim Becerileri Müfredatı, Türkiye dışında yaşayan 7-10 yaş arası iki dilli çocukların ana dillerini kullanma becerisini geliştirmek ve içinde bulundukları topluma sosyal uyumlarını sağlamak amacıyla hazırlanıyor. Müfredat ve materyal vasıtasıyla; oyun ve drama ile gerçek hayata uygun öğrenme ve uygulama ortamları oluşturulması, çocukların iletişim ile ilgili kazanımları tecrübe etmeleri, Türkçe becerileri ve yeterliliklerini artırarak Türk kültürüne ilişkin farkındalık ve duyarlılık kazanmaları ve kişisel/psikolojik açıdan sağlıklı gelişim sürdürmeleri, kendileri ve çevreleriyle etkin uyum içinde olmaları hedefleniyor. ...