Türkiye Maarif Vakfı, Afrika stratejisinde “denk ortaklık” anlayışını ön plana çıkarıyor. Afrika’da 27 ülkede faaliyet gösteren Türkiye Maarif Vakfı, kıtada ortak gelecek ve “ortak iyi” vizyonu ile çalışmalarını sürdürüyor.Senegal ziyareti kapsamında ülkedeki eğitim faaliyetlerini inceleyen Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, Dakar Büyükelçisi Nur Sağman ile bir araya gelerek Maarif okullarını ziyaret etti. Büyükelçi Sağman’la beraber Senegal Milli Eğitim Bakanı Moustapha Mamba Guirassy ile görüşen Özdil, Türkiye’nin Afrika kıtasına bakış açısındaki stratejik dönüşümü anlattı. Afrika’ya yönelik alışılagelmiş "yardım" veya "romantizm" odaklı yaklaşımları reddeden Özdil, Türkiye’nin kıtayla kurduğu bağın temelinde karşılıklı kazanımın olduğunu belirtti. Afrika'da "denk ilişki" temelinde eğitim faaliyetlerini derinleştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Başkan Özdil, “Dünyanın geleceği Afrika'daysa, biz de bu genç nüfusa ve büyük potansiyele sahip topraklara hizmet etmek ve buradan öğrenmek istiyoruz.” dedi. Ayrıca vakfın eğitim vizyonuna dair önemli mesajlar veren Özdil, temel amaçlarının sadece parlak kariyerler inşa edecek bireyler değil, “kendi kültürüyle, memleketiyle ve toplumsal dokusuyla uyumlu nesiller yetiştirmek” olduğunu dile getirdi.64 ülkede faaliyet gösteren Vakfın öğrenci sayısının 75 bine yaklaştığını aktaran Başkan Özdil, coğrafi yaygınlık ve öğrenci sayısı bakımından dünyanın en büyük uluslararası okul zincirlerinden biri haline geldiklerini söyledi. Özdil, 27 ülkede 175 okul ile faaliyet gösterdikleri Afrika'nın kendileri için özel ve merkezi bir konuma sahip olduğunun altını çizdi: " ’Biz çok şey biliyoruz, geliyoruz ve kendi tecrübemizi size anlatıyoruz' şeklinde kurulmuş bir ilişki değil, aksine bu ilişki denk bir ilişki. Bizim de Afrika'dan öğrenecek çok şeyimiz var ve Afrika'yı romantizm içinde, acıma duygusuyla değil, sahip olduğu zenginliklerin farkında olarak değerlendiriyoruz. Bu zenginliklerin hepimiz açısından, bütün dünya açısından çok önemli bir rol üstleneceğini bilerek bunların Afrika insanının hak ettiği pozisyona gelmesinde kullanılmasını sağlamak üzere faaliyetlerimizi kurguluyoruz. Dolayısıyla Afrika, Türkiye Maarif Vakfının bütün stratejik planlamasında ve uzun vadeli vizyonunda merkezi bir konumda yer alıyor."Afrika'daki Üniversitelerde Türkiye Araştırmaları Merkezleri HedefiTürkiye ile Afrika arasında akademik iş birliklerinin artırılması gerektiğine de dikkati çeken Özdil, Afrika'daki üniversitelerle iş birliği içinde Türkiye Araştırmaları Merkezleri kurmayı hedeflediklerini söyledi. Özdil, "Birbirimizi ikinci kaynaklar üzerinden tanımaktansa, doğrudan tanıyarak, bilgiyi birlikte üreterek neye ihtiyacımız olduğunu tespit etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla Afrika'da faaliyet gösterdiğimiz ülkelerin önde gelen üniversiteleri ile iş birliği içerisinde Türkiye Araştırmaları Merkezleri kurarak bu akademik iş birliklerini zenginleştirmek ve Türkiye Maarif Vakfının yaptığı çalışmaların daha da güçlü, akademik bir sağlam çerçeve ile devam etmesini hedefliyoruz." ifadelerini kullandı....
Afrika Maarif Spor Oyunları'nın ilki, Türkiye'deki depremzedelere destek mesajlarıyla Batı Afrika ülkesi Mali'de başladı.Türkiye Maarif Vakfından (TMV) yapılan açıklamaya göre, 10 ülkeden 1500 sporcunun katıldığı 1. Afrika Maarif Spor Oyunları, Batı Afrika ülkelerinden Mali’de gerçekleştiriliyor.Mali Milli Eğitim Bakanı Dedeou Ousmane, Mali Gençlik ve Spor Bakanı Mossa Ag Attaher, Türkiye'nin Bamako Büyükelçisi Murat Mustafa Onart, TMV Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün ve çok sayıda davetlinin katıldığı açılış töreninde, Türkiye’de yaşanan deprem felaketinde hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu ve stadyuma depremzedeler için destek pankartları asıldı.Mali Milli Eğitim Bakanı Ousmane törende yaptığı konuşmada, "Kardeş ülke Türkiye’de depremde vefat eden herkese Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Mali tüm devlet gücü ile bu zor zamanda Türkiye'nin yanındadır. Ülkemize misafir olarak gelen tüm sporculara ve buna vesile olan Türkiye Maarif Vakfına teşekkür ederim." dedi.Mali Gençlik ve Spor Bakanı Attaher de “Türkiye Maarif Vakfını bu organizasyonda sporun değerini gösterdiği ve çocuklarımıza sporu sevdirdiği için tebrik ediyorum. Üç gün boyunca Bamako’nun genç sporcuları ve Afrika’nın kardeş ülkelerinden gelen sporcularımız sporun farklı dallarında yarışacaklar. Ülkemize hoş geldiniz. Bu kıymetli organizasyonda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı."Etkinlik birlik ve beraberliğimize katkı sunacak"Büyükelçi Onart, "Türkiye’de yaşanan bu zor dönemde yanımızda olan Mali’ye ve tüm kardeş Afrika ülkelerine teşekkür ederim. Bugün çok gururluyum. Çünkü Maarif Vakfı ve Mali’nin desteği ile 10 ülkenin gençlerini bir araya topladık." sözleriyle etkinliğin birlik ve beraberliğe katkı sunacağına işaret etti."Türk milleti derdiyle dertlenenleri hiçbir zaman unutmayacaktır"TMV Başkanı Akgün ise Kahramanmaraş merkezli depremlere değinerek, "Bu süreçte en büyük destekçilerimiz, sizler gibi dostlarımız ve kardeşlerimizdir. Ulaştırdığınız destekleriniz ve ettiğiniz dualar için sizlere müteşekkiriz. Türk milleti bu zor gününde derdiyle dertlenenleri ve kendisine uzatılan yardım elini hiçbir zaman unutmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.Oyunlara katılan ülkelerle bu vesileyle kurulan münasebetlerin ve katılımcılar arasında gelişen pozitif enerjinin herkese yeni bir kültürel diplomasi kapısı açacağını düşündüğünü ifade eden Akgün, şunları kaydetti:"Oyunlara 10 ayrı ülkeden 1500 sporcunun katılması, bu umudumuzu güçlendiriyor. Futboldan voleybola, yüzmeden uzun atlamaya kadar birçok dalda yapılacak müsabakalarda yarışacak binlerce sporcumuzun heyecanını şimdiden görebiliyorum. Oyunların halklarımızı birbirine yaklaştıran yeni ve kalıcı ilişkiler kurulabilmesine imkan sağlayan diplomasi yönü de bizleri en az sizler kadar heyecanlandırıyor."Mali, Nijer, Togo, Gine, Gambiya, Gabon, Senegal, Kamerun, Moritanya ve Fildişi Sahili’nden 1500 sporcunun katıldığı 1. Afrika Maarif Spor Oyunları, üç gün boyunca devam edecek. Yarışmaların sonunda dereceye giren kişi ve takımlara ödülleri takdim edilecek.Mali geçiş sürecinin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı’ndan Türkiye’ye taziye mesajlarıAçılış programının ardından Akgün, Mali Başbakanı Choguel Kokalla Maiga ile bir araya geldi.Büyükelçi Onart ve TMV ülke temsilcisi Coşkun Yılmaz ile Mali Eğitim Müşaviri Faruk Bozkoyun’un da katıldığı görüşme başbakanlık binasında gerçekleşti.Başbakan Maiga, Türkiye’de meydana gelen depremden dolayı taziyelerini iletirken, Mali halkının her zaman olduğu gibi bugün de Türk halkı ile dayanışma içinde bulunduğunu dile getirdi.Eğitim ve ekonomi konularının da ele alındığı görüşmede 1. Afrika Spor Oyunları’nın organizasyonunda verdikleri destek için Başbakan Maiga’ya teşekkürlerini sunan Akgün, Türkiye’nin dost ve kardeş Mali halkıyla tarihi bağlarına dikkat çekti.Görüşmede ayrıca Türkiye Maarif Vakfının Mali’deki faaliyetleri ve gerçekleştirmeyi düşündüğü projelerle ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.Görüşmenin ardından, Akgün ve beraberindeki heyet, Mali geçiş sürecinin Cumhurbaşkanı Assimi Goita tarafından Mali Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul edildi.Goita, Türkiye’de meydana gelen depremler nedeniyle yaşadığı üzüntüyü dile getirerek, Mali’nin her zaman Türkiye’nin yanında yer aldığını kaydetti....
Türkiye Maarif Vakfı Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Maarif Söyleşileri’nin bu ayki konuğu İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’ydu. Açılış konuşmasını Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün'ün yaptığı söyleşiye, Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyeleri Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili, Tuğba Işık Ercan ve Mahmut Özdil de katıldı. Prof. Dr. Birol Akgün yaptığı konuşmada; Kahramanmaraş merkezli depremin 11 ilde hissedildiğini, depremin gerçekleştiği ilk günden itibaren devletin ve milletin vatandaşlarımız için seferber olduğunu ve Vakıf personellerinden arama-kurtarma çalışmalarına katılanlara da özellikle teşekkür ettiğini belirtti. Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu aktaran Prof. Dr. Akgün, bu konuda yapılan bilimsel çalışmaların önemini vurguladı. Prof. Dr. Birol Akgün, Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu'na etkinliğe katıldığı için teşekkür etti. "Her ailenin bir deprem afet planı olması gerekiyor" Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız Maraş depremi örneğinden hareketle Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kadıoğlu, depremde hayatta kalmanın ilk şartının binaların sağlam olması olduğunu söyledi. Eşyaları sabitlemenin de önemine değinen Kadıoğlu, her ailenin bir afet planı olması gerektiğinin de altını çizdi. “Çök-kapan-tutun şart” “Afetlerde insanlar ikiye ayrılır. Yarısı şuursuz kalır yarısı da kaçışmaya başlar. Afetlerde insanlara ne yapması gerektiği söylenir. Deprem bitince ilk 3 dakika kendimizi ve yanımızdakini kontrol etmek lazım. 30 dakika sonra konu komşu sokağa çıkıp birbirini kurtarmaya başlar. Basit usullerle kurtarılabilecek kişiler kurtarılır, sonra profesyonel kurtarma ekipleri gelir. Onların da gelmesi 72 saati bulur.” cümleleriyle depremin ilk anlarında neler yapılması gerektiğine değinen Mikdat Kadıoğlu ilk anda çök-kapan-tutun hareketinin şart olduğuna vurgu yaptı. Kıtaların birbirini iterek hareket ettiğini aktaran Kadıoğlu; “Bu büyük bir enerji ortaya çıkarıyor. Türkiye’deki kayma da batıya doğru. Faylar, kıtaların kesiştiği yerdeki zonlar. Bunlar yüzlerce kilometrelik hatlardan oluşuyor. Düşey atılımlı ve yatay atılımlı hatlar var. Hareket bunun şekline göre devam ediyor. Depremin şiddeti ve büyüklüğü ise kırılmanın büyüklüğü ile doğru orantılı. Yüzeye yakın olursa sismik dalgalar o kadar şiddetli oluyor.” diyerek depremin oluşumu ile ilgili bilgi verdi. “Deprem öldürmez bina öldürür” Deprem öldürmez, bina öldürür iddiasının doğru olduğuna atıfta bulunan Kadıoğlu, “Milletimizin hassasiyeti çok düşük. Araba aldığımızda gösterdiğimiz hassasiyeti evalırken göstermiyoruz. Evalırken dekorasyonuna ve fiyatına bakıyoruz ama sağlamlığına bakmıyoruz. Türkiye’de araba kadar evin kıymeti yok. Bitişik nizam evlerde deprem olmaya başladığında, bu evlerin döşemeleri farklı seviyede olduğunda diğer evlerin kolonlarını kırıyor. Evlerin deprem anında hareketi için yanındaki bina ile arasında mesafe olması lazım. Evin içerisinde devrilecek eşyaların kesinlikle sabitlenmesi gerekiyor. Tablolar ve fayanslar frizbi gibi uçuyor.” ifadeleriyle evlerin sağlam olmasının deprem anındaki zararı asgari düzeye indireceğini söyledi. Afet yönetiminde ilk aşamanın risk azaltma olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, afet yönetiminin aşamalarını şöyle açıkladı: “Risk azaltılmış olsa bile depreme hazırlık yapmalıyız. Türkiye’de en büyük problemlerden biri risk azaltmadan hazırlık yapmaya çalışmak. Şu anda teorik olarak İstanbul depremine hazırlanmak mümkün değil. İstanbul depremi tolere edilemez durumda. Deprem anında farklı birimleri bir arada çalıştırmak oldukça önemli. Tatbikat yapmak da önemli. Ama doğru tatbikatın yapılması lazım.” Vatandaş Neden Afetlere Hazırlanmıyor? Afetlere hazırlığı, yangın söndürmeyi, gazı kesmeyi afet tıbbını, hafif arama kurtarma, afet psikolojisi, terörle mücadele ve çevre gözetleme gibi konuları öğrenmek zorunda olduğumuzu dile getiren Kadıoğlu, afet eğitiminin sistematik ve planlı olması gerektiğinin altını çizdi. Hayat üçgeninin iddia edildiği gibi doğru bir yöntem olmadığını, bunun yerine çök-kapan-tutun taktiğinin uygulanması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Kadıoğlu, binaların sağlamlığı konusunda Japonların örnek alınması gerektiğine işaret etti. Japonların okul binalarına çok güvendiklerini kaydeden Kadıoğlu, “Bizim okullarımız sağlam değil. Japonlarda bu iş çok gelişmiş durumda. Çünkü depremle yatıp depremle kalkıyorlar. Deprem olduktan sonra halkla ilişkiler ve bilgilendirme durumu da önemli.” dedi. Deprem sırasında toplanma alanlarında ayakta kalan vatandaşların ihtiyaçlarını giderecek her şey düşünülmesi gerektiğine atıfta bulunan Kadıoğlu, Japonya’da banyodan tuvaletlere, yemek pişirme aparatlarından sun tanklarına kadar her şeyin düşünüldüğünü söyledi. Soru-cevap bölümünün ardından hediye takdimi ile söyleşi sona erdi. ...
Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve birçok çevre ilde hissedilen deprem nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz....
Türkiye Maarif Vakfı uluslararası eğitim alanında çalışmalar yapmakta ve bu alanda Türkiye’de gerçekleştirilen eğitim programlarını desteklemektedir. Bu kapsamda Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü bünyesinde açılan “Uluslararası ve Karşılaştırmalı Eğitim Yüksek Lisans” Programına kabul alan 6 (3 Tezli, 3 Tezsiz) öğrenciye ilanda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde destekte bulunacaktır. Başvuru İşlemleri Kısmi Bursluluk ve Araştırma Destek Programından faydalanmak isteyen adayların başvurularını 24 Şubat 2022 saat 23:59’a kadar yapmaları gerekmektedir. Başvurular basvuru@turkiyemaarif.org e-posta adresi üzerinden aşağıda belirtilen belgeler de eklenerek yapılacaktır. Kısmı Bursluluk ve Araştırma Destek Komisyonu tarafından başvuruşu uygun görülen adaylar mülakata davet edilecektir. Başvuru Belgeleri Özgeçmiş Kısmi Bursluluk ve Araştırma Destek Programı Başvuru Dilekçesi Yüksek Lisans Kayıt Belgesi Kimlik Fotokopisi SUNULACAK DESTEKLER Tezli Yüksek Lisans Programında Sunulacak Destekler 1. Vakıf Kısmi Bursluluk ve Araştırma Destek Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmeye göre; a. Ders dönemini başarıyla tamamlamak kaydıyla, tez konusu Komisyon tarafından uygun görülen öğrencilere tez döneminde 8 ay süreyle aylık net 1.500 TL araştırma desteği verilir. b. Tez konusunun Vakıf çalışmalarına katkı sağlayacağına karar verilen öğrencilerin talep etmesi durumunda, gerçekleşmiş; bir adet gidiş-dönüş uçak bileti, yasal harçlar, seyahat sigortası, iaşe ve ibate giderleri için belgelendirmek kaydıyla tek seferlik 17.900 TL’ye kadar yurt dışı araştırma desteği verilir. Tezsiz Yüksek Lisans Programında Sunulacak Destekler 1. Vakıf Kısmi Bursluluk ve Araştırma Destek Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmeye göre; a. Öğrenim harcının ¼’ü Vakıf tarafından karşılanır. b. Araştırma projesinin Vakıf çalışmalarına katkı sağlayacağına karar verilen öğrencilerin talep etmesi durumunda, gerçekleşmiş; bir adet gidiş-dönüş uçak bileti, yasal harçlar, seyahat sigortası, iaşe ve ibate giderleri için belgelendirmek kaydıyla tek seferlik 17.900 TL’ye kadar yurt dışı araştırma desteği, 8.900 TL’ye kadar yurt içi araştırma desteği verilir. Uygulama Esasları ve İşleyiş 1. Eğitim harcına yapılacak katkı doğrudan Üniversiteye ödenir. 2. Ders dönemini başarıyla tamamlayan öğrencilerin yapacağı araştırma destek başvuruları Vakıf Kısmi Bursluluk ve Araştırma Destek Komisyonu tarafından değerlendirilerek karara bağlanır. 3. Tez Dönemi araştırma desteği aylık olarak öğrencinin banka hesabına yatırılır. 4. Programa katılmaya hak kazanan öğrenciler yaptıkları çalışmalarla ilgili gelişim raporlarını belirli periyotlarla Vakıf Kısmı Bursluluk ve Araştırma Destek Komisyonuna sunarlar. 5. Tez/proje çalışması tamamlandığında bir örneği Vakfa teslim edilir. 6. Programa katılmaya hak kazanan öğrenciler ile sözleşme imzalanacaktır. 7. Sözleşmeye istinaden kabul edilebilir belgeye dayalı bir mazeret olmaksızın programdan ayrıldıkları taktirde ise, destek programından aldıkları bedeli, üç ay içerisinde eşit taksitler ile nakit olarak Vakfa iade ederler. 8. İlan ve sözleşmede belirtilen Yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi durumunda destek kesilir. * Adayların, Türkiye Maarif Vakfı İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının basvuru@turkiyemaarif.org adresinden e-posta ile bilgi almaları mümkündür....
Milli Eğitim Bakanlığı Denklik Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikte yapılan son değişiklikle “Türkiye Cumhuriyeti tarafından yurt dışında açılan okullardan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen öğrenciler denklik işlemine tabi tutulmaz. Ülkemizde merkezî sınavla ve yetenek sınavıyla öğrenci alan okullara kayıt-kabul ve nakiller ise söz konusu okulların ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır” şeklindeki 10. maddenin birinci fıkrasında yer alan ‘yurt dışında açılan’ ibaresinden sonra ‘okullar ile 17/6/2016 tarihli ve 6721 sayılı Türkiye Maarif Vakfı Kanununa göre yurt dışında faaliyet gösteren’ ibaresi eklendi. Buna göre Türkiye Maarif Vakfının yurt dışında sayısı 400’ün üzerinde olan okulları ile Türkiye’deki okullar arasında denklik sağlandı. Yeni düzenleme bu okullarda eğitim gören yaklaşık 50 bin öğrencinin Türkiye’deki okullarda okuyan öğrencilerle aynı haklara sahip olması anlamına geliyor....
Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan Ulusal Değerler Programı kapsamında Bişkek Maarif Eğitim Kompleksinde “Milli Değerler-Ulusun Yüzü” programı icra edildi. Kırgız Cumhuriyetinin 26 farklı şehrinden gelen 133 öğretmene yönelik olarak; başta Cumhurbaşkanlığı, Parlamento, Eğitim ve Bilim Bakanlığı olmak üzere birçok farklı bakanlık ve resmi kurum temsilcilerinden toplamda 47 siyasetçi ile bürokratın ve Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçisinin katıldığı program, açılış konuşmaları ile başladı. Konunun uzmanlarının sunumları ile devam eden programın ilk günü, Kırgız Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığından eğitimcilerin örnek sınıf-örnek ders pratikleri ile tamamlandı. İkinci gün katılımcılara, Türkiye Maarif Vakfının yerel ve milli değerlere yönelik olarak tüm dünyada takip ettiği programlara ilişkin bilgiler aktarıldı. Ardından Maarif Eğitim Kompleksi öğretmenleri tarafından örnek ders işleyişleri gerçekleştirildi. Forumun tamamlanmasıyla Eğitim ve Bilim Bakanı Mambetakunov Ulanbek Esenbekoviç ve Türkiye Maarif Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Türkben tarafından tüm katılımcılara sertifikaları verildi. Kırgızistan Eğitim ve Bilim Bakanı Esenbekoviç, düzenlediği basın açıklamasında milli değerler konudaki hassasiyeti ve forumun gerçekleştirilmesindeki destekleri için Türkiye Maarif Vakfına teşekkür etti. ...