Türkiye Maarif Vakfı, Afrika stratejisinde “denk ortaklık” anlayışını ön plana çıkarıyor. Afrika’da 27 ülkede faaliyet gösteren Türkiye Maarif Vakfı, kıtada ortak gelecek ve “ortak iyi” vizyonu ile çalışmalarını sürdürüyor.Senegal ziyareti kapsamında ülkedeki eğitim faaliyetlerini inceleyen Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, Dakar Büyükelçisi Nur Sağman ile bir araya gelerek Maarif okullarını ziyaret etti. Büyükelçi Sağman’la beraber Senegal Milli Eğitim Bakanı Moustapha Mamba Guirassy ile görüşen Özdil, Türkiye’nin Afrika kıtasına bakış açısındaki stratejik dönüşümü anlattı. Afrika’ya yönelik alışılagelmiş "yardım" veya "romantizm" odaklı yaklaşımları reddeden Özdil, Türkiye’nin kıtayla kurduğu bağın temelinde karşılıklı kazanımın olduğunu belirtti. Afrika'da "denk ilişki" temelinde eğitim faaliyetlerini derinleştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Başkan Özdil, “Dünyanın geleceği Afrika'daysa, biz de bu genç nüfusa ve büyük potansiyele sahip topraklara hizmet etmek ve buradan öğrenmek istiyoruz.” dedi. Ayrıca vakfın eğitim vizyonuna dair önemli mesajlar veren Özdil, temel amaçlarının sadece parlak kariyerler inşa edecek bireyler değil, “kendi kültürüyle, memleketiyle ve toplumsal dokusuyla uyumlu nesiller yetiştirmek” olduğunu dile getirdi.64 ülkede faaliyet gösteren Vakfın öğrenci sayısının 75 bine yaklaştığını aktaran Başkan Özdil, coğrafi yaygınlık ve öğrenci sayısı bakımından dünyanın en büyük uluslararası okul zincirlerinden biri haline geldiklerini söyledi. Özdil, 27 ülkede 175 okul ile faaliyet gösterdikleri Afrika'nın kendileri için özel ve merkezi bir konuma sahip olduğunun altını çizdi: " ’Biz çok şey biliyoruz, geliyoruz ve kendi tecrübemizi size anlatıyoruz' şeklinde kurulmuş bir ilişki değil, aksine bu ilişki denk bir ilişki. Bizim de Afrika'dan öğrenecek çok şeyimiz var ve Afrika'yı romantizm içinde, acıma duygusuyla değil, sahip olduğu zenginliklerin farkında olarak değerlendiriyoruz. Bu zenginliklerin hepimiz açısından, bütün dünya açısından çok önemli bir rol üstleneceğini bilerek bunların Afrika insanının hak ettiği pozisyona gelmesinde kullanılmasını sağlamak üzere faaliyetlerimizi kurguluyoruz. Dolayısıyla Afrika, Türkiye Maarif Vakfının bütün stratejik planlamasında ve uzun vadeli vizyonunda merkezi bir konumda yer alıyor."Afrika'daki Üniversitelerde Türkiye Araştırmaları Merkezleri HedefiTürkiye ile Afrika arasında akademik iş birliklerinin artırılması gerektiğine de dikkati çeken Özdil, Afrika'daki üniversitelerle iş birliği içinde Türkiye Araştırmaları Merkezleri kurmayı hedeflediklerini söyledi. Özdil, "Birbirimizi ikinci kaynaklar üzerinden tanımaktansa, doğrudan tanıyarak, bilgiyi birlikte üreterek neye ihtiyacımız olduğunu tespit etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla Afrika'da faaliyet gösterdiğimiz ülkelerin önde gelen üniversiteleri ile iş birliği içerisinde Türkiye Araştırmaları Merkezleri kurarak bu akademik iş birliklerini zenginleştirmek ve Türkiye Maarif Vakfının yaptığı çalışmaların daha da güçlü, akademik bir sağlam çerçeve ile devam etmesini hedefliyoruz." ifadelerini kullandı....
Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te iki yıl önce eğitim-öğretime başlayan Türkiye Maarif Vakfı’nın Tiflis Okulları ikinci mezunlarını verdi. Tiflis Devlet Konservatuvarı binasında düzenlenen mezuniyet törenine, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, Mütevelli Heyeti Üyesi Doç. Dr. Cahit Bağcı, Türkiye'nin Tiflis Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, Gürcistan'daki Türk kurumlarının temsilcileri, Türk iş adamları, veliler ve diğer davetliler katıldı. Programın açılışında konuşan Akgün, Türkiye Cumhuriyeti'nin Türkiye Maarif Vakfı okullarının dünyanın çeşitli ülkelerinde başarılı faaliyet göstermesine büyük önem verdiğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler (BM) üyesi 193 ülkede Türkiye Maarif Vakfı okullarının açılmasını talep ettiğini belirtti. Akgün, önümüzdeki yıllarda bu sayıya ulaşması için çaba sarf etmeyi sürdüreceklerini dile getirdi. "Şu ana kadar 52 ülkede temsilciliğimizi açtık, bunlar içinde Gürcistan da dahil olmak üzere 35 ülkede okullarımız var. Bu 35 ülkedeki öğrenci sayımız 30 bine ulaştı." ifadelerini kullanan Akgün, bu yılın Eylül ayına kadar çeşitli ülkelerde 5 okulu daha açmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye Maarif Vakfı Okullarının tek amacının öğrencilerine kaliteli eğitim vermesi olduğunun altını çizen Akgün, bunun dışında diğer gizli bir amaçları olmadığını vurguladı. Akgün, Türkiye Maarif Vakfı Tiflis Okullarının Gürcistan'da faaliyet göstermesinin Türk-Gürcü dostane ilişkilerinin daha da güçlenmesine hizmet ettiğini belirtti. Büyükelçi Yazgan ise burada yaptığı konuşmada, "Bizim amacımız iyi çocuk yetiştirmek, iyi insan yetiştirmek, vatan ve milletini seven, birbiri ile iyi geçinen, toplu olarak birlikte çalışmayı bilen ama bireysel olarak özeliklerini ve değerlerini koruyan çocuk yetiştirmektir." dedi. Türkiye Maarif Vakfı Tiflis Okullarının Gürcistan'daki Türk toplumu için son derece önemli bir eğitim yuvası olduğunu vurgulayan Yazgan, ayrıca bu okulun Türk ve Gürcü halkların arasındaki tarihe dayanan ikili ilişkilerin pekiştirilmesine katkı sağladığını ifade etti. Açılış programın ardından öğrencilerden oluşan koro konser verdi. Öğrenciler Türkçe ve Gürcüce şarkı ile şiir söyledi ve dans etti. Programın sonunda davetlilere Türk mutfağından yemekler ikram edildi. ...
Türkiye Maarif Vakfı Arnavutluk Temsilciliği ile Maarif Vakfına bağlı New York Tirana Üniversitesi tarafından başkent Tiran'da "Türkiye Eğitim Fuarı" düzenlendi. Üniversite kampüsünde düzenlenen bir günlük fuara akademisyenler, öğrenciler ve farklı şirketlerin temsilcileri katıldı. Fuarda şirketler öğrencilere istihdam fırsatları ile ilgili tekliflerini sundu. New York Tirana Üniversitesi Rektör Yardımcısı Nertila Gjini, burada yaptığı konuşmada, fuar kapsamında tanıtım yapacak bazı şirketlerin temsilcilerinin üniversitenin eski öğrencileri olmasından dolayı duyduğu gururu dile getirdi. Üniversite bünyesinde uzun yıllardır düzenlenen ve gelenek haline gelen fuarda, New York Tirana Üniversitesi öğrencilerinin yanı sıra farklı kurumların öğrencileri de iş fırsatları konusunda bilgi sahibi olmak için pek çok şirket ve işletme temsilcisiyle bir araya gelme imkanı buluyor. ...
Kosova Uluslararası Maarif Okulları öğrencileri, Kosova'daki matematik yarışmasında dereceye girdi. ATOMI Enstitüsü sorumluğunda Kosova genelinde düzenlenen Kanguru Matematik Olimpiyatları yarışmasında Maarif Okulları ülke genelinde 8. sınıflarda iki dereceye girdi. 4 bin 500 öğrenci içerisinde önemli bir derece kazanan Kosova Maarif Okulları öğrencileri Nadir Ymeri ve Almir Durguti, aileleri ile sertifika programına katılım sağladı. Kosova'da tüm okullara açık olan yarışmada her yıl ülke genelinde sadece yaklaşık 45 kişi derece alabiliyor. Kangourou Sans Frontières Derneği (AKSF), asıl amacı her üye devlette matematiği yaymak ve popülerleştirmek olan ve matematik dünyasından birçok kişiyi bir araya getiren uluslararası bir organizasyon. Bütün katılımcı ülkelerde aynı gün gerçekleştirilen 'Kanguru' testinden iyi bir derece kazanmak, önemli bir başarı kabul ediliyor. Düzenlenen sertifika törenine Kosova Eğitim Bakanı Şükrü Bütüçi de katılarak Maarif Okullarının sevincine ortak oldu. Bakan Bütüçi, Maarif öğrencileri ve öğretmenlerini başarılarından dolayı tebrik etti. Törende Maarif Okulları Kosova Direktörü Mesut Özbaysar da, öğrencileri ve duyarlı ailelerini tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Okullarda işlerini özveri ile yapan öğretmen ve idarecilerini kutladı. ...
ABD'de eğitim alanında faaliyet gösteren Maarif Vakfı Amerika, New York Manhattan'da iftar yemeği programı düzenledi. Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün'ün ev sahipliğinde düzenlenen iftara, New York Başkonsolosu Alper Aktaş, New York Milli Eğitim Ataşesi Yurdagül Aydoğan, New Jersey Maarif Okulu yetkilileri, Türk Amerikan toplumunun önde gelen sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile iş adamı ve üyeleri katıldı. İftarda katılımcılara hitaben teşekkür konuşması yapan Akgün, Türk Amerikan toplumundaki birlik ve beraberliğe vurgu yaparak, "Bu bizim en büyük gücümüz, birlik ve beraberlikle bütün sıkıntıları aşacağımıza inanıyorum." ifadelerini kullandı. Akgün, Maarif Vakfı eğitim çalışmalarının Amerika'da büyüdüğünü görmeyi hedeflediklerini belirterek, katılımcılardan, bu konuda sürdürülen projelere de destek vermelerini istedi. Yemekten sonra açıklamalarda bulunan Akgün, Kuzey Amerika'daki temel hedeflerinin, özellikle Türk toplumuna yönelik eğitim kanalları açmak olduğunu kaydederek, "Eğitim konusunda Maarif Vakfı burada Türkler arasında öncü bir kuruluş olma amacındadır." dedi. Akgün şöyle devam etti: "ABD ve Kanada, eğitimdeki kalitesi nedeniyle Türkiye'den birçok öğrencinin yüksek lisans için geldiği ülkelerdendir. Amacımız belli başlı büyük şehirlere imkanlar ölçüsünde açmayı planladığımız butik yurt ve kültür merkezleri vasıtasıyla buradaki öğrencilere ulaşmak ve bu öğrencilerle Türkiye arasındaki ilgiyi devam ettirerek, burada yetişen beyin gücünü Türkiye'nin gelişme ve kalkınmasına katkı sağlamak için yardımcı olmaktır." Türklerle birlikte Müslüman diasporasını da değerlendirmeye aldıklarını ekleyen Akgün, "Bu tür eğitim faaliyetleri ile farklı kesimlere ulaşabilirsek Türkiye lehine burada ciddi bir lobi gücü oluşacağına inanıyoruz." diye konuştu. ...
Erbil Uluslararası Maarif Okulu, Irak'ın Erbil kentinde bin kişiye iftar verdi. Okulun bahçesinde düzenlenen iftara Türkiye'nin Erbil Başkonsolosu Hakan Karaçay, konsolosluk çalışanları, veliler ve kentte bulunan Türk vatandaşları katıldı. Türkiye Maarif Vakfı Irak Direktörü Muhammet Emin Şimşek, yaptığı açıklamada, etkinlikte velileri bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirterek iftara bin kişinin katıldığını ifade etti. Şimşek, Erbil Uluslararası Maarif Okulunun 520 öğrencisinin bulunduğunu anımsatarak "Bu yılı kapatmak üzereyiz. Başarıyla eğitim yılını tamamlıyoruz. Hem akademik olarak hem de sosyal aktiviteler anlamında bir ivme yakaladık." diye konuştu. Şimşek, gelecek eğitim yılında öğrenci sayısının 850'ye çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti. ...
Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, Star Gazetesi Açık Görüş ekine köşe yazarı Hale Kaplan Öz'a verdiği röportajı 'Adına olimpiyatlar düzenledikleri Türkçe, birçok okulda ders olarak bile yoktu' başlığıya yayınlandı. Akgün, röportajda Türkiye Maarif Vakfın küresel alanda büyümesini ve eğitim faaliyetlerini anlattı. Gazeteci Öz, Prof. Dr. Akgün ile yaptığı röportajı köşesinde şu şekilde yer verdi: Türkiye Maarif Vakfı, Haziran 2016’dan bu yana Türkiye adına uluslararası alanda eğitim faaliyetleri yürüten bir vakıf. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ yapılanmasının yurt dışı ayağı ile mücadelede önemli bir rol üstlendi. Söz konusu okulların büyük bir kısmı üç yıllık süreçte vakfa devredildi veya kapatıldı. Türkiye’nin kültürel diplomasisine ve yumuşak güç stratejilerinin uygulanmasına katkı sağlayan vakıf, TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumların temas kurduğu coğrafyalardaki etkileşimi eğitim ile artırıyor. BM’nin 2030 vizyonuna uygun olarak eğitim yoluyla sürdürülebilir kalkınma hedeflerine hizmet eden ve dost ülkelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün gelişmesine katkı sağlayan vakfın başkanı Prof. Dr. Birol Akgün ile geride bıraktıkları üç yılı konuştuk. Rakam sürekli değiştiği için sormak ihtiyacı duyuyorum. Bugün itibarıyla kaç ülkede, kaç okulla hizmet veriyor Türkiye Maarif Vakfı? Bugün itibarıyla vakfımız 100 civarında ülke ile resmî temas kurmuş ve 52’sinde hukuki kurulum sürecini tamamlayarak faaliyetlerine başlamıştır. Bu ülkelerden 33’ünde okul öncesinden yükseköğretime kadar çeşitli seviyelerde toplam 270 okul ve 35 öğrenci yurdu ile 30 bini aşkın öğrenciye eğitim hizmeti veriyoruz. Ayrıca 38 ülkeyle daha eğitim alanında çeşitli protokoller imzalandı. Hukuki statü elde etme, eğitim lisansı alma, okul ve yurt açma gibi süreçler devam ediyor. Okullarınızdan ne kadarı FETÖ ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle devralındı? Şu ana kadar 17 ülkede FETÖ iltisaklı 197 okul devralındı. Devraldığınız okullarda nasıl bir tablo ile karşılaşıyorsunuz? FETÖ iltisaklı olup vakfımıza devri gerçekleştirilen okulların genel durumu pek iç açıcı değildi zaten. Birincisi, okulların bir kısmı gayet modern yapılar olsa da özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ’ye “yardım” kisvesi altında aktarılan para kaynakları kesildiği için bu okulların bakım ve onarım işleri aksamış. Bu sebeple okulların fizikî koşulları oldukça kötüydü. Vakfımız “kaliteli eğitim sunma ve eğitimde uluslararası standartları sağlama” gayeleriyle FETÖ’den devraldığı okulların birçoğunu yeniden imar etti. Tamir, eğitim araç-gereçlerinin ve elektronik ekipmanların temini, kütüphane ve laboratuvar kurmak gibi yenileme işlemleri için de önemli ölçüde yatırım yaptık. Özel sınıflar kurup ülke elitlerine sızmışlar Devraldığımız okullarda karşılaştığımız ikinci husus ise FETÖ’nün neredeyse kurumsal bir kimlikmişçesine bütün okullarında özel ya da ayrıcalıklı olarak tabir edilebilecek bir sınıf oluşturduğu ve bu sınıftaki öğrencilere ayrıcalıklı bir eğitim verilirken, diğer sınıflara vasatın da altında bir eğitim hizmeti sunulduğu gerçeği oldu. Bu ayrıcalıklı sınıflar genellikle ülkenin önde gelen isimlerinin çocuklarından oluşturulmaya çalışılmış. Böylece öğrenci velileri aracılığıyla örgütün ülkedeki diğer faaliyetleri için gayri resmi bağlar kurmaya, çalışılmış. Bizim Maarif olarak gizli bir ajandamız olmadığı için okullarımızda olabildiğince herkese şeffaf ve eşit düzeyde kaliteli eğitim vermeye çalışıyoruz. Üçüncü husus ise, FETÖ’nün bugüne kadar düzenlediği Türkçe olimpiyatları ile lanse ettiği “Biz Türkçe öğretiyoruz” ifadesinin yanıltıcı olduğu. Birçok okulda Türkçe dersi bile yokmuş. Bu okullardaki öğrencilerin çoğu ezberletilen bir kaç Türkçe şarkıyı söylemekten öte Türkçe konuşamıyordu. Türkiye Maarif Vakfı olarak biz, gerek FETÖ’den devraldığımız okullarımızda, gerekse bizzat açtığımız okullarımızda Türkçe dersi veriyoruz. Hatta Türkçe derslerindeki müfredatı yoğun bir süreç neticesinde kendimiz geliştirdik ve uyguluyoruz. Son bir husus da şu; FETÖ bu okulları propaganda aracı haline getirip, “Türkiye algısını” karalamak için kullanmış. Bu okullardaki öğrenciler, çalışan yerel eğiticiler ve personel, öğrencilerin aileleri vs. dolayısıyla o ülkenin kamuoyu Türkiye’yi bu okullar aracılığıyla ve tamamen örgüt üyesi öğretmenlerin gözünden tanımışlardır. 15 Temmuz 2016’da kanlı darbe girişimi ile yüzlerce vatandaşımızı şehit eden, Meclisimize bomba atan bu yapı mensuplarının Türkiye’yi nasıl bir söylemle tanıtacaklarını tahmin edersiniz. Bu okulları devraldıktan sonra biz öğrencilerin ve velilerin Türkiye’yi doğru kaynaklardan öğrenmelerini sağlıyoruz. Mümkün olursa Türkiye’yi ziyaret etmelerini ve gerçekleri kendi gözleriyle görmelerini teşvik ediyoruz. Okulların devralınması süreci nasıl ilerliyor, devirden sonra öncelikleriniz ne oluyor? Okulların devir sürecini tek başımıza yürütmüyoruz. Devletimizin ilgili kurumları ile eşgüdümlü şekilde hareket ederek temaslarımızı yürütüyoruz. Türkiye Maarif Vakfı olarak siyasi karar verildikten sonra da devir teslime ilişkin süreçleri tamamen biz yürütüyoruz. Tabii bunlar çok ciddi diplomatik, bürokratik ve hukuki sorunlarla uğraşmamızı beraberinde getiriyor. Vakıf kadroları olarak tüm bu konularda gerçekten ciddi bir uluslararası tecrübe kazandığımızı ve dışişleri teşkilatının birikiminden de çok faydalandığımızı belirtmek isterim. FETÖ iltisaklı bu okullar uzun yıllar süresince bahse konu terör örgütü tarafından “Türk Okulları” olarak adlandırıldı. Böylece hem o ülkedeki kamuoyunda hem de ilgili ülkelerdeki devlet erkanında bu okulların Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî okulları olduğu şeklinde yanlış bir imaj oluşturuldu. Bu kadar yaygınlık ve kabul görmeleri de zaten büyük ölçüde Türkiye’nin uluslararası politikada yükselen gücü ve haklı prestijinden faydalanmaları sayesinde oldu. “Türk Okulu” imajı sebebiyle de bu insanlar Türkiye’yi çoğu zaman bu okullar vasıtasıyla takip etti. Bu sebeple okulların devri sürecinde öncelikle, vakfımız tarafından bu okulların devletimizi ve milletimizi temsil etmedikleri, dar bir gruba hizmet ettikleri anlatılmaktadır. FETÖ’nün halihazırda vakfımıza devredilmemiş okulları var. Vakfımızın da girişimleri ile bu okulların Türk Bayrağı kullanmaları engellenmiş oldu. İlgili ülkelerdeki kamuoyunun, bu okulların “Türk Okulu” olmadıklarını öğrenmeleri ile bu okullara destekleri de azaldı. Okul açmaya karar verdiğimiz ülkenin ilgili makamlarına vakfımızı tanıttıktan sonra, hukuki statü ve eğitim lisansı alma süreci başlıyor, nihai olarak da Maarif Okulları açılıyor. Okulların devri veya yeni okul açma süreci sonrasında öncelikle okulların gerekli tamirat ve tadilatları gerçekleştiriliyor, eğitime hazır hale getiriliyorlar. Ardından öğrencilerimize kaliteli eğitim vermeye başlıyoruz. FETÖ sizin çabalarınızı baltalamaya yönelik adımlar atıyor mu? Nasıl taktikler geliştiriyorlar? Örgüt, milletimize ait olan okulların tekrar millete kazandırılması sürecinde ciddi bir karalama kampanyası yürütüyor. Bize ait olmayan bir okulda bile gerçekleşen en küçük bir olumsuzluk Maarif Vakfı ile ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Yalan yanlış haberler yaptırılıyor. Fakat bizim okullarımız oldukça şeffaf bir şekilde yönetilmektedir ve ilgili devlet ile Türkiye’nin yurt dışı misyonlarının gözetim ve denetimi altında faaliyet yürütmekte. Zaten bizim eğitim strateji belgesindeki misyonumuz “şeffaf, güvenilir ve kaliteli eğitim” sunmak olarak belirlenmiştir ve bu konuya çok önem veriyoruz. FETÖ’nün, okulların devir sürecinden önce bazı ülkelerde okulları üçüncü şahıslara veya yereldeki şirketlere devrederken bazı ülkelerde de okullarda isim değişikliği yaparak yabancı kuruluşlara devrettiklerini tespit ettik. Ayrıca, bu okulların vakfımıza devredilmesi veya vakfımız tarafından bu ülkelerde yeni okulların açılması ile örgütün Türkiye’ye karşı yürüttüğü kara propaganda da inandırıcılığını kaybediyor. Vakfın yurt dışındaki eğitim kurumlarında görev alacak eğitimciler nasıl yetiştiriliyor, çalışma koşulları nasıl? Maarif Okulları’ndaki eğiticiler ve idarecilerin bir kısmı Türkiye’den gidiyor, bir kısmı da o ülkenin yerel insan kaynaklarından oluşuyor. Dünyanın dört bir tarafına yayılmış olan Maarif Okullar ağı, bu uluslararası konumuna uygun olarak uluslararası insan kaynaklarına sahiptir. İnsan kaynaklarımızı geliştirmek için özel projeler geliştirdik. Aslında Türkiye’den gönderilen idarecin çoğu ve eğiticilerin önemli bir kısmı Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan ve yurt dışında çalışmak isteyen öğretmenlerimizden seçilmektedir. Görevlendirme usulünce okullarımızda göreve başlayan öğretmenlerimiz çeşitli eğitim programlarına dahil edilmekte, vakfımızın misyon ve vizyonuna uygun bir şekilde görevlerini yapmak üzere ilgili okullarımıza gönderilmektedir. Ayrıca eğiticilerimizin görev yapacakları ülkelerin dil durumuna göre yabancı dil becerilerine de sahip olmasını istiyoruz. Okullarımız bulunduğu ülkelerdeki eğitici temini ise profesyonel koşullara uygun olarak, ilan verme-sınav-mülakat sistemi ile gerçekleşiyor. Öğretmenlerimizin hizmet içi eğitimlerini yüz yüze ve uzaktan eğitim yoluyla web tabanlı olarak da yürütüyoruz. Okullarımız derece yapıyor Okullarınızda nasıl bir müfredat takip etmektesiniz? Maarif okullarında uluslararası standartlara uygun kaliteli bir eğitim vermek modern temel bilimleri, sosyal bilimler, teknolojik beceriler, dil eğitimi, yerel kültür ve değerler eğitimini kapsayan geniş yelpazeli bir müfredat uygulanıyor. Bazı okullarımızda talep edilmesi halinde Uluslararası Bakelorya (IB), Cambridge ve Oxford sistemlerini de uygulamaktayız. Dil eğitiminde yerel dil, Türkçe ve bazı küresel diller öğretiliyor. Türkçe öğretimini, bütün okullarımızda okul öncesinden ortaöğretim son sınıfa kadar sistemli bir şekilde sürdürüyoruz. Türkçe öğretim süreçlerini sağlıklı biçimde yürütmek için “Türkçe Öğretimi Koordinatörlüğümüz” başkanlığında kademelere göre Türkçe Öğretimi Programları geliştirmekteyiz. Yaş gruplarına/kademelere göre seviyelendirilmiş ders kitap setleri ve teknoloji tabanlı dil öğretim setleri hazırlıyoruz. Türkçe derslerini, Türkiye’den gönderilen Türkçe öğretmenleri vermektedir. Uyguladığımız müfredatın meyvelerini kısa zamanda almaya başladık. Sudan/Hartum’daki ve Cibuti’deki anaokullarımız ülkelerinin en iyi anaokulu seçildi; Çad’daki öğrencilerimiz Ortaokul Bitirme Sınavında (BEF) yüzde 100 başarı gösterdi; Kosova’da öğrencimiz kendi yaş grubunda Uluslararası Matematik Yarışmasında birinci oldu; Nijer’deki okulumuz ülkedeki en başarılı okul seçildi; 2016-17 eğitim-öğretim yılı mezunlarımızdan 105’i, 2017-18 mezunlarımızdan 142’si üniversite eğitimlerini Türkiye’de yapma hakkı kazandı. Bu rakamın 2018-19 mezunlarında bini bulmasını bekliyoruz. Bunlar Maarif Okullarımızın başarılarından sadece birkaçı. Pakistan’daki okulların devri önemli gelişme. Pakistan örgütü resmen tanıyan ilk ülke aynı zamanda… Bunun bölge için önemi nedir? Pakistan Vakfımızın ilk temas kurduğu ülkeler arasında yer almaktadır. Çünkü hem ülkemizle tarihî ve kültürel yakın bağlara sahip, hem de FETÖ’nün bu ülkede yaygın bir eğitim ağı vardı. Bu sebeple Pakistan’daki sürece önem veriyorduk. Süreç içerisinde bu okulların vakfımıza devri konusunda Pakistan ile her düzeyde iki yıldır temas kuruyorduk ancak Pakistan hükümetinin lehimize aldığı bazı kararlara karşı FETÖ iltisaklı kişilerce açılan davalar süreci tıkıyordu. Nihayet Pakistan Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu kararla FETÖ iltisaklı eğitim kurumlarını terör unsuru kabul ederek, bu okulların vakfımıza devri süreci çok kısa bir sürede tamamlanmış oldu. Bu karar çok önemliydi. Çünkü Türkiye’den sonra ilk defa Pakistan FETÖ’yü ve ona bağlı kuruluşları terör örgütü olarak resmen tanımış oldu. Bu karar ile bölgedeki faaliyetlerimiz daha da kolaylaştı. 100’e yakın ülkede maarif okulumuz var Üç yıllık süreçte önünüze koyduğunuz hedefin neresindesiniz? Daha ne kadar gidecek yol var? Biz iki yıl önce Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği vizyon doğrultusunda BM’ye üye 193 ülkenin tamamında faaliyet göstermeyi hedefleyerek yola çıkmıştık. Geldiğimiz noktada, 100’e yakın ülke ile temas sağlayarak 2,5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde belirlediğimiz hedeflere ulaşmada önemli yol katettik. 2017-2019 yıllarına ait Stratejik Planımızda belirlediğimiz hedeflerimizi büyük ölçüde başarmış olduğumuzu belirtmeliyim. Şimdi 2020-2023 Stratejik Planımızı hazırlıyoruz. İlk stratejik planımızda kurumsallaşma ve gelişme süreçlerine öncelik vermiştik. Yeni stratejik planımızda ise elde etmiş olduğumuz başarılarımızı pekiştirmek ve sürdürülebilir kılmak için eğitimde ve yönetimde “kaliteye” odaklanıyoruz. ...